1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
| Dünya İslam Barış Gücü ve Dünya Islam Zekat Fonu Kurulsun mu? |
| Evet - Kesinlikle ihtiyaç |
 
|
66.0% |
[33] |
| Hayır - Hiç gerekmiyor |
 
|
28.0% |
[14] |
| Bilemiyorum - çekimserim |
 
|
6.0% |
[3] |
|
| Toplam Oy : 50 |
|
 |
fatih civelek
12 yıl önce - Cum 19 Ağu 2011, 01:42
Dünya İslam Barış Gücü ve Dünya İslam Zekât Fonu Artık Türkiye Önderliğinde Kurulmalı!!
Dünya İslam Barış Gücü ve Dünya İslam Zekat Fonu
1 - Dünya üzerinde müslümanların ölmesi ..
2 - Tüm müslüman devletlerin yer altı kaynaklarının sömürülmesi ..
3 - Afrika genelinde ve Müslüman ülkelerde açlığın çekilmesi ..
4 - Bosna'da müslümanların katledilmesi ..
5 - Türkiyemizde şehitlerin verilmesi ..
6 - ...
Bütün bunların yegane sebebi altta ki resimde gördüğünüz G8 liderleri .. 8 p*ç devleti !!
Fransa - Rusya - Almanya - Ingiltere - Italya - Japonya - Kanada - ABD
ve hepsinin arkasında bir de görünmeyen Israil-Mossad-Siyonist ve Ziyonistler ..
Türkiye'yi bu 8 p*ç devlet aralarında görmek istemiyorlar .. istemedikleri gibi zamanında Süriye devletin kurulmasını yegane sebebi ise Israil ve Türkiye'nin birbirlerine komşu olmalarını istenilmemesinden ibaret. Eğer Türkiye-Süriye-Kuzey Irak birleşirse o zaman Türkiye Israil'e komşu olacak ve bu G8 dengeleri de alt üst olacak. pkk ise bu 8 p*ç devletin ve israil'in + Mossad'ın taşeronluğunu yapan yegâne örgüt.
Artık bu sefer kendi kaderimizi kendi ellerimize alacağız. Yarın Başbakan bu yeni dönemin ilk sinyalini bir Dünya Lideri olarak Somali'den verecek. (Ismailoğulları torunlari (i)somali'liler) Uranyum zengini Somali'yi açlıktan bu 8 p*ç ülke öldürmeye çalışıyorlar. Birleşmiş milletlerin en kısa zamanda bu fakir müslüman ülkelerinden def etmek gerekiyor ve Türkiye liderliğinde "Dünya Zekât Fonunu" kurmak gerekiyor.
Yoksa bu 8 p*ç devlet dünyayı sömûrmeye sitmeye devam edecek. Rabbim dünyada samimi müslümanları ve samimi müslüman devletlerini utandırmasın ve nurunu en kısa zamanda erdirsin. Bu cihanı ancak ve ancak Türkiye kurtarabilecektir !!
Bunlar benim düşüncelerim. Dünya Zekat fonu bugünkü BM'den çok daha verimli işleyecektir ve tüm dünya müslümanları doğrudan bu fona zekat ve fitrelerini aktaracaktır. Türkiye olarak buna hazır mıyız. Arap baharı Türkiye'ye çekilmek istenmesinin sebebi Türkiye'nin dünya dengelerini alt üst edeceği bilindiği için erken davranıp Türkiye'yi bölmekten geçiyor. Türkiye giderse, müslümanlık gidecek. Türkiye giderse dünya ölecek.
En kısa zamanda BM'nın Doğru Afrika'dan defolup gitmesi gerekiyor. Artık yetti !! Somali'de depolar dolu dururken hiç birşey yapmamasını nasıl açıklıyorsunuz. Dünya'ya gida yetiştirebilmek için tohumu saten ve tekelinde bulunduran yine her daim Israil. Tüm bu pisliklerden, fitne ve fesatlardan kurtulmak için özellikle Suriye, Iran ve Suudi Arabistan akıllarını başlarına toplaması gerekiyor.
Dünya büyük bir Ergenekon Bu başbakan bu dünyayı da dizginler evellallah.. olacak yarin Somali'de Cihan-ı Devlet startı verilecek !! Istanbul bu Cihan Devletinin hem Finansal hem de Zekat merkezi olacak !! Istanbul tekrar (ama bu sefer daha) büyük bir bölgenin başkenti olacak !!
