1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 33  |
 |
Bekir Yal
11 yıl önce - Cum 20 Oca 2012, 16:16
| Alıntı: |
CHP’den katsayı için 'kişisel' dava
CHP’li milletvekilleri Nur Serter ve Dilek Akagün Yılmaz, üniversite sınavında katsayı uygulamasının kaldırılmasını Danıştay’a taşıdı. Kişisel dava açan Serter ve Yılmaz, uygulamanın iptalini istedi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/25315477/ |
CHP olarak değil şahıslar dava açmış. Zaten bu şahıslar yüzünden CHP bu halde.
|
 |
Patron
11 yıl önce - Cum 20 Oca 2012, 20:24
| Başbakan Erdoğan demiş ki: |
Böyle anamuhalefet partisi genel başkanı olur mu ya, nasıl genel başkan bu? Kendi ülkesinin, bu milletin çıkarlarını gözetmeyen, yurt dışında kendi ülkesini şikayet eden, ekonomiyi kötüleyen, karalayan bir anamuhalefet partisi genel başkanı olabilir mi? Maalesef Türkiye'de var... Bakın Brüksel'de, Avrupa Sosyalist Partiler Kongresi'nin panelinde konuşuyor ve aynen şu ifadeleri kullanıyor; 'Dünyada cari açıkta bir numarayız' diyor. Doğruyu söylemediği gibi, bunu Brüksel'de yabancılara ifade ediyor. 'Hapisteki gazeteci sayımız Çin'den fazla, medya özgürlüğü yok' diyor. Bunu da Brüksel'de söylüyor. 'Bizim yöneticilerimiz Arap ve Ortadoğu yöneticilerine özeniyor' diyor. 'Türkiye'de ekonomik iyileşmenin abartıldığını' söylüyor. Tekrar ediyorum, bunları CHP grup toplantısında değil, Brüksel'de, yabancıların önünde söylüyor.
Allah aşkına, Türkiye ile ilgili cahilce açıklamalar yapan, ABD Cumhuriyetçi başkan aday adayı Rick Perry ile bizim anamuhalefet partisi genel başkanı arasında ne fark var? Fark şu; birisi Teksas'ta yaşıyor, diğeri Ankara'da. Birisi Teksas'tan Türkiye'ye Fransız, diğeri Ankara'dan Türkiye'ye Fransız...'
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1232717& ...berSayfa=2 |
Başbakan Erdoğan benim hislerime tercüman olmuş :
kendi ülkesini şikayet eden, ekonomiyi kötüleyen, karalayan bir anamuhalefet partisi genel başkanı olabilir mi? Maalesef Türkiye'de var...
Maalesef bunlardan bizim sitede de var...
|
 |
Tuna Yersu
11 yıl önce - Cmt 21 Oca 2012, 01:30
| Alıntı: |
| İnsanlık tarihi boyunca dünyanın hiçbir ülkesinde hiçbir siyasi parti kendi toplumuna CHP kadar yabancı olmamıştır, olmayacaktır.. |
Dunyanin hicbir ulkesinde de ana muhalefet partisinin her yaptigina bu kadar muhalif militanist dusunceler yoktur, olmayacaktir.
Imam Hatip lisesine gidenler imam hatip olmak icin gidiyorlar.
Avukat, doktor vs olacaklarsa neden once imam hatip olmaya calissinlar. Bence cok dogru bir karar.
Meslek lisesi mezunlari adi ustunde MESLEK kisa yoldan edinmek icin bu kurumlarda egitim aliyorlar.
Bu ulkede ara insan gucune cok ihtiyac var.
Issiz dolasan binlerce universite mezunu varken herkesin universite mezunu yapilmasi kadar sacma birsey olamaz. Ki bunun icin uyduruk tabela universiteleri de aciliyor mantar gibi.
Hmm yoksa amac farkli mi? Imam Hatip mezunlarinin devlette kayirilmasi mi sozkonusu ? ABD ninyesil kusak projesi bununla ilgili olabilir mi ? 12 eylul darbesinden sonra imam hatiplerin arttirilmasi bu amaca mi yonelik ?
diye dusunuyor insan.
