Artık Ordu ülkemizin dış güvenliğine odaklanmalı ve olası tehditlere karşı savunma planlarıyla ve hazırlıklarıyla uğraşmalıdır. Bu çalışmaların siyasi sorumlusu Milli Savunma Bakanı olmalı ve Genelkurmay Başkanı da Milli Savunma Bakanı'na bağlı bir bürokrat olmalıdır. Milli Savunma Bakanlığı yeniden yapılandırılmalı ve bünyesinde ülkemizin silah, mühimmat, asker, teknolojik ekipman ihtiyaç ve planlamalarını yapacak nitelikte bir sivil bürokrasinin oluşması sağlanmalıdır.
Ülke içinde yürütülen terörle mücadele çalışması temelde bir iç güvenlik işidir. Bu nedenle bu işi Polis ve Jandarma yürütmeli, bu kurumlar da siyasi sorumlu olarak İçişleri Bakanı'nın emrinde olmalıdır. Görevi iç güvenlik olan iki kurumdan Polis teşkilatının tüm personelinin profesyonel olmasına karşın Jandarma teşkilatının personelinin çok büyük kısmının 15 aylığına askerlik hizmeti altına alınan ve profesyonel olmayan kişilerden oluşması iç güvenlik hizmetinin başarı şansını düşüren bir eksikliktir. Bu nedenle "Tümüyle Profesyonel İç Güvenlik Yapılanması" hedef alınmalı, kurumsal planlama buna göre yapılmalı, uzun bir zaman süreci içerisinde Jandarma'nın TSK'dan ayrılıp eşdeğer görev yaptığı Polis teşkilatı ile entegre olması ve hizmet bütünlüğü sağlanmalıdır.
TSK teşkilatı Kara, Hava, Deniz gibi birbirinden tümüyle bağımsız üç blok şeklinde yapılandırılmasına dayanan kurgusunun günümüz savaşlarında başarı şansının azaldığı artık görülmeli ve bu kuvvetlerin birbiri ile entegre olduğu yapılar oluşturulmalıdır. Örneğin Adana'da bulunan bir generalin emrinde hem havacı hem karacı hem denizci birlikler bulunmalı ve örneğin İsrailden bir saldırı olduğunda siyasi iradenin ve Genelkurmayın emri ile bu komutan anında kendisine bağlı birliklerin her üçünü de komuta edebilmelidir. Bu komuta merkezi de havacı, karacı ve denizci birliklerin birarada bulunduğu müşterek kışlalar olmalıdır. Bu komutanın komuta karargahındaki kurmaylarının da karacı, havacı ve denizci karma bir heyet olması gerekir. Bu şekilde yerinde ve entegre bir savunma yapısı kurulmuş olur. Şu anda kuvvetler tamamen ayrı ve örneğin karacıların bir birliği bir sıkıntı yaşayıp hava desteğine ihtiyaç duyduğunda bu talebin sonuca dönüşmesinde zaman kayıpları yaşanıyor ve amaç hasıl edilemiyor.
Personel ihtiyacına göre Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılacak planlama çerçevesinde askerlik hizmetinin ne kadar olması gerektiği belirlenmeli ve askerlik süresi kısaltılmalıdır. Karacı ve denizci komando birlikleri tümüyle profesyonel olmalıdır. Geçici süre ile askerlik hizmetine katılan gençler bunların dışında kalan birliklerde eğitimlerine ve yeteneklerine mümkün olduğunca uygun görevler almalıdır.
En son ülkühan34 tarafından Cmt 30 Tem 2011, 17:56 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Turgut ÖZAL Kenan EVREN'le birlikte kaç komutanı emekliye sevketti veya terfisini engelledi?Atatürk'ün vasiyetini yine ikisi gizledi.Açıklanması uygun değil diyerek kapattılar ve açıklanmasını yasakladılar.Darbeci bir komutanla seçimle işbaşına gelmiş bir siyasetçinin böyle koordine olması ilginçtir.
Anlamalıyız ki 1938'den beri ABD'nin istemediği kimse bir yerlere gelemez.Asker veya sivil.Darbe yapanların ABD destekli olduğunu, uzun ve ezici iktidarların ABD destekli olduğunu,ABD destekli olmayan (hatta karşıtı olan) Necmettin ERBAKAN ve Bülent ECEVİT'in(ayrıca ulusalcıdırlar ve Irak'ın işgaline karşıydılar) nasıl engellendiklerini bilmeyen var mı?
Bugün hala askerin ağırlığını tartışmaya gerek yok.Ağırlığı vardı bitti bitecek.Neden?
