1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 849  |
 |
Nadiro
8 yıl önce - Pzr 26 Nis 2015, 23:45
Kiliçdaroglu'nun bu yalanlarina nasil inanirsiniz ey Chp'liler, tarihi lekelerle dolu kiliçdaroglunu nasil ciddiye alirsiniz. Chp demek açlik demek, Chp demek yoksulluk demek, Chp demek fakirlik demek, Chp demek yalan demek, Chp demek iftira demek, Chp demek kaos demek, çocuklarinizin gelecegi için, Türkiye'nin istikrari için Ak parti etrafinda birleselim...
|
 |
exrttime
8 yıl önce - Pzr 26 Nis 2015, 23:51
korku dağları şimdiden sarmış
|
 |
Caner)
8 yıl önce - Pts 27 Nis 2015, 00:16
Ekonomist Mahfi Eğilmez'in sorulan soru üzerine Chp'nin vaatleri hakkında görüşleri,
Samimi olarak merak eden okusun
CHP'nin Seçim Programı ile İlgili Soru ve Yanıtım
Konu ister istemez siyasete kaydığı için, partilerin seçim programları üzerine şimdiye kadar yazı yazmadım. Aşağıdaki ekonomik içerikli okur sorusu olmasa yine yazmayacaktım. Konu işin ekonomik yönü olunca okuruma verdiğim yanıtı genişleterek bir yazı haline getirmemin ve burada paylaşmamın doğru olacağını düşündüm.
Okur sorusu: Son zamanlarda tartışma konusu olan CHP’nin ekonomi programı konusu ile ilgili sorumu sormak istiyorum;
CHP’nin, eğer iktidara gelirse sunduğu vaatleri yerine getirmesinin bütçeye, kendilerinin hesabına göre 75 milyar TL, AKP’nin hesabına göre ise 150 milyar TL yük getireceği ifade ediliyor. Bu vaatlerin genel olarak kamu harcamalarını artıracağı ortada.
(a) Böyle bir durumda artan kamu harcamaları; vergilerin artışı ile finanse edilerek başka kesimlerin harcanabilir gelirlerini azaltacak. Bu durumda da harcamalar yönünden ekonomide pek fazla bir değişiklik olmayacak. Örneğin benim ekonomide harcayacağım parayı devlete vergi olarak vermem durumunda bunu ben harcayamayacağım ama buradan gelen parayı ücret olarak alacak olan emekliler ve asgari ücretliler harcayacak. Bunun gelir dağılımı açısından olumlu etkileri olsa da harcama yönünden etkisi nötr olacaktır.
(b) Eğer eskisine nazaran artan kamu harcamalarının vergilerle finanse edilme yöntemi seçilmezse borçlanma yöntemine başvurulacak. Bu durumun olumsuz etkisi dışlama etkisi dediğimiz crowding-out effect durumu olarak karşımıza çıkacak. Harcama açısından ekonomide değişiklik olup olmadığına bakarsak bu koşullar altında özel sektör yatırım yapacağına devlet bu parayı piyasadan çekerek yatırım harcamasında ya da transfer harcamalarında kullanacağından harcamalar açısından yine bir değişiklik olmayacak. Özel sektör yatırım yapacağına kamu sektörü yatırım yapacak.
(c) Son olarak artan kamu harcamaları vergiyle veya borçlanmayla karşılanacak yerde para basılarak finanse edilebilir. Bu da bizi hiperenflasyona götürecektir. Nitekim para basarak finanse etme durumu da 2002 de yasalarla kısıtlanmıştır. Böyle bir şeyin olasılık dahilinde bile olmadığını düşünürsek yukarda söylediğim gibi 2 durum kalıyor; transfer harcamalarının vergilerle finanse edilmesi durumunda harcama bakımından etkisi genişletici ya da daraltıcı değil nötr olacaktır. Aynı şekilde kamu borçlanma politikasını seçerek yatırım yaparsa bu sefer de özel sektör yatırımları dışlanacaktır. Yani özel sektör yatırım yapacağına kamu kesimi yatırım yapacaktır. Her ikisinin de matematiksel olarak harcama çarpanı eşit olduğundan burada da nötr bir etki ortaya çıkacaktır.
Yanıtım: Siyasal içeriğinin yoğunluğu nedeniyle girmeyi düşünmediğim bir konu, bu soruyla tümüyle ekonomik bir çerçeveye oturduğu için yanıtlamaya çalışacağım.
