Kan bağı yoktur ama sıhri bağ vardır. Sıhri bağ da evliliğe manidir.
Bir kadınla erkek evlendiği zaman çocukları arasında kan bağı olmasa da üvey kardeş hükmündedir, nikah düşmez. Ama önce cocuklar evlenseydi anne-babaları üvey kardeş olmaz dünür olur ve nikah düser.
Anne-baba ayrı olsa da üvey kardeşler mahremdir, nikah düşmez. Ama dul dünürler namahremdir, nikah düşer.
Anne-baba ayrı olsa da üvey kardeşlerin mahrem olması, İslam şeriatıdır; Yahudi şeriatında mahrem değildir. Hz. İbrahim üvey kız kardeşiyle evlenmiştir, hatta İbrahim ile Sare'nin baba bir, anne ayrı üvey kardeş olduğu iddia edilir. Hz İbrahim zamanında helal olan bu evlilik İslam ile yasaklanmıştır. Evlilik hukukunda İslam ile Yahudilik arasındaki en büyük fark budur. Yani Müslümanla, Yahudi arasındaki ayırt edici özelliktir.
Anladın sen onu, Ali clarkkent.
Hala aynı saçmalığı savunuyorsun ya. Helal olsun. Burada milleti de yanıltıyorsun. Bunun sorumluluğuna katlanamazsın. Resmen iftira atıyorsun islamiyete.
Yazdıklarının hepsi yanlış. YANLIŞ YANLIŞ YANLIŞ. Allah aşkına. Git. Diyanete sor. Diyanete inanmıyor musun. O zaman git. Hocalara sor. Kafana göre, veya bir halt bilmeyenlerin ağzıyla islamiyete iftira atma.
Millet. Tekrar söylüyorum. Bir daha da söylemeyeceğim. Bir adamla bir kadın evlenirlerse o adam ve kadının daha önceki evliliğinden olan çocuklar arasında hiç bir kardeşlik olmaz. O çocuklar isterlerse birbirleri ile evlenebilirler. Adamla kadının birlikteliğinden bir çocuk olursa bu çocuk daha önce gelen iki çocuğa da kardeş olur. Birisiyle ana bir baba ayrı kardeş olur. Diğeriyle baba bir ana ayrı kardeş olur. Önceki iki çocuk ta bu 3. çocukla hiç bir şekilde evlenemez. Ama birbirleri ile ev-le-ne-bi-lir-ler.
Bu konuda sorulmuş bir soru:
Sual: Üvey ağabeyim ile üvey ablam evlenebilir mi? Yani Babamın hanımı ölünce, dul bir kadınla evlendi. Bu kadının bir kızı var. Babamın da ölen karısından bir oğlu var. Bu oğlan bu kız ile evlenebilir mi?
CEVAP
Evlenebilir. Çünkü hiç akrabalığı yoktur.
"Hırsızlığı sen savunuyorsan bilemem.
Kur'anın hükmüne göre hareket ediyorsan, hanımını dini değerlere uygun seçmen gerekir.
Zaten dini değerlere uygun seçersen de, sonradan sorun yaşamazsın.
Hasılı; durmadan oraya buraya kıvırıp, kendini haklı çıkarmak için saçma sapan gerekçe aramaya çalışma.
Yazdıklarında iyi niyetten eser yok.
Adam gibi seç, adam gibi yaşa."
ALINTI
Diyelim ki seçmedim ne olacak? Neden hırsızlığı savunuyorsun? Madem kötüymüş, kötü kadınlara ömür boyu nafakayı savunuyorsun? Neden kötülüğü savunuyorsun? Sen de hiç utanma arlanma yok mu?
Haram diyorum , doğrusunu seçseydin diyorsun, kırık kaset gibi aynı şeyi tekrarlıyorsun. Bu kadar haram nafakayı savunduğuna göre yani bu kadar hırsızlığı savunduğuna göre ailenden biri boşanmış olmalıdır.
Hem islami değerlere göre hanımını seçemeyeceksin, hem de islami değerleri, fırsat bilip, medeni kanunu eleştirmeye çalışacaksın.
Yok öyle bir mantalite... Marsa da gitsen öyle bir mantalite bulamazsın.
Kafir diye yaftalamışsın da... Şu yazdıklarına bak, bir de kafir diye yaftaladığın kişinin sana yazdıklarına bak.
Uçmuşsun sen uçmuş...
Neyse... Boşver sen iyisi... Esasında bu mevzuda seni misafir kullanıcı olarak dikkate almayıp yanıt vermemem daha iyi olurdu da, mevzuyu nereye getireceğini anlamak için, devam ettirmiştim.
Mevzuyu getirdiğin yer ise, kafirlikle itham etmek. Allah seni ve senin gibi tez zamanda ıslah eder inşallah.
Milletin o öcü gibi korktuğu Allah'ın kanunları uygulansa kimse mağdur olmaz. İslamiyette boşanan bir kadına eşi tarafından 3 ay nafaka ödenir. Bir daha da ödenmez. Bazı alimler bunun 6 ay olduğunu söylemiştir. Çünkü bir kadın boşandıktan sonra 6 ay boyunca hiç bir erkekle evlenemez. Buna iddet müddeti deniyor. Bu süre içinde de kadının nafakasını boşandığı eş sağlar.
İddet müddeti bitince nafaka kesilir. Dediğim gibi bazı alimlere göre bu süre 3 aydır. Bazılarına göre 6 aydır. İddet müddeti bittiği halde hala nafaka almaya devam eden kadın için dinimiz zalim diyor. Aldığı para da haram oluyor. Mahkeme bana bu hakkı verdi. Ben alırım demesi kadını kurtarmaz. Çünkü hesap günü medeni kanunlara göre değil. Şeriat kanunlarına göre yargılanacak.