sayfa 39  |
 |
Rüştü BAKMAZ
11 yıl önce - Prş 03 Ksm 2011, 12:29
| Alıntı: |
Eğitim için bazı şartlar vardır. hepimiz gata mezunu olmayız veya boğaziçi
veya okudugunuz okul kendine göre şartları var. onları yerine getirdikten sonra kimse sizin evrensel hakkınızı elinizden almaz |
Eğitim için hangi şartlar var mesela?
Hangi kanunda, neler talep edilmiş?
Hangi yasaya dayanan detaylar var.
Bugüne kadar yapılan dayatmalar, yasaklamalar hangi kanun maddesine, veya hangi şarta bağlı uygulanmış?
YÖK veya rektörlerin kararına göre mi değişmiş yoksa?
Hadi bu noktayı bırakalım. Sapla samanı karıştırmayın lütfen. Bir insan GATA mezunu olup olamayacağını orada göstereceği başarı veya başarısızlık mı belirler, yoksa oraya asla adım atmasına bile izin verilmeyen kanuna dayanmayan dayatmalar mı? Hala nerelerdesiniz yahu.
|
 |
Turgay34
11 yıl önce - Prş 03 Ksm 2011, 12:58
| Alıntı: |
1950 den beri yürütülen yanlis politikalarin sorumlusunu halkini düsünen Atatürke atmak nankörlüktür!
|
Bugünkü sistemin kurucusu Mustafa Kemal'dir. Rejimin yönünü, istikametini, pusulasını Lozan'da İngilizler detaylandırmıştır. Bugüne kadar gelmiş tüm hükümetler bu sisteme bağlılık yemini ederek iş yaparlar. Yine bu hükümetler rejimin dinamikleri ve zinde güçleri tarafından birçok defalar hizaya sokulmuştur. (1960-1971-1980-1997-2007) Millet hükümetleri seçti ama iktidar hep oligarşik sistemin dinamiklerinde kaldı. Ancak en son 2007'deki hizaya sokma girişimi istisnai olarak sivil irade tarafından kursakta bırakıldı. Ve bu sivil inisiyatif o güne kadar gösterilebilmiş değildi. Şimdi; ana istikamete giden yolda kurulan raylar bizzat rejimin kurucusu tarafından tesis edilmişken, makinistlerin bu raylardan sapma imkan ve ihtimali ne kadarsa seçilmiş hükümetlerin bu sistem içindeki manevra alanları da ancak o kadardır. Hedefine ilerleyen bir gemide sağa, sola, ileriye, geriye koşsanız geminin yönünü değiştirebilir misiniz? Neticede yine geminin gittiği yöne gitmekten başka şansınız yoktur. Öyleyse rayları döşeyeni bir kenara bırakıp makinistlerle uğraşmak ne kadar abesse, rejimin gerçek muktedirlerini bir yana bırakıp bütün sorumluluğu hükümetlere yıkmak da aynı ölçüde insafsızlık olur.
|
 |
sinanucar
11 yıl önce - Prş 03 Ksm 2011, 13:07
88 sene önce milletin cumhuriyeti kuruldu.
88 sene sonra millet, cumhuriyetin sahibinin kendisi olduğunu birilerine hatırlattı. O birileri de bundan pek rahatsız oldu, 88 sene sonra yeniden sızlandılar.
88 sene sonra, herşey aslına dönmeye başladı.
|
 |
yılmaz büktel
11 yıl önce - Prş 03 Ksm 2011, 13:15
Padişah kulları Cumhuriyetin sahibi olamaz. Cumhuriyet ancak onun için savaşmış kan dökmüş özgür bireylerin ve onların soyundan gelenlerindir.
Biraz açıklama yapayım anlamayan arkadaşlara. Padişah kulları Cumhuriyetin sahibi olamaz derken onların hakları değil demek istemiyorum. Kul zihniyetini yaşayanlar, Allahın kendisine verdiği aklı kullanmayıp, aklını başkasına ipotek insanlar yani özgür iradesini değil başkasının düşünceleriyle hareket edenler de sahip oldukları Cumhuriyetin bir süre sonra sadece adının Cumhuriyet olduğunu farkedeceklerdir.
En son yılmaz büktel tarafından Prş 03 Ksm 2011, 14:01 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Gizem Çınar
11 yıl önce - Prş 03 Ksm 2011, 13:37
| Alıntı: |
Eğitim için bazı şartlar vardır. hepimiz gata mezunu olmayız veya boğaziçi
veya okudugunuz okul kendine göre şartları var. onları yerine getirdikten sonra kimse sizin evrensel hakkınızı elinizden almaz |
İstanbul Üniv. Çapa Tıp Fakültesi'ni kazandığı halde başörtüsü taktığı için okuldan atılan ve 33 yaşından sonra üniversiteye geri dönen bir kız tanıyorum...Yazık değil mi, bu ülkeye yararı dokunabilecek gencecik insanlarımızın yıllarından çalmak? Bu mu çağdaşlık, modernite, cumhuriyetçilik ya da her neyse..?
En son Gizem Çınar tarafından Prş 03 Ksm 2011, 13:49 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
ÖZTÜRK_Y77
11 yıl önce - Prş 03 Ksm 2011, 13:47
Hadi Atatürk’ün millete zorla kabul ettirdiği cumhuriyete kötü diyelim
Peki, saltanat ile idare edilmek çok mu güzeldi?
