1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6  |
 |
Ali MERİÇ
11 yıl önce - Prş 19 Oca 2012, 11:24
doğru kesin bilgilerle fikir sahibi olmalıyız!
Dava açmak için, açılacak bedelin %1.5'ğu gibi para yatırılacağı bilgisi kesinlikle yanlıştır.Dava kaybedilse bile tüm harç 1500 tl'dir.Gerçekleri görüp oyalayıcı sözlerle vakit geçirmemek gereklidir.Kaldı ki yazılı cevapta 2 yıl yapılamayacağı ama buna karşın 2014'te başlayacağı gibi bir bilgi yoktur.İşin sözel kısmında önceliğin yht ve otoyol projeleri olduğu belirtilmiştir.Benim edindiğim izlenim eğer hiç bir şey yapmadan beklersek; 6 yıl daha beklememiz çok mümkündür.Ama benim zamanım çok bir 6-8 yıl daha bekleyebilirim,hem arsam daha da değerlenebilir diyende olabilir bu da farklı bir görüşdür.
|
 |
kerembey72
11 yıl önce - Prş 19 Oca 2012, 20:56
6 sene beklediniz, 1 ay daha bekleyiniz
Geçen sene hem Antalya havaalanında hem de Çukurova Havaalanında kamulaştırma yaptı DLH. Söyleyin hangisinde kamulaştırmasız el attı? Birkaç belediye yol yapım örneğinde vardır ancak kamulaştırmasız el atma. Devletin bedelini ödemeden, kanuni süreci beklemeden yıkım yetkisi olduğuna da katılmıyorum. Tapulu mülkümü nasıl yıkabilirler? Böyle saçmalık olur mu?
Bilmeyenler için yazıyorum: Kamulaştırma Kanunu 2002 yılında değişti. Eskiden davayı mal sahipleri açıyordu, şimdi ise kamulaştırmayı yapacak idare.
İnsanların çoğu eski yasa zamanlarında AİHM gidip Turkiye'yi tazminata mahkum ettiler. Bu yüzden yeni yasa çıktı. Ayrıca 4734 sayılı yeni ihale kanununda da proje alanının kamulaştırması bitirilmeden ihaleye çıkılamaz diye açık hüküm var. Geçmişe oranla kamulaştırmasız el atma davaları yok denecek kadar azdır. (Yargıtayın 2011 deki imarla ilgili karari sonucu açılacak davaları saymazsak)
Bu kamulaştırma için alınmış karar var. Şubat ortasına kadar bekleme taraftarıyım. Bütçeler, izinler belli olacak o zamana.
|
 |
Ali MERİÇ
11 yıl önce - Prş 19 Oca 2012, 23:34
Kamulaştırmasız el atma davası
Artık fiilen el atmadan makul süreyi aşan tapu şerhleri de(5 yılı aşan) kamulaştırmasız el atma sayılmaktadır.(bakınız 2011 yargıtay kararları) Elbetteki herkes dava açmadan bir an önce kamulaştırma başlasın ister.Keşke şubatta kamulaştırma olsa da bu iş bir çözüme kavuşsa ;ama şubat gelince nisan, nisan gelince haziran ..... bu böyle umut dağıtarak sürdürülecek gibi gözüküyor.Öte taraftan bakanlığın yazılı, imzalı kamulaştırmanın 2 yıl ertelendiğine dair cevabi belgesi var ;buna itibar etmeyip söylentilerin peşinden koşuyorsunuz. Ben şahsen avukatıma talimat verdim kamulaştırmasız el atma davası açması için , herkesin kendi tasarrufudur.Kamulaştırma başlarsa zaten mesele yok başlamazsa dava süreci yol almaya başlar. 6 yıl bekleme konusu mecburidir ama şu anda bekleme gibi bir mecburiyetimiz yoktur!
|
 |
kerembey72
11 yıl önce - Cum 20 Oca 2012, 12:10
Herkesin kendi takdiri tabii. açılan davaların idareyi harekete geçireceğini düşünüyorum. en azından konusu bahsi olacak. ağlamayan çocuğa meme yok hesabı haddinden fazla salladılar zaten bu işi. ama bir yandan da cezasını ödüyorlar.
Ancak para devlet büyüklerimiz veya memurlarımızın kendi cebinden çıkmadığı için umurları değil, halen popülist hareket etmeye devam ediyorlar.
|
 |
kerembey72
|
 |
Kerimi
11 yıl önce - Cum 20 Oca 2012, 14:16
Sevgili Arkadaşlar:
Konu ile ilgili edindiğim bazı bilgileri sizlerle paylaşmak isterim. Ancak sözün özünü baştan söyleyeyim, benim anladığım kadarıyla ortada bariz bir hukuk boşluğu var. Yani içinmizden birileri öncülük edip dava açıp da emsal nitelikte bu dava sonuçlanana kadar yüzde yüz kesin konuşmak mümkün değil gibi.
