1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 13  |
 |
Burçin.
|
 |
hüsnü öz
16 yıl önce - Prş 28 Eyl 2006, 10:49
olumsuz tarafları saymakla bitmez.dolandırıcı firmalarada kolaylık sağlıyor.kısa bir örnek veriyorum.İstanbulda 3 okulda geçiyor olay.servis firması öğrencilerin kayıtlarını yapar ve vadelerini yazar servis ödemelerinin.vadesi gelince k.kartınızdan çekilecek der.buraya kadar birşey yok.ben sürekli kredi kartımı kontrol eden biriyim.internet üzerinden kontrol sırasında mayıs ayında 2 kez 380 ytl çekildiğini gördüm.oysa ödemeler bitmişti.3-4 gün içinde param iade edilir
bir araştırma başlatırım okulda .tüm velilere anında mesaj geçer okul.sonuç = 3 okulda yaklaşık 650 öğrenciye aynı şey yapılmış.toplam para 400.000 ytl yaklaşık.parasını geri alan 8-10 kişi.
meğerse servis firması inşaata başlamış.şimdi yüzlerce kişi mahkemelerde uğraşıyor.
|
 |
rabia-k
16 yıl önce - Prş 28 Eyl 2006, 20:39
Kredi kartlarının, dar gelirli vatandaşa peynir ekmek gibi dağıtılması, bankaların ne kadar art niyetli olduğunun göstergesi. Banka, verdiği kişilerin ödeme güçlüğü olacağını bilerek dağıtıyor kredi kartlarını. Örneğin, benim bildiğim genellikle yeşilkartlılara - maddi yönden yoksunluk içinde olan vatandaşlara hizmet veren bir devlet hastanesinin polikliniğinde adeta yalvarırcasına, bu kişilerin önüne geçerek kart tanıtılıyor ve işlem yapılıyor. Yiyecek ekmeğe muhtaç pekçok insanın cüzdanından birden fazla kredi kartı çıkıyor.
Bankalar bu konuda kimseyi affetmiyor. Ekonomik gücüne göre harcayabilen için kredi kartları büyük kolaylık. Bu hafta televizyonda faizlerin biraz düşürüldüğünü duydum. Ama ayağını yorganına göre uzatmayı bilmek gerek.
|
 |
begum_begum
16 yıl önce - Prş 28 Eyl 2006, 22:49
yeni uygulama....herkesin okuması dileğiyle...
herkes kendince haklı. elbette herşeyde olduğu gibi bir şeyler ters gitmeden kanunlarımız, bunların önüne geçmek için kolları sıvamıyor. ne var ki kanunlar da kolları sıvadı artık. dediğim gibi kerkes haklı. ancak şunları da bilelim. (bu arada öncelikle bankacı olduğumu itiraf ediyorum. sakın bankaları koruduğumu söylemeyin. sonuçta ben de bankada belli bir maaş karşılığı çalışan sıradan biriyim. benim de kredi kartı kullanma alışkanlığım var. önemli olan kart kullanımı konusundaki bilgiyi ve bilinci paylaşabilmek)
artık her köşe başında, sokak ortasında kredi kartı pazarlayan birilerini görmeyeceksiniz. bu pazarlamalar sadece bire bir müşteri ziyaretleri (ki bunları daha çok büyük firmalar, okul-hastane gibi maaş anlaşmalı kurumlarda görebilirsiniz), çağrı merkezleri, internet siteleri gibi yöntemlerle kart talepleri karşılanacak. bu durumda da zaten geliri ve geçmişteki ödeme alışkanlıkları, çalışma koşulları, okuma-yazması olup olmadığı, ölü mü- sağ mı bilgisi vs. biliniyor olduğundan kartlar, pazarlama konusu olabilecek. burada diyebilirsiniz ki, sanal ortamlardan yapılan başvurularda bunlar nasıl bilinebilir? şu şekilde arkadaşlar: örneğin internet üzerinden kart başvurusu yapıldığında, kişi bir şekilde bankaya gelmek zorunda(kartı almak için ya da gelirini beyan etmek için). işte bu sırada gerekli bilgi, belge ve imzalar kendisinden alınır. bu kişi zaten o bankanın müşterisi ise yani bu belge ve bilgiler zaten bankada mevcutsa o zaman kurye devreye girer.
bütün kart başvurularında o kişinin diğer bankalardaki sorgulamaları da yapılacak. yani kişinin toplam ne kadar limiti var, düzenli ödüyor mu gibi bilgiler, bankaların elinin altında.
sonra artık kart sahibinin talebi olmadan limitler artırılmayacak. ayrıca talep edilen her limit de uygun görülmeyecek(gelirine ve ödeme düzenine bakılarak).
tüm bu uygulamalar 1 mart 2006 tarihinden sonra kartı eline alan ya da başvuru yapanları ilgilendiriyor. verilen örnekler bu tarihten önce kartı eline almış olan veya başvurusu tamamlanmış kişileri kapsıyorsa, bu durumda kanun, bankanın karşısına geçemiyor.
