1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 19  |
 |
Berk
12 yıl önce - Cmt 20 Ağu 2011, 01:15
Somaliye sanirim bir tek TURKIYE sahip cikiyor..HELAL OLSUN.
Butun dunyaya yine ornek oluyoruz!
|
 |
fatih civelek
12 yıl önce - Cmt 20 Ağu 2011, 01:26
Dünya yardım etmese de Somali'yi biz imar edeceğiz !!
önceki safyada ucundan değınildi ama tekrarlamakta fayda var.
TOKİ TOPLU KONUT VE HASTANE YAPACAK
1 - Türkiye ilk olarak Somali’ye geçici olarak büyükelçilik açacak. Daha sonra tahsis edilen bir yerde büyükelçilik de inşa edilecek.
2 - 400 yataklı kullanılmayan bir hastane restore edilecek ve bu arada sahra hastaneleri intikal merkezleri olarak kullanılacak.
3 - Ciddi su sorunu olan Somali’deki bu sıkıntıyı gidermek için su kuyuları açılacak.
4 - Enerji sıkıntısını gidermek için belirli yerlere jeneratörler yerleştirilecek. Havalanından şehre gelen yol tarafından inşa edilecek.
5 - İlk etapta temizlik için çöp kamyonları gönderilecek ve şehirler temizlenecek.
6 - TOKİ, Somali’de hem okul hem de toplu konutlar inşa edecek. Çadır kentlerde yaşayanlar peyderpey bu evlere taşınacak.
7 - Şebab örgütleriyle hükümet arasında bir anlaşma sağlanması için çaba gösterilecek.
kaynak: http://www.stargazete.com/politika/dunya-yardim-e ...375940.htm
|
 |
fatih civelek
12 yıl önce - Cmt 20 Ağu 2011, 01:54
| Alıntı: |
| 2 - 400 yataklı kullanılmayan bir hastane restore edilecek ve bu arada sahra hastaneleri intikal merkezleri olarak kullanılacak. |
Sanıyorum ki olayı iyi idrak edemedik. Bu nasıl bir ülke ki .. Kıytırık bir Liman, Toprak içinde yüzen bir köyü andıran bir başkent ve bataklık içinde olan bir havaalanı pisti..
Uydu haritasına bir baktım .. ancak bunları bulabildim. 4 adet binanın (bir anıt kapı, bir cami, bir tarihi kale, bir de ne olduğu belli olmayan atıl duran bir bina (küvvetle ihtimal hastane)) 1 tanesi sanırım bu bina. Ancak bu 4 binanın tevâffuken 3 boyutlu tasarımını yapmışlar. Kim yapmışsa Allah ondan razı olsun.
Türkiye tarafından restore edilecek olan ATIL HASTANE ..
Kıytırık kent merkezi .. toprak ve toz içinde yüzen dev bir köy-başkent.
Tarihi eserler (cami ve kale) küvvetle ihtimal osmanlı eserleridir. Derin araştırma yapmadım. (bilginize)
|
 |
kubilay akoğuz
12 yıl önce - Cmt 20 Ağu 2011, 11:59
fakir fukaranın, garip gurebanın açlığının, yoksulluğunun oy uğruna
sahip olunan erk'in sorumlulukların göz ardı edilmesi ile birlikte
bizzat ... iktidarı tarafından kullanılması ve kullandırılması hadisesidir...
eskidenmiş o, alan elin veren elden habersiz olması...
eskidenmiş o, muhtacın muhtaç olduğunu gösterip, toplum içinde küçük düşürmemeye dikkat etmek...
en kötüsü de yardım edilenin, edilen yardım karşılığında biat etmesini beklemek yok mu...
kendi ülkende insanlar ölürken öldürülürken kör gözün parmağına tezahürleri için...
somalide açlık,kıtlık daha yeni mi başladı? yokmuydu 3ay ,5 ay öncesine kadar açlık?
|
 |
Uğur!
12 yıl önce - Cmt 20 Ağu 2011, 14:02
eh bu dediklerinizi biraz arastirsaydiniz sizde görürsünüz ki Kimse Yok Mu derneği 3 yıldır orada.
