Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 230
Uğur1
11 yıl önce - Cmt 05 May 2012, 00:37

Alıntı:
Sizden tekrar rica ediyorum, medyanın size aktardıkları ile Değil mantığınızla ve vicdanınızla düşünün.


Yanlız belirtmek lazım, yaralananlardan birisi manipulasyon yapıyor dediğiniz medya mensubu. Ha bu polis şiddetini haklı çıkarmaz ama eklemek istedim.


Karaman
11 yıl önce - Cmt 05 May 2012, 00:42

Alıntı:
Uefa bas bas "yalancı Türk medyası" diyor siz de o medyada okuduğunuz "duyuldu, öğrenildi" cùmlelerini ortaya taśıyorsunuz


Gercekten komik oluyorsunuz. Bas bas yalanci Turk Medyasi diye bagirdigini soylediginiz Uefa'nin ikinci baskani Turk Medyasini yakindan takip edip bilgi topladiklarini aciklamisti.

Alıntı:
Açık ve net soruyorum; şike davası tiyatrosuna inanan var mı?


Ben. Bu dava ortaya cikmadan once Aziz Yildirim'in sike ve tesvik tesebbusleri oldugunu bilmiyor muyduk, konus muyormuyduk? Sizi bilmem ama biz bunlari biliyorduk. Sedat Peker cetesinin futbolun icine nasil girdiklerini, Aziz Yildirim'in da bu cete vasitasi ile yillardir Fenerbahce icindeki butun muhalefeti susturup baskan secildigini biz biliyorduk. Konusuyorduk da.


Emre2001
11 yıl önce - Cmt 05 May 2012, 00:56



Uğur1
11 yıl önce - Cmt 05 May 2012, 01:17

Alıntı:
Uefa o topladıklarının ne kadar fos çıktığını anlamış ki çıkıp demeç vermiş


Ben UEFA'nın açıklamasından şunu anladım.. Tercüme hatası falan değil, bizzat Türkiye'de yapılan konuşmalar..

Alıntı:
Deliller yeterli kararı bekliyoruz

‘NE YAPILACAK BİLİYORLAR’

-“ANCAK şunu söyleyebilirim; Türkiye büyük bir futbol ülkesi ve bu nedenle UEFA Kongresi burada düzenledi. Türkiye’de geçmişte ve şu anda bazı şike iddialarıyla ilgili davalar, soruşturmalar var, futbol disiplin heyetlerinde de bunlar gündemde. Türkiye Futbol Federasyonu doğru, gerekli kararları alacak, yerindenlik durumu var. Yerinde alınacak kararlar var. Bunlar Türkiye’de, Türk makamları tarafından alacak. Bu kararlar alındıktan sonra biz durumu inceleyeceğiz. Herhangi bir karar da alacak değiliz. Onlar ne yapılacağını biliyor. Şikeye karşı toleransımız sıfır.”

-58. madde sadece Türkiye Futbol Federasyonu’nun sorumluluğu değil. UEFA olarak statülerimizde ve tüzüklerimizde şike ile ilgili bütün kurallarımız açık, sıfır tolerans. Ancak burada uygun ve orantılı yaptırımların verilmesi gerekiyor. 58. madde değiştirilsin, değiştirilmesin, şu anda bizim için böyle bir konu yok. Önemli olan doğru önlemlerin ve kararların alınması lazım Türkiye Futbol Federasyonu tarafından, daha sonra biz duruma bakacağız.”

-“F.BAHÇE ligi kazandı ama Trabzonspor Şampiyonlar Ligi’ne katıldı. UEFA Türkiye’de şampiyon olarak kimi görüyor?” sorusuna, ”Birinciyi belirleme, UEFA’nın işi değil. Geçen yıl şike iddialarından sonra TFF, F.Bahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılmasından vazgeçti. Biz de ‘Tüzüğümüze göre onun ardından gelen takım katılır’ dedik. Bu da Trabzonspor’du ve o katıldı. Türkiye’nin şampiyonu kimdi, bunu biz söyleyemeyiz. Disiplin kararları TFF tarafından hızlı bir şekilde alınmalı” yanıtı veren Infantino, ”Saha içine yansımadıysa şike olmaz” görüşü ile ilgili ise şu değerlendirmeyi yaptı:

