Türkiye liglerinde maç sonuçlarının nasıl alındığı belli de ondan..Bas parayı bağla maçı...valla biz İzmirlilerin şikeye verecek parası yok..siz süper ligte takımımız var diye kendinizi kandırın..Türkiye maç sonuçları sahada değil restoran masalarında kazanılıyor..
Ankaranın diğer kentlerden ne özelliği vardı da milyonlarca doların döndüğü süper ligde 4 takım birden iki sene oynadı.Ama türkiyenin üçüncü büyük kentinin şu anda bir takımı bile yok.
çok doğru bir noktaya parmak bastın..
tabi sporu sadece futboldan ibaret olduğunu sanan canım türkiyem insanı İzmir Büyükşehir Belediye Spor takımının başta basketbol voleybol hentboldaki avrupa ve türkiye derecelerini bilmez
ha bide ARKAS voleybol desem sana PINARKSK desem sanırım yeterli gelecektir...burda avrupa ve türkiye şampiyonluklarını teker teker saymıcam onada siz bakın...
becoo nunda dediği gibi futbolda ne dolaplar döndüğünü şampiyonlukların nasıl alındığını çok iyi biliyoruz tabi İ.Melih gökçek şike opersyonu kapsamında dinlemeye takıldığını ve ifadeye çağrıldığını anımsatmama gerek varmı acaba
Ben futbolu spor olarak falan görmüyorum Dünyada zaten voleybol gibi sporlar futbolun gerisinde.
mesajımdan alıntı
Alıntı:
sadece spordan örnek diğer konularda eğitim.kültür vs. çoğaltabiliriz
sadece spordan örnek diyorum ve futbolu örnek gösteriyorum.
Fenerbahçe kulubü Ankarada tesis yaptı futbol için yapmadı.
Ankaranın basketbol ,voleybol , hentbol , kadın erkek takımlarını saymak istemiyorum.
voleybol erkekler
Ziraat Bankası
Halkbankası
Maliye Milli Piyango
Çankaya Belediyesi
sadece spordan örnek diğer konularda eğitim.kültür vs. çoğaltabiliriz.
Sporla gelişmişliğin alakası ne? bide kültürde eğitimde izmir ankaranın tırnağı olamaz sözünü deniz olmadığı için içinizde yarattğınız komplekse bağlıyorum
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Kordon’da fayton keyfi” için hazırladığı proje kapsamında sipariş edilen 12 özel fayton ile Haflinger cinsi 14 at İzmir’e geldi. Sayıları 36’yı bulacak atlar için özel bakım yeri, faytonlar için de kapalı park alanı çalışmaları hızla sürüyor. Büyükşehir, özel kıyafetler giydireceği faytonculara İngilizce eğitimi de verecek.
İzmir’in simgesi faytonları kente yakışan modern bir görünüme kavuşturmak isteyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, hazırladığı proje de önemli aşamalar kaydetti. Proje kapsamında 12 özel fayton ile Haflinger cinsi 14 at İzmir’e getirildi. Faytonlar ve atlar için Kahramanlar’da hazırlanan park alanı ve barınakların yapımında ise son aşamaya gelindi. Diğer taraftan İzmir Büyükşehir Belediyesi, faytonculuğun belli bir disiplin içinde ve yerli-yabancı turistlere sağlıklı bir hizmet sunulabilecek şekilde yapılabilmesi amacıyla mevcut “Fayton Çalışma ve Usulleri Yönergesi” üzerinde çalışmaya başladı.
Proje kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilecek faytonların sürücüleri bir dizi eğitimden geçirilecek. Faytoncular, yazlık ve kışlık olmak üzere hazırlanacak özel kıyafetler giyecek. Faytonculara ayrıca yabancı turistlerle iletişim kurabilmeleri için İngilizce kursu da verilecek.