Teşekkürler
En son fatih civelek tarafından Cum 19 Ağu 2011, 02:01 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
|
 |
sem2000
12 yıl önce - Cum 19 Ağu 2011, 01:45
böyle bir şey yapmaya kalksak pkkyı bırakıp bizzat kendileri saldırırlar türkiyeye
|
 |
raufkibar
12 yıl önce - Cum 19 Ağu 2011, 02:59
Ne güzel temenniler ,çok güzel var sayımlar. İyi güzelde biz NATO üyesi ülke değilmiyiz.
Hem nalın hem mıhına diye bir tabir vardır hem G8 lere hizmet edeceğiz hem sizin temennilerininizi yapacağız .Nasıl olacak bu iş .
Biz BOP sinin ortağı değilmiyiz bu bir NATO projesi değilmi , NATO dan çıkma eğiliminde olan aydın asker yazar ne bulursak toplamadıkmı bunca yazar bu uğurda öldürülmedimi 88 kuşağı bu yolda katledimedimi Atatürkün Kemalizimi Emperyalizime karşı olduğundan bu ülkenin insanları Kemalizime düşma edilmedimi şimdi nasıl olacakta hem NATO emperyalizim yayma ordusunun askeri kanadının bir numaralı asker tedarikçisi olacağız bir diğer taraftan Somoliye fakir ülkelere yardıma İslam ülkelerinin kalkınmasına yardımcı olacağız .Yani bir yerde İMF gibi ters bir şey olmuyormuyuz o zaman .
Biz Türkiye olarak neredeyiz hangi yandayız kimin yanındayız .
Halk olarak dediğiniz doğru olabilir Halk olarak böyle düşünüyor da olabiliriz lakin ben Türkiye devletinden Atatürk öldüğünden bu yana 1950 den yani NATO ya girildiğinden bu yana böyle bir söylem halk tan çok duydum lakin yönetimlerin eylemi tam tersine olmuştur .
Halkının + düşündüğü bir ülke de devlet ve iktidarları bunun tam tersini yapmıştır halkının iradesi sizin söylemleriniz gibi olduğu halde Türkiyenin eylemi hiç böyle olmamıştır .
Bu demektirki halkın fikri iderede hiç mi hiç tecelli etmemiş .
Buda demektirki bu ülkeyi bu halkın iradesi yönetmiyor yada Türk halkı söylerken böyle oylarken tam tersini mi yapıyor ve timsah göz yaşlarımı döküyor acaba .
Biz Dünya nın neresindeyiz hangi ülkeler ile birlikteyiz kimler ile omuz omuza vermişiş ve omuz verdiğimiz o ülkeler neden bize omuz vermezler .
Bu ülke Kıbrıs savaşı ile G8 lere ters düşmüştür NATO dan çıkmayı düşünmüştür fakat bir yere kadar gelsede başaramamıştır, şimdi NATO nun mihenk taş haline gelmiştir ama genede NATO dan alması gereken desteği alamamıştır .Biz dünya gözünde emperyalist devlet olarak görünüyor fakat emperyalistler tarafından sömürülür durumdayız .
Bunca fikir madem sizden çıkmış bunuda bir açıklayın bizde aydınlanalım .
YANİ BİZ MADEM EMPERYALİST DEVLET SAYILIYORUZ NEDEN EMPERYALİSTLER TARAFINDAN SÖMÜRÜLÜYORUZ. MADEM BİZİ SÖMÜRÜYORLAR BİZ SÖMÜRÜLEN ÜLKELERE NASIL YARDIM EDECEĞİZ.BU İŞTE BİR TERSLİK VAR GALİBA .
Not : O resimde japonya ve Alanyada görünüyor o iki devlet tam bağımlı Amerikanın esiri olan sömürge devletlerdir ve dünya üzerinde hiç bir söz ağrlıkları yoktur .Eğer o iki devletin bu düzende günahı varsa bizim Türkiye olarak günahımız onlardan daha çoktur bunu da bilesiniz .