‘UYGUN YAPTIRIM GEREK’

-“UEFA olarak iki hakemi ömür boyu açığa aldık. Şike yaptıkları için değil, fakat, suç örgütleri ile temas edilmiş ve bunu bize bildirmemişler. UEFA’ya bildirmeme nedeniyle disiplin kurulları karara varıyor; bu ciddi bir olaydır ve ömür boyu men edildiler. Bir de Yunan kulübüne şikeden dolayı ceza verildi. Üç yıl kupalardan men edildi. Bu karar da aynı şekilde Spor Tahkim Kurulu tarafından onaylandı ve bütün bunlar kulüplerin yöneticileri tarafından takip edildi. UEFA’nın politikası budur; şikeye karşı toleransımız sıfırdır. Türkiye’de epeyce de delil ortaya çıkmış. Yargının elinde ve çalışmaları da devam ediyor. Onlar da uygun yaptırımlara karar vereceklerdir.”

‘Görevden aldığımız başkanlar oldu’

“TFF’nin karar alamaması durumunda Avrupa’dan men olacak mı?” sorusu üzerine İnfantino “UEFA gündeminde henüz böyle bir şey yok” dese de sonra kurduğu cümle şok edici oldu.

UEFA Genel Sekreteri, TFF’ye alınacak kararla ilgili bir zaman tanınıp tanınmadığı sorusuna da, ”Sanırım bir karar var. Oldukça cesur bir karardı. Hızlı bir şekilde F.Bahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne gönderilmeme kararını aldı. Karar çok cesur ve hızlı alındı. Onların görüşlerini biz ancak destekleyebiliriz. Sporda adli yargıda olduğu gibi kimseyi hapse atmayız, bunu da düşünmeyiz. Bunlar ancak ülkelerin ceza mahkemelerinin alabileceği kararlar. Biz ancak maçlardan men ederiz” diye cevap verdi.

INFANTINO, TFF’nin karar alamaması durumunda Türk takımlarının 3-4 yıl için Avrupa kupalarına katılamamalarının söz konusu olup olmayacağı sorusu üzerine de , ”UEFA’nın disiplin komitesi ya da icra komitesi ne karar alır, bilemem. Ama UEFA tarafından görevden alınan federasyon başkanları oldu. UEFA’nın gündeminde henüz böyle bir şey yok” dedi.

‘TFF devreye girmezse UEFA olarak biz gireriz’

“Olmuş mudur olmamış mıdır, buna TFF ve makamları bakacak. Biz ancak UEFA müsabakası çerçevesinde bir şey olursa ya da TFF girmezse devreye gireriz.”

INFANTINO , ”Sıfır tolerans denildi. F.Bahçe Avrupa kupalarından men edildi ama şikeyle ilgili adı geçen Beşiktaş ve Trabzonspor Avrupa’da mücadele etti, neden?” sorusuna Infantino, şöyle yanıt verdi: ”Türkiye’de pek çok olay gazetelerde başlıyor, bitiyor. Sıfır tolerans dedim ama bunu deyince, her tür katı tedbiri içerir içermez diye düşünmeyin, ama ciddi önlemleri almak demektir. Bu dava Türkiye’nin meselesi. Olmuş mudur olmamış mıdır, buna TFF ve makamları bakacaktır. Biz ancak UEFA müsabakası çerçevesinde bir şey olursa ya da TFF devreye girmezse devreye gireriz.”

F.BAHÇE’NİN Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi’nde (CAS) açtığı davayla ilgili soru üzerine de ”CAS’ta bir dava var. F.Bahçe, TFF ve UEFA’yı dava ediyor. Görülmekte olan bir dava ve bir şey söyleyemem” yorumunda bulundu.


http://haber.gazetevatan.com/deliller-yeterli-kar ...36/5/Haber


Tuğrul Poyraz
11 yıl önce - Cmt 05 May 2012, 01:17

Alıntı:
Tuğrul bey, şahsi kanaatim hasta Fenerbahçeliler dışında herkes inanıyor..

Hatta inanmakla kalmadı, raporlarda, delillerde, heryerde ortaya çıkmış bir olgu artık, var mıdır yok mudur tartışması yapmak çok abes bir durum.