çok ayrıntısı var ama sanırım yeterince açık oldu. sonuç olarak artık "irade sahibi olamıyorsanız, biz sizi irade sahibi yapalım" diyen bir kanunumuz var. buna rağmen problem yaşanır mı-yaşanmaz mı, zaman gösterir.
hemen herkes kendini kart mağduru statüsüne sokmuş durumda. ama başka bir konu olduğunda uyanıklığımız konusunda kimseye laf söyletmeyiz. herkes reklam ve ilanlarda alttan hızla geçen küçük yazılara dikkat edilmesi gerektiğini biliyor(ki bu da, herkeste yeterli bir bilinçlenmenin bulunduğunu gösteriyor) ya da malının alınması için çok ısrarcı olan bir satıcının karşısında, "bunun altında kesin bir şey vardır"(ki bu da birikimlerin getirmiş olduğu uyanıklıktır) diyebiliyor. demek ki bir şekilde eğitilmişiz. eğitimin ille de okulda olması gerekmiyormuş(yine de keşke olsaydı). ama mağdur olarak, ama bunları duyarak ve izleyerek eğitildik biz. bundan sonra herkes ayağını yorganına göre uzatmalı, cebindeki kartın rengine ve limitine göre hava basmamayı öğrenmeli.
|
 |
Patron
16 yıl önce - Cum 29 Eyl 2006, 00:56
dün markette önümdeki çocuk sadece bir adet hazır çorbayı (1.49 YTL) kredi kartı ile ödedi.
Ayıp olmasa çıkartıp parasını ben verecektim ki kart/kimlik/şifre/onay/imza olayını beklemeyeyim.
şimdi bu kişi kredi kartını vaktinde ödese dahi bence kredi kartı kullanmayı bilmiyor.
Sadece bankalara değil, kullanıcılara da belli kanuni sınırlamalar getirilmesi gerekiyor.
|
 |
begum_begum
16 yıl önce - Cum 29 Eyl 2006, 02:58
| Alıntı: |
| Sadece bankalara değil, kullanıcılara da belli kanuni sınırlamalar getirilmesi gerekiyor. |
ah memleketim - ah memleketim demeden geçemedim yine...
biliyoruz ki kanunların bir şekilde yön bulması için ya birilerinin çıkarına hizmet vermesi ya da birilerinin sesini yüksek yüksek çıkararak(hatta haykırarak) ayaklanması ve medya desteğini alması gerek. peki kart kullanıcılarına kanuni sınırlamalar getirilmesi için kim ayaklanacak ve gerekçesi ne olacak?
bankaların bu konuda ayaklanacağını hiç sanmam . e geriye bir tek kart kullanmayı bilen !!! kart sahipleri(acaba ne kadarımız biliyor) ile hiç kart kullanmayan tüketiciler kalıyor(ki bunların yüzde ile ifadesinin de iki haneli sayılara vardığından şüpheliyim).
bence de ne güzel olurdu "5 YTL altı alışverişlerde kart kullanımı yasaktır ve bu tutar enflasyon oranında güncellenecektir" diye yasak gelse
ama bunu istemek için de biraz erken değil mi...
En son begum_begum tarafından Cum 29 Eyl 2006, 13:00 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
okan555
16 yıl önce - Cum 29 Eyl 2006, 03:31
Kredi Kartı
Vallahi yolda önümü kesip "Kredi kartınız varmı? Size bir kredi kartı verelim" diyenlere hemen: "Tabi hemen bir tane alayım yanlız bir şartım var kefil olarak siz imza atacaksınız" diyorum.
Doğal olarak hemen "Ne münasebet!" diyorlar. Ben de "Eğer bana güveniniz yoksa ne diye tanımadığınız birine kredi vermeyi teklif ediyorsunuz ki?" diyorum yürüyüp gidiyorum.
Yani düşünün yolda yürürken hiç tanımadığınız birisi yanıza gelse ve kulağınıza "Abi hoşuma gittin gel sana 600 milyon borç vereyim, sonra bana yavaş yavaş ödersin" dese bunu nasıl karşılarsınız? Sanki sokak ortasındaki tezgahlarda çevirdikleri tezgah bundan çok mu farklı?
