1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 229  |
 |
anıl gumusel
11 yıl önce - Cum 04 May 2012, 21:30
Son Dakika:Tamer Yelkovan tahliye edildi..Aziz Yıldırım'a tahliye kararı çıkmadı..
|
 |
Yakup
11 yıl önce - Cum 04 May 2012, 21:36
| Alıntı: |
| Galatasaray'dan sonra Trabzonspor ve Bursaspor da 58. maddenin değişmemesi için tahkime gitti. |
Bence bu kulüpler sonuna kadar gitsinler..!
degisiklik olmazsa, yeni sezonda ligi boykot etsinler..!!
Ben Besiktasliyim, ama Besiktas adina konusmuyorum kendi görüsümü söylüyorum, onlara benden tam destek..
Yildirim Demirören Besiktastayken kesinlikle onunda bir sike parmagi vardir diyorum..
|
 |
Uğur1
11 yıl önce - Cum 04 May 2012, 22:10
http://www.trtspor.com.tr/Haber.aspx?id=20738
| Alıntı: |
İşte İbrahim Akın'ın TFF Etik Kurulu'na verdiği savunma:
Yusuf Turanlı benim gayri resmim menajerimdir. Ben Kıbrıs'la ilgili olarak, kumarla ilgili konuşuyoruz. Tüm konuşmalarım transfer ile ilgili. Sezon sonunda transfer olmayı planlıyordum. Beni büyük kulüpler istiyordu o sezonki performansım nedeniyle. Fahri Tatan'la görüşmelerim at yarışı ile ilgilidir. Yusuf Turanlı ile konuşmalarımda 100.000 olarak geçen şey bir ev. Kıbrıs'ta Annem Neşe Öztürk adına bir evdir bu. Ben bu evi ocak ayında aldım. Sonuçta ben bu evi sattım. 11.00 EUR'ya almıştım. Bu evi aldığım şirkete 100.000 USD'ye geri verdim. Bunun 50.000 USD'lik kısmını peşin aldım. Bunu elden aldım. Kala 50.000 USD'lik kısmını da annem elden aldı. Kıbrıs'ta yabancı statüsündeyiz. İnşaaf firması ile sözleşme yaptıktan sonra İçişleri Bakanlığı'ndan izin alınıyor. Kıbrıs'taki İnşaat Şirketi'nde benim ortaklığım yok. Para konusu konuşulduğunda ben havaalanındaydım. Erzurum'a giriyordum ama uçağı kaçırdım. Ben sıklıkla bizzat Erzurum;'a gidip, Hoca'yı ziyaret edip türbeleri geçiyordum. Ben burada İbrahim Toraman'ın formasını bir aşçı arkadaşım için istemiştim. Eğer şike yaptıysam ve ordada bir para varsa, neden suçüstü yapmadılar. Ayrıca madem şike yaptık para neden 10 gün sonra verildi. Bu müsabakada tüm pozisyonlarda imzam var. Bu aslında Beşiktaş müsabakası ile ilgili ama Fenerbahçe müsabakasına yorulmuş bu. Ben atları olan ve kumarı seven ama inançlı bir insanım. Ben at yarışı oynuyorum. Kıbrıs'ta da kumar oynuyorum. At yarışında da tutturuyorum. Burada Hoca'ya da bu konuyu soruyorum ama sanki şike parasıymış gibi soruyorum. Ben Yusuf Turanlı'nın relaks oynayın, çok fazla asılmayın şeklindeki hiçbir önerisini dinlemedim. Bunlar sadece kendisinin telefonda söylediği şeyler. Ben performanslarım nedeniyle büyük kulüpler tarafından istendim. Savcı kendi istediği şekilde ifade vermemi istedi. Seni salacağım dedi ve eşimle çocuğumu gösterdi. Savcı beni psikolojik baskı altında tuttu. O zamanki avukatım ya savcının dediği gibi söyleyecektin la da tutuklanacaksın dedi. Ben de imzalamak zorunda kaldım. Ben şike yapmadım. Müsabakayı izleyin böyle bir şey olmadığını göreceksiniz. O sezon 38 müsabakada oynadım, 11 gol attım. 