1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7 |
 |
erkanyure
12 yıl önce - Pts 23 May 2011, 19:46
Ülkenin başında uyuşturucu denen bela varken, doğrusu içki içen gençleri fazla da tehlikede görmüyorum. Tabii bunun bir alışkanlık haline gelmemesi ve içkinin ne amaçla kullanıldığı da önemli. Eğer alışkanlık haline geliyorsa veya alkol, gerçek dünyadan kopmak amacı ile kullanılıyorsa, bu alışkanlık uyuşturucu kadar tehlikeli olabilir.
|
 |
behzat ksk
12 yıl önce - Pts 23 May 2011, 19:56
erkan beye katılıyorum, ülkemizde genç nüfusun esrar kullanımı araştırılırsa çok daha vahim sonuçlar ortaya konabilir.
|
 |
Tarlan Bara
12 yıl önce - Sal 24 May 2011, 02:51
| Alıntı: |
| Ülkenin başında uyuşturucu denen bela varken, doğrusu içki içen gençleri fazla da tehlikede görmüyorum. |
Kardeşim, sorayım size, uyuşturucu bir maddenin inhisarı altında olan bir kimse ile içkinin inhisarı altında olan bir sahoşun arasında ne gibi bir fark olduğunu zannediyorsunuz? Hadi ikisini de direksiyon arkasına koyalım, hangisi ile yola çıkmak istersiniz? Ikisi de, sadece kendilerinin değil, başka masumların yaralanmasına veya ölümüne sebep oluyor. Ailelerinin çektiği feciatden, acıdan bahis etmiyeceğim bile. Kendi kendimizi toprağa düşürmek bir şey, başkalarının başına bunu getirmek bambaşka.
şimdi söyliyeyim, içkiye karşı bir insan değilim. Ama bir kimsenin o kadar içip de kendilerinin veya başkalarının hayatlarını ziyan etmelerine hakikaten tahammül edemiyorum.
Düşünün bir müddet. Bu yolda ziyan edilen hayat gelecekte neler başarabilirdi.
|
 |
Berkant Genç
12 yıl önce - Sal 24 May 2011, 03:32
yazıklar olsun bu çocuklara yazık gerçekten yazık.beyinsizlik diz boyu.ben bunların yaşındayken içkiyi bırak içmeyi adını bilmezdim.hayatımı kurtarmak için kendimi geliştirebilmek için kitaplarıma 4 elle sarılırdım.
şimdi diyorum kendi kendime bu çocuklar laik Atatürkçü özgürlükçü kesimden gelme, yok alakaları yok.bunlardan ne Atatürkçü olur ne dava adamı.e dinlede pek ilgileri yok o da anlaşılıyor.yazık geleceğimiz bunlara emanet.
nerde kaldı o misket oynayıp,ağaçtan sallanıp,kutu kolayı ezip top oynadığımız ama ''mutlu'' olabildiğimiz günlerimiz...al sana Türk gençliği.bırak cumhuriyeti ben bunlara yırtık ayakkabımı emanet etmem.
|
 |
Berk
12 yıl önce - Sal 24 May 2011, 04:39
onemli olan icmek degil, icmeyi bilmektir..tabi bunlar genc(bizde genciz ama ben daha hatirlamiyorum boyle bir sey basimdan gectigini zaten bunlarin 1 gecede ictigini ben 1 senede icebilirim )buyuk ihtimal kendilerini tutamadilar..mekanda biraz da kiz varsa suyu kacmistir..
e hadi bunlar genc..anneleri babalari nerede?
|
 |
zeki bütün
12 yıl önce - Sal 24 May 2011, 10:09
Yıllardır gençliği uyuşturmak için çeşitli televizyon kanallarında ve çeşitli isimlerle gençlik dizisi adı altında yayınlanan dizilerde sadece içki değil , arkadaşını kazıklamak, yalan söylemek, kazanç için herşeyi yapabilmek , cinsel sapkınlık vs, bu uğurda yapılan her türlü gayri ahlaki davranış meşru ve doğru olarak adeta dayatılarak bu toplumun kafasına kazındı. Bu gün amiyane deyimle '' ot gibi '' bir gençlik varsa ve bu gençlik içkiye, uyuşturucuya yöneliyorsa sorgulanması gereken bu gençlikten çok, büyük bir toplum mühendisliği ile gençliği bu hale getiren iradenin kimler olduğudur.
|
 |
Mustafa Köseoğlu
12 yıl önce - Sal 24 May 2011, 10:28
Bir takım malum medya namaz kılan gençlere gelince, sanki suç işlemişler gibi kıyametleri kopartıyorlar. Ama geberircesine zıkkımlanan bu ve bunlara benzeyen sözde lisesilere gelince tepki göstermiyorlar... Böyle duyarsızlık olmaz... İşte doğal afetlerin olmalarından nedenlerinden biride budur... Eğer bugünlerde bu oluyorsa ileride sonsuz kere affınıza sığınırım açık şekilde eşcinsellikte yapar bu sözde lisesiler
İşte onla ilgili bir Atasözü aktarayım;
Kula bela gelmez Hak yazmadıkça, Hak bela vermez kul azmadıkça
|
 |
Süha
12 yıl önce - Çrş 25 May 2011, 20:52
'ÖĞRENCİYE İÇKİ YASAĞI'NIN DENİZDE MUHATABI YOK
| Alıntı: |
24 yaş altındakilere içki satışı yasağı, kiralık teknelerde düzenlenen içkili öğrenci partileriyle deliniyor. Karalarda alkol yasağı sıkı şekilde denetlenirken, denizde yetki ve sorumluluk karmaşası yaşanıyor. Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti, Çevre Zabıtası ve Deniz Polisi, denetim yetkilerinin bulunmadığını öne sürüyor.