(a) Emekliler ve asgari ücretlilerin harcama eğilimi diğer kesimlere göre çok daha yüksektir. Çünkü bu grubun geliri düşüktür ve büyük çoğunluğu itibariyle elde edilen ücret gelirleri tasarrufa gitmez, harcamaya dönüşür. O nedenle üst gelir gruplarından alınacak vergilerin bu gruba ücret olarak aktarılması halinde harcamalar eskisine göre artar. Yani talep eğrisi sağa kayar. Bir başka ifadeyle harcamalar eskisine göre artar bu da durgunluğa giden ekonomide canlanma yaratabilir. Öte yandan geliri yüksek harcama eğilimi düşük olan kesimden, emeklilere ve asgari ücretlilere vergi yoluyla aktarılacak para, bu kesim tarafından harcamaya dönüştürüldüğünde KDV, ÖTV tahsilatı da artacaktır. Ayrıca emeklilerin ve asgari ücretlilerin yapacağı ek harcamalar başkaları için ek gelir oluşturacak, onlar da bu ek gelirlerden gelir vergisi gibi dolaysız vergiler ödeyeceklerdir. Dolayısıyla sonuçta bir yandan kamu harcamaları artarken bir yandan da dolaylı ve dolaysız vergi tahsilatı artacak ve başlangıçtaki kamu harcaması artışının artan vergi tahsilatıyla bir miktar telafisi mümkün olacaktır.
(b) Kamu borç yükü geçmiş dönemlere göre çok düştüğü için belirli bir düzeye kadar artması halinde dışlanma etkisi yaratmaz. Ama eğer geçmişte olduğu gibi kamu borçlanması çok yüksek düzeye çıkarsa özel kesim üzerinde dışlanma etkisi yaratabilir. Öte yandan son dönemde zaten kamu yatırımları Hazine garantisiyle özel kesime yaptırılıyor (Hazine garantilerinin kapsamı hem genişletildi hem de artırıldı.) Dolayısıyla bu söylediğiniz endişe zaten bugünkü durum için de geçerli.
(c) Artan kamu harcamalarını para basarak karşılamak kolay değil. Para basarak kamu harcamalarının finansmanı, geçmişte TCMB'nin Hazineye kısa vadeli avans adı altında çok düşük faizle borç vermesi ve bu borcun geri ödenmemesi şeklinde yapılıyordu. TCMB yasasından bu imkan kaldırıldığı için artık bu yola başvurulması söz konusu değil. Dolayısıyla para basarak harcamaların finanse edilmesi ancak yasa değişikliğiyle mümkün olabilir ki bunun da gündemde olduğunu sanmıyorum.
Bu tür bir dönüşüm için elde mevcut imkanlar şunlardır: (1) Vergi oranlarında düşük oranlı (1 puan gibi) bir artış gerçekleştirerek bununla emekli ve asgari ücretlilere ek imkan tanımak, (2) Bütçedeki faiz dışı fazlayı bir miktar düşürerek bu uygulamada kullanmak, (3) Özel kesimin dışlanmasına yol açmayacak şekilde kamu borçlanmasını bir miktar artırarak yeni finansman bulmak. Bu adımlar, gelir dağılımda düşük gelirliler lehine düzelmeye yol açmanın yanı sıra ekonomiyi içine girdiği durgunluktan çıkarabilecek adımlar olur. Ayrıca bu şekilde düşük gelirli kesimlere yönelecek gelir transferi, harcamaları artırarak vergilerin de artmasına yol açabilir. Unutmamak gerekir ki birinin harcaması başka birinin geliridir.
Bu yanıtlarımı okurların bir bölümü popülizme destek verdiğim, bir bölümü de CHP’ye destek verdiğim şeklinde yorumlayabilir. Bu yorumların doğru olmayacağını en baştan belirteyim. Buradaki yanıtlarımın son 6 aydır savunduğum görüşlerle ve özellikle de para politikasının yanına maliye politikasının eklenmesine ilişkin görüşümle çelişkili bir tarafı bulunmuyor. Ben, Türkiye’de büyümedeki düşüşün kalıcı bir hal almaya başladığı noktadan itibaren sadece para politikasıyla yetinilmesinin yanlış olduğunu, bunun yanında mutlaka maliye politikasından da destek alınması gerektiğini hem televizyondaki yorumlarımda hem de yazılarımda savundum. Faiz dışı fazla tutarından bir miktar fedakarlık edilebileceğini, bütçe açığının bir miktar (örneğin yüze 3’e kadar) artırılabileceğini, hatta kamu borçlanmasının da bir miktar yükseltilebileceğini belirttim. Bütün mesele bu ‘bir miktarın’ sonsuz anlamına gelmeyecek biçimde kullanılmasındadır. Çünkü buralarda ölçü kaçarsa işin nereye varacağını geçmiş deneyimlerimizden iyi biliyoruz. Bu çerçevede hükümetin son teşvik ve mali destek programının teşvik bölümüyle ilgili kuşkularım olmasına karşın (çünkü son 3 yılda açıklanan hiçbir teşvik paketi istenilen sonucu vermedi) emeklilere ve diğer düşük gelirlilere verilecek desteğinin doğru olduğunu televizyondaki yorumlarımda vurguladım. Bu desteklerin ekonomiyi canlandırmaya yarayacağını savundum. Dolayısıyla yukarıda savunduğum görüşlerde bir tutarsızlık olduğunu düşünmüyorum.
|
 |
Volkan__34
8 yıl önce - Pts 27 Nis 2015, 00:32
| Alıntı: |
| Milletin sarayına 1.3 Katrilyon çok diyeceksin... |
Adam gerçekten inanarak söylüyor milletin sarayı lafını
Git bi kapısına ben sarayıma girmek istiyorum de bakayım alacaklar mı seni?