Keşke federasyon yönetimi cesaretli davranıp etik kurulu raporunu da ortaya çıkarsaydı, kamuoyu bu kadar meraklıyken sunsaydı okusaydık..

Gerçi mahkeme istemiş, yolda iken yine medyadaki birileri tarafından ele geçirilecektir, kamuoyunun herşeyi açıkça bilmesinden bir korku duymamak lazım değil mi?


Hangi delillerden bahsediyorsunuz sayın Uğur bey...

(Affınıza sığınarak,görüşleriniz benim için önemli olan değer verdiğim bir üyesiniz.Beni hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyorsunuz.Yazılarımın diğer kısımlarını görmemeye devam ediyorsunuz.Tıpkı, Fenerbahçe üzerinden adli sistemdeki haksızlıkları göremediğiniz gibi..)

Bugün mahkeme bir karar aldı.TS'un davaya müdahil olması yönünde...Bir davada hem sanık, hemde müdahil olma varmıdır,hukuki yönü nedir?
Cidden merak ediyorum.?!

Eee peki o zaman şu soru da sorulmaz mı?

"Şike davasına Trabzonspor müdahil oluyorsa, KCK davasına da pkk müdahil olabilir! "

Bahse konu olan ilgili maçları 9 ay sonunda incelemeye başladığını söyleyen sayın hakim,bu duruşmada istedigi etik kurul raporundan ne anlayacak?

Yargılama yapan mahkemenin Tff etik kurulu raporunu isteyipte federasyonun şike olmadığına dair yazılı belgesi aldığı halde tahliye edemediği (daha doğrusu emir'in daha gelmediği ), Savcı'nın tapelerden başka bir delil bulamadığı,muhatap sanıkların hesabına özel yada tüzel olarak bir kuruş para girişi delilinin olmadığı halde niye ise ; bir türlü maddi delil bulmadığı gibi nitelikli dolandırıcılıkla itham edip ilgili kulübün kasasında bir kuruşluk eksik parayı da bulamaması gibi mi?

Devlet kurumu olan Spor Toto teşkilat müdürlüğü'nün geçen seneki maçları kapsayan bahis sisteminde şikeli bahis olmadığına dair mahkemeye sunulan raporları aldığı halde "tape var ama tape var" diye iddia edenlerin delil olarak tape ile delili karıştırmaları mı?

Yine yargılanan malum kulübün mesul Muhasebe sorumlusu Tamer Yelkovan'ın tahliye olması sonucu kulüp hesaplarında usülsüzlük tespit edilmediğinin kanıtı mı?

Onlarca şey sayabilirim size...

Tüm bunları görmemenize yada görmeyenlere bende şunu söylemek isterim.Tüm bunlara muhalefetiniz;hasta Galatasaraylı olmanız/olmaları mı sebep?

Ama şunu da unutmayın o zaman;Sıra Galatasaray'a da gelecek. Çok yakında hem de. Spor kulübüne de değil üstelik, köklerine dökecekler kibrit suyunu.Daha fazlasıyla reva görülecek, tüm bu bize yapılanlar.Lakin, iş işten geçmiş olacak...

Yüz yıldır eli devletin cebinde, siyasileri, bürokratları kullanan malum zümre. Muktedir gücün ilk düşmanlarından. Sıra onlarda. Ve işte o zaman yakılan ateşi söndürmek için hiç kimse onlara bir bardak su dahi veremeyecek duruma gelecekte ondan...

Bakın size bundan sonraki senaryo hakkında ipucu da vereyim...

Haziran sonunda Aziz Yıldırım (belki) dışında hiç kimse kalmayacak içerde.Hatta o da çıkabilir.Mahkeme(ler) karar verdiği için değil, yanlış anlaşılmasın. Tahliyesi için ligin bitimi bekleniyor, Galatasaray'ınızın şampiyon olması bu etken sebeplerin en baştaki sebeplerden birisi olacak.Ki, bu süreçte son maçtan önce tahliye edilseydi, şu anda biz Fenerbahçelilerin dışındakiler haricinde meydana getirilen kamuoyu sayesinde çok büyük bir tepki açığa çıkaracaktı.Çünkü 10 aydır tahrifatlı medyanın linç ettikleri Fenerbahçe şike soruşturmasıyla birlikte teselli olarak Türkiye kupası ile yetinecek, şampiyon olan GS'ın bir şekilde gazı alıncak, TS'un ise aldığı örtülü yada açık ödeneklerden dolayı ağzı kapatılacak ve Türk futbolunda adalet (!) bu şekilde sağlanacak!