Biz Amerika İsrail İngiltere Türkiye bu dört devlet ayrıca iş birliği olarak ta yaptığımız anlaşma ile birlikte yiz ve beraberiz . Bunuda unutmayın .Açıklama yaparsaız eğer bunu da göz önünde bulundurun .
|
 |
akın sarıbey
12 yıl önce - Cum 19 Ağu 2011, 10:10
Dünya İslam Barış Gücü için bir şey diyemem ama Dünya İslam Zekat fonu nun kurulması inanılmaz derecede faydalı olur. Çünkü Dünya üzerinde çok zor durumda olan müslüman kardeşlerimiz var,açlık ve kuraklık ile savaşan. Bunlara yardım konusunda müslüman ülke vatandaşları birşeyler yapmaya çalışıyor ama sadece Türkiye de düzenli yardım kampanyaları ve kuruluşları bununuyor. Eğer böyle bir fon kurulabilirse İslam ülkelerindeki Zekat ve yardım paralarının hepsi ortak bir havuzda toplanır ve ihtiyacı olanlara daha çabuk yetiştirilir. Aslında bunu İKÖ (İslam Konferansı Örgütü) bile yapabilirdi. İKÖ nün neden bugüne kadar böyle bir proje düşünmediği veya düşündüyse neden uygulamaya geçiremediğini merak ettim. Oldukça pratik ve faydalı bir sistem olabilir.
|
 |
fatih civelek
12 yıl önce - Cum 19 Ağu 2011, 13:40
IBRET VEREN BIR YAZI + KESKIN TESPITLER // BM Afrika'dan yok edilmeli !!
Afrika’yı BM’den kurtarmak!
Ardan Zentürk | 18 Ağustos 2011 Perşembe
Aslında, 2’nci Dünya Savaşı sonrasında insanlığın ortak hedefleri doğrultusunda kurulan ve özellikle 1950-1965 arasında gelişmekte olan ülkeler için harika çalışmalar yapan Birleşmiş Milletler’in giderek çürüdüğüne ilişkin çok ciddi işaretler alınıyordu... Bunun en korkunç örneğini Bosna-Hersek Savaşı sırasında Srebrenitza Katliamı’nda gördük...
Birleşmiş Milletler kontrolündeki bölgeye ellerini kollarını sallayarak giren faşist Sırp çeteleri, bu kentte yaşayan Boşnak erkeklerin hemen tamamını onları korumakla görevli Hollandalı askerlerin gözleri önünde öldürdüler...
Gerçekte bu tür bir olay, Kıbrıs’ta 1960-1974 arasında devreye sokulan “etnik temizlik kampanyası” sırasında gördüklerimiz nedeniyle bizlere yabancı değildi. Kıbrıs’ta da Müslüman Türkler. Tıpkı Bosna Hersek’deki Boşnaklar gibi, BM askerlerinin gözlerinin önünde katledilmişlerdi... Bu işin askeri yönü. Artık bütün gelişmeler, BM’nin derhal derlenip toparlanmasını zorunlu kılıyor... Mesela... Kenya-Somali sınırındaki Dabaab Mülteci Kampı’nı gördükten sonra, Afrika’nın kurtuluşu için önce BM’den kurtulması gerektiğine inandım.
Sistem nasıl işliyor
Şu anda yaklaşık 600 bin mültecinin yaşadığı Dabaab, her gün yeni 1.500 mülteciyi ağırlıyor. Ülkelerinin içlerinden 200 ile 800 kilometre yol yürüyerek, açlık ve eşkıya çeteleri ile boğuşarak gelen bu insanlar, Dabaab’ın merkezine yaklaşık 100 kilometre mesafede BM yetkilileri tarafından karşılanıyor. Sağlık kontrolleri yapılıyor, kimlik tespit ediliyor, bileklerine numaraları yazılıyor... O kadar!.. Zaten aç ve güçsüz olan o insanlar çok büyük bir alana yayılmış kampa bırakılıyor. Ne doğru dürüst bir çadır ne düzenli bir gıda desteği... Bu insanlar, ellerine geçirdikleri tahta parçaları ve plastik örtüler ile derme çatma kulübeler kuruyor... Yemeklerini ise bölgede faaliyet gösteren Türkler başta bazı sivil toplum kuruluşları veriyor...
Yolsuzluk ekonomisinin içinde
Dabaab Mülteci Kampı’nda ziyaret ettiğim bir hastanede çok iyi İngilizce konuşan bir gencin söylediği şu sözler acı gerçeği belgelemesi açısından önemli: “Biz burada hiçbir hizmet alamıyoruz. BM’den maaş alan doktorları çoğu kez bulamıyoruz. Zaten hastane ekipman açısından berbat durumda. Oysa buraya milyarlarca dolar aktarıldığını biliyoruz. Bu dolardan bir sent bile bu kampa gelmiyor. Nereye gidiyor? Kenya hükümeti ile Birleşmiş Milletler yetkilileri birlikte yiyor. Düşünün buraya Kızılhaç tarafından gönderilen ve bedava olarak dağıtılması gereken ilaçlar bile eczanelerde satılıyor. Bu işten milyonlarca dolar kazanıyorlar. Ama buradaki insanlara bir faydaları yok.”
