Mavi vatan tezlerini ortaya koyan, bunun için Libya ile münhasır yetki alanı anlaşması yapan, yine bunun için Libya'ya asker göndererek darbe girişimini önleyen ve bunu yaparken de muhalefet partilerinin ve onun partizan taraftarlarının sert eleştirilerine maruz kalan gerçek vatansever birileri var ya, hah işte onlar gene sahip çıkar Mavi Vatanımız'a. Hiç merak etmeyin.
Beni Mavi Vatan karşıtı muhaliflerle karıştırma. Ben Mavi Vatan'ı daha siz adını bile bilmeden önce savunan biriydim. Sandığınız gibi Mavi Vatan bugünkü hükümetin ortaya koyduğu bir tez değil. 2006 yılında Tümamiral Cem Gürdeniz ve Cihat Yaycı önderliğinde oluşturulan bir doktrin bu. Hatta bunun için bedel ödedi o insanlar.
İhanet nerde diyen arkadaşlar, başta Yunanistan ve Avrupa ülkelerinin bize dayatmaya çalıştığı Seville haritasına bakarsanız şuan ilan ettiğimiz Navtex'te o haritada çizilen sınırların dışına çıkılmamış ve o haritaya sadık kalındığını anlarsınız. Aylardır Mavi Vatan'ın dillendirilmemesi, AB'nin her an uygulamak üzere olduğu ambargoyu geri çekmesi, gemilerimizin nerde olduğunun meçhul olması da Mavi Vatan'da geri adım atıldığının diğer kanıtları.
Şu an için bir ılımlılık stratejisi çerçevesinde olağan görülebilir ancak olayın esasına yönelik olarak bu eleştiriler bir yönlendirme yapar diye de düşünüyorum. (Olaya üslup bakımından da dikkat etmekle birlikte muhalefet olsun da böyle olsun da deriz. )
Yani yeniden hakkımız olan ileri sahalarda / parselasyonlarda faaliyet ve buna yönelik de navtex ilanları görebiliriz.
Yok bu olmazsa o zaman da işte bu kastedilen geri adım, onların tezlerine göre hareket vs. yorumlamaları yoğunluk kazanır ve bu da hükümet için bir bakıma zarar/zaafiyet durumu olur.
En son BJK 5106 tarafından Çrş 13 Ekm 2021, 15:40 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
ÖZEL HABER: Türkiye ve KKTC, Kıbrıs'a askeri deniz üssü kuracak
Türkiye ve KKTC'nin Kıbrıs'taki Karpaz Yarımadasında, Türk donanmasına hizmet verecek bir deniz üssü açacağı öğrenildi. KKTC Bakanlar Kurulu, Dipkarpaz Zafer Burnu'ndaki bir araziyi 30 yıllığına Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'na kiraladı.
GİRİŞ 20.10.2021 10:46GÜNCELLEME 20.10.2021 10:46
Haber7 / Özel Haber / Erkan TALU
Doğu Akdeniz, Ege ve Karadeniz'de "Mavi Vatan" doktrinini tüm tehditlere rağmen kararlılıkla sürdüren Türkiye, Kıbrıs Türk'ünün de haklarını korumaya devam ediyor.
Hem sahada hem de diplomasi masasında KKTC ile birlikte oldukça etkin politikalar yürüten Ankara, yeni bir adım daha atmaya hazırlanıyor.
Türkiye ve KKTC, Doğu Akdeniz'de haklarımızı koruyan Türk donanması için askeri deniz üssü inşa edecek.
KKTC Bakanlar Kurulu, Vakıflar İdaresi'ne ait Dipkarpaz Zafer Burnu'ndaki bir araziyi askeri kullanım amacıyla 30 yıllığına kirasız olarak KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'na kiraladı.
KKTC Bakanlar Kurulunun aldığı karar şöyle:
"Bakanlar Kurulu, önergede belirtilenlerin ışığında, Vakıflar İdaresi ve Din İşleri Yönetim Kurulu'nun 21 Eylül 2021 tarih ve K/112/2021 sayılı kararı uyarınca, İskele kazası Dipkarpaz köyü hudutları dahilinde bulunan ve önergeye ekli haritada belirtilen, aşağıdaki tabloda ayrıntılı bilgileri verilen Vakıflar İdaresine ait emlakların, askeri kullanım alanı olacağı dikkate alınarak kira bedeli alınmayacak şekilde 30 yıllığına KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığının kullanımına verilmesine karar verdi."
ÜSSÜN YERİ KARPAZ'IN KUZEYİ
Geçmişte F-16 savaş uçaklarının indiği ve NATO standardında yapılan Geçitkale havaalanına, daha önce Türk S/İHA'ları yerleştirilmişti.
Merhum cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın eski danışmanı Sebahattin İsmail, deniz üssünün 1974 öncesi eski Rum deniz üssünün bulunduğu ve İsrail-Suriye'ye bakan İskele'ye yapılmasını beklediğini söyledi. Ancak üssün Karpaz Yarımadasının kuzeyine yani Türkiye'ye bakan kıyılarına yapılacağını belirtti.
İsmail, geçtiğimiz aylarda üssün yer tespiti için askeri bir heyetin KKTC'ye gelerek araştırma yaptığını kaydetti.
Konu ile alakalı ulaştığımız Haber7 yazarı aynı zamanda KKTC III. cumhurbaşkanı eski danışmanı Prof. Dr. Ata Atun, üssün inşa edileceğini Haber7'ye doğruladı.