Ve en az hasarla kurtarıldıktan sonra Aziz Yıldırım, Haziran sonunda salınacak.Spor'da temizlig falan da hikaye, emir sahipleri bastıracak ve Aziz Yıldırım'ı dışarı çıkaracaklar. Bu şekilde herkes tarafından oluşan gazı kurguladıkları şike soruşturmasında herkese bir parça bal vermek suretiyle yumuşatacaklar.Ha yumuşar mı bilinmez...

Galatasaray'ın bu sene şampiyon olması sağlandıktan sonra tepki daha küçük olacaktır ve gereken yapılacaktır...

Ancak; (umut yok lakin diyelim) her şeye rağmen futbol topunun dört köşeli olmadığını bizim FB'li oyuncular gösterirse bu dediğim kurguda final'de çok acı ve ızdıraplı olacak...

Demedi demeyin.Tiyatroyu izlemeye devam edin...

Bugün Çağlayan'da emniyet plastik mermi kullandı.3'ü ağır olmak üzere çok sayıda çoluk çocuk bildiğiniz gibi darb edilip şiddete maruz kaldı.Fenerbahçeli olmak;tüm bunlara müstehak olmak mı?
Ulusal basında bir tane haber varmı?
Yok, olamazda...

Gözaltına alınanlardan 8'i çocuk 30 gözaltı var. Tekrarlıyorum, 8'i çocuk...!
Bu yasa doğru ya; biz Fenerbahçeliler için şiddete maruz kalmak için çıkarılmıştı.Unutmuşum !

Şimdi bunları gördükten sonra emniyet'in Temmuz'dan beri sistematik kötü muamelesini gördükten sonra Trabzon'da FB'li oyuncuların güvenliğinin sağlanacağından da şüpheliyim.Allah yardımcısı olsun bu çocukların.Ne diyebilirim ki?

Bir Fenerbahçe düşmanlığına, insanlığını yitirdin Türkiye. Futbol üzerinden siyasi rant'ın bu kadar acımasızca bizim üzerimizde uygulanmasını nereden tahmin edebilirdim ki?
2010 Bursa, 2011 TS, 2012 GS,2013 ...?!
Üçgen tamam da merkezde kimler nerede oturuyor?!

Ve biliyor musun ey Türkiye; bizim kaybedecek birşeyimiz kalmadı. Bunun ne anlama geldiğini anlayabiliyor musunuz?
Artık yeter...

Şampiyonluklar,kupalar sizin olsun...

Çıkmak zorundayım.Canım çok sıkkın.Kafamı toparlarsam ve de burada olmayı hala sindirmiş (bazıları da sindirebilirse şayet) olursam belki devam ederiz...



ugseurda
11 yıl önce - Cmt 05 May 2012, 01:38



Uğur1
11 yıl önce - Cmt 05 May 2012, 02:26

Alıntı:
Bugün mahkeme bir karar aldı.TS'un davaya müdahil olması yönünde...Bir davada hem sanık, hemde müdahil olma varmıdır,hukuki yönü nedir?
Cidden merak ediyorum.?!


Bu davada en başından beri savunma metinleri incelendiği üzere savunmanın yanısıra başkalarını suçlamalar da mevcuttur.. Bakıldığında eğer sanıklar böyle bir yöne gidiyorsa suç atılan kişi ya da kurumlar da atılı suçları savunma hakkı için müdahil olabilirler.

Davada sanık olanlar kişiler, ama davaya kurum müdahil olmuş, fark mevcut. Tahminimce aynı zamanda Fenerbahçe kulübü de bu davaya kurum olarak müdahildir, araştırın bakalım.

Alıntı:
Yargılama yapan mahkemenin Tff etik kurulu raporunu isteyipte federasyonun şike olmadığına dair yazılı belgesi aldığı halde tahliye edemediği


Etik kurulu raporunu açıp inceleyelim, şike olmadığına dair yazılı belge mevcut mu? Bir çok maçta şike ve teşvik teşebbüsünde bulunduğu, hakem ve gözlemci raporlarına yansımadığı için sahaya yansımadığı yazıyor. Tabii buna kim inanır o da ayrı ama artık şike olmadığını tartışmak abes.