Bu kartları bize inşallah ödeyemezler de faiziyle alırız kastı ile dağıtıyorlar. Yoksa herkes harcadığının tamamını (%15 yada %25'ini değil tamamını) bir ay dolmadan ödese ne kazanacak bankalar?
| Alıntı: |
| Kredi kartlarının, dar gelirli vatandaşa peynir ekmek gibi dağıtılması, bankaların ne kadar art niyetli olduğunun göstergesi. |
|
 |
alisk
16 yıl önce - Cum 29 Eyl 2006, 08:10
kredi karti da butun borclanma ve faize dayali sistemler gibi (borsa, bireyler veya ulkeler arasi kredi) guvene dayali bir sistemdir. gelecekte ekonomik kazanc saglamaya yonelik guven ortadan kalkarsa, butun sistem dagilir. ornek vermek gerekirse 1929'da abd'deki buyuk ekonomik krizin en buyuk sebebi, berber ciragindan tutun milyonerlere kadar butun halkin, henuz bir kazanci, uretimi, hatta kim zaman ismi disinda bir varligi bile olmayan sirketlere sisirilmis beklentileri yuzunden yatirim yapmasi(borsada hisselerini almasi) ve bir gun aniden bu beklentilerin gerceklesmesine olan guvenin ortadan kalkmasidir. bu kriz modern dunya tarihinin en onemli ekonomik krizi olarak nitelendirilir ve etkisi o kadar buyuktur ki, ulkemizde 1930'larda uygulanan devletcilik ilkesinin bile sekillendirilmesinde etken olmustur. aslinda var olmayan paralarin yoktan var edilmesine dayanan bankacilik sistemi de, bir yandan ekonominin buyumesini saglarken, diger yandan da ekonomiyi risk altina sokan bir sistemdir, cunku eger bir gun butun insanlar paralarini bankadan cekmek isterlerse olacak olan sey yakin gecmiste arnavutluk'taki gibi bir kaostan baska bir sey olmaz. abd de devlet bu sebeple bankalarin sirketlere ve bireylere verdigi kredilere mudahale eder ve belli sinirlar koyar. ayrica federal reserve denilen, bankalarin iflas etmesi durumunda uzun vadeli kredi alabilecegi bir devlet kurumu da mevcuttur. bireysel acidan bakarsak, kredi karti insanlari psikolojik olarak daha fazla harcamaya itmektedir. kanimca bu tehlikeyi atlatmanin en iyi yolu ya debit kart kullanmak, ya da her an iradeye hakim olup yapilan butun harcamalarin siki takipcisi olmaktir. sahsen hem kredi hem de debit kartim bulunmakta ama dogrusunu soylemek gerekirse debit kartini daha cok sevmekteyim
|
 |
cemilaydemir
16 yıl önce - Cum 29 Eyl 2006, 09:25
Küreselleşen ve globalleşen dünyamızda kapitalizmin tuzağını sadece kredi kartları teşkil etmiyor.
Günümüzün yükselen değerleri insanları bir şekilde üretmeden tüketen sistemin çılgın parçası haline getirmiş bulunmaktadır.Zira bu üretmeden tüketen şahıslarla sınırlı kalmayıp,ülkemiz kategorisindeki diğer ülkelerde bu sistemin birer parçası haline gelmiştir.
Bu sistemden çok iyi yararlanan kapitalizm insanları borçlandırmak suretiyle kendisine çalışan birer unsur haline getirmiştir.Kapitalizmin bu sömürü düzeninin ancak insan aklının yerinde kullanıldığı gün son bulacağına inanlardanım.
Ancak bu sistem de hatayı sadece kapitalizmde aramak ne derece doğrudur bilemiyorum.Kapitalizmin tuzağına düşmüş kredi kartı kullanıcılarının hiçmi hatası yok?
Ana amacı alışveriş kolaylığı sağlamak olan kredi kartını, nakit para çekimi ve yaptığı alışveriş tutarını son ödeme günü ödemeyip,nakit kredi kullanımına dönüştürüp kendisinin, fahiş bir şekilde faiz ödmesine sebebiyet vermesinin suçunu bence kapitalizmde değil kendisinde aramalıdır.(sakın yanlış anlaşılmasın kapitalizmin düşmanı olan birisi olduğumu belirtmeliyim)
Hadi diyelimki kredi kartından nakit kredi kullandı ve faiz yükünün altına girdi.(olabilir insanın geceyarısı hiç beklemediği bir saatte, bankaların kapalı olduğu,bankamatiklerin bulunmadığı bir ortamda paraya ihtiyacı olabilir) Kredi kartının bu yüksek faizini ertesi günü daha düşük faizli bir kredi türü kullanarak azaltamazmı?