Hergün sıcak yemek dağıtıyor. Okul, yurt ve aşevi yaptırıyor.
Türk insanı genelde tüm yıl bekler ve yardımını Ramazan ayına ve Kurban Bayramına saklar.
O nedenle suan bu derece büyük bir kampanya düzenlendi.
Ayrıca veren el lan el olayına gelince. Bu insanlari teşvikdir.
Eğer bu şekilde olmasaydı emin olun toplanan yardım miktarı suanki rakamın yarısı kadar anca olurdu.
|
 |
Mehmet Cengiz Küllük
12 yıl önce - Cmt 20 Ağu 2011, 15:23
Türkiye Somali'ye yardım yaparak çok büyük bir iş yapıyor. Şu mübarek günlerde mazlumun elinden tutmak sevaptır. İnşallah Çin baskısı ve zulmü altında ezilen Uygur Türklerine de sahip çıkılır...
|
 |
fatih civelek
12 yıl önce - Cmt 20 Ağu 2011, 19:51
Somali'de ayrım yapmayacak, bu yardımları herkese ulaştıracağız
20.08.2011 - 19:07
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Somali'nin bütününü kucaklamak, bütününe hizmet götürmek durumunda olduklarını belirterek, ''Türkiye olarak zaten bize yakışan da budur. Herhangi bir ayrıma fırsat vermeden bütününe bu yardımları ulaştıracağız'' dedi.Erdoğan'ın, Beşiktaş'taki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde, Somali'ye yardımların koordinasyonunu sağlamak üzere kamu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle yaptığı değerlendirme toplantısı sona erdi.
Toplantının ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Erdoğan, Somali'nin bütününü kucaklamak, bütününe bu hizmetleri götürmek durumunda olduklarını ifade ederek, ''Türkiye olarak zaten bize yakışan da budur. Herhangi bir ayrıma fırsat vermeden inşallah bütününe bu yardımları ulaştıracağız. Altyapı, üstyapı noktasında, gıda, ilaç, giyim noktasında, oradaki halkın kendi kendine yetebilme noktasına gelebilmesi için, eğitim noktasında önemli adımlar atmayı hedefliyoruz'' diye konuştu.
Hükümet olarak tüm yardımların eksiksiz ve süratli bir şekilde Somali halkına ulaşması için gerekli önlemleri aldıklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Birçok ülke güvenlik gerekçeleriyle Somali'ye gitmek ve orada yardım faaliyetleri gerçekleştirmekte tereddüt gösterirken, bizler Türkiye olarak aktif bir şekilde Somali'nin yanında olduk. Resmi ve gönüllü kuruluşlarımız her türlü zorluğa göğüs gererek, orada arazide çok anlamlı bir görev ifa ediyorlar. Bu ziyaret vesilesiyle Türkiye'nin gerek hükümeti, gerek yardım kuruluşlarıyla seferber olduğunu tüm dünyaya göstermiş olduk. İstiyoruz ki, dünya kamuoyunun dikkati ve ilgisi de Somali'de yaşanan insanlık dramının üzerinde olsun. Eylül ayındaki BM Genel Kurulunda da konuşmamın gündemini tamamıyla bu oluşturacak.''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Somali Değerlendirme Toplantısı'nda, bu ülkede altyapının iyileştirilmesine katkı çerçevesinde, havaalanını şehre bağlayan yolun yapımından başkentte tam teşekküllü kalıcı bir hastane yapmaya kadar, bazı adımların somutlaştırılmasını karara bağladıklarını söyledi.
Erdoğan, Beşiktaş'taki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde, Somali'ye yardım konusunda çalışmalar yürüten kamu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldikten sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın, hangi milletin başına gelmiş olursa olsun, böylesi dramların bir bakıma insanlığın vicdanı için de bir test olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Somali'ye yaptığımız yardımlar inanıyorum ki sadece oradaki on binlerce Somalili çocuğun, on binlerce Somalili annenin, babanın yeniden dirilmesine, hayata yeniden tutunmasına vesile olmakla kalmayacaktır, bu yardımlar sayesinde insanlık yeniden ayağa kalkacaktır, vicdanlar yeniden dirilecektir, umutlar yeniden yeşerecektir.