1) Öncelikle Sn Ali Meriç’in değindiği husus hakkında benim edindiğim bilgi şöyle: Ortada iki farkı (tezat) Yargıtay içtihadı var. Birinci (eski) içtihada göre FİİLİ işgal olmadıkça tapuya şerh veya imar projeleri EL ATMA olarak SAYILMIYOR.
================================================
4) Kamulaştırmasız el koyma kavramının istisnaları
İdarelerin bir taşınmaza kamulaştırma işlemi yapmadan ve sahiplenme kastı ile de olsa devamlı suretteki her el koyması kamulaştırmasız el atma değildir;
c) İmar planlarında taşınmazın tamamının veya bir kısmının kamu hizmetleri için ayrılması;
Kamulaştırmasız el koymadan söz edebilmek için en önemli unsur idarelerin taşınmaza fiilen ve kalıcı nitelikte el koymasıdır. İdarenin fiili el koyması söz konusu değilse imar planları ile taşınmazların yol, yeşil alan, park, okul gibi kamusal alanlara tahsis edilmesi Yargıtay içtihatlarında kamulaştırmasız el koyma olarak kabul edilmemektedir.
d) Taşınmazların tapu kaydına kamulaştırma şerhi konulması;
Fiili el koyma yaksa taşınmazların tapu kaydına konulan kamulaştırma şerhi kamulaştırmasız el atma olarak kabul edilmemektedir.
=================================================
Gerçekte kanun da bu yönde zira Sn. Kerem Bey’in (Kerembey72) belirttiği gibi yeni kamulaştırma kanununda uzlaşma ve peşin ödeme gibi esaslar var ve tüm bunlar elatma durumu olmadan işin çözümünü sağlamaya ve AİHM’de kaybedilen davalara benzer durumların ortaya çıkmasını önlemeye yönelik (en azından öyle ifade ediliyor).
ANCAK...
2) Hem Sn Ali Meriç’in hemde Sn. Kerem Bey’in değindiği üzere Yargıtay’ın yeni içtihadı yapılan bir imar projesi ile kamu alanı olarak tescil edilen ve bu suretle sahibi bulunduğu taşınmaz üzerindeki haklarından (faydalanma, imar, iskan, v.s.) mahrum bırakılan kişilerin ilgili imar değişikliğini yapan ancak uygulamayan makam aleyhine dava açma hakkı bulunduğunu beyan ediyor (fiili el-atma OLMAKSIZIN). Fakat benim hukuk müşavirim bu dava hakkının aslında “HUKUKİ EL ATMA” mı yoksa “HAKSIZ FİİL” davası mı olması gerektiği konusunun muallak olduğunu ve kendi görüşünün HAKSIZ FİİL yönünde olduğunu söylüyor. Anladığım kadarıyla bu hukuki boşluğun giderilmesi için ya yeni bir kanun düzenlemesi yapılması gerekiyor (bu konuda başlatılmış bir çalışma olduğunu da öğrendim) yada Yargıtay’ın İÇTİHADLARIN BİRLEŞTİRİLMESİ KARARI alması gerekiyor. Böyle bir karar henüz yok. (Mevcut tek bir Yargıtay içtihad birleştirme kararı var, o da 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunun Anayasa Mahkemesi Tarafından İptal Edilen 38. Maddesi ile ilgili – yani hak aramada 20 yıllık zaman aşımı sınırını kaldıran karar.)
BU DURUMDA…
3) Ortada üzerinden 5 (beş) yıl geçmiş bir imar planı olduğuna göre EL-ATMA davası olmasa dahi en azından HAKSIZ FİİL davası açmak mümkün görünüyor. Ancak bu davanın muhattabı KİM OLACAK? Benim anladığım kadarıyla davayı AKYURT BELEDİYESİ’ne ve/veya ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’ne açmak lazım.
Diyelim bu dava açıldı ve kazanıldı, o zaman olacak şey kamulaştırma işleminin başlatılması kararı olacağına göre, kamulaltırmayı KİM YAPACAK? Belediye mi, yoksa Bakanlık yani DLH veya DHMİ mi? Mahkemeden belediye’yi muhattap alan bir karar çıkarsa, bu karar Ulaştırma Bakanlığı’nı bağlar mı? Bu dava ne kadar zamanda sonuçlanır? Yeni (mevcut) kamulaştırma kanununda öngörülen 6 (altı) aylık uzlaşma süreci sonrası dava açma şartı olduğuna göre bu dava sürecinde (veya sonrasında) bir sorun teşkil eder mi?
