1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 30  |
 |
altay_tr
8 yıl önce - Pts 02 Şub 2015, 19:36
| Alıntı: |
ünyanın enerji haritasını toryum değiştirecek
AA Giriş Tarihi: 27.1.2014 13:19 Güncelleme Tarihi: 27.1.2014 16:11
Paylaş
tweetle
paylaş
AA
Yazdır
Arkadaşına Gönder
TAEK CERN Bilim Komitesi Üyesi Prof. Dr. Sultansoy: "Yeşil nükleer enerji olarak adlandırılan toryum, dünyanın enerji problemini çözebilecek en önemli kaynaklardan biri. Toryumu enerjide kullanmaya başladığımızda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alabiliriz. 2030'larda elektrik enerjimizin yüzde 50'sini yerli kaynağımız toryumdan üretebiliriz. Türkiye enerji devi olabilir, yeter ki biz bu teknolojiye sahip çıkalım. OECD ve IAEA verilerine göre dünyadaki toryum rezervinin yüzde 11'i Türkiye'de bulunuyor"
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) Bilim Komitesi Üyesi Prof. Dr. Saleh Sultansoy, "yeşil nükleer enerji" olarak adlandırılan toryumun, dünyanın enerji problemini çözebilecek en önemli kaynaklar arasında bulunduğunu belirterek, "Toryumu enerjide kullanmaya başladığımızda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alabiliriz" dedi.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde de öğretim üyesi olan Sultansoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin cari açığının en önemli iki nedeninin enerji kaynakları ve ileri teknoloji ürünlerin ithalatı olduğunu söyledi.
Sultansoy, 2030 yılında gelişmiş ülkeleri seviyesine çıkabilmek için en az 100 gigavatlık ek güç kurulması gerektiğini belirtti. Yılda 50 ton toryum ile 50 gigavat enerji üretilebileceğini belirten Sultansoy, bu miktarın Türkiye'nin toryum rezervinin onbinde birinden daha az olduğunu ifade etti.
Gelecek 20 yıl içerisinde dünyanın enerji haritasının toryum ile değişeceğini savunan Sultansoy, şunları kaydetti:
"Gelişmiş ülkeler, enerjilerinin büyük kısmını nükleer santrallerden sağlamaktadır. Fransa, enerjisinin yüzde 85'ini nükleer santralden karşılarken, biz yıllardır bu santrallerin kurulup kurulmamasını tartışıyoruz. Şu anki bilimsel verilere göre, Türkiye toryum rezervinde dünyada ikinci sırada bulunuyor. Türkiye'nin gelişmesini istiyorsak toryumdan enerji üreten santraller kurmalıyız. 1 gigavatlık enerji için 3,5 milyon ton kömür veya 200 ton uranyum gerekiyor. Aslında 1 ton toryumdan da bu enerji elde edilebilir. Toryum yakıtlı reaktörlerin 2020'li yıllarda ticarileşmesi öngörülüyor. 2030'larda ise elektrik enerjimizin yüzde 50'sini yerli kaynağımız toryumdan üretebiliriz. Türkiye enerji devi olabilir, yeter ki biz bu teknolojiye sahip çıkalım ve uluslararası işbirliklerine katılabilelim."
"Dünyanın toryum yerine uranyuma yönelmesinin nedeni nükleer silahlanma yarışı"
Toryumla çalışan santraller konusunda dünyada en büyük ilerlemeyi sağlayan ülkenin Hindistan olduğunu belirten Sultansoy, ABD, Norveç, Kanada, Japonya ve Çin gibi ülkelerin toryumu elektrik santrallerinde kullanmak üzere proje ürettiklerini söyledi. Türkiye'nin elektrik enerjisi üretimini OECD ortalamasına yükseltebilmesi için mevcut kapasitesini üç katına çıkarması gerektiğine dikkati çeken Sultansoy, ülkedeki toryum rezervlerinin bin yıllar boyunca enerji gereksinimini karşılayacak kapasitede olduğunu vurguladı.
Sultansoy, toryumun tabiatta şu anki nükleer santrallerde kullanılan uranyumdan yaklaşık üç kat fazla bulunduğu belirterek, dünyanın toryum yerine uranyuma yönelmesinin tek nedeninin nükleer silahlanma yarışı olduğunu savundu.
"Türkiye'nin bu işten karlı çıkması bazı güç odaklarının işine gelmiyor"
Dünyada toryum rezervi açısından üç ülkenin başı çektiğini ifade eden Sultansoy, şöyle devam etti:
"Bilinen toryum miktarı açısından Hindistan ilk sırada bulunuyor. Onun hemen ardından Türkiye ve Brezilya geliyor. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) ve OECD verilerine göre 880 bin ton ile dünyadaki toryum rezervinin yüzde 11'i Türkiye'de bulunuyor. Diğer bağımsız kaynaklar ise ülkedeki rezervlerin bundan 3-4 kat daha fazla olduğunu ve Türkiye topraklarındaki toryumun değerinin 120 trilyon dolar olabileceğini tahmin ediyor. Isparta'da bulunan Çanaklı Madeni'nde kolay işlenebilen torit minerali şeklinde 20 bin ton rezerv var ve sadece bu rezerv 100 yıl boyunca elektrik enerjimizi karşılayabilir. Toryumla beraber atom bombası yapılamayan bir enerji üretilecek. Daha da önemlisi, hızlandırıcı sürümlü toryum yakıtlı sistemler nükleer atık problemini çözmeye imkan sağlayacak. Yüksek miktarda toryum rezervine sahip olan Türkiye'nin bu işten karlı çıkması bazı güç odaklarının işine gelmiyor. Toryumu enerjide kullanmaya başladığımızda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alabiliriz."
Sultansoy, Türkiye'nin yakın gelecekte kalıcı bir stratejik değer oluşturabilmek için toryumla ilgili ulusal yol haritasını belirlemesi, gerekli insan kaynağını yetiştirmek amacıyla nükleer teknoloji üniversitesinin ve laboratuarların kurulması gerektiğine dikkati çekti.
Eskişehir'de 2003'te yaklaşık 100 bilim insanının katılımıyla toryum çalıştayı düzenlediğini anımsatan Sultansoy, uzun vadeli bir program hazırlandığını ancak sürecin devam etmediğini sözlerine ekledi. |
http://www.sabah.com.tr/ekonomi/2014/01/27/dunyan ...gistirecek
|
 |
jeopol
8 yıl önce - Pts 02 Şub 2015, 20:51
Toryum rezervlerimiz gercekten onemli miktarda. Ancak diger milletler kendinde olani isleyip degerlendirmeye calisirken, biz hazira konmayi severiz.bundan dolayi birileri cikip toryumu kullanilabilir hale getirene kadar toryumun maddi degeri sifirdir.
|
 |
gülşen kurtalan
8 yıl önce - Sal 03 Şub 2015, 03:52
| Alıntı: |
Soru: Doğu-İslam ülkelerinde kaç adet NS mevcuttur???
CEVAP: 1 (BİR) dir!!! 441 adet batıda ve 1 adet Pakistan'da |
Doğuda çok var korede japonyada çinde Hindistanda Avustralyada yenizelandada
İslam ülkelerden Pakistan da iranda var
|
 |
ads 1940
8 yıl önce - Pzr 08 Şub 2015, 23:16
| Alıntı: |
| Rusya kendi nükleer santralini kendi ülkesine kurmak yerine bizi keriz yerine koyup bizim ülkemize kuruyor ve bunu savunanlar var. Rusya'nın pis işlerini ülkemizde yapmasını; sırf hükümete yağ çekmek için savunmak, en başta Mersin halkına ihanettir. |
Seninle aynı fikirdeyim diğer başlıkta ta yazdım aynını burda da yazıyorum bence ülkemizde nükleer santraller kurulmamalı hele hele tarım ve turizm merkezlerinin ortasında bulunan Mersin ilimize hiç kurulmamalı.
Akkuyu nükleer santrali işte bu bölgede kurulmak isteniliyor
http://www.haritatr.com/harita/Akkuyu/54232
Nükleer santralin kurulmak istendiği yer Mersin il sınırları içerisinde olup Alanya, Karaman ve Kıbrıs adasına yakın Konya-Adana-Antalya illerimize nerdeyse eşit mesafede ve ülkemizde İstanbul'dan sonra en fazla nüfus potansiyeline sahip olan bi bölgede yeralmaktadır burda meydana gelecek bi facia sonucu ülkemizin tarım ve turizm merkezi olan bu bölgede artık ne tarım yapılır nede turizm!! sadece Antalya ilimizin yüzbinlerce kişiyi istihdam edip turizmden bu ülkeye kazandırdığı yıllık 16 milyar $ döviz miktarını düşündüğümüzde o bölgeye 25 Milyar $ (türk lirası olarak yaklaşık 62 milyar tl) maliyetle 2 bin civarı kişinin çalışacağı nükleer santral yapmak aptallıktır.
Mersin ilimiz ülkemizin en fazla güneş potansiyeli olan 5 ilinden birisidir hatta Anamur ilçesi Türkiyenin güneş yoğunluğu bakımından en şanslı merkezidir bölgedeki diğer şanslı yerler Mersin merkez, Çamlıyayla, Erdemli, ve Bozyazı'dır yani Mersin ilinin kuzey kesimleri.
İşte ülkemizin güneş haritası
http://www.eie.gov.tr/MyCalculator/Default.aspx
Buda Mersin ilinin güneş haritası
http://www.eie.gov.tr/MyCalculator/pages/33.aspx
Ülkemizde Konya ilimize 60 bin dönümlük bi araziye 3000 MW'lık Dünyanın en büyük güneş tarlası kurulacak bunun maliyeti ise yaklaşık 6 milyar $ yani Mersin Akkuyu Nükleer santralinin 4/1 i kadar Akkuyuya verilecek 25 Milyar $ ile Mersin'e güneş panelleri yerleştirilse daha fazla kişi istihdam edileceği gibi 12.000 MW civarı bi enerji elde edilir yani Akkuyu'nun yaklaşık olarak 3 katı enerji bence nükleer santrale hiç gerek yok güneşin kenti Mersin güneşten temiz enerji üretmelidir.
|
 |
altay_tr
8 yıl önce - Pzr 15 Şub 2015, 23:01
akkuyu nükleer santrali işleme başladığında Rusya burada elektrik üretecek ve bize kw'si 12.35 cent'e satacak. Biz de yüzde 50 alım garantisi veriyoruz. bhna göre yıllık 2.5 milyar dolar ile 5 milyar dolar Rusya' dan elektrik alacaz bu santralden. bence bunun yerine Rusya'dan doğal gaz veya direkt rus şebekesindwn elektrik alsak daha mantıklı. böylece sanayi, turizm, tarım merkezi Mersin ve çevresinde oluşacak zararlar olmaz. Rusya'ya da Akdeniz'de İncirlik benzeri bir üs vermemiş oluruz.
|
 |
Hamza Koçak
|
 |
Yakup
8 yıl önce - Sal 24 Mar 2015, 16:14
Nükleerde 2 yıl daha gecikme...
Türkiye’nin ilk nükleer santrali olacak Mersin Akkuyu için planlanan süreçler öngörülerin gerisinde kalırken, ilk üretimin daha önce ertelenen 2020’den en erken iki yıl sonra 2022’de gerçekleşebileceği belirtiliyor.
| Alıntı: |
| Reuters’a bilgi veren kaynaklar, AB ve ABD’nin yaptırımları ile petrol fiyatlarındaki düşüşün Rusya ekonomisine getirdiği maliyetin projeye kaynak aktarılmasını yavaşlattığını, Akkuyu NGS için öngörülen işlemlerin zamanında tamamlanamamasının yanı sıra Türkiye’deki idari ve hukuki süreçlerin bitirilememiş olmasının gecikmede etkisi olduğunu bildirdi. |
KAYNAK: MILLIYET.COM.TR
Türkiyede isler cok yavas isliyor maalesef.. Ne kadar gecikirsek okadar cari acik ödeyecegiz..!!
|
 |
SemihBoz
8 yıl önce - Sal 24 Mar 2015, 17:09
Altı Greenpeace eylemcisi bugün, Mersin’in en yüksek binası olan Metropol binasına çıkarak, ‘Nükleer pahalıya patlar’ yazılı dev bir pankart açtı. Toplam 220 metre karelik iki pankartla verdikleri mesajla eylemciler, Akkuyu’da kurulması planlanan nükleer santralin hem çevresel ve sosyal riskleri, hem de maliyetiyle Türkiye’ye vereceği zararlara dikkat çekti.
Greepeace’nin ilgili ÇED raporuna dair açtığı davanın gerekçeleri ise şu şekilde:
· Akkuyu Nükleer Enerji Santrali, projenin tamamının Rusya hükümeti tarafından gerçekleştirileceği bir projedir. Nükleer bir kaza olması halinde, bu kazanın çevreye ve canlı yaşamına vereceği geri dönülemez zararların ekonomik ve sosyal sorumluluğunu kimin alacağı ise muğlaktır. Nükleer sorumluluk, Türkiye yasalarında düzenlenmediği gibi bu konularda yapılan uluslararası sözleşmeler ise yetersiz, eksik ve Türkiye’de uygulama alanı olmayan düzenlemelerdir.
· ÇED Raporu hazırlanırken şeffaf ve katılımcı bir süreç işletilmemiştir. İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu’nda ve halkın katılımı sürecinde iletilen itirazların dikkate alınıp alınmadığı bugün bile halen bilinmemektedir.
· Nükleer enerji santralinin radyoaktif ve tehlikeli atık statüsünde olan nükleer atıkların nasıl depolanacağı ve taşınacağına ilişkin yeterli bilgiler yer almamaktadır.
· Santralin kurulması planlanan alana yakın bir fay hattı bulunuyor ancak ÇED raporunda, deprem olması durumundaki kaza riskleri değerlendirilmemiştir.
· Proje kapsamında, kaza riskleri gereği gibi değerlendirilmemiş, kaza olması halinde tahliye planı uluslararası standartlar kapsamında değerlendirilmemiştir.
|
 |
SemihBoz
|
 |
MeteHan!
8 yıl önce - Prş 26 Mar 2015, 00:42
Akkuyu nükleer santrali için reklam filmi televizyonlarda yayinlanmaya başladı.
|
 |
sayfa 30  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|