DEĞERLENDİRME: Türk donanmasının Akdeniz'de bir bakım-lojistik üssü olması, bölgede attığımız adımlar açısından son derece önemli.
Deniz Kuvvetlerimize ait en yakın bakım üssü Muğla Aksaz'da. Bu da olası çatışma durumunda gemilerin bakım, tamir, idamesini zorlaştırabilirdi. Kıbrıs'ta böyle bir imkanın sağlanacak olması, hem zaman hem caydırıcılık hem de maddi anlamda artı yazacaktır.
Türkiye'nin Kıbrıs çıkışında Libya'da da deniz üssü açması gündemde. Burada da açılacak olası üs ile birlikte Türkiye, Doğu Akdeniz'de tam hakimiyet sağlayabilir.
Çok geç kalınmış aslında şimdiye kadar hem Hava hemde Deniz Üssü kurulması lazımdı. Yinede güzel bir gelişme İnşallah Her hangi bir aksama olmadan sonuçlanır.
‘104 Amiral’ açıklamasına imza attığı gerekçesiyle hakkında yurt dışı yasağı konulan Amiral Cem Gürdeniz’in Fransa’da düzenlenecek olan ‘Doğu Akdeniz’ paneline konuşmacı olarak katılmak için mahkemeye yaptığı başvuru reddedildi. Yunanistan ve Mısır Dışişleri Bakanları’nın da katılacağı konferansta Türkiye’nin haklı tezlerini uluslararası kamuoyuna anlatması engellenen Gürdeniz, mahkeme kararı hakkında 'Türkiye’ye kötülük yapıyorlar' dedi.
3-4 Aralık’ta düzenlenecek olan “Doğu Akdeniz büyük bir gerilim altındaki bölge mi?” başlıklı oturumun diğer konuşmacıları Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Mısır Dışişleri Bakanı Sameh Shoukry, Fransa Dışişleri Bakanlığı Kuzey Afrika ve Ortadoğu Direktörü Christophe Farnaud, NATO Savunma Yatırımlarından sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Camille Grand.
Panelde Türkiye’nin Doğu Akdeniz tezlerini uluslararası kamuoyuna anlatmayı hedefleyen Amiral Gürdeniz, hakkında yurt dışı yasağının kaldırılması için mahkemeye başvurdu ancak başvuru reddedildi.
Konuya ilişkin Sözcü’den Ayrtunç Erkin’e konuşan Gürdeniz şunları söyledi:
“Mavi Vatan konusunda yedi kitap, 500'e yakın makale, yüzlerce Youtube çekimi, konferans veren Gürdeniz'e bu yapılanı anlayamıyorum. Sonuçta devlet jeopolitiğini anlatacağım ve Türkiye'nin tezlerini dünyaya anlatacağım. Hem de küstah Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias'ın gözlerinin içine bakarak… Ama mahkeme izin vermedi.
Türkiye'ye kötülük yapıyorlar. Her şartta vatanı için mücadele eden, hapis yatan ve Mavi Vatan'ın teorisini yazan bir isim ülkesinin tezlerini anlatacak ama izin vermiyorlar. Bundan daha büyük kötülük olur mu?
2006 yazında Mavi Vatan kavramını ilk kez kullandığımda Türkiye'yi Anadolu'ya sıkıştıran Sevilla haritası uygulamaya konulalı iki yıl olmuştu. Deniz Kuvvetleri söz konusu jeopolitik alanlarda çıkarlarımızı korumak için Mavi Vatan sahiplenmesini başlattı. Karadeniz Uyumu Harekâtı, Akdeniz Kalkanı Harekâtı, Ege'de temposu ve çapı artan tatbikatlar, MİLGEM başta olmak üzere milli savunma sanayiinde kendine yeterlilik hamleleri ardı ardına geldi. Ancak… FETÖ, onu destekleyen iktidar ve muhalefet dahil hemen her kesim, Deniz Kuvvetleri'ni resmen budadı. Kumpas davaları, başta Balyoz davası olmak üzere donanmanın üzerinden silindir gibi geçti. Mavi Vatan'ın sahiplenilmesinin ikinci safhası Hasdal ve Silivri hapishanelerinden başladı. Mavi Vatan, 2011 baharında Silivri'deki mahkeme salonunda telaffuz edilmeye başlandı.
Atatürk ve Mavi Vatan için 3.5 yıl hapis yatarak bedel ödeyen bizler, çıkar çıkmaz yazmaya, konuşmaya, konferanslar vermeye başladık. Hükümetin, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Mavi Vatan'ın farkına varması, 2020 yazına kadar başta gambot diplomasisi olmak üzere çıkarlarımızı aktif olarak koruması, sahiplenmenin dördüncü safhasını başlattı. Ancak bu safhanın sahadaki aktif uygulaması gerileme içine girdi. Sismik ve sondaj faaliyetlerimiz durdu. Mavi Vatan aleyhinde konuşanların teori ve pratikleri yoktur. Emperyalizm adına konuştukları açıktır.
2006 sonrası bir sembol, bir kavram, bir doktrin haline gelen Mavi Vatan, sadece Türkiye'nin değil, Türk dünyasının da okyanus ve denizlere çıkış alanıdır. Mavi Vatan denizdeki Misak-ı Milli'dir.”
Yazık ya cidden çok üzülüyorum şu adamın yurt dışına gerekirse polisler eşliğinde gidip haklarımızı Fransızlara ve Yunanlılara karşı savunmasına neden engel olunur ki? Üstelik Yunanistan'ın hiç sevmediği ve nefret ettiği bir adam, gidip çatır çatır konuşacaktı.