Egitim planli olmasi gereken cok onemli bir istir. Ulkede gelecek donemlerde ne kadar hangi meslek grubuna ihtiyac var buna gore planlama yapilip ogrenciler becerilerine gore yonlendirilmeli.
Bizde ise durum karman corman hale getiriliyor. Saldim cayira Mevlam kayira dusuncesi ulkemizin bir turlu kalkinamamasina ve insanlarin mutsuz olmalarina yol aciyor malesef.
|
 |
Mehmet!
11 yıl önce - Cmt 21 Oca 2012, 01:39
| Alıntı: |
| Issiz dolasan binlerce universite mezunu varken herkesin universite mezunu yapilmasi kadar sacma birsey olamaz. Ki bunun icin uyduruk tabela universiteleri de aciliyor mantar gibi. |
Bu zihniyet 70 yıl geride kaldı, biraz çağdaş olun. 70 yıl önce de o zamanın gericileri şöyle diyordu;
- İşsiz dolaşan binlerce lise mezunu varken herkesin lise mezunu yapılması kadar saçma birşey olamaz. Ki bunun için uyduruk tabela liseleri de açılıyor mantar gibi.
|
 |
Koray C.
11 yıl önce - Cmt 21 Oca 2012, 02:00
Sayfaya bayağıdır gelmiyordum bakıyorum da Kılıçdaroğlu genel başkan iken hala savunan var bu partiyi.Ne kadar düşecek Chp merak etmekteyim.
Ben bu partiye oy vermiş olsam bu adam genel başkanlıktan gidene kadar susarım.
Rezil etti partiyi.
|
 |
Furkan İkiz
11 yıl önce - Cmt 21 Oca 2012, 22:39
Birde Türkiye' de şöyle bir olay var... Liseye gönderilen gençlerin çoğu aile baskısı görür. Eğer çocuk biraz tembelse doğru meslek lisesine, yada adamın kafası işçi kafasıysa... Aile muhafazekar ise imamhatipe... O okullara bir girin bakın kaç kişi isteyerek gitmiş... İmamhatipten mezun olan imam olucak, meslek lisesinden mezun olan "amele" olucak diye bir zihniyet olamaz. Size bir örnek veriyim; bizim aile hekimi meslek lisesi mezunu ve babasının zoruyla meslek lisesine gitmiş, tabi o zaman katsayı zulmü yokmuş. Adam çalışmış didinmiş doktor olmuş.
Bırakın kardeşim kim ne isterse o işi yapsın... Bu ülkede işçi olmak isteyen insanda var... Kısıtlamak ve ayrıştırmaktan başka bir şey yapmıyorlar... Kendi insanına zulüm... Ankara' dan Ankara' ya Fransız demiştiya Başbakanımız aynen öyle...
|
 |
Tuna Yersu
11 yıl önce - Pzr 22 Oca 2012, 23:32
| Alıntı: |
Bu zihniyet 70 yıl geride kaldı, biraz çağdaş olun. 70 yıl önce de o zamanın gericileri şöyle diyordu;
- İşsiz dolaşan binlerce lise mezunu varken herkesin lise mezunu yapılması kadar saçma birşey olamaz. Ki bunun için uyduruk tabela liseleri de açılıyor mantar gibi.
|
70 yasinda degilim, dolayisiyla 70 yil onceki bu bahsettiginiz zihniyeti bilemiyorum.
Ama kaynak gosterirseniz okuyacagim merakla, kim demis, neden demis ?
Issiz gezen binlerce Universite mezunu gence sahip olmanin neresi cagdaslik aciklar misiniz ?
|
 |
emre yildiz
11 yıl önce - Pts 23 Oca 2012, 00:24
| Alıntı: |
| Issiz gezen binlerce Universite mezunu gence sahip olmanin neresi cagdaslik aciklar misiniz ? |
Ben kendi adıma açıklayayım...İşim gereği bazı incelemeler yapmaktayım ve bu esnada ülkemizin 81 ilinde halkımızın her kesimi ile muhatap oluyorum, meslekte de 10 yılımı geçtim, yani yeterince tecrübe edindim...
