harika bir düşünce yalnız açılan başlıkla belki alakası olmayabilir ama her sene rekor denemesi adı altında kendi reklamlarını yapıp onlarca masa ve sandalye açıp sokakları caddeleri iptal eden belediye başkanları bu sene o organizasyonları yapmayıp afrikaya somaliye yardım yapsalar daha yerinde olur.
Allah (c.c.) herkesin yardımlarını kabul eylesin. Yardımda en güzel şeylerden birisi de "Sağ elinin verdiğini sol elinin -bile- görmemesi daha makbuldur"...
Afrika gerçekten hemen hemen her yıl, her ay, her gün yardıma muhtaç. Rahman ve Rahim olan Allah (c.c.) bütün insanlara yardım etsin (Amin).
Onbinlerce Somalili, kıtlıktan kaçmak için yürüye yürüye mülteci kamplarına akıyor... Afrika’nın doğusundaki kıtlık insanlık trajedisi doğuruyor. Onbinlerce Somalili, kıtlıktan kaçmak için yürüye yürüye Kenya ve Etiyopya’daki mülteci kamplarına akıyor.
Açlığın bir deri bir kemik bıraktığı 7 aylık bu bebek de, annesiyle birlikte Kenya’nın Dadaad kentindeki Uluslararası Kurtarma Komitesi’e ait hastaneye ulaştığında sadece 3.4 kg. ağırlığındaydı. Mihag Gedi Farah’ın, yeni doğmuş bir bebeğin ağırlığına sahip olduğunu belirten bir hemşire, “Annesine söyleyemedik ama onu kaybedebiliriz” dedi. Mihag, 7 çocuklu ailenin en küçüğü. Bütün hayvanları açlıktan ölünce göç etmişler.
Ekmek için kampa giderken yolda üç çocuğunu kaybetti
Yiyecek lokma bulabilmek için başkent Mogadişu’ya göç ederken, 6 günlük yolda 3 çocuğunu kaybeden Mabure’nin dramı yürek dağlıyor. Acılı anne kalan 2 çocuğunun ölmemesi için dua ve yardım bekliyor.
SOMALİ’nin başkenti Mogadişu’da bulunan yardım kampında Mabure Quiete adlı 39 yaşındaki kadın, kampa ulaşmak için köyünden çıktığı 6 günlük yolda 3 çocuğunu açlıktan kaybettiği için gözyaşı döküyor. Açlık nedeniyle sağlık sorunları yaşayan 2 çocuğunun daha ölmemesi için dua eden Mabure’nin anlattıkları Afrika’daki insanlık dramını gözler önüne seriyor. Somali’nin başkenti Mogadişu’daki yardım kampında Kimse Yok Mu Derneği de yardım faaliyetleri yürütüyor. Kampta göz yaşı durmayan bir kadın Kimse Yok Mu Derneği Somali Sorumlusu Davut Koçak’ın dikkatini çekti.
Yaşadıklarına yürek dayanmaz
İlk günler kendisini üzen şeyi söylemekte çekinen Mabure isimli 39 yaşındaki kadın, yardım faaliyetlerini izlediği Kimse Yok Mu Derneği üyeleri ile dostluk kurarak başından geçenleri şöyle anlattı: “Köyümüz, kampa 6 gün uzaklıkta. Açlık nedeniyle herkes kampa gidince ben de çocuklarımı yanıma alıp yola düştüm. Fakat her iki günde bir çocuğumu kaybettim. Çocuklarım yolda açlık ve susuzluktan öldüler. Şartlar çok kötüydü. Kampa geldiğimizde yolda 3 evladımın ölüsünü bırakmıştım. İlk ölen çocuğum 6 yaşındaydı. Onun cenazesini çocuklarımın yardımı ile bir yere kadar taşıdım. Ama sonra 5 yaşındaki çocuğum öldü. İki cesetle kaldım. Ne yapacağımı bilemedim. Durup mezar kazmak için çaba harcasam, kampa daha da geç kalacaktım. Belki de tüm çocuklarımın ölümüne neden olacaktım. O yüzden çocuklarımın ölüsünü yoldan alıp, uygun bir yere bıraktım. Onlara bir mezar bile yapamadan oradan ayrıldım. Kampa iki günlük yolumuz kalmıştı ki, 1 yaşındaki çocuğum da öldü. En azından onun cesedini yanımda getirmek istedim. Ama diğer iki çocuğum da hastalık belirtileri başladı. O nedenle yine ondan ayrılmak zorunda kaldım. Eskiden 5 çocuklu bir anne olmakla övünürken, şimdi 2 çocuğum kaldı.1 metrekareden daha küçük bir yerde üç kişi kalıyoruz. Kafamızı çadıra sokabilirsek mutlu oluyoruz. Eşim hayatta değil. Çocuklarım için korkuyorum.”
2 çocukla 2 gün yol yürüdü
Mogadişu’ya yürüyerek 2 günde geldiğini belirten 20 yaşındaki Halime isimli bir kadın ise, yaşadıklarını şöyle aktarıyor: “2 çocuğum var. Bunlardan büyük olanı hasta. Ona verecek bir ilaç yok yiyecek de yok. En azından burada yapılan yardımdan alırsam onun biraz daha yaşamasını sağlarım. Eşim köyde kaldı. Ben buraya yürüyerek 2 günde zorla geldim.” ERDİNÇ AKKOYUNLU