Atatürk bu ülkede bir çok şeyi değiştirdi
Doğrusu vardır yanlışı vardır tartışılır ancak Atatürk devrimlernii bu millet yeniden ayağa kaksın medeniyet karşısında ezilmesin diye gerçekleştirmiştir
Atatürk köylü milletin efendisidir derken yok olmaya yüz tutmuş Türk köylüsünü tekrar ayağa kaldırmak için köylü üzerinde ağır yük olan öşür vergisini kaldırmıştır. Köylü milletinin üzerinde büyük yük olan o vergi kakmış köy hayatı canlanmış tarlalar tekrar ekilip biçilmeye başlanmıştır Atatürk’ten önceki ülkeyi yönetenler niye aklına gelmemiş öşür vergisini kaldırmak Osmanlı idaresi öşür vergisini kaldırmayarak büyük bir YANLIŞA imza atmışlardır
En son ÖZTÜRK_Y77 tarafından Prş 03 Ksm 2011, 13:56 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
ferhat09
11 yıl önce - Prş 03 Ksm 2011, 13:48
| Alıntı: |
| Hani nerde kemalistlerin sozde elit toplumu Basina sapka takmakla elit olunmaz. Egitim, gozlem ile olunur. |
Hala anlamamış.
Yok birader öyle bir elit zümre. Atatürk'ün hedefleri arasında da yok! Element uydurmayalım.
Atatürk'ün hedefi toplumun tamamen aydınlanması idi. Ama görüyorum ki başarılı olamamışız. Paranoyalarla yürümez bu iş! Kuruntularla da olmaz!
|
 |
Turgay34
11 yıl önce - Prş 03 Ksm 2011, 14:05
| Alıntı: |
| Padişah kulları Cumhuriyetin sahibi olamaz. |
Padişah kulları cumhuriyetin sahibi olamazmış. Bu beylik cümlenin cevabını ben vermeyeceğim. Kim padişahın kuluymuş bunun cevabını bizzat Mustafa Kemal versin. Öyle ezbere nutuk atma devri bitti. Kim padişaha neler yazmış herkes görsün.. Buyurun Mustafa Kemal'in Sultan Vahdettin'e yazdığı mektup:
"Cenabi padisahiye; buyuk milletin ve kutsal halifeligin sahih tek diregi bulunan saltanatiniz Cenabi Hak afetlerden korusun sevketpenahim. memleketin bu gun ugradigi afetler tazyik ve parcalanma tehlikesi karsisinda ancak zati humayunlari basta olmak uzere milli ve kutsal bir kudretin varligi vatani devlet ve milletin istikbalini ve sani buyuk hanedaninizin alti bucuk yuzyillik mubeccel tarihi kurtarabilir.
.........................
Ta ki millet istiklaline kavussun, sultanlik ve halifelik yeryuzunden silinip gitmesin. Sarsilmaz sadakatimin daima artmakta olduguna inanacaginizi dilerim.
Ordu Kıtaatı Müfettişi Yaveri Fahrî Hazreti Şehriyarî
Mustafa Kemal"
kaynak
|
 |
ÖZTÜRK_Y77
11 yıl önce - Prş 03 Ksm 2011, 14:20
| Alıntı: |
| Padişah kulları cumhuriyetin sahibi olamazmış. Bu beylik cümlenin cevabını ben vermeyeceğim. Kim padişahın kuluymuş bunun cevabını bizzat Mustafa Kemal versin. Öyle ezbere nutuk atma devri bitti. Kim padişaha neler yazmış herkes görsün.. Buyurun Mustafa Kemal'in Sultan Vahdettin'e yazdığı mektup: |
Turgay bey Mustafa Kemalin Padişah hakkındaki düşüncelerini isterseniz birde Nutuktan okuyun neler çıkacak karşınıza
Şimdi diyeceksiniz ki nasıl öyle düşünüyordu da milli mücadele bittikten sonra padişah hakkındaki düşünceleri değişti diye
Cevap veriyim hani bundan 10 yıl önce Hoca ile işlerini bitirip milli görüş gömleğini çıkaranlar vardı ya işte Atatürk’ünki de o hesap
|
 |
Saygın ÖNGEN
11 yıl önce - Prş 03 Ksm 2011, 14:27
Bir ek te ben yapayım Mustafa Kemal in yazdığı bu mektup İstanbulun işgali sonrası Vahdettine vatanı kurtarmak için ancak kendisinin ön ayak olabileceğini bildiren bir mektuptur.
Ama Vahdettin vatanı kurtarmak yerine Damat Ferit baskısıyla ingilizlerle anlaşmaya gidince Atatürk te memleketi kurtarmanın yolunun padişahtan değil,milletten geçtiğini anlamış,araya adamlar sokup (Vahdettinin vatanı kurtar diye yolladığı iddiası kocaman bir yalandır) samsunda ordu müfettişliği görevine gelip mücadeleyi başlatmıştır.
Sonradan kendisi hakkında çıkan Vahideddin imzalı ölüm fermanları olayına girmeme gerek yok sanırım.
|
 |
sayfa 39  |