Bir inceleme esnasında, ilgilinin bilgisini alıp tespitlerimi yaptıktan şu açıklamayı her gelen vatandaşımıza yaptım; 'sizin TC Kimlik numaranız üzerinden bilginiz dışında şu kadar reçete düzenlenmiş, şu kadar ilaç alınmış, şu kadar muayene edilmiş görünüyorsunuz ve toplam XX TL ödemede bulunmuşuz...
1-İlköğretim mezunu veya daha az tahsilli birçok vatandaşın cevabı; "...eee ne olmuş yani?"
2- Lise mezunu birçok vatandaşın cevabı: "Yaa öyle mi? Ama ben birşey yapmadım ki?"
3- Üniversite mezunu birçok vatandaşın cevabı: "Ciddi misiniz? Lütfen elinizden geleni yapın, ben bu işlemleri yaptırmadım, size yardımcı olmak isterim. Ben de suç duyurusunda bulunmak istiyorum..."
Eğitim düzeyine göre halkın bilinç düzeyi o kadar farklı ki, işte bu nedenle bu ülkede isterse her ilçede üniversite açılsın, yeter ki herkes üniversite mezunu olsun, ben kendi adıma destekliyorum..
|
 |
Ömer YILMAZ
11 yıl önce - Pts 23 Oca 2012, 03:00
Uzun zamandır bu başlığa yazı yazmaktan uzak duruyorum. Çünkü seviyesiz tartışmalar almış başını gidiyor. Herkes kendi düşüncesini körü körüne savunuyor. Kendi görüşünün zıttı olanı kötülüyor. Karşı çıkıyor.
Sen bana bir adım yaklaş; ben de sana 2 adım yaklaşayım. Bu durum bizde hiçbir zaman böyle olmadı. Hep düşmanca birbirimize saldırdık. Kısır tartışmaların sonu olmaz, bir faydası da olmaz.
Öncelikle konu başlığı CHP olduğu ve CHP de Ana Muhalefet Partisi olduğu için onun rakibi iktidar partisi ile başlamak istiyorum. Çünkü bir iktidar partisini ne kadar iyi şekilde yerersek bir muhalefet partisini de o kadar iyi yerebiliriz.
Adalet ve Kalkınma Partisi, ülkeyi 2002 yılından beri tek başına iktidar olarak yönetiyor. Bana göre bazı politikaları kötü, bazı politikaları ise çok iyi idi. Neredeyse 10 yıl olacak, AK Parti bu ülkeye hiç kuşkusuz faydaları olmuştur. Hala da faydası sürmektedir. En çok beğendiğim politikaları sağlık ve ulaşım politikaları -bunlarda da birkaç sıkıntı söz konusu-.
Karşı çıktığım en büyük şeylerden birisi ise koşulsuz özelleştirmeler. Önemli kurumların devletin bünyesinde kalması taraftarıydım. Hala bu kararlılığımı sürdürüyorum. Hiç kuşkusuz devlet bir ticarethane değil.
Eğitimde ise henüz doğru düzgün bir sistem oturmuş değil. Ak Parti Hükümetlerinde Hüseyin Çelik, Nimet Çubukçu ve Ömer Dinçer Milli Eğitim Bakanı oldular fakat her yeni bakanın gelişi ile eğitim sistemi değiştirildi.
Ekonomi alanında pek bir fikir sahibi değilim ama rakamlar bazında iyi gelişmeler olduğu kesin. Enflasyon eskiye göre çok düşük fakat şu sıralar gidip geliyor. Maaşlar konusunda benim kanaatim, en kötü durumda olanlar hiç şüphesiz asgari ücretli çalışanlar. Tam rakamı bilmiyorum ama 700 civarı bir ücretti. Bu ücreti alan birisin evini geçindirmesi düşünülemez. Ancak, eşi çalışıyor, evi kendinin, çocuğu yok olacak ki geçinebilsin. Bu ücret makul değil. Ayrıca hala kayıt dışı çalıştırılanlar var, bunu Bakanlarımız da dillendiriyor. Özel şirket çalışanlarının hali de içler acısı, Taşeron işçilik denen sistem kaldırılmadan adil bir çalışma düzeni olamaz.