12. golü atsam sözleşme gereği prim alacaktım. Erzurum'daki Ahmet hoca ile konuşmamda, bilgi vermiyorum. Yusuf Turanlı'dan bana gelen bir ima var ve ben bunu dile getiriyorum. Ben bu müsabakadan önce konuştum. Müsabaka sonrasında parayı aldığımı dair herhangi bir şey yok. Zaten ben Hoca'dan çekindiğim için kumar olduğunu saklayarak şike parası olduğunu söylüyorum. Ben Abdullah Hoca'ya kendim "beni oynat, Trabzonlular sorun çıkarır" dedim. Yusuf Turanlı bana hep ima ediyor. Kendini kupa maçına sakla vs. gibi. Ben de durumu anladım. Yusuf Turanlı'nın amacı da tabii ki para kazanmak çünkü beni büyük takımlar istiyordu. Sevdiğim insanları kıramadığım için onlara hayır diyemiyorum. Bu benim psikolojik bir hastalığım. Rakip takımın kadrosunu öğrenmeye çalışmak her takımda vardır. Kadrolar zaten bellidir. Buradan bir menfaat kazanmak mümkün değil. Yusuf Turanlı'ya bunu söylerken kiminle konuştuğunu bilmiyordum. Cezaevinde Aziz Yıldırım bana bu durumu sordu. Ben de size anlattığımı ona anlattım. O da bana kızdı. At yarışındaki ikramiyenin belgesini sorduk ancak bulamadık. Kazancın vergiye tabi olmaması için küçük miktarlarda misli oynuyordum. Toplam kazancım o gün altılıdan 70-80.000 TL civarındaydı. Ben kazandığım paraları kendim almadım. Burada tapelerden de anlaşılacağı üzere misli kazandım. Bu para Erzurum'lu Hoca ile konuşmadan birkaç gün önceydi. O sırada Kıbrıs'a da gittim ve Kıbrıs'ta da para kazandım. Bu seyahatim ile ilgili olarak gerekli belgelerim var. Ben Kıbrıs'a Abdullah Hoca ile anlaşmam gereği 3-4 günlük bir tatilim vardı. Alacağım vardı kulüpten. Gençlerbirliği kupa müsabakasını kazanınca hem alacağımı hem de tatil hakkımı bu şekilde elde ettim.
Açıklamasında bulunmuştur. |
|
 |
Muhammet Yaymaz
11 yıl önce - Cum 04 May 2012, 22:57
Aziz Yıldırım Neden Tahliye Olamıyor? İşte Gerçekler
Çoğu zaman bir insanın suçlumu suçsuzmu olduğunu anlamak için savcı veya hakim olmanıza gerek yoktur. Bazı insanlar itiraf etmeselerde davranış dilleri ile suçluluklarını ilan ederler.
Müthiş bir titizlikte yürütülen yüzyılın tarihi şike davasında iddianameyi okuyan her aklı başında birey evet Aziz Yıldırım suçludur der. Zaten iddianameyi okuyup anlayan mantıklı Fenerbahçeliler ‘evet şike var ama radara biz yakalandık bu dava bize ihale edilmemeli’ dediler. Militan Fenerbahçeliler ise kutsadıkları Aziz Yıldırım’ın suç işlediğine ihtimal bile vermediler.
Biz Hakim değiliz savcıda değiliz şimdilik iddianameyi bir kenara bırakıp Aziz Yıldırım’ın kendi eliyle kendi suçluluğunu nasıl ortaya koyduğunu ve bunun sonucunda neden 10 aydır tahliye olamadığını görelim.