Faytonlar Akhisar, atlar Hollanda’dan
İzmir Büyükşehir Belediyesi, faytonlar ve atlar için Kahramanlar’daki bir alanda fayton park alanı ve at barınakları hazırlıyor. Devam eden çalışmalar kapsamında her bir at için 10 metrekarelik 36 adet barınak yapıldı. Alanda, hazır çelikten prefabrik kapalı fayton park alanı ve idari bina bulunacak. Victoria Klasik tarzındaki 12 adet fayton, bu alandaki üretimi ile ünlü Manisa’nın Akhisar ilçesinde üretilerek teslim alındı. 4 yolcu ve 1 sürücü kapasiteli olan körüklü tip faytonların yolcu koltukları bir geniş bir dar 2’şer kişilik. Körük tam ve yarım açılabiliyor. 2 at koşulabiliyor. Ön tarafında pirinç malzemeden el yapımı fenerler bulunuyor. İzmir’e getirilen 14 at ise Hollanda ve Bulgaristan’dan temin edildi. İzmir’e toplam 36 at gelecek.
KAYNAK : İBB
hayırlısı olsun .. en azından düzenli bir hale gelecek ve görüntü kirliligi ortadan kalkacaktır [/quote]
Son yıllarda gün geçmiyor ki, İzmir’in incisi, en gözde alanı Birinci Kordon’la ilgili sevimsiz bir haber gazetelerde yer almasın.
İzmirlilerin nefes aldığı, denizle buluştuğu, gemiyle gelen turistlerin bu kente ayak bastıkları ilk yer olan Kordon’un özellikle limana yakın olan bölgesi olumsuzlukların merkezi oldu.
Bir zamanlar İzmirlilerin gurur duydukları bir sahil şeridi olan Kordon, çadır kent görüntüsüyle ilk darbeyi yerken panayırı andıran yapılanmasıyla, çığırtkanların cirit attığı, ailelerin geçmeye korktukları bir bölge haline geldi.
Özellikle Kordon’da yaşamak zorunda olan apartman sakinleri, masaların arasından evlerine zar zor girebildikleri yetiyormuş gibi; bakımsız mutfaklardan gelen yağ kokuları, pis suların apartman önlerine ya da sokaklara dökülmesi ve en önemlisi de bu konulardan şikâyetçi olanların mafya bozuntularından dayak yemeleri olağan hale geldi.
İşte şimdi tüm bu olumsuzluklardan ve şikâyetlerden bıkan, çığırtkanlarla, kadın satıcılarıyla, genel düzeni bozanlarla mücadelede yalnız bırakıldığını düşünen Aziz Kocaoğlu Kordon esnafını bir anlamda hizaya getirecek ekonomik bir çözüm buldu. Çözüm, ekonomik olduğu kadar da halkçı bir yol.
Geçen gün İZSİAD’ı ziyaret eden Kocaoğlu’na işadamları, Kordon’daki rezaletin ve başıbozukluğun nasıl sona ereceğini sordular.
Başkan, işadamlarına yakında çok radikal bir çözüm getireceğini ve bunu en kısa sürede uygulamaya geçireceğini kararlı bir tutumla açıkladı.
Söz ve kural dinlemez Kordon esnafını disipline edecek çözüm Kocaoğlu’na göre çok basitti. Birinci Kordon’un denize yakın kısmına her 100-200 metrede küçük kafeteryalar oluşturulacak. Bu kafeteryaları belediye kendisi işletecek. İzmir’e yakışan bir dekor ile süslenecek kafeteryalar çayı, 50 kuruştan, birayı bayi fiyatından satarak, insanları hem denize daha da yakınlaştıracak, hem de Kordon da düzenli bir yapılanmayla insan yoğunluğunu buraya çekecek.
Şimdi, Kordon’da söz dinlemeyen, masaları olur olmaz her yere koyan, çevreye rahatsızlık veren, kaldırımları otopark olarak kullanan, canlı müzik ruhsatı olmadan sabaha kadar insanları uyutmayan, yoldan geçenleri kolundan zorla içeriye çeken, karşı gelenin ağzını burnunu kıran işletmecilerin biz böyle bir yapılanma durumunda “biteriz, kepenk kapatırız” dediğini duyar gibiyim.
Evet, Kocaoğlu sizinle ekonomik olarak savaşma kararı almış! Hem binlerce İzmirliyi denizle güzel ve ekonomik şekilde buluşturacak, bunun yanı sıra binlerce apartman sakinini mutlu edecek, hem de Kordon’daki sorunlardan artık başı ağrımayacak.
SON NOT: Kocaoğlu’nun bir başka planı ise; Birinci Kordon’u araç trafiğine tamamen kapatarak otoparkları da kaldırmak. Orada yaşayan ve çalışanlar içinse özel kartlı giriş çıkış sistemleri yapılacak.