Dabaab 1991’de kuruldu. Yani 20 yıl önce... Bu kampta hala su sistemi kurulu değil, evler berbat ve tuvaletler yok!.. Birleşmiş Milletler, 20 yılda bir mülteci kampında en temel ihtiyaçları bile karşılayamıyor ise ne işe yarıyor...
Mesela, bir kadın, ailesi için gerekli gıda yardımı alabilmek için ortalama 5 kilometre yürüyerek gıda dağıtım merkezlerinden birine ulaşıyor, orada sırada bekliyor ama bazen tek bir ekmek bile alamadan kendisinden yiyecek bekleyen çocuklarının yanına dönebiliyor. Bütün bu süreçte BM ortalıkta yok... Peki nerede var
Konu Müslüman olunca
Nedense, dünyada Müslümanlar öldüğünde hiçbir dalgalanma yaşanmıyor...Sanki, fakir bir Müslüman’ın çöllük bölgede bir köşede açlıktan ölmesi ve akbabalara yem olması son derece normal bir olaymış gibi. Düşünün... Son derece muhafazakar, dinine düşkün Somalili göçmenler için kurulmuş okullara Hıristiyan öğretmen atayan ve misyonerlik faaliyetlerine zemin hazırlayan bir BM ile karşı karşıyayız...
Müslüman ülkelerin teknik ve çağdaş eğitim verecek okullar açmalarına izin vermeyen bir zihniyet bu. Somali’ye gönderdiği sözde barışgücüne Afrika’nın dört bir yanından Hıristiyan askerleri dolduran ve bir din savaşının fitilini ateşleyen bir dünya örgütünden söz ediyoruz. Afrika’ya sürekli balık vermiş, ama balık tutmayı asla öğretmemiş bir politikanın sahibi. Derhal durdurulmalı...
kaynak: http://www.stargazete.com/yazar/ardan-zenturk/afr ...375447.htm
|
 |
raufkibar
12 yıl önce - Cum 19 Ağu 2011, 15:13
Yazdığım yazıda bilgilerin yanlış olduğunu yazmış biri bir diğeri de ne demek istediğimi anlayamamış .Anlamayan okur olabilir aklı yetmemiştir zihni karışmış olabilir zaten Türkiye halkı üzerinde öyle karmaşık oyunlar oynanıyorki halkın kafası öylesine karıştırılıyor .Bende bu çelişkiyi burada dile getirdim ,okur anlayamadı .
Dünya politikasını yönlendiren uzmanları bir araya geliyor. Türkiye ve Türkiye gibi bazı ülkeler üzerinde bazı taktikler geliştiriyor ve bunları yıllar içinde tabik ediyorlar tabiki normal insanda olsa bu plan ve projeleri çözemiyor . Ömrü bu projelerin sonunu görmeye yetmez .
Bir ülkenin baş bakanı veya yöneticisi dahi bu oyunlara akıl erdiremediği o aşamaları takip edemediği yıllar ,yıllar olur .Bu yüzden devlet gelenelkeri ülkeye gitmesi gereken çizgiler ve yönler anayasalar belirlenir çizilir, Günlük politikalar diğer yönlendirici devletlerin politik ağına düşer, küçük hatalar büyük felaketler doğurur bir yöneticinin ardında çok iyi bir siyasi kadrosu olmalıdır ki diğer Dünyaya yön veren devletlerin tuzağına düşmesin hatalı yönlendirmelere mashar olmasın .
Buradada yazdığım yazı yaşadığımız çelişkide yanlış bilgi diyen okur .
Biz NATO ülkesi değilmiyiz .Nato Rus kominizimi çoktükten sonra Amerikanın eline geçmedimi NATO niteliğinden çıkıp Emperyalizimi yayma işlevini üslenmedimi bazı devletler bundan rahatsız olup geri çekilmedilermi faka biz NATO nun yeni haline daha sıcak bakar durumda değilmiyiz .ve Natoya asker vermiyormuyuz ve BOP destek hatta ortak olan biz değilmiyiz İngiltere Amerika İsrail Türkiye bu dörtlü ülkenin iş birliği stratejik ortaklık anlaşması yokmu. İsrail bunu sık sık söyler durur Türkiye stratejik ortağımız diye bunu duyarız duyarızda buralarda neden bu bilgilere yalan yanlış deriz .İsrail İngiltere Amerik ile Stratejik ortaklık anlaşmamızı bitirildide bizim mi haberimiz olmadı .Yazdığım yazıda yalan yanlış hatalı bir yön açıklayın. Yoktur bulamazsınız ama okuyanı yanlış yönlendirmek için burada yalan hile kullanamazsınız .