1. Masum kişi kendinden emindir. Suç işlemediğini bilir. Rahattır.
2. Masum kişi mesela talimatını kendi yazdığı 6222 sayılı yasanın değiştirilmesini istemez. Çünkü kendisi zaten masumdur yasaya bel bağlamaz.
3. Masum kişi ‘cemaatin hedefi biziz’ ’cumhuriyetin kalesi biziz’ gibi o dönemde popüler olan bir söylemi kullanıp mahkemenin dikkatini başka yöne çekmek istemez. Aziz Yıldırım masum olsaydı cemaatin x grupların hedefi benim demezdi, çünkü cemaatler ve siyasi partiler konumları gereği toplulukları hedef almazlar. Eğer tek başına Aziz Yıldırım’ı hedef alsalardı sırdan bir suçu bahane edip hedeflerine ulaşabilirlerdi. Hiç bir topluluk arkasında ciddi taraftar desteği olan bir spor kulübünü hedeflemez. Çünkü spor kulüpleri zaten özellikle siyasi partiler için halkı uyutmak dikkatlerini başka yöne çekmek amacıyla kullanılırlar.
4. Masum kişi mahkemeye çıktığı bir konuda arkasına mensubu olduğu camiasını almaz. Çünkü arkasına kalabalıkları alması suçluluğunun delili olduğu gibi bir bakıma mahkemeye göz dağı verme taktiğidir. Masum birey camiasının prestijini saygınlığını düşünür davaya camiasını dahil etmek istemez. Ama suçlu insanın gözü hiç bir şey görmez. Geçmişte bu tür topluluklara hitap eden insanlar mahkemeleri toplulukları sokağa dökmekle tehdit etmişlerdir.
5. Masum insan mahkemede kendi suçsuzluğunu savunur başkasını karalamaz. Başkasını karalamak bak o da yapıyor demek suçlu insanın kendi yaptığı eylemin kendince suçsuzluğunu gösterme yöntemidir.
Hatırlayınız Fenerbahçeliler önce tuhaf bir şekilde Aziz Yıldırım’ın nato ihalesine girmemesi için tutuklandığı masalını uydurdular. Daha sonra Aziz Yıldırım’ın sportif bir suç nedeniyle tutuklandığı ve bu suçtan tutuklanan birinin ihalelere girmesinde vekil atamasında hiç bir hukuki engel olmadığı anlaşılınca bu kez Cemaatin hedefi biziz biz son kaleyiz gibi tamamen hedef saptırma yoluna gittiler. Başbakanı ve hükümeti suçlayan Fenerbahçe kulübü söz konusu hükümetin bir gecede yasa değiştirmesi başbakanın ise şike yandaşı birini TFF başkanı yapıp şikeyi örtbas ettirmesinin ardından Türk halkını daha fazla kandıramayacağını anlayıp namusum dediği CAS davasından çekilme kararı aldı.
Aziz Yıldırım 10 aydır tahliye olamıyor, ne cemaat ne ergenekon, ne cas davası hepsi Aziz Yıldırım’ın hedef saptırma yöntemleri idi ve zamanla hepsi çöktü. Sonunda Aziz Yıldırım Türk halkının çok iyi bildiği kendi gerçeği ile başbaşa kaldı.
Evet Aziz Yıldırım değiştirilen 6222 sayılı yasa nedeniyle kısa zamanda serbest kalacak ama 10 aydır olduğu gibi bugünde tahliye olamadı, çünkü Aziz Yıldırım şike yaptı çünkü Aziz Yıldırım suçlu.. bunu ben değil Aziz Yıldırım’ın kendisi söyledi zamanda bize bunu tartışmasız bir şekilde gösterdi.
|
 |
Sezgin G.