Soğuk Savaş bitti.Rus tehditi bitti.ABD'nin Rusya'ya karşı sürekli desteklediği orduya artık ihtiyacı yok.
Üstüne bir de Irak'ın ikinci kez işgaline itiraz etmeleri,soğuk durmaları ordudaki komutanların sonunu hazırladı.Çuval Operasyonuyla başladı ve devam ediyor.1 Mart Tezkeresini bütün baskılara rağmen geçiremeyen (ki kendi vekilleri hayır demişti) Başbakan R.Tayyip ERDOĞAN ABD'de camı kırık araçla ve sıradan bir bürokratla karşılanırken aynı dönemde Mustafa SARIGÜL devlet başkanı gibi karşılandı.Sizce neden?
PKK yı destekleyenin ABD olduğunu söyleyen askerlerin,siyasetçilerin nasıl şaibeli kazalarla öldüğünü unutmayalım bence.
Burada mesele sadece 3-4 komutanın istifası değil...
...Görülmekte olan davalar hakkında fikir belirmek suçtur...
O halde bu dediğiniz suçtan bu sitedeki başlık altında epeyce işlendiği görüşündeyim.
Devam eden dava hakkında fikir beyan etmek suç ise, bu konuda her fikir beyan eden (olumlu veya olumsuz yargıda bulunan herkes) suç işliyor o zaman. Yanılıyor muyum?
Belgede Koşaner'in gelini Berrin Koşaner'in HAVELSAN'da nasıl işe başlatıldığı yer alıyor. Belgeye göre, Berrin Koşaner HAVELSAN'a geçerlilik süresini yitirmiş bir KPSS notu ile girmiş ve işe girmesini bizzat HAVELSAN Genel Müdürü takip etmiş.
2010 tarihli belgede HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Faruk A. Yarman, Berrin Koşaner'in kurumda işe başlatılması için şöyle talimat veriyor:
“Şirketimize iş başvurusunda bulunan Sn. Berin KOŞANER Personel Seçme Esasları Prosedürü kapsamında önkoşul olarak KPDS sınavına 2005 yılında girmiş ve yeterli puanı almıştır. (KPDS 80) Her ne kadar bu sınavların 3 yıl geçerliliği bulunsa da, ilgili adayın işe yerleştirilebilmesi için işe alım prosedürünün devam etmesi ve Personel Değerlendirme Kurulu'ndan da geçer not alması durumunda istihdam edilmesi hususunda gereğini rica ederim...”
Sizin kesim Türkiye'nin bütün birimlerine kendi adamlarını aldırırken, Koşaner'in gelininin Havelsan'da işe başlaması mı dokundu? Demokrasicileri hiç anlamıyorum "demokrasi" sadece kendilerine işlesin istiyorlar.
En son Can38 tarafından Cmt 30 Tem 2011, 18:07 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sizin kesim Türkiye'nin bütün birimlerine kendi adamlarını aldırırken, Koşaner'in gelininin Havelsan'da işe başlaması mı dokundu? Demokrasicileri hiç anlamıyorum "demokrasi" sadece kendilerine işlesin istiyorlar.
Varsa senin elinde de bunun gibi bir belge, paylas bizimle, biz de bilelim. Oyle havada laflarla iftira etmeyelim.
Mehmet Kasım Allah aşkına bir durda motorun soğusun yahu.Koşaner şunu almış bunu almış bilmem ne.Sizin aldıklarınızı yazmaya ne sayfa yeter ne derman.Bırak şu ucuz propagandayı artık.onlarca sene çakan kimdi?Bizim sakalımız sizin kolunuz hesabı. O ordu orada durdukca alttan yenileri gelcek ilk fırsatta darbeyi yiyeceksiniz. üzgünüm.Reform yapmadığınız sürece orduda darbe devri bitmemiştir.Ucuz ve gereksiz sevinç gösterisinin lüzumu yok.
Eğer, mevcut TSK mensubları içinde rütbesi ne olursa olsun istifa etmesi veyahutta erken emeklilik isteyerek TSK'yı terk etmesi gerekenler !! mesleklerine, millete karşı sorumlulukları hâlâ varsa, Askeri Şûra toplantısını beklemeden istifa etmeleri ya da emekliliklerini istemeleri gerekir.
Bu topluca yapılırsa iktidar da rahatlar, kendi politikasına uygun orduyu kurar, hiç olmazsa sanki bir suç ortaya çıkarılıyormuş gibi yapılan tutuklama operasyonlarıyla ordunun her gün rezil edilmesi de sona erer.
Tüm Dünyanın gözünün üzerimizde olduğu şu sıralar, yapılması en doğru eylem ve alınmış karar olmuş olacaktır.