Benim en güvendiğim spor yazarı bile daha bu olaylar yokken şike imasında bulunuyorsa elbette vardır, tahminimce de geçen sezon ayyuka çıktığı sene olmuştur.

Alıntı:
Tüm bunları görmemenize yada görmeyenlere bende şunu söylemek isterim.Tüm bunlara muhalefetiniz;hasta Galatasaraylı olmanız/olmaları mı sebep?


Tam aksine.. Oldukça rasyonel birisiyim.. Çok fanatik de sayılmam, Galatasaray'a ilgim Galatasaray değerlerini vs. sevdiğim içindir. Bu değerler yokoldukça da kulübümden soğurum açıkçası.

Bakın şöyle bir olay anlatayım..

Geçen sene kulübümüze stadı diken, mali yollardan başarıya götüren ama sportif yönden fecaat duruma sürükleyen ve bunda ısrar eden bir insan, kimi konularda başarılı olmasına ve hasta Galatasaraylı olmasına rağmen tarihte ilk kez ibrasızlık ile kulüp başkanlığından düşürülmüştür. Hatta böyle bir durum yaşanırken bir çok Galatasaraylı da bu durumdan çekinerek başkanlık makamına böyle leke sürdürülmemesini istemeyerek düşürmüştür.

O genel kurul toplantısı benim için düşünce yapısını anlama açısından bir kırılma noktasıdır mesela. İnsanlar bir Galatasaray başkanını kurul önünde ezici bir şekilde eleştirebilmiştir ve istifaya davet etmiştir. Ama başkanlık bu eleştirileri görmezden gelerek devam etme kararı almıştır, defaatle istifa çağrısı yapılmış ve rencide olmaması için uyarılmasına rağmen devam etmiş ve genel kurulu hiçe saymıştır..

Kendisi lise dışından bir müteahhittir..

Sonunda ne mi olmuştur, tarihte ilk kez kovulan bir başkan olarak yerini almıştır. Ahde vefasızlık mı dersiniz bilmem ama stadı yapabilirsiniz, mali durumu düzeltebilirsiniz, istediğiniz kadar takla atabilirsiniz ama Galatasaray genel kurulu'na ve Galatasaray değerlerine karşı gelemezsiniz. Ha bunlar biterse Galatasaray da biter, o zaman da ben desteklemeyi bırakırım.




Burada konuşmalardan örnekler var, siz genel kurulda hangi eleştirileri zamanında Fenerbahçe kongresinde duyabildiniz? Ya da size muhalefet etmiş, başkanınızın hatalarını söyleyen kaç tane Fenerbahçeli insanla konuşabiliyorsunuz, benim dışardan gözlemlediğim kadarıyla sindirilmiş, bastırılmış ve ezilmiş bir muhalefet söz konusu. Bugün Fenerbahçe'ye rakip başkan adayı çıkabiliyor mu?

Bunu göremiyorsunuz belki ama son 15 yılda feci bir şekilde nifak tohumları ekildi, Fenerbahçe cumhuriyeti, herkes bir gün fenerbahçeli olucak, birimize karşı hepiniz bu akıl yapısının tezahürleri.. Kısaca Fenerbahçe kibirliliği..

Edit: Heh şimdi aklıma geldi, yahu tribünlerinizde devasa halde " Rıza efendi, iki ekmek bir süt " pankartı açıldı.. Adamlar yani bunun için uğraşmış zaman harcamış ve aşağılamak için böyle bir şey yazmışlar.. Seviye yerde bile değildi.

80ler'de benim büyük amcamın top koşturduğu Fenerbahçe değerleri ile birlikte mazide kaldı, şimdi ise Azizspor diye bir takım oluştu. Yat dese yatıyor, kalk dese kalkıyorsunuz.

Neredeyse bazıları Fenerbahçe kirlense dahi, birilerinin kurtulmasına sevinir oldu.. Size başarı olarak sadece yerel çapta başarılar getirmiş, uluslararası alanda başarı getirememiş, getirse dahi bunu berbat etmiş birisine nasıl bu kadar bağlanabildiniz ben onu çözmeye çalışıyorum.