Biz Amerikanın emir eriyiz Amerika istiyor diye kendi vatandaşımızı aydınımızı dahi gazetecimizi Amerikanın istemediği yazarları önceden öldürdük şimdi tutukluyoruz Amerikan ajanlarına meclisten kanun çıkartık Amerikadan hususi olarak 35 ajan getirttik maaşlarınıda biz veriyoruz sadece ülkemizi karıştırsınlar diye. İsrail ile de sıkı fıkı iş birliğimiz var Özelleştirmelerde İsrail Amerika malı almaz ise diğer devletlere ondan sonra sattık. Mayın tarlalarını İsraile verecektik ortalık ayağa kallktı da anca vaz geçtik .İsraile Amerikaya özel statü tanıdık bunlar inkar etmek ile ortadan kalkmaz ŞİMDİ KARŞIYIZ HAVALARI NA anca cahili kandırırız .
Bu yazıda yazdığım .Biz Dünya kurtları ile aynı sofraya oturuyoruz ama o sofrada kurtlara yem oluyoruz ben bu çelişkiyi anlattım Ükesini seven biri o kurtlara yem olmak istemeyen biri o yazıyı tenkit etmez o çelşkiye hak verir .Tabiki ülkesinin yem olmasından şahsi menfaati yoksa.
Biz Emperyalist bir milletmiyiz .hayır hem dinimiz hem Atamız bunun yanlışlığını söyler .Peki bizim islami değerlere dayanarak hatta yasalara karşı direnerek islami değerler ile iktidara gelen bir partinin Emperyalist NATO ile bunca sıkı ilişkisi nedendir.Ecevit -Erbakan hükümeti NATO dan kutulmak istedi de bu hükümet nasıl olurda NATO ile aynı doğrultuda hareket eder ve Somoliye yardıma gider Somoliyi Afrika ülkelerini fakir aç açık bırakan bizim üyesi olduğumuz NATO yani Emperyalist ülkeler birliği değilmi .Somaliye gitmek Müslüman ülkeleri ziyaret etmek onların dertlerini dinlemek yardımcı olmayı vadetmek bu durumda yalan, timsah göz yaşları olmuyormu bağlı olduğun pakt insanları sömürecek sen o insanlara insani yardıma gideceksin buna anca aptallar veya çaresizler mecbur kaldığından inanır gibi gözükür .
BUNU BU SAYFALARDA BU SAHTEKARLIKTAN NEMALANAN LAR ÖRTBAS ETMEK İSTER .BU YAZDIĞIMIN NERESİ YANLIŞ NERESİ ÇELİŞKİ DEĞİL, NORMAL BİR İNSAN BUNA NASIL HAK VERMEZ. ANLAMAYANI ANLADIM HER KES OKUDUĞUNU ANLAYABİLSE İDİ BU ÜLKE BU DURUMDA OLMAZDI .Dürüst olmakta fayda vardır, inançlıyımış gibi gözüküle bilinir ama dürst kişi kendinden kaçamaz.
|
 |
fatih civelek
12 yıl önce - Cum 19 Ağu 2011, 18:31
Rauf Bey, konuya ilginiz ve alakadarlığınız için teşekkür ederim. Ama o kadar uzun yazıyorsunuz ki. Tam olarak neyi savunuyorsunuz veya somut olarak neyi öneriyorsunuz/vurguluyorsunuz. Ben şahsen kendi adıma anlamakta zorluk çekiyorum. Yoksa paylaşımlarını ben kötü bulmuyorum.
Soru: kısa kısa cevaplar çok daha etkin olabilir sizi anlayabilmek için
Sovyetler çöktükten sonra Nato ABD'ye geçti diyrosunuz. Buna karşılık müslüman ülkeler biraraya gelip kendi Nato'sunu kurmalı mı ? (örneğin)
Birleşmiş milletlerinin Barış gücü son 20 yıl içinde hep hatalar yaptı. Belki de bilinçli olarak müslümanların ölmesine göz yumuldu. (Srebrenitsa katliami gibi mesela). Bunun karşısında bir Islam Bariş Gücü olsun mu? Kurulsun mu?