11 yıl önce - Cum 04 May 2012, 23:29
Tahkim Galatasaray, Trabzonspor ve Bursaspor'un 58. maddenin değişmemesi için yaptığı itiraz Tahkim tarafından reddedildi
http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/20485548.asp
En son Sezgin G. tarafından Cum 04 May 2012, 23:29 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
önery
11 yıl önce - Cum 04 May 2012, 23:29
Tahkim Kurulu, Galatasaray, Trabzonspor ve Bursaspor'un 58. ve 105. maddelere yaptıkları itirazı reddetti.
kaynak : http://www.fanatik.com.tr/Itiraziniz-kabul-edilme ...261541.htm
başkanlığını bıraktığı klübü mali açıdan çökerten birisinin türk futbolunu yükselteceğini düşünmek, suyu kurumuş gölde balık tutmak için olta atmak gibidir...
|
 |
Tuğrul Poyraz
11 yıl önce - Cum 04 May 2012, 23:45
İhtişamlı binalar inşa edilirken içinde adalet dağıtılacağını sananlar ;bu ülkenin sabilere dağıtılan sütün bozuk olmasına boşuna isyan etmeyin.Adalet dağıtma iddiasında olanlar, adaletin içine bol miktarda klorlu su katıp iyice sütün tadını bozdular...
Açık ve net soruyorum; şike davası tiyatrosuna inanan var mı?
Yada nereye kadar sürdürmeyi planlıyorsunuz bu tiyatroyu?
Yıllardır ha yargılandı ha yargılanacak denen, uğruna referandumlar düzenlenen Kenan Evren hala daha villasında oturur iken, bu ülkenin karanlık isimlerinden Mehmet Ağar'a kerhen 5 yıldızlı otelde 2 sene verilirken; Aziz Yıldırım ve pek çok insan aylardır, yıllardır suçlarını bilmeden; suçlarını müthiş bir kesinlikle ortaya koyacak deliller bulunmadan cezaevlerinde harcıyorlar günlerini...
Ne kadar daha sürdüreceksiniz bu tiyatroyu?
Özel yetkili mahkemelerde, beğenmediğiniz hakimleri davadan çekip yerlerine özel yetkili hakimler getirerek veya yine özel yetkilere sahip savcıların iddianameleri ile, çok özel gizli tanıkların verdiği ipe sapa gelmez ifadelerle daha ne kadar sürdüreceksiniz bu tiyatroyu?
Ben söyleyeyim. Biz izlemeye bırakana kadar...
Biz bu oyunu daha önceden gördük. Ergenekon adı ile de sahnelendi, Balyoz adı ile de, KCK adı ile de. İsimler farklı oyunun içeriği aynıydı. Ve biz hep farklı bir şey izliyormuşuz gibi izlemekle yetindik. Bir benzeri de "Şike Operasyonu" altında oynanıyor ve biz sadece fanatiklikten doğan bir nefretle bir takımdan ve onun yöneticilerinden iğrendiğimiz için ayağa kalkıp alkışlayabiliyoruz bu oyunu...
Yenince, yenilince, şampiyon olduğunu zannedip timsaha yatınca, bilmemne; bunların hepsi futbolda alay malzemesi olabilir. Ama burada ailelerden ayrı konulan insanlar, babasından uzak kalmış çocuklar söz konusu. Böyle bir ortamda, siz "UEFA, Cemaatçiler, Obama da size karşı" gibi sulandırmalar yapamazsınız. Futbol gerçekten insanlık vicdanınızı karartacak kadar önemli bir şey mi? Bir kupa değer mi gerçekten bir evladın haksız yere babasından ayrı konulmasına?
Biz Fenerbahçe taraftarları olarak bu oyunu izlemeyi reddediyoruz. Kendi çıkarlarımız adına değil, gerçekten adalet istediğimiz için. Ama her konuda devlete muhalefet eden rakipler bile konu futbol olduğunda Fenerbahçe taraftarına polisin sert bir şekilde müdahale etmesini ellerini sıvazlayarak izleyebiliyorlar. Halbuki orada yargılanan Aziz Yıldırım ya da Fenerbahçe değil, sizin vicdanınız...