SON OLARAK...
4) Yukarıda izah ettiğim hukuki boşlukar dışında anladığım kadarıya kesin olan bir husus daha var ki, bence bu da önemli. Fiili el-atma olmaksızın “HUKUKİ EL ATMA” veya “HAKSIZ FİİL” davası açılması durumunda davacı tarafın “men'i müdahale” talep etme hakkı yok. Yani bu dava süreci sonrasında uzlaşma olmasa dahi mahkemenin tespit edeceği bedel üzerinden mülkümüzü SATMAK ZORUNDA ve fiilen kamulaştırmanın yapıldığı tarih itibarıyle DEĞİL davanın açılış tarihi esas alınarak tesbit olunacak rayiç bedelini kabullenmek durumunda kalacağız.
Özetle, bence dava yoluna gitmenin hem artıları hemde eksileri var. Baştan söylediğimi tekrar edeceğim, kesinlikle ÇOK iyi bir hukukçu ile yola çıkmak lazım. Aksi halde Dimyat’taki pirince giderken evdeki bulgurdan olmak içten bile değil…
Saygılar,
KEG
|
 |
Ali MERİÇ
11 yıl önce - Cmt 21 Oca 2012, 00:57
Beklemenin 6 yıldır bir yararı görüldümü?
Zaten bir an önce kamulaştırma başlasın istiyorsak; kamulaştırma olduğunda nasıl kamulaştırmaya itiraz edemiyor, edere itiraz edebiliyorsak; kamulaştırmasız el atma davasında da durum aynıdır, bir fark yoktur.Ama asıl kayıp kamulaştırmasız el atma davasında geç kalmakla olabilir!Nasıl bütçe yetersiz diye kamulaştırma ertelendiyse eğer gerçekten maddi sıkıntı varsa ödemelerde de sıkıntı olabilir.Öncü dava kazanıldığı zaman bu durumda, idare başka önlemler alabilir!Sonradan dava açanlar ilk açanlarla aynı sonuca ulaşamayabilir!!
|
 |
CENK 12
11 yıl önce - Pzr 22 Oca 2012, 03:08
Yargıtay, görüş değişikliğini Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Mülkiyet Hakkı” başlıklı 35. maddesine, “Kamulaştırma” başlıklı 46. maddesine, Anayasa Mahkemesinin 29.06.2000 tarih ve 24094 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 29.12 1999 tarih ve 1999/33 E. 19 99/51 K. sayılı Kararına, 16.05.1956 Tarihli İçtihadı Birleştirme Kararına, Medeni Kanun’un “Mülkiyet Hakkının İçeriği” başlıklı 683. maddesine, İmar Kanunu’nun 8, 10, 13 maddelerine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Eki Birinci Protokolün 1. maddesine dayandırmaktadır.
B- YARGITAY KARARININ DAYANDIĞI GEREKÇE
I- Kamulaştırmasız Elkoyma Kavramı ve Niteliği:
Kamulaştırmasız el koyma kavramı 6830 sayılı İstimlak Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 09 Ekim 1956 tarihinden sonraki olgular için söz konusu olup; bu tarihten önceki el koymalar, 05.01.1961 gününde kabul edilen 221 sayılı Amme Hükmi Şahıslar veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkındaki Kanun ile “Kamulaştırılmış” sayılmıştır.
Gerek 6830 sayılı İstimlak Kanunu’nda, gerekse bu Kanunu kaldırarak, kamulaştırma konusunda yeni ilkeler getiren 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nda; kamulaştırma yapılmaksızın taşınmaz malına el konulan kimsenin, uğradığı zarar ve ziyPan ile mülkiyet hakkının kullanılmasından doğan malın özüne bağlı hangi davaları açabileceği konusunda bir düzenleme getirilmemiştir.
|
 |
CENK 12
11 yıl önce - Pzr 22 Oca 2012, 03:22
İmar Planlarının Hukuk Kuralları Arasındaki Yeri, İmar Planlarına Hakim Olan İlkeler ve Doğurduğu Hukuki Sonuçlar:3- ÜZERİNDEN BEŞ YIL GEÇEN İMAR PLANLARI
İmar Kanunu'nun 10. maddesi ile belediyeler, imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde imar planını tatbik etmek üzere beş yıllık imar programlarını hazırlamakla yükümlü tutulmaktadırlar. İmar programlarında İmar kanunun 18. maddesinin uygulanmasına öncelik verilmesi gerekir. Program kapsamında olan ve kamu hizmet tesislerine tahsis edilen yerlerin, bu tesisi yapacak olan idareler tarafından program süresi içinde kamulaştırılması zorunludur7. İmar Kanunun 10. maddesi açıkça emredici niteliktedir.