Teşekkürler
|
 |
İBRAHİM DİLBER
12 yıl önce - Cum 19 Ağu 2011, 22:47
| Alıntı: |
SOMALİ, BM'NİN KURBANI
Somalilileri kırıp geçen dört yıllık kuraklık boyunca GDP'nin yaptığı tek şey kasıtlı olarak Somali'de zirai üretimi tamamen durdurarak Somalililerin tabutuna çivi çakmak oldu.
Afrika Boynuzu'nda görev yapan tek bağımsız Batılı gazeteci olan Thomas Mountain, BM bünyesindeki en büyük yardım kuruluşu olan Dünya Gıda Programı'nın (DGP) kasıtlı olarak Somali'de tarımı bitirerek bugün yaşanan kıtlığın asıl sorumlusu olduğunu söyledi.
Afrika Boynuzu'nda görev yapan tek bağımsız Batılı gazeteci olan Thomas Mountain, BM bünyesindeki en büyük yardım kuruluşu olan Dünya Gıda Programı'nın kasıtlı olarak Somali'de tarımı bitirerek bugün yaşanan kıtlığın asıl sorumlusu olduğunu söyledi.
Somalili çiftçiler bitirildi
Mountain, "Dünya Gıda Programı (DGP), BM'nin en büyük yardım kuruluşu ama aslında son derece kirli bir tarihe sahip. 2006'da, henüz Somalili çiftçiler mahsullerini pazara getirip satmaya başlamışken DGP kendi ambarında yıllardan beri bekleyen tohumları bedavaya dağıttı. Binlerce tonluk bu bedava tohum dağıtma olayından sonra Somalili çiftçilerin kendi emekleriyle yıl boyu uğraşarak kaldırdıkları mahsulü satma imkânı kalmadı ve Somalili çiftçiler büyük bir felaketle karşı karşıya kaldılar o yıl. Binlerce kızgın Somalili çiftçi bu olaydan sonra DGP'nin Somali genelindeki dağıtım merkezlerinin önünde toplanıp protestolara başladılar. Bazen şiddet de kullanıldı. DGP soruşturma sözü verdi olaylar yatıştırmak için ve sonrasında ise evet, DGP'nin böyle bir olayla Somalili çiftçileri zor durumda bıraktığı kabul edildi ve bir daha böyle bir şeyin yaşanmayacağına dair garanti verildi" dedi.
GDP'nin kasıtlı olarak Somalili çiftçileri zor durumda bırakmak, kendi ürünlerini yetiştirmek ve Somali'de ziraatın gelişmesinin önüne geçmek için bir yıl sonra aynı yönteme yine başvurduğunu kaydeden Mountain, "2007'de, Somalililer kendi mahsullerini kaldırıp satmaya hazırlanırken, yine GDP tüm Somali genelinde bedava mahsul dağıtımına başladı. Ancak bu kez, Etiyopya ordusu GDP'yi korumak için hazır bulunuyordu. Somalilileri kırıp geçen dört yıllık bir kuraklıktan sonra GDP'nin yaptığı tek şey aslında Somali'de zirai üretimi tamamen durdurmak ve Somalililerin tabutuna çivi çakmak oldu" şeklinde yazdı.
Somali'deki Müslümanlar DGP'yi kovmuştu
Mountain, Somali'deki El Şebbab (Gençlik) hareketinin tam da bu yüzden GDP'yi ülkenin güneyinden kovduğunu belirterek, "Henüz bundan sadece birkaç ay önce GDP, kıtlık tehlikesi ile karşı karşıya bulunan bir milyondan fazla Somalili sığınmacının bulunduğu kamplara yaptığı yardımın yüzde 70'ini kesti. Bu bir bakıma bir milyondan fazla kişiyi tam da yardıma en çok ihtiyaç duydukları bir zamanda ölüme terk etmekti ki GDP bunu bilerek yaptı. Ama nedense bugün GDP, sanki Somalililerin yaşaması için elinden geleni yapan bir merhamet meleği rolüne soyunmuş durumda ve dünyanın da buna inanmasını bekliyor" dedi.