Yıllardır başarı olarak 6-0 hikayesini anlattınız, ya da sizlere başarı olarak bu yutturuldu. Hiç bir Galatasaraylı'dan Beşiktaşlıya bakın biz size 6 attık 1o sene önce dediğini ve bunu büyüklük göstergesi olarak koyduğunu duydunuz mu?

Fenerbahçe'nin küme düşmesini asla istemiyorum, ama Azizspor'un amatör kümeye kadar gönderilmesini isterim.. Bunu sadece Galatasaraylı birisi değil, tahminimce herkes istiyordur. Ha oradan tekrar yeni bir Fenerbahçe spor kulübü doğar, o ayrı konu.

Malesef Galatasaray lisesi gibi yöneticilerini çıkarabilecek bir eğitim kurumunuz yok, nasıl bu girdaptan çıkarsınız bilemiyorum ama doğru insanın peşinden gitmek, bunun ötesinde doğru işleyen bir genel kurul yapısına sahip olmanız gerekir.

Ha şimdi bunların üstüne bizim akla ihtiyacımız yok cevabı da gelebilir, normal karşılarım ama bence oturup sağlıklı bir şekilde düşünme zamanı..



ugseurda
11 yıl önce - Cmt 05 May 2012, 12:38

Alıntı:
Skandal!
Fenerbahçe’nin, Hırvatistan’da katıldığı uluslararası yarışta başka kulüplerin lisanslı sporcusu olan iki kürekçiyi, Sarı- Lacivertli formayla yarıştırıp madalya kazandığı ortaya çıktı.

Fenerbahçe’nin kürekte kendi lisanslı sporcusu olmayan iki kürekçiyi uluslararası yarışmalara soktuğu ve bu sporcular üzerinden altın madalya kazandığı ortaya çıktı. HABERTÜRK’ün ulaştığı bilgilere göre Fenerbahçe Kürek Takımı, 14-15 Nisan’da Zagreb’te katıldığı Hırvatistan Açık Kürek Yarışmaları’nda, lisansları Kırkpınar Kulübü’nde bulunan Muhammet Canşi ile Hereke Kulübü sporcusu olan Özkan Özkara’yı Fenerbahçe formasıyla yarışlara soktu. Hırvat yarışma komitesine verilen listede Fenerbahçe’nin sporcuları olarak gözüken Muhammet Canşi ile Özkan Özkaya, 14 Nisan’da girdikleri Büyük B Erkekler iki tek dümencisiz kategorisinde ‘Fenerbahçe 2’ ismiyle Final A müsabakasını birinci sırada tamamlayarak altın madalya kazandı. Aynı yarışta Fenerbahçe 1 ekibi ikinci, Türk Milli Takımı da üçüncü oldu. Canşi ve Özkaya’dan oluşan ekip, bir gün sonra yine aynı yarışa ‘Fenerbahçe 3’ ekibi olarak katılarak bu kez 4. sırayı aldı.

KULÜPLER ŞAŞKIN
Sarı-Lacivertli kulübün sporcularını yurtdışına götürmek için her iki kulüpten de muvaffakat aldığı ancak kulüplerin bu izni Fenerbahçe adına değil, kendi kulüpleri adına yarışılması için verdiği belirlendi. Kırkpınar Kulübü Başkanı Fatih Fil, “Muhammet Canşi bizim lisanslı sporcumuz. Kulüp olarak faaliyetlerimizi Fenerbahçe’nin desteğiyle yapıyoruz. Açık yarış olduğu için Canşi’nin Fenerbahçe ile gitmesine izin verdik. Fakat Fenerbahçe adına yarıştığını bilmiyorduk” diye konuştu.

Nalga olayını hatırlattı
Kürekte yaşanan olay, akıllara üç yıl önce basketbolda meydana gelen ‘Cemal Nalga’ skandalını getirdi. 2009 yılında Galatasaray Cafe Crown basketbol takımının 5 maç cezalı oyuncusu Cemal Nalga’nın, sezon öncesi hazırlık maçlarında takımın diğer basketbolcusu Tufan Ersöz’ün formasıyla oynadığı ortaya çıkmıştı.