Paraları nereye götürdükleri belli. Hala bu kadar inanmış şekilde nasıl savunuluyor anlamış değilim.
|
 |
ahmetgülen
8 yıl önce - Pts 27 Nis 2015, 01:04
| Alıntı: |
| Birisi emekliye iki maaş ikramiyeye kaynak olarak |
Toplam 24 milyar civarı kaynak gerekiyormuş, bu para vardır bence. Yani millete verirsen , devlet batmaz.
Bakın 21 milyarlık yatırım belirlenmiş bile, tabi olmalı ama parayı veremeyiz dedikten sonra harcanacak para bulunuyor işte.
| Alıntı: |
| DAP Eylem Planı (2014-2018) ile bölgenin mevcut sorunlarının çözülmesi, illerde altyapı sorunlarının giderilerek daha modern ve yaşanabilir kentler oluşturulması ve bölgede ekonomik kalkınmanın, sosyal gelişmenin hızlandırılması hedefleniyor. Bu kapsamda, 2008 yılında 863 milyon lira olan DAP Bölgesi kamu yatırımları 2014’te 4 kat artışla 3,2 milyar liraya yükseltildi. Bölgeye 2014-2018 döneminde yapılması planlanan yatırımların tutarı da 21 milyar 16 milyon lira olarak öngörüldü |
|
 |
KeNaN KöR
8 yıl önce - Pts 27 Nis 2015, 01:27
Kemal Kılıçdaroğlu'nun zor şartlarda geçinen emeklileri düşünerek dini bayramlarda iki maaş önermesini sadece oy avcılığı olarak görmek doğru mu?
2015’te emekli aylığı alarak çalışmaya devam eden vekilin maaşı 23 bin 200 Lira olmuş, bunun 8 bin 190 Lirası emekli aylığı ve 400 milletvekili buna hak kazanmış. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve diğer emekli vekillerin senede iki defa 8 bin 190 Lira artı gelirlerinin olması sosyal demokrat ve sol anlayışla nasıl bağdaşabilir? Kemal Kılıçdaroğlu senede 16 bin Lira bayram harçlığı alır iken gerçekten kıt kanaat geçinen bir emekli ancak onda birine talim edecek.
Samimiyet olsa bayramlarda her emekliye mesela 500 veya bin Lira teklif edilse daha adil olurdu, bütçeye de yükü az olurdu. Kemal Kılıçdaroğlu'nun teklifi yüksek emekli maaşı alan kesime yarayacak şekilde düşünülmüş, sosyal adalet gözetilmemiş.
|
 |
sadevatandas
8 yıl önce - Pts 27 Nis 2015, 01:28
Yatırımdan kısıp birkaç ay maaş vermeyi düşünen zihniyet... Bugün yatırıma karşı çıkarlar, yarın fabrika açmaya gerek yok o parayla maaş verelim derler.
Gerçi bunların şahane "gazetecileri" MEB'e 7 milyar ek bütçe veriliyor. Demek ki kaynak varmış diyebiliyor. O "gazetecilere" bakarak bunlara şaşırmamak lazım.
CHP'nin vereceğini iddia ettiği paranın karşılığı yok. Merkez Bankası'ndaki paraya gözlerini dikmişler. Onu kullanarak bankayı boşaltıp yine toz olmanın derdindeler. Tabii bu da ekstra vergi, faiz, iç borçlanma ve enflasyon demek. Sonra gelsin IMF'li günler... Ne de olsa bu zihniyet alışık.
Ancak popülist söylemler de olsa on yıllar sonra CHP'nin "Laiklik elden gidiyor. Cumhuriyetin kazanımları tehlikede. İrtica geliyor. Türkiye, İran oluyor. Darbe yapacak asker de kalmamış" gibi ahmak siyaset dilinden bin kat daha iyidir. Yağmayacak olsa da gürlüyor.
|
 |
Caner)
8 yıl önce - Pts 27 Nis 2015, 01:37
| Alıntı: |
Yatırımdan kısıp birkaç ay maaş vermeyi düşünen zihniyet... Bugün yatırıma karşı çıkarlar, yarın fabrika açmaya gerek yok o parayla maaş verelim derler.
Gerçi bunların şahane "gazetecileri" MEB'e 7 milyar ek bütçe veriliyor. Demek ki kaynak varmış diyebiliyor. O "gazetecilere" bakarak bunlara şaşırmamak lazım.
CHP'nin vereceğini iddia ettiği paranın karşılığı yok. Merkez Bankası'ndaki paraya gözlerini dikmişler. Onu kullanarak bankayı boşaltıp yine toz olmanın derdindeler. Tabii bu da ekstra vergi, faiz, iç borçlanma ve enflasyon demek. Sonra gelsin IMF'li günler... Ne de olsa bu zihniyet alışık.
Ancak popülist söylemler de olsa on yıllar sonra CHP'nin "Laiklik elden gidiyor. Cumhuriyetin kazanımları tehlikede. İrtica geliyor. Türkiye, İran oluyor. Darbe yapacak asker de kalmamış" gibi ahmak siyaset dilinden bin kat daha iyidir. Yağmayacak olsa da gürlüyor. |
Sadevatandas için Mahfi Eğilmez'in yazısını tekrar alıntılıyorum. Uzun geldi heralde okumadın.
Ayrıca silaha yapılan yatırım ölü yatırımdır. Devlet bütçesinden neye yatırım yapılırsa yapılsın geri dönüşü olur diyor; Mahfi bey ki savunma giderlerimiz ortada.
| Alıntı: |
(a) Emekliler ve asgari ücretlilerin harcama eğilimi diğer kesimlere göre çok daha yüksektir. Çünkü bu grubun geliri düşüktür ve büyük çoğunluğu itibariyle elde edilen ücret gelirleri tasarrufa gitmez, harcamaya dönüşür. O nedenle üst gelir gruplarından alınacak vergilerin bu gruba ücret olarak aktarılması halinde harcamalar eskisine göre artar. Yani talep eğrisi sağa kayar. Bir başka ifadeyle harcamalar eskisine göre artar bu da durgunluğa giden ekonomide canlanma yaratabilir. Öte yandan geliri yüksek harcama eğilimi düşük olan kesimden, emeklilere ve asgari ücretlilere vergi yoluyla aktarılacak para, bu kesim tarafından harcamaya dönüştürüldüğünde KDV, ÖTV tahsilatı da artacaktır. Ayrıca emeklilerin ve asgari ücretlilerin yapacağı ek harcamalar başkaları için ek gelir oluşturacak, onlar da bu ek gelirlerden gelir vergisi gibi dolaysız vergiler ödeyeceklerdir. Dolayısıyla sonuçta bir yandan kamu harcamaları artarken bir yandan da dolaylı ve dolaysız vergi tahsilatı artacak ve başlangıçtaki kamu harcaması artışının artan vergi tahsilatıyla bir miktar telafisi mümkün olacaktır.
(b) Kamu borç yükü geçmiş dönemlere göre çok düştüğü için belirli bir düzeye kadar artması halinde dışlanma etkisi yaratmaz. Ama eğer geçmişte olduğu gibi kamu borçlanması çok yüksek düzeye çıkarsa özel kesim üzerinde dışlanma etkisi yaratabilir. Öte yandan son dönemde zaten kamu yatırımları Hazine garantisiyle özel kesime yaptırılıyor (Hazine garantilerinin kapsamı hem genişletildi hem de artırıldı.) Dolayısıyla bu söylediğiniz endişe zaten bugünkü durum için de geçerli. |
|
 |
sadevatandas
8 yıl önce - Pts 27 Nis 2015, 02:02
Ben yazımı Mahfi Bey'iniz için yazmadım. Ayrıca silaha yatırım gibi bir cümlede ağzımdan çıkmadı. Ha savunma sanayi ile bağlantılı inovasyon ve teknolojik gelişmeleri ölü yatırım olarak görmek de en büyük ekonomik garabettir, orası apayrı bir konu.
|
 |
Caner)
8 yıl önce - Pts 27 Nis 2015, 02:06
| Alıntı: |
Ben yazımı Mahfi Bey'iniz için yazmadım. Ayrıca silaha yatırım gibi bir cümlede ağzımdan çıkmadı. Ha savunma sanayi ile bağlantılı inovasyon ve teknolojik gelişmeleri ölü yatırım olarak görmek de en büyük ekonomik garabettir, orası apayrı bir konu.
|
Ben Ar-ge çalışmalarından bahsetmiyorum. Ar-ge çalışmalarından bahsetmediğimi siz de gayet iyi biliyorsunuz. Yıllık bütçede Ar-geye ayrılan payın Abd ye ve Abye göre düşüklüğü de ortadadır. Bu da hükümetin başarısızlığıdır. Daha fazla Arge faaliyeti istiyorsanız Ak partiye oy vermezsiniz.
En son Caner) tarafından Pts 27 Nis 2015, 02:16 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
sayfa 849  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|