İşte bunun için bizler, tarihi bağlarımız bulunan kardeş Somali halkı için tüm imkanlarımızı seferber etmeyi sürdüreceğiz. Hükümetimiz ve halkımız, Somali halkının yaralarının sarılması için tüm imkanlarıyla Somali'nin yanında olmaya devam edecektir. Bu, her şeyden önce bizim insanlık görevimizdir. Tabii ki yardım kampanyasının güçlenmesi, ülkedeki yaraların sarılması açısından, güvenlik de son derece önemlidir. Somali'deki yetkililerle bu meseleyi de ele aldık. Taraflar arasında uzlaşı sağlanmasının, ülkede istikrarın tesis edilmesinin hayati önem taşıdığını belirterek, Türkiye olarak bu konuda elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu da ifade ettik.''
''SOMALİ'DE BÜYÜKELÇİLİK AÇMAYI KARARLAŞTIRDIK''
Başbakan Erdoğan, gerek yardımların koordinasyonu daha iyi sağlamak, gerekse oradaki dramın yakinen takipçisi olabilmek için Somali'de bir büyükelçilik açmayı da kararlaştırdıklarını, bunun da son derece önemli olduğunu belirtti.
Erdoğan, ''Bugün yaptığımız değerlendirme toplantısında, ülkede altyapının iyileştirilmesine katkı çerçevesinde, havaalanını şehre bağlayan yolun yapımından başkentte tam teşekküllü kalıcı bir hastane yapmaya kadar, bazı adımların somutlaştırılmasını karara bağladık'' dedi.
Gerek Türkiye, gerekse Mogadişu'da lojistik merkezleri kurularak, kaynak israfına varmadan, bunların oradaki yardımların götürüleceği merkezlere ulaştırılmasını, verimlilik esasına dayalı bir şekilde sürdürmeyi karara bağladıklarını belirten Erdoğan, bu çerçevede, çöplerin toplanması, kemik yığınlarının imhası başta olmak üzere, Somali'deki yaşam kalitesini iyileştirecek adımların da atılması gerektiği hususunda mutabakata vardıklarını kaydetti.
kaynak: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1171363& ...stiracagiz
|
 |
fatih civelek
12 yıl önce - Pzr 21 Ağu 2011, 03:27
Ingilizler nerye ayak bastıysa .. oraya belâ getirmişler ve o şekil de terk etmişler!!
Bu başlıkta 14cü sayfada Sefer ağabey şöyle bir soru sormuş; (aslnda çok güzel bir soru). Soruyu ve onun cevabını daha iyi anlayabilmek için yazılı basın muazzam iş yapıyor. Zira bir köşe yazarının makalesini cevap olarak buraya aktarabiliriz. Hatta aktarmakta fayda var;
| Alıntı: |
| 1650 kilometre denize sahili olan somalide halk neden balık yemez?? |
Somali'nin balıklarını kim çaldı?
Mürat Yülek
Geçen hafta OSTİM tarafından düzenlenen temalı iftarın konusu Somali idi. Daha doğrusu, OSTİM yetkilileri konuyu "Somali'nin balıklarını kim çaldı?" olarak belirlemiş. Yapılan sunumda Somali'nin zengin kıyı şeridini koruyamamasıyla uğradığı zararın üzerinde duruluyordu.
Uzmanlar, Somali'nin yabancı balıkçılık gemilerince kanunsuzca yapılan balık avında yılda 300 milyon dolar kaybı olduğunu söylüyorlar. Nüfusun 10 milyon kişi olduğunu düşünürsek kişi başına kayıp yılda 30 dolara denk geliyor. Ülkenin gayri safi milli hasılası hatta nüfusunun dahi doğru ölçülemediğini biliyoruz ancak 30 doların kişi başına gelirin (satın alma gücü paritesine göre) yüzde onu civarında olduğunu düşünebilirsiniz.