İlhami İşseven: Biz uyardık
Kürek Federasyonu Başkanı İlhami İşseven de Fenerbahçe’nin, uluslararası bir yarışta başka takım sporcularını kendi formasıyla yarıştırmasının kurallara uygun olmadığını söyledi. Bu durumdan yarışmalar sonrası haberdar olduklarını dile getiren İşseven, “Fenerbahçe ile konuyu görüştük ve kendilerini uyardık” dedi. İşseven, Sarı-Lacivertli kulübün federasyondan aldığı izin doğrultusunda bu sporcuları Fenerbahçe değil, mensubu bulundukları kendi takımları adına yarıştırması gerektiğini vurguladı.

G.Saray izin vermedi
Her iki milli kürekçiyi de Fenerbahçe’nin uzun zamandır transfer etmek istediği, ancak Canşi ve Özkaya’nın eski kulübü Galatasaray bu transferlere izin vermeyince kürekçilerin Kırkpınar ve Hereke kulüplerine geçtiği öğrenildi.

HTSPOR/ Murat AĞCA


Kerim Kuyu

11 yıl önce - Cmt 05 May 2012, 13:51

Alıntı:
Habertürk Gazetesi’nde yayınlanan ve "Kürekte Skandal" başlığını taşıyan haberde, Kürek Şubemizin Hırvatistan’da katıldığı bir yarışmada başka kulüplere ait lisansları bulunan sporcuları Fenerbahçe adına yarıştırdığı ve bu suretle altın madalya kazandığı yazılmaktadır.

Baştan sonra yanlış ifade ve bilgilerle dolu haberde de görülmektedir ki, Fenerbahçe Spor Kulübü hakkında maksatlı haber yayınlamaya devam edilmektedir.

Kürek Şubemizin kaptanı Çağlar Özdemir yayınlanan haberle ilgili olarak Resmi Sitemize şu açıklamayı yapmıştır:

Kürek sporu ve yarışmalarında basketbol ve diğer branşlara ait kurallar geçerli değildir. Açık yarışlarda yarışma komitesine verilen isimlerin başka kulüplerde lisansları olsa bile; yarışması, derece alması skandal değil, doğal bir durumdur. Adı geçen gazete popülist bir habercilik yaparak bunun bir skandal olduğunu belirtmiş, aslında habercilikte bir skandala imza atmıştır.

Kürek sporunu takip eden gazeteciler ve yazarlar çok iyi bilmektedir ki; Uluslararası açık yarışmalarda oyuncu isimleri belirtilerek takım adına sporcu yarıştırabilirler. Bununla ilgili bir kısıtlama söz konusu değildir.

Yurt içi ve ya yurt dışında kulüplerarası bir yarışmada bu oyuncuları zaten yarıştıramazdık. Yarışma komitesi bizden bu oyuncularla ilgili lisansları göstermemizi isterdi. Ama açık yarışlarda ısrarla tekrar ediyorum böyle bir kural yok.

Özkan Özkara ve Muhammet Canşi isimli iki sporcumuz kendi kulüplerinden izinli olarak Fenerbahçe kafilesiyle yola çıkmış, yarışmış ve kazanmışlardır. Madalyaları müzemizde değil, kendilerindedir. Bundan sonra da yarışacak ve kazanacaklardır. Olayı bir başka boyuta getirmeye çalışmak, Kürek sporu ile ilgili bilgisizlikten kaynaklanmaktadır. Adı geçen gazeteye bu haberin düzeltilmesiyle ilgili hukuki girişimlerde bulunacağız."

http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?Conten ...ource=fbsk


Uğur1
11 yıl önce - Cmt 05 May 2012, 13:57

Alıntı:
karşı tarafın açıklamasını beklemeden ve ortamı gerici cümle kurup link paylaşıyorsunuz.

Buyrun Cevabı ;


Bu açıklama tatmin edici değil maalesef..

ÖNCE

Bu sonuçla Kürek Şubemizin sporcuları Uluslararası Zagrep Yarışları’nı 3 altın, 1 gümüş ve 1 bronz madalya ile tamamladı.

http://www.fenerbahce.org/kurek/detay.asp?ContentID=28810

SONRA

Herkese açık olan Zagrep OPEN adlı yarışta kulüplerinin yazılı izni ve federasyonun bilgisiyle yer alan sporcuların başarıları bireyseldir.



sayfa 230
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET