1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 16  |
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Pts 22 Oca 2007, 12:22
Kredi kartı kullanımı, sanki hayatımıza büyük bir kolaylık kazandırma girişimi gibi görülmekte, adeta alışverişlerimizi o an için bedava yapma fırsatı gibi algılanmaktadır. Son zamanlardaki iki yıla varan vadelerle alış-veriş yapabilme imkanı sağlanması tüketicinin gözünün boyanmasına ve büyük bir batağa çekilmesine yol açmıştır. Kredi kartı kullanma kararı alanların bilinçli kullanımı benimseyenler haricinde kalan büyük bir çoğunluğu daha ilk basamakta, kredi kartı müracaatları sonucu kendilerine sunulan neredeyse yarı kitapçık halinde ve okunmaması için adeta en küçük puntolarla düzenlenmiş sözleşmeleri okumamaları neticesinde bu tuzağın içine çekilmektelerdir. Nasıl olsa kredi kartı müracaatım kabul edildi gibi bir yanılgıyla banka tarafından gönderilen bu sözleşmelerde tüketicinin nasıl bağlandığını, yapılabilecek yanlışlarda kendisini bekleyen tehlikelerin neler olduğunu bilmeden cebindeki sıcak parayı harcamadan alış-veriş yapabilme lüksünün nasıl özendirildiğini ne yazık ki, algılama zorluğu içerisindeyiz. 20-24 ay gibi vadelerle alışveriş yapabilme imkanlarını tüketiciler büyük bir kolaylıkmış gibi görmelerine karşılık, kart limitlerinin borç tutarı nedeniyle limit aşımına uğraması sebebiyle bankalara ödeyecekleri limit aşımı faizlerini ancak ekstreleri geldiklerinde fark edebiliyorlar. Bu durumda da ne yazık ki, iş işten geçmiş oluyor. Hem kredi kartı harcamaları, hem taksitlendirme borçları ve hem de bu limit aşımından doğan faiz ödemeleriyle bütçelerin dengeleri bozuluyor ve çırpındıkça dibe çeken bu batak insanların kabusu oluveriyor.
Oysa, kredi kartı kullanımı ve kullanıcıların yükümlülükleri yukarıda da bahsetmiş olduğum sözleşmelerde aslında açık açık belirtilmektedir. Bu sözleşmelerin en başından okunmadan yada okumaya üşenilmesi nedeniyle kredi kartını elimize aldığımızda skor aleyhimize zaten 1-0 olarak işlemeye başlıyor. Teknoloji ve sağladığı imkanlardan yararlanmak önemli değil, doğru şekilde yararlanmayı bilmek önemlidir. Bu nedenle daha ilk basamakta çıkılacak merdivenin güvenliğini düşünmek, ortasına gelindiğinde düşmemizi engelleyecek en iyi önlem olacaktır.
|
 |
a.onurr
16 yıl önce - Pts 22 Oca 2007, 13:45
Sermayenin tek elde biriktiğinden ve gelir dağılımın adeletsiz bir biçim de uygulandığı ülkelerde tüketim mantığına dayalı kapitalist anlayış kredi kartı mucizesini bulmuştur.İnsanlar ancak böyle uyutulabilirdi!Parası olmayan insanlar kredi kartı limiti içerisinde maaş+limit gibi birikime sahip olduklarını sanıyorlar.(Bilinçaltında)Gelgörki bu sadece bir sanrıdan ibaret...Yaratıcı reklamlarla,sokakta önünüzü kesen kredi kartı PAZARLAYICILARIYLA bu iş hergün çığ gibi büyüyor ülkemizde.Ben insanların cebine bonusun değilde asıl paranın ne zaman gireceğini merak ediyorum gerçekten??
|
 |
Patron
16 yıl önce - Cum 09 Şub 2007, 09:43
hangi gazeteden alındığını bilmiyorum,
bir arkadaş başka bir başlığa yüklemiş, buraya aktardım ki ibret olsun.
Herkes hesabını biliyor gerçi ama..
|
 |
Kemal Çevik
16 yıl önce - Cum 09 Şub 2007, 20:53
Biraz da tarih
| Alıntı: |
| Sermayenin tek elde biriktiğinden ve gelir dağılımın adeletsiz bir biçim de uygulandığı ülkelerde tüketim mantığına dayalı kapitalist anlayış kredi kartı mucizesini bulmuştur |
Aslında kredi kartını 1950 yılında Ralph SCHEIDER icat etti. Özel bir klup olan Diner's Club üyeleri bu kartı göstererek 25-30 yerde yemek yiyebiliyorlar, imzaladıkları faturalar daha sonra klupce ödeniyordu. Para dolaşımının nasıl olduğu hakkında bir bilgi bulamadım, ama herhalde klup yönetimi karşılığı olmasa da "saygıdeğer" üyasinin borcunu her durumda ödüyordu. Diner's Club kartını birçoğumuz hatırlamıştır bile.
Bir bankanın uygun gördüğü mudilerine kredi kartı vermesi ise 1958: Bank of America'nın, kartı olan Bankamericard. Ama uzunca bir süre pek bir işe yaramamış çünkü kabul eden yer yok denecek kadar az olup , bize bireysel olarak uzak ta olsa başka bir ödeme aracı hakimiyeti elinde tutmakta imiş: Çek. (Bankam ile az kavga etmemiştim vakti zamanında tutturmuşlardı çek ticari bir ödeme aracıdır diye, ama nedense hangi yasanın hangi maddesi olduğunu bir türlü bulamamışlardı. Neyse konuyu dağıtmayalım)
Çek, karşılıksız yazılması dışında bankalara çok işlem masrafı getirdiği için bu üstünlüğünü fransız Carte Bleue finans şirketinin 1967 de tasarlayıp 1971 de piyasaya sürdüğü manyetik bantlı karta kaptırımış. (Bugün fransada kredi kartı hala "Carte Bleue" -Mavi Kart- olarak anılır, artık tarih olmak üzere olan otobüs kartı ise turuncudur). Bu aynı zamanda mekanik kart okuyucuların sonudur.
Manyetik kartın da kullanımdaki hatalarına karşın başka bir fransız Roland Moréno, 1974'de yongalı kartı icat eder. Bu şekilde kart çalınsa bile şifresi bilinmeden işlem yapılamayacağı için kullanıcısı sağlama alınır. Bu tabii ki internetin olmadığı "huzurlu" dönemdir, şimdi ise dükkanlarda gördüğümüz kart okuyucular (POS makineleri) bilgisayarların üzerine bir sürücü olarak gelmek üzere fransada, dolayısıyla kart ile banka arasında fiziksel ve şifresel bağ kurulmadan işlem yapılamayacağı için bir güvenlik adımı daha atılmış olacak.
Bu da meraklısı için olayın kısa bir tarihsel özeti. Kredi kartınızı sonsuz limitli bir kaynak yerine sadece bir banka kartı gibi kullanmayı başarabiliyorsanız, son derece kullanışlı ve yararlı bir sistem, başaramıyorsanız banka kartı ile yetinin derim.
Kemal ÇEVİK
|
 |
Cem Yılmaz
16 yıl önce - Cum 09 Şub 2007, 21:32
Kredi kartı günümüzde hesabını bilenler için son derece kullanışlı bir ödeme aracı. Dünyanın neresinde olursanız olun, fazla bir riske girmeden alışveriş yapabiliyorsunuz. Bir sonraki aşamada, cep telefonları ile birleşeceğine ve klasik banknotun kullanılmayacağına inanıyorum. Herşey kayıt altında olacağı için, vergi ödememe sorunları da ortadan kalkacak. Kısacası hayatımız daha da kolaylaşacak.
|
 |
serkan
16 yıl önce - Sal 13 Şub 2007, 18:06
İnsafsızlık
|
 |
sensizim_19865
16 yıl önce - Çrş 28 Şub 2007, 14:07
evkur , evshop vb. hk.
İyi güzel söylüyorsun ama burada bir sorun var ; kimse kimseye kredi kartı vermiyor bankaların verdiği kredi kartları genelde 2000 ytl yi geçmiyor burada büyük sorun şu insanlarımızda gsm taşıma hastalığı büyük seviyede, evinde ekmek olmasın 2000 ytl lik telefonu olsun ona daha cezbediçi geliyor buda diğer ihtiyaçlarını gidermek için elinde parası kalmamış oluyor. Bankaya gidiyor belli bir faiz en az 1000 ytl maaş bodrosu kefiller vb. sorunlara insanlar finansman sağlamaya çalışmakta ama türkiyede hala sigortasız çalışan insanlar var onun için bankalarda bir yerde yetersiz kalıyor. Yaşadığımız şu toplumda babası oğluna kırık iğne vermezken Evkur vb. firmalar size yardımcı oluyor bence böyle firmalar olmasa hırsızlık, gasp gibi olayar artar. Ben takip ettim genelde faizleri banka faizleriye aynı. SAYGILARLA
|
 |
Oktay Kasman
16 yıl önce - Cum 23 Mar 2007, 01:24
| Alıntı: |
| Bir sonraki aşamada, cep telefonları ile birleşeceğine ve klasik banknotun kullanılmayacağına inanıyorum. Herşey kayıt altında olacağı için, vergi ödememe sorunları da ortadan kalkacak. Kısacası hayatımız daha da kolaylaşacak. |
Ondan bir sonraki aşama da çıkmaz bir yol.Bu yolun nerede biteceği de belirsiz.Örnek olarak ;Çok güzel bir Ayakkabı beğeniyorsunuz,bu ayakkabıyı peşin para verip alamassınız.Alırsanız bütçeniz sarsılır.Satıcı size diyorki; Ayda 15YTL,10 taksit.kendi kendinize diyorsunuz ki;Ne olacak yahu,ayda 15YTL yi nereye vermiyorum ki,boşver al gitsin.Bu alışverişler değişik mallar için muhtelif tarihlerde tekrarlanıyor.Borçlar artıyor.Peşin para verip almayacağınız malları mikdarın küçük taksitlere bölündüğü zaman alıyorsunuz.Bu alışverişler piyasayı canlı tutuyor ama öderken ödeyene hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor.
|
 |
kemalgunal
16 yıl önce - Cum 23 Mar 2007, 11:12
Tuzak
Işıklı vitrinler,şimdi al 3 ay sonra öde,nasıl olsa öderim...
Kart limiti şişer,arkadaşdan rica,öderim nasıl olsa...
O da doldu...
Al başına belayı,eşinle dostunla ol düşman...
Hani, nasıl olsa öderdin...
Benim aynen böyle oldu ödeyemedim.
|
 |
Irmak-K
16 yıl önce - Cum 23 Mar 2007, 13:26
''Türkiye'de 14 milyon kişinin kredi kartı var''
İstanbul -(AA) MasterCard Güney Doğu Avrupa Genel Müdürü Özlem Erçelen İmece, Türkiye'de şu anda yaklaşık 14 milyon kişinin kredi kartı bulunduğunu ifade ederek, pazar hacminin 8-10 milyon kişiye daha kart vermeye müsait olduğunu bildirdi.
Geçen yıl MasterCard müşterisi bankaların Avrupa'da yüzde 17,4'lük artışla 152 milyon MasterCard markalı kart sunduğunu belirten İmece, Avrupa'da kartları kabul eden iş yerleri sayısının 7,7 milyona ulaştığını, Maestro ve Cirrus markalı kartların sayısının da önceki yıla göre yüzde 5,7'lik artışla 287 milyona yükseldiğini kaydetti.
Avrupa'da nakitin kişi başına maliyetinin 210 avro olduğunu, nakitin alternatifi olabilecek her yerde bulunmayı istediklerini dile getiren İmece, bir ülkede alışverişin yüzde kaçının kartlı ödemeler ile yapıldığının büyük önem taşıdığını, Avrupa'da yüzde 30 olan bu oranın, Türkiye'de yüzde 23'ler seviyesinde bulunduğunu kaydetti.
İmece, Türkiye'de MasterCard ile geçen yıl 70 milyar dolar ciro gerçekleştirildiğini ifade ederek, MasterCard markalı kart sayısının 41 milyona ulaştığını ve cepte taşınan kredi kartı sayısının kişi başına 2,1, banka kartının da 1,6-1,7 olduğunu söyledi.
İmece, Türkiye'nin, Güney Doğu Avrupa ülkeleri içinde lokomotif olduğunu belirterek, ''Öde-geç teknolojisi sunan MasterCard PayPass gibi Avrupa'nın ilklerini hep Türkiye'de yapmak istiyoruz. Avrupa'da 'yeni ürüne bakmak istiyorsanız Türkiye ve İngiltere'ye bakın' derler. 2 ülkenin bankacıları da birbirlerine bakarlar'' dedi.
MasterCard Güney Doğu Avrupa Genel Müdürü İmece, öde-geç teknolojisi sunan MasterCard PayPass'in kendilerini çok heyecanlandırdığını ifade ederek, uygulamaya Garanti Bankası ile başladıklarını, diğer bankalar ile çalışmalarının devam ettiğini, uygulamanın, kol saati, anahtarlık ve bilekliğin yanı sıra, mobil telefonlarda olacağını söyledi.
|
 |
sayfa 16  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|