Gelelim emeklilerimize. Bir işçi emeklisi de günümüz şartlarında aldığı maaşla kıt kanaat geçinebilir. Uzun zamandır konuşulan "İntibak Yasası" ne derece çare olur bilmiyorum. İnşallah bir fayda sağlar. "Köşe denen emeklilerimiz" de ayrı bir sorun. Bir tarafta geçinemeyen emekliler, diğer tarafta evleri, arabaları olan "emek(!)liler".
Ayrıca ölen emeklilerin maaşı da hala sorun teşkil ediyor. Fakat SGK yetkililerinin denetimleri artırdığı haberlerini şu sıralar sıklıkla duyar olduk.
Memur maaşları ise bir nebze Türkiye şartlarında iyi seviyelerde fakat yeterli mi derseniz bence biraz daha yükseltilmesi gerekir.
Öğretmen maaşları ise memur maaşının en yüksek seviyelerinde olmalı.
Ekonomide genel olarak iyimser bir hava seyretse de bu durum alt tabakanın içinde bulunduğu durumu değiştirmiyor. Fakat ekonomideki olumlu hava pek değişeceğe de benzemiyor.
Öğretmenlerden bahsetmişken;
sözü ataması yapılmayan öğretmenlere getirmek istiyorum. Bunlar adı üstünde atamaları yapılmasa bile öğretmen. Bu durum hiç şüphesiz yıllardır süren eğitim politikalarındaki plansızlıktan kaynaklanıyor. Öğretmen kadrolarına yerleşecek adayların 4-5 yıl önceden yerleri hazır olaması gerekir. Yani herhangi bir üniversitenin Türkçe öğretmenliği bölümüne kaydolan birisinin mezun olduktan sonra göreve başlaması gerekir. Öğretmenlere verilen eğitimin de bir o kadar kaliteli ya da nitelikli olması gerekir. Öncelikle yapılması gereken, üniversitelerdeki eğitim fakültelerindeki bölümlerin kontenjanlarını Milli Eğitim Bakanlığının ihtiyaçları doğrultusunda ayarlanması gerekir. İhtiyaç az olan bölümlere az kontenjan; çok olanlara fazla kontenjan verilmeli ve bir denge tutturulmalı.
Ulaşım projelerinde ise; çok büyük ilerlemeler oluyor. Bölünmüş yollar, Türkiye için ulaşımda büyük bir gelişme. Fakat bölünmüş yollar yine bakımsız kaldığı için eskilerinden farksız kalıyor. Bu yollarda kalitenin artırılması gerekir. Ayrıca bu yolların alternatifi, ücretli otoyollar mutlaka olmalı.
Demir yollarında ise Türkiye ilk defa hızlı trenle tanıştı. Fakat benim kızgınlığıma yol açan şey, bazı bölgelerimizin henüz daha kara trenle bile tanışmamış oluşu (Örneğin Antalya ve Trabzon illerimiz). Buna ek olarak, zarar edişi gerekçe gösterilerek iptal edilen ya da seferden kaldırılan hatlar (Örneğin Isparta-Burdur). Demir yollarında inkar edilmez gelişmeler var. Fakat yukarıda saydığım durumlar hem şimdiki hükümetin hem de eski hükümetlerin bir ayıbıdır.
Dış politikada ise pek ahım şahım bir ilerleme söz konusu da değil. Zira etrafımız krizlerle çevrilmiş durumda. Örneğin; Suriye, Irak, İran, Kıbrıs vb. Sıfır sorun politikamızın tuttuğu pek söylenemez. Burada tabii ki sorunların ana kaynağı biz değiliz. ABD ile ilişkile iyi mi kötü mü anlayabilmiş değilim. İsrail'le olan ilişkiler ise şu an için durmuş gibi görülüyor. Ben tüm ilişkilerin kesilmesi taraftarıyım. Araplarla olan ilişkilerimizde ilerlemeler katedildiğini görüyorum. Türki Cumhuriyetlerle olan ilişkiler daha da geliştirilmeli. Kardeş Türkiye'nin gücünü Rusya ve ABD'den daha fazla hissettirilmeli. Kültürel ve siyasal iş-bilirliği kurulmalı. Avrupa Birliği konusunda ise pek bir ilerleme yok şu an için. Avrupa Birliği, ülkemize ne getirecek ne götürecek ona bakılmalı. Benim görüşüm bütün çabalar bir hiç uğruna sürdürülüyor. Türkiye, kendi yoluna devam etmeli. Genel olarak dış politikada barışçıl siyaset sürüyor.