GDP'nin sicilindeki suçların bunlarla da sınırlı olmadığını kaydeden Mountain, "GDP, dünyada Somali-Etiyopya sınırındaki Ogedan bölgesinde faaliyet yapmasına izin verilen nadir yardım kuruluşlarından biridir. GDP, son 60 yılın en kötü kuraklığını yaşayan bu bölgede göstermelik birkaç dağıtım yaptı. Bu yardımları da olabildiğince dar bir alanda gerçekleştirdi. Son dört yıllık kuraklık boyunca ilginç bir biçimde GDP, bu bölgeye yardımlarını yüzde 90 oranında kesti. Ki bu bölgedeki insanların yüzde 90'ı resmi kayıtlara göre kuraklıktan ölüm tehlikesi içinde. Bu bölge aynı zamanda Etiyopya ordusunun on yıldan beri bölgedeki halkı kontrol altında tutmak için aktif bir savaş verdiği bir bölgedir" şeklindeki ifadeleri kullandı.
Soykırımın ortağı oldu
GDP'nin Etiyopya ordusunun Ogaden bölgesinde Somalililere karşı yürüttüğü kirli savaşı örtbas etmeye de çalıştığını dile getiren Mountain, "GDP'nin birçok üyesi bizzat Etiyopya ordusunun bu bölgede köy yaktığını, insanlara tecavüz ettiğini, yerleşim yerlerini yağmaladığını, kimi zaman aileleri çocuklarla beraber katlettiğini defalarca gördü. Bu sayısız suçlarla ilgili soruşturmalarda GDP Etiyopya ordusunun lehine ifadeler verdi. Dünya, GDP'nin bu ikiyüzlülüğü dolaysıyla çoğu zaman Ogaden'de yaşanan insanlık dramından habersiz yaşadı. Bugün Somali'de 10 milyon insan kıtlık kurbanı. Ama aslında GDP bu durumu kendi elleriyle ve kasıtlı olarak oluşturdu. Bununla da kalmadı, o bölgede yaşanan soykırımı dünyanın bilmemesi için her şeyi yaptı. Dahası, Somalili yoksul halkın en zor yıllarında oraya gıda akışını durdurdu. Dünya Gıda Örgütü bugün Somali'de yaşanan kıtlık ve soykırımın başlıca aktörlerindendir. DGP: Merhamet mi yoksa ölüm meleği mi? Buna siz karar verin." dedi. |
MİLLİ GAZETE - 11 Ağustos 2011
İslam ülkelerinde İslami ve milli şuurun , birlik ve dayanışmanın artması acil ve sürekli ihtiyaçtır. İnsanlık batının ve batılın insafına terk edilemez. D-8 'in ne kadar hayati bir proje olduğu her seferinde tescillenmiş oluyor.
En son İBRAHİM DİLBER tarafından Cum 19 Ağu 2011, 22:52 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
fatih civelek
12 yıl önce - Cum 19 Ağu 2011, 22:50
Ali Bulaç tam da konuya derinlemesine değindi ve yazdı
Bir muhayyile ve bir yol haritası
.. (yazının 1. bölümü - kaynağa tıklayınız)
Yeni bir ruhi, entelektüel, ahlaki ve sosyal hamleye ihtiyacımız var. Bizi ayağa kaldıracak, üzerimizdeki ölü toprağını silkeleyecek ceset haline gelmiş bedenimize ruh ve kuvvet verecek; uyuşturulmuş şahsiyetimize selim fıtratı, temiz aklı, adaletin kıstası vicdanı, iffeti, hikmeti iade edecek bir hamle. Medet umduğumuz uluslararası hukuk, uluslararası kuruluşlar, küresel örgütler ve bunların felsefi referansları onları ihdas edenlerin çıkarına hizmet ediyor. Zengin İslam geleneğinden hareketle bizim yeni idealler, yeni oluşumlar geliştirmemiz lazım.
Her ne gerekiyorsa bunu biz sıradan insanlar dillendirmeliyiz. Siyasilerimiz ve yöneticilerimiz küresel güçlerin baskısı altında, aydınlarımızın zihni üzerinde blokajlar var. Bir kısmı da işbirlikçi, rehavete düşkün ve çıkarcı. İlk iş olarak üç önemli ideali İslam dünyası ölçeğinde öne çıkarmalı, yaygınlaştırmalı ve bunları hayata geçirmeleri için karar verici mercileri baskı altına almanın yollarını aramalıyız:
1) İslam barış gücünün kurulması. Hucurat suresinde genel esasları belirlendiği üzere (49/9) ihtilafları görüşecek, haklıyı haksızdan ayıracak ve yola gelmeyene karşı güç kullanacak bir güç. Barış ve adalet gücü. Bunu Hilfu'l-fudul'un modern-küresel versiyonu şeklinde tasarlayabiliriz.