Somali, kıyı güvenlik altyapısı ve gücü olmadığı için bu kayba uğruyor. Somalili korsanlar, elde ettikleri yılda 100 milyon dolarlık gelirle 300 milyon dolarlık kaybın üçte birini geri aldıklarını söylüyorlar. Yani kişi başına 10 doları geri alıyorlar. Ancak, yılda kişi başına net 20 dolar, Somali için ihmal edilemez bir büyüklük olsa da ülkenin sorununa kalıcı ve yeterli bir çözüm olmadığı belli.
Somali bu duruma nasıl düştü?
Somali'nin bu duruma düşmesinde iki ana faktör rol oynadı: Ülkenin ekonomik ve siyasi yapısını bozan Batılı güçler (İngiltere ve İtalya) ve sonrasında ülke halkının bir ekonomik ve siyasi yapı ortaya çıkartamaması.
Somali tarih boyunca önemli bir medeniyet merkezi idi. 19. yüzyılda, yani İngilizlerin tüm dünyanın kendilerine ait olması gerektiğini düşündükleri dönemde Somali'ye saldırdıkları anda dahi Somali'de oldukça gelişmiş bir uluslararası ticaret ve üretim ekonomisi olduğu biliniyor.
İngiliz saldırılarından sonra ülkede başarılı bir direniş örgütlenmesi oluştu. Bu direnişi ve ülkenin ekonomik ve siyasi yapısını İngilizler Birinci Dünya Savaşı sonrası (hani şu Amerikan Başkanı Wilson'ın milletlerin kendi kaderini belirleme hakkı fikrini ortaya atmasından sonra) hava bombardımanları sayesinde ortadan kaldırdılar ve özgür insanları sömürge halkı haline getirdiler. 1920'lerdeki bu yıkımdan sonra ülke İtalya ile İngiltere arasındaki paylaşım kavgasının parçası oldu ve bir daha kendine gelemedi.
1969-1991 arasındaki sosyalist dönemde siyasi ve ekonomik bir yapının kurulması için çaba gösterildi. Ancak bu dönemde de hem diktatoryal eğilimler hem de bölgesel ihtilaf sebebiyle ülke rahatsızdı. 1991 sonrasında ise ülke hem iç savaş hem de Etiyopya ile ihtilaflarla meşguldü.
Sonuçta, siyasi ve ekonomik bir yapının kurulamaması neticesinde 640 bin kilometrelik (Türkiye yüzölçümünün yüzde 80'i) yüzölçümüne sahip 10 milyonluk (Türkiye nüfusunun yüzde 14'ü) bir nüfus bugün (tekrar) topluca açlıkla karşı karşıya.
Ancak daha önemlisi, ilerideki açlık risklerini ortadan kaldıracak bir ekonomik ve siyasi yapıya sahip değil. Bir ülkeyi yönetenlerin en önemli sorumluluklarından birisi halkının insan gibi yaşamasını sağlayacak geliri üretecek bir ekonomik yapıyı kurmak olmalı. Geliştirilen siyasi yapı da özgürlükleri ve bu ekonomik yapıyı desteklemeli. Somali'de önce yabancı güçler sonra da iç anlaşmazlıklar bu durumu engellemiş. Açlık sorunu çözüldüğü zaman asıl soruna eğilinmesi gerekiyor.
kaynak: http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1171415&a ...-kim-caldi
|
 |
Ender ASAN
12 yıl önce - Pzr 21 Ağu 2011, 07:14
Başbakanın somali ziyareti sonrası, ilginç bir tesbit..
| Alıntı: |
20 ağustos 2011 tarihli sabah gazetesi |
|
 |
Uğur!
12 yıl önce - Pzr 21 Ağu 2011, 12:58
Birde bu balık mevzusunun şu boyutu var.
Duyduğum ve öğrendiğim kadarıyla onlara Deniz Mahsüllerinin necis (pis) olduğu ve yenmemesi gerektiği fikri aşılanmış uzun yıllarca.
O nedenle denize yaklaşmamışlar ve adamlarda hamuduyla götürmüş...
|
 |
sayfa 19  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|