İç siyasette ise; benim kendi vicdani bakış açımdan, özellikle darbe planları vb davalar ya çok abartılıyor ya da büyük darbe planları gerçekmiş. Ben açıkçası şu an için böyle bir şeyin varlığına inanmıyorum. Ama yargıya saygımız da var. Eğer suçlular varsa cezalarını en ağır şekilde çekmeli. Ayrıca yargı konusunda;
tarafsızlık bazı davalarda yine tartışma konusu. Hem muhalefetin iddiaları var hem de iktidarın.
Özelikle en çok üzüldüğüm nokta TSK'nin siyasetin içine çekilmesi. Ordu içinden hata yapanlar, suç işleyenler olabilir -yukarıda böyle bir şeyin varlığına (şimdilik!) inanmıyorum demiştim-. Bunun kurumu yıpratmadan halledilmesi gerekir. Ama ben görüyorum ki bazı taraf! gazeteler TSK'yi kötülemek için elinden geleni yapıyor. Bazıları ise tam tersi, abartıyor. Burada söz konusu Türk Milletinin en çok değer verdiği kurumun olması. Hükümetin bu tür eylem ve hareketleri bertaraf etmesi gerekir.
Genel olarak baktığımda Hükümet, işini yapmakta 10 üzerinden 6-7 arası bir notu benden alabilir.
Gelelim asıl konumuz Ana Muhalefet Partisi Cumhuriyet Halk Partisine.
CHP bu ülkeye kimine göre zararı oldu kimisine göre ise büyük yararları dokundu. Fakat burada CHP'yi övecek değilim. İktidar partisi nazarında nasıl tavırlar sergiliyor onları anlatmaya çalışacağım.
CHP son seçimlerde oylarını bir önceki genel seçimlere göre yaklaşık yüzde beş artırdı. Bu seçimlerde hem CHP'ye hem de AK Parti'ye büyük iftiralar, komplola düzüldüğü kanısındayım. Fakat iki parti de yerini koruyarak oylarını artırdı.
Şimdi CHP, iktidarın politikalarına karşı ne tür önerilerle çıkıyor.
İç siyasette tamamen biribiriyle çelişiyor iki parti. Özellikle Ergenekon, Balyoz gibi konularda.
Dış siyasette yine çelişiyor. Bazıları CHP, hükümeti yurt dışında şikayet ediyor.Övmez ama şikayet ediyor. Bence tamamıyla yanlış bir durum daha önceden Başbakan yurt dışında Türkiye'nin iç siyasetini ilgilendiren mahkeme kararları hakkında baya konuşmuştu. CHP'nin dış siyaset hakkında hükümetten ayrıldığı nokta çok. Özellikle, Avrupa konusunda. CHP ayrıca Libya konusunda hükümeti çok eleştirmişti. Son olarak Suriye konusunda iki parti çelişiyor. CHP, Suriye ile olan ilişkilerin sürdürülmesi taraftarıydı.
CHP'nin hükümeti en sert şekilde eleştirdiği konulardan birisi de ekonomi. CHP, AK Parti döneminde zenginin daha zengin, fakirin daha fakir olduğunu iddia ediyor. Cari açık da en çok eleştirilen konulardan. CHP seçim döneminde bazı vaatlerde bulunmuştu. Birçok kişi de bunları yapamaz diye küçümsemişti. Ne derece doğru bilmiyorum ama...
Çok uzun yazdım, kısa kesmek istiyorum diyeceğim ama gerçekten uzun oldu.