Örnek; Bu gün ortalama bireysel kredi oranları, Kredi kartları için.... Yüzde .5,70
İhtiyaç kredileri .... Yüzde 2
Kredi kartı sahibi asgari ödeme şeklini seçmiş fakat bu asgari tutarı bile öderken son gününü beklemesi büyük bir hata değilmi?
Ben de ülkemizde ilk çıktığından beri kredi kartı kullananlardanım.Bir tane kartım var.Hesap kesiminden sonraki son ödeme günü tamamını kapatırım.Hiç bir zaman gelirimi aşan bir harcama yapmam.Aşacağımı anladığımda ertelerim. Ayrıca caddede yürürken bankaların
kart pazarlayıcılarının önerilerini kabul etseydim ağırlıkları nedeniyle taşıyamazdım herhalde.
Bazı insanlarımız maalesef kendilerine önerilen kart teklifine balıklama atlıyorlar.
Hepsinden önemliside kredi kartının şahsen bana göre yorumu,gelecekte kazanılacak paranın harcanması olduğundan,herkesin ayağını yorgana göre uzatması zorunludur.
|
 |
berhan1
16 yıl önce - Cum 29 Eyl 2006, 10:29
Kredi Kartları Vahşi Kapitalizmin bir ürünüdür.Ancak insan hayatındada önemli kolaylıklar sağladığı da açıktır.Sistem önceden bellidir.Kullanıp kullanmama kişilerin elindedir.
Kimse kimseye zorla kart satmıyor.Adrese gönderilenlerin de red edilebilme -kullanılmama imkanı var.
Ben kredi kartı mağdurları ifadesine katılmıyorum.Kredi kartları yüzünden borçları olanları 3'e ayırıyorum.
1 - Zaten ödeme imkanı olmadığı halde bu kartı alıp limiti kadar kullanıp bankayı dolandıranlar.Bu şahıslara verilen kredi kartları limiti kadar piyongo çıkmış gibidir.Zaten amaçları bu parayı kullanmaktır.Geleceklerinin ipotek altına alınması onları ilgilendirmez.Kaçak göçek yaşarlar.Dünya umurlarında değildir.
2 - Gerçekten güç bir durumda kalıpta kullananlar.Örn.Çocuğunun eşinin hastalığı,..Bu durumda olanlar en güzel tercihi yapmışlardır.Şahsen bende olsa aynı şeyi yaparım.Hapiste yatarım İcralarada göğüs gererim.Çocuğumun eşimin sağlığı herşeyden önemli.
3 - Bu guruptakiler ise kullanmayı bilmiyenler.(En Büyük grup)Bankaların en değerli müşterileri.Borca batık olmalarına rağmen sürekli limitleri artırılır.Kanı iliği içilene kadar sömürülür.
Ayağını yorganına göre uzatmanın yanı sıra kredi kartı kullanımda prensipli de olmak gerekir.Hesap kesim ve ödeme tarihlerine aşırı özen göstermeli,gerekirse alışverişlerinizi erteleme, gelecek paranızla denk getirme gibi formüllerde uygulanmalıdır.
Kredi kartı kullanımı yılbaşında oynanan Tombala oyununa benzer.Çok kart alarak maliyeti artırırısınız.Fakat harcama -ödeme dengesini 30-35 gün arasına çekebilirsiniz.(Kazanma şansınızı)
Düzenli ve planlı bir kullanım size yılda harcamalarınıza göre belli bir miktar kazandırabilir.Ama bonus-para puan kazanacağım derken dikkat.Ama basiretli bir kullancı iseniz sistemden siz kazançlı çıkarsınız.Basiretli değilseniz zaten hiç kullanmayın.Kredi kartı kullanmak her ne kadar bir oyun bir kumar gibi gözüküyorsada değil.Bu oyunu yanlış oynayanlar hemen 3. guruba dahil olur .
Başlarlar banka zorla kart sattı.Faizler de çok yüksek,mağdurum,evimdeki eşyalar haciz oldu,eşim evden kaçtı boşandık,yuvam dağıldı.
Dikkat kimse size zorla kart kullanın demiyor....
|
 |
sayfa 13  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|