3 Temmuz'dan beri müthiş bir dezenformasyon ve bilgi kirliliği var. Ve sizin önünüze atılan iddialar, o inanmayı çok istediğiniz şeylerin hepsi fos çıktı bugüne kadar. Ancak siz hala daha, "Fenerbahçe batsın" umudu ile, aynı kaynaklardan gelen aynı yalanlara sarılıyorsunuz. Neredeyse 1 yıl devrilecek ama siz Mehmet Baransu'yu, Talip Doğan Karlıbel'i ROK, Erman Toroğlu'na gösterdiğiniz itibarın yarısını Fenerbahçe taraftarına göstermediniz. Hepsi de o çok şikayet ettiğiniz Türk futbolundaki şampiyonluğa ulaşma uğruna. Değecek mi buna gerçekten? Nedir bu içinizdeki nefretin sebebi?
Olmayan delillerin karartılabileceği ihtimali ile bu insanlar neredeyse 1 yıldır içerideler. Suçları sabit değil. Kendi rızaları ile gidip teslim oldular. Daha ne yapmalı bu adamlar? Lanet olsun adalet anlayışınıza da, etik anlayışınıza da...
Bu olay sandığınız kadar kolay kapanmayacak ama. Fenerbahçe taraftarı var oldukça, size hep kör bir fanatiklik uğruna adaletin karşısında ; yeri geldiğinde nasıl Mehmet Baransu, Talip Doğan Karlıbel, Serhat Ulueren ve Erman Toroğlu gibi insanlarla aynı safta durduğunuzu hatırlatacaktır...
Sevinin. Sevmediğiniz biri ailesinden, çocuklarından uzak cezaevinde çürüyor diye. Buna sevinebilecek kadar zavallısınız çünkü...
|
 |
ugseurda
11 yıl önce - Cum 04 May 2012, 23:46
Mahkeme bir sonraki duruşmada bütün sanıkların hazır bulunmasını istediğine göre muhtemelen savcı verilecek cezalar konusunda mütalaada bulunacak..Haziran ayında cezalar açıklanabilir..
|
 |
Uğur1
11 yıl önce - Cum 04 May 2012, 23:51
| Alıntı: |
Açık ve net soruyorum; şike davası tiyatrosuna inanan var mı?
Yada nereye kadar sürdürmeyi planlıyorsunuz bu tiyatroyu? |
Tuğrul bey, şahsi kanaatim hasta Fenerbahçeliler dışında herkes inanıyor..
Hatta inanmakla kalmadı, raporlarda, delillerde, heryerde ortaya çıkmış bir olgu artık, var mıdır yok mudur tartışması yapmak çok abes bir durum.
Keşke federasyon yönetimi cesaretli davranıp etik kurulu raporunu da ortaya çıkarsaydı, kamuoyu bu kadar meraklıyken sunsaydı okusaydık..
Gerçi mahkeme istemiş, yolda iken yine medyadaki birileri tarafından ele geçirilecektir, kamuoyunun herşeyi açıkça bilmesinden bir korku duymamak lazım değil mi?
|
 |
Emre2001
11 yıl önce - Cmt 05 May 2012, 00:28
Dava sonrasında polis şiddetinin yol açtığı görüntüleri wowturkey'deki güzelliklere yakışmayacağı için buraya taşımıyorum, ama her defasında kullanılan şiddet (ki iki defa ben o meydandaydım, taraftarın sadece tezahurat yaptığı bir ortamda dağılın anonsu yapılmadan biber gazı atıldı, bu gece plastik mermi ile ateş edilmiş, 2 yaralı var), şiddete gösterilen cılız tepkiyi de "basına ve polise saldırıldı" diye tek taraflı çarpıtma bu davanın sadece bir şike davası değil "biat edeceksiniz" temalı bir siyasi davaolduğunun tekrardan kanıtıdır.
Sizden tekrar rica ediyorum, medyanın size aktardıkları ile Değil mantığınızla ve vicdanınızla düşünün.
|
 |
sayfa 229  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|