CHP şu an için başarışı mı dense bana göre 10 üzerinden 5-6 arası bir not alabilir. Çünkü CHP'nin şu an için başarı göstereceği bir alan yok. Tek yapacağı şey eleştirmek (iyi ya da kötü) - genelde kötü yönde olur- yani muhalefet yapmak. Demeyin ki her şeye de muhalefet yapılamaz. Eğer muhalefet, iktidara karşı muhalefet yapmazsa ekmek kazanamaz, iktidarın yerine konamaz.
CHP'nin en iyi muhalefet yaptığı iş ise Cumhuriyet Mitingleri ve Güneydoğudaki mayınlı arazi meselesinde MHP ile birlikte bunu engellemeye çalışması.
Ayrıca CHP açısından son dönemde CHP milliyetçi çizgiden biraz uzaklaştı gibi. Bu, beni biraz kızdırdı. AKP ise son zamanlarda eleştirdiği milliyetçilik akımına yaklaşmış gibi görünüyor. Bu duruma sevindim.
Ama yine de uzun bir süre CHP'den vazgeçemeyeceğim. Benim gözümde ise CHP'ye tek alternatif MHP. AKP'nin yeri ise farklı.
Ayrıca iktidar partisi de yine muhalefeti eleştirebilir. Yerini sağlamlaştırabilmek için.
Hiçbir zaman unutulmamalıdır ki gerçek demokrasilerin vazgeçilmezi, siyasi partilerdir. Özellikle iktidar ve muhalefet partileri rejimlerin güvencesidir.
Not: Yazdıklarımın hepsi kendi, şahsi görüşlerimdir! Bunları bir CHP'li ve bir CHP seçmeni olarak yazmaya çalıştım. CHP ile ilgili kısmı kısa tutmak zorunda kaldım. Çünkü yazı uzadıkça uzuyor. İktidarı ya da muhalefeti övmem ya da yermem bazılarının hoşuna gitmeyebilir, fakat (bu mesajdaki bilgilerin yanlış) olduğunu öğrenmek için bu uzuuunnnnn yazımın okunması gerekir. Önce okuyun sonra değerlendirin. Ayrıca AKP ile ilgili kısmı bilerek yazdım ve yukarıda gerekçesini de açıkladım, ve AK Parti siyaset başlığında da paylaşacağım daha sonra. (Not bile bir paragraf oldu, adeta patlama yaşadım)
Saat 2
Herkese iyi geceler...
Saygılar!
|
 |
Tuna Yersu
11 yıl önce - Pts 23 Oca 2012, 11:37
| Alıntı: |
1-İlköğretim mezunu veya daha az tahsilli birçok vatandaşın cevabı; "...eee ne olmuş yani?"
2- Lise mezunu birçok vatandaşın cevabı: "Yaa öyle mi? Ama ben birşey yapmadım ki?"
3- Üniversite mezunu birçok vatandaşın cevabı: "Ciddi misiniz? Lütfen elinizden geleni yapın, ben bu işlemleri yaptırmadım, size yardımcı olmak isterim. Ben de suç duyurusunda bulunmak istiyorum.. |
Teşhisiniz DOĞRU, tedavi planınız YANLIŞ.
Yurtdışından gelişmiş bir ülkeden- bir örnek verebilirim. Orada aynı soruyu sorduğunuzda ilköğretim mezunu bir insan da 3. şıkta belirttiğiniz cevabı verir. Neden ?
Çünkü ilköğretim yani zorunlu eğitim çok kaliteli ve amaca uygun veriliyor. Bizde öğrenciler yarış atı gibi sadece test çözüyor, eğitim boyunca aldıkları eğitim kalitesiz ve günlük hayata yönelik değil.
Üniversite mezunu binlerce işsiz olacağına, kaliteli bir temel eğitim almış ve elinden meslek gelen insanların olması daha mantıklı.
Çünkü Üniversiteden mezuniyete kadar bir insana oldukça yüklü bir para ödemesi gerekiyor ve bunun karşılığını almak bir yana iş bulamıyor. harcanan para ve emek karşılığı bu olmamalı mantıken.Ülke açısından da ekonomik kayıp oluyor bu kadar insanın boş yere üniversite okuması.
Sonuç olarak temel eğitimin kalitesini arttırarak 3. şıkkı elde etmek mümkün.
|
 |
sayfa 33  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|