İmar Kanunu'nun 12. maddesi de "... Herhangi bir arsanın cephe hattının gerisinde kalan kısmı, plan ve yönetmelik esaslarına uygun bina inşasına yetmiyorsa, beş yıllık imar programında olup olmadığına göre, 10 uncu maddede belirtilen müddetler içerisinde 18 madde hükümleri tatbik edilmediği veya başka bir şekilde imkan bulunmadığı takdirde mal sahibinin yazılı müracaatı üzerine bu arsanın tamamı ilgili idarelerce kamulaştırılır." Hükmüne yer verilmiştir.
İmar kanununda düzenlenen en uzun süre 5 yıldır. Bu süreden fazla özel mülke konu taşınmazın emsallerine göre kısıtlı tutulmasının hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Çünkü belediyelerin bu tür keyfi işlemlerinin dayanağı olan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 13. maddesinin 1. ve 3. fıkraları, Anayasa Mahkemesinin29.12.1999 gün ve 1999/33 E.,1999/51 K. Sayılı kararı ile mülkiyet hakkını engellediği gerekçesiyle ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 23.9.1981 günlü Sporrong ve Lonnroth kararını da gerekçe göstererek iptal etmiştir.
İdarenin bir yasal dayanağı olmaksızın, usulüne uygun bir kamulaştırma kararı almaksızın özel mülkiyette bulunan bir taşınmazın tamamına veya bir kısmına el atması hukuka açıkça aykırıdır. Bu tür bir el atma, aslında idareden çıkmasına rağmen, yasal hiçbir dayanağı bulunmadığı ve tamamen usul dışı olduğu için bir idari eylem olarak değil, FİİLİ YOL olarak nitelendirilmektedir. Bir başka anlatımla, böyle bir el atma o denli hukuka aykırı görülmektedir ki, bu açık ve ağır hukuka aykırılık el atma eyleminin idari niteliğini ortadan kaldırmakta ve onu haksız bir fiil haline dönüştürmektedir8.
Türk Hukuk Sisteminde, idareye atıf ve isnat edilebilecek bir nitelikte olmakla birlikte işlem ve eylemin bozularak idari karakterini kaybettiği hallerde (haksız fiil-fiili yol); sorumluluğun özel hukuk kurallarına göre ve adli yargı yerinde belirleneceği de kabul edilmektedir. Uygulamada bireyin mülkiyet hakkına tecavüz şeklinde de görülmektedir9.
Yargıtay genellikle, imar planında bir taşınmazın kamu alanında kalması kamulaştırmasız el atma sayılmayacağına karar vermektedir. Ancak biz yine de imar planın üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçtikten sonra ilgili belediyenin tutumuna göre; a) imar uygulaması başlatmamışsa, b) imar programına almamışsa c) taşınmazın niteliği arsa olup da parselasyon durumuna ve yapılaşma durumuna göre belediyenin imar uygulamasına gerek duymayacağı anlaşılıyorsa, d) mülk sahibinin tarla olarak kullanması mümkün değilse yani taşınmaz arsa niteliğindeyse, e) planda kamu alanında kaldığı gerekçesi ile arsanın kullanımı engelleniyorsa, kamulaştırmasız el atma olduğunun kabulü gerektiğini düşünüyoruz. Benzer durumlara ilişkin mülk sahibi lehine Yargıtay kararları da vardır10.
Eğer belediyelerin zor durumda kalması düşünülecek olursa, dava esnasında özellikle imar planını üzerinden 5 yıl geçmişse, belediyelere taşınmazla ilgili ne şekilde bir tasarrufta bulunacağı sorulabilir. Bu arada gerçekten ihtiyaç olmaksızın kamu alanında tutulan yerler varsa belediyelere imar planı tadilatı yapma fırsatı verilmiş olur. Böylece belediyeler para ödemekten mülk sahibi de mağduriyetten kurtulmuş olur. Kanunda var olduğu düşünülen boşluk her tür arazi düzenleme yetkisi ile donatılmış belediyeler lehine değil, Anayasanın eşitlik ilkesi ve mülkiyet hakkı da dikkate alınarak mağdur edilen mülk sahipleri lehine kullanılmalıdır. Bireylere uygulanan adalet her zaman kamunun daha menfaatinedir.
|
 |
CENK 12
11 yıl önce - Pzr 22 Oca 2012, 03:29
Yukarda belirttiğim gibi haksız fill den dolayı dava açma hakîmiz var ama 100% Olcak diyede birsey yok kaybedecek ne var arsayı elimizden bedelsiz mı alacaklar
Saygılarımla cenk Dogan
|
 |
sayfa 6  |
ANA SAYFA -> ANKARA - Haberler ve Sohbet
|