Geçen hafta 19 Mayıs tatilinde düzenledikleri içkili Boğaz turunda bazı lise öğrencilerinin komaya girmesi, çocuk ve gençlere alkol satışı yasağının denetiminde yaşanan çarpıklıkları ortaya çıkardı. Mevzuat gereği karalarda 24 yaş altındaki kişilere alkollü içki satışı yasak. Bu kapsamda içkili eğlence mekanları ve alkol satış noktaları sıkı şekilde denetleniyor. Ancak denizlerde yasağın sorumlusu da, muhatabı da belli değil. Tekne, yat ya da gemilerde düzenlenen içkili toplantıları denetleyecek bir kamu kurumu bulunmuyor. Bu sebeple öğrenciler, eğlence adı altında tekne kiralayarak denizde serbestçe içki içebiliyor.
19 Mayıs tatilinde yaşanan ve Zaman'ın birinci sayfasından duyurduğu olayda da Facebook aracılığıyla haberleşen çeşitli okullardan 100'ü aşkın lise öğrencisi, Boğaz'da içkili tekne partisi düzenlemişti. Partide, bazı öğrenciler sarhoş olup birbirleriyle kavgaya tutuşurken, alkol komasına giren bir genç ise hastaneye kaldırılmıştı. Milli Eğitim Bakanlığı, olayla ilgili soruşturma başlattı. Yapılan incelemede, ailelerin çoğunluğunun, çocuklarının bu partiye katılacağından haberinin olmadığı öğrenilmişti.
Sahil Güvenlik yetkilileri, gençlere içki yasağına ilişkin, "Biz denizlerde meydana gelen kaçakçılıktan sorumluyuz." derken, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ise, "Biz arama ve kurtarma ile yetkiliyiz." bilgisini verdi. Çevre Zabıtası 'tüm sorumluluklarının denizlerdeki kirlilik' olduğunu ifade ederken, Deniz Polisi, "Bizim yetki sahamız deniz üzerinde meydana gelen her türlü adli olayları aydınlatmakla sınırlı." açıklamasını yaptı. Zaman muhabirleri, konuya ilişkin bilgi almak için aradıkları İstanbul Valiliği yetkililerine de ulaşamadı. Akıllarda ise, "Deniz üzerinde 18 yaş altı gençlerin düzenlediği alkollü tekne partilerini kim denetleyecek?" sorusu kaldı.
İstanbul Valiliği'nin Boğaz'daki teknelerin ruhsatlandırılması ve işletilmesi ile ilgili yayımladığı genelgede kurum ve kuruluşlara düşen görevler ayrıntılı olarak sıralanıyor. İçkili veya içkisiz yüzer lokanta, yüzer otel, eğlence yeri, yolcu hatları, turistik gezi ve ulaşım gibi amaçlarla kullanılan tekneleri kapsayan genelgede deniz taşıtlarında düzenlenen etkinliklere yönelik denetim yapacak herhangi bir kurumun yer almaması dikkat çekiyor. Genelgeye göre valilik, söz konusu taşıtlara işletme izni belgesi verilmesinden sorumlu. Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü ise teknelerin denize elverişlilik belgesinin verilmesi ve ruhsat belgesi için gerekli evraklar gibi işlemleri takip etmekle mükellef. İl Sağlık Müdürlüğü ise teknelerde teknik, hijyenik ve sıhhi şartların temininin sağlanmasıyla ilgileniyor. |
Kaynak: http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1138370
|
 |
kaya60
12 yıl önce - Prş 26 May 2011, 11:15
| Alıntı: |
| Yıllardır gençliği uyuşturmak için çeşitli televizyon kanallarında ve çeşitli isimlerle gençlik dizisi adı altında yayınlanan dizilerde sadece içki değil , arkadaşını kazıklamak, yalan söylemek, kazanç için herşeyi yapabilmek , cinsel sapkınlık vs, bu uğurda yapılan her türlü gayri ahlaki davranış meşru ve doğru olarak adeta dayatılarak bu toplumun kafasına kazındı. Bu gün amiyane deyimle '' ot gibi '' bir gençlik varsa ve bu gençlik içkiye, uyuşturucuya yöneliyorsa sorgulanması gereken bu gençlikten çok, büyük bir toplum mühendisliği ile gençliği bu hale getiren iradenin kimler olduğudur. |
Kesinlikle.
Gençlik dizisi denen zırvalar, gençlerimizi kültürümüzden, örfümüzden uzaklaştırıyor.Yakın arkadaşların ardından entrika çevirmek, tezgâh kurmak, evlilik dışı ilişkiye girip hamile bırakmak/kalmak, anne babaya karşı saygısızlık ve terbiyesizlik gibi toplumsal yapımıza ters olan eylemler olağanmış gibi gençliğimize empoze ediliyor.Bu işi denetlemesi gerekenlerse adeta uyuyorlar.Sanki bunu birileri istiyor da bu bombardıman bu şekilde organize olarak devam ediyor.İrdelenmesi gereken bir konu da bu.
|
 |
sayfa 7 |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|