2) Haram aylar ideali. Tevbe suresinde (9/36) belirtildiği üzere hiç değilse yılın dört ayını (Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep) her türlü savaş ve çatışmanın, şiddet ve nefretin yasaklandığı aylar ilan etmeli, bu hürmeti ihlal edenlere hepimiz ortak tavır almalıyız. Ramazan'ın da bunlara eklenmesi nurun ala nur olur.
3) Zekât fonu. İslam dünyası ölçeğinde, öncelikle ağır şartlar içinde yoksulluk ve açlık tehdidi altında yaşayanların geçici ve kalıcı ihtiyaçlarını karşılamak üzere mali bir merkezin kurulması.
kaynak: http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1170242&a ...l-haritasi
|
 |
raufkibar
12 yıl önce - Cum 19 Ağu 2011, 23:51
| Alıntı: |
Rauf Bey, konuya ilginiz ve alakadarlığınız için teşekkür ederim. Ama o kadar uzun yazıyorsunuz ki. Tam olarak neyi savunuyorsunuz veya somut olarak neyi öneriyorsunuz/vurguluyorsunuz. Ben şahsen kendi adıma anlamakta zorluk çekiyorum. Yoksa paylaşımlarını ben kötü bulmuyorum.
Soru: kısa kısa cevaplar çok daha etkin olabilir sizi anlayabilmek için
Sovyetler çöktükten sonra Nato ABD'ye geçti diyrosunuz. Buna karşılık müslüman ülkeler biraraya gelip kendi Nato'sunu kurmalı mı ? (örneğin)
Birleşmiş milletlerinin Barış gücü son 20 yıl içinde hep hatalar yaptı. Belki de bilinçli olarak müslümanların ölmesine göz yumuldu. (Srebrenitsa katliami gibi mesela). Bunun karşısında bir Islam Bariş Gücü olsun mu? Kurulsun mu?
Teşekkürler |
Atatürk bu konuda tam bir tam açıklık getirmiş Kemalizimi Tüm dünya 3.gariban devletlerine önermiştir .
Tunus Fas Cezair en net ve kesin olarak Hindistan da Gandi Ülkesini İnğilizden Kemalizim i örnek arak kurtarmıştır .yakın bir zamana kadar Pakistan Atatürkün resimlerini okullarına asıyordu .
Tüm dünyanın 3. ezilmiş ülkeleri Türkiyeden Kemalizime öncülük etmesini beklediler.Pakistan Türkiye ile ortak Atom bombası geliştirdi ve bunun sebebi Emperyalist güçlere karşı direnme idi .
Ama Türkiye bu liderliğinden vaz geçtiği gibi Atatürkün Kemaliziminden medet uman ülkelere karşın NATO yu tercih etti ve 3. dünya ülkelerini ortada bıraktığı gibi kendi egemenliğinide tehlikeye attı .
1 Atatürkün ezilen 3. dünya ülkelerini din irk milliyet gözetmeden birleştirme planı .
2Alpaslan Türkeşin dile getirdiği Türk alemini birleştirme planı
3 Erbakanın canlandırmak istediği müslüman ülkeleri birleştirme planı .
Gibi 3 içgüdüsel plan var yakın tarihimizde .
Yani illaki bir birlik kurma isteği var .Lakin bu istek 3 bölünüyor bunların en güçlüsü ve en sağlamı ve etkilisi Kemalizim Zira din ırk yani çok büyük bir kitleyi kapsayan milliyet gözetmiyor ama nedense bu fikir sonuna kadar aşağılanıp üzerine daha yöresel daha zayıf birlikler kurulma istekleri ön plana çıkarılıyor ki bu sebep ike Türkiye birleştirici unsur iken kendini bölmüş oluyor .Bu emperyalist oyunudur .Kemalizim bu dünyada uygulandı ve başarıldı lakin biz yarıda bıraktık daha doğrusu bıraktırdılar engellediler ve karşısına alternatif çıkarıldı .
ŞİMDİ SİZ DAHİ BİR ALTERNATİF ARIYORSUNUZ, OYSA BUNUN ORJİNİ TATBİK EDİLMİŞİ BAŞARILMIŞI VAR .KEMALİZİM .TÜM EMPERYALİSTLERİN KORKUSU OLMUŞ SÖMÜRGECİLİĞE SON VERMİŞ OLAN . 
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|