Hala Apo´yu Devlet Bahceli astirmadi diyenlere pes diyorum yani. Bilgisizligin bu kadari da olmaz ki yani. Ya da kasitli yapiyorlar. Nasil olsa kiri at izi kalsin politikasi moda ya son dönemlerde.
O dönemde DSP ve özelliklede MHP seçimleri kazanmasındaki en büyük etken Aponun asılacak olmasıdır. O dönemde MHP iktidarın ortağı çekilseydi iktidardan birkez daha seçime gidip büyük ihtimalle tek başına iktidara gelecekti. Tabii Apoyu asma niyetleri olsaydı. Bizde şu anda AKP iktidarını değil MHP iktidarı kaç yıldır daha sürer hesabı yapardık. O meclise getirdi bu meclisten götürdü şu imzayı atmadı diye laf kalabalığı yapmanın anlamı yok.
ala Apo´yu Devlet Bahceli astirmadi diyenlere pes diyorum yani. Bilgisizligin bu kadari da olmaz ki yani. Ya da kasitli yapiyorlar. Nasil olsa kiri at izi kalsin politikasi moda ya son dönemlerde.
Haklisin... Bilgisizlik, bilmemek ve hatta bildigi halde gormemeye calismak acizliktir...
MHP'nin idam meselesini kendi lehine cevirme calismalarinin bir ornegisiniz..
Asagida ki video'yu izlerseniz bunu cok iyi anlayacaksiniz.
MHP nin idam cambazlığı
31 Temmuz 2002'de meclis erken secim karari almisti ve sira aponun idam edilmesi kararina gelmisti.
Uyum paketi o gece meclis adalet komisyonunda idi.
Adalet komisyonunda iken ve henuz pakete dahil edilip edilmemesi icin Adalet komisyonunda oylama yapilirken ve MHP'nin Adalet komisyonunda ki sayisal ustunlugu ile paketten cikarilmasini saglamasi mumkun iken MHP cekimser davranarak idam cezasinin paket icine dahil olmasini saglamis ve meclis oylamasina o hali ile gitmesine izin vermistir.
AK Parti ise Adalet Komisyonunda idam kararinin kaldirilmasi maddesinin paketten cikartilmasini istemistir.
Önerge 7'ye karşı 10 oyla reddedildi. MHP'li 5 üye çekimser kaldı.
MHP'liler AK Partili üyenin teklifine destek verselerdi, önerge 7'ye karşı 12 oyla kabul edilecek, idam cezası anayasada korunacaktı. MHP, “çekimser” oylarla idam cezasının kaldırılmasına “örtülü” destek verdi.
Hatta RADIKAL GAZETESI dahi 1 Agustos 2002 yayinli gazetesinde
MHP'nin IDAM OYUNU baslikli bir haber yayinliyor.
Daha sonra teklifin maddelerine geçildi.
İdamın kaldırılmasına ilişkin birinci maddede AKP'liler, düzenlemenin teklif metninden çıkarılması için önerge verdi.
Önerge 7'ye karşı 10 oyla reddedildi. Önergeye AKP'lilerin yanı sıra DYP'den ve MHP'li Orhan Bıçakçıoğlu'ndan da destek geldi.
MHP'li beş üye ise çekimser kalınca idam maddesi pakette kaldı.
İdamın kaldırılmasına karşı olan MHP'liler, idam düzenlemesini kendileri dışındaki partilerin oylarıyla pakette bıraktırarak, seçimlerde siyasi propaganda yapmanın yolunu da açmış oldu. İdamla ilgili birinci madde, 9'a karşı 14 oyla kabul edildi. MHP'li altı üyenin yanı sıra maddeye SP'li Fahrettin Kukaracı, AKP'li Mehmet Çiçek ve Ramazan Toprak da ret oyu verdi. İfade özgürlüğünü genişleten, insan ve organ kaçakçılığına cezaları düzenleyen ikinci madde ise bazı MHP'lilerin de desteğiyle kabul edildi. Derneklerdeki örgütlenme özgürlüğünü düzenleyen üçüncü madde ise "derneklerin denetiminin ilgili bakanlıkça yapılmasını" öngören bir önergeyle birlikte kabul edildi.
Bu arada dün bazı gazetelerde, Bahçeli’nin televizyon programında gösterdiği MHP’yi izlediği iddia edilen aracın görüntüsünün fotomontaj olduğu iddiası yer aldı. Konuya ilişkin belgeler ve görüntüler savcılığa verildiği için bunları basınla paylaşmayan MHP yönetimi, dün bu tavrından da vazgeçti. Bahçeli’nin talimatı üzerine Hukuk Danışmanı Avukat Hamit Kocabey, bilgileri basın toplantısında gazetecilerle şöyle paylaştı:
Yeni araç plakası: 06 LNP 34
“Bahçeli’nin televizyonda gösterdiği Chrysler Grand Voyager marka aracın temsili fotoğraf olduğunu söylemiştik. 34 TS 6558 plakalı araç, partinin önüne geldi, içindekiler genel merkeze girdi. Bu plakanın İstanbul’da başka bir araca ait olduğunu belirledik. Bir plaka daha paylaşmak istiyoruz; 06 LNP 34. Bu plakanın Emniyet Oto Hırsızlık birimine ait olduğunu, biz açıklamadan yandaş medya yazdı. Bu plaka gerçekte metalik renkli sarı bir minübüse ait. O minibüsün, KOM’a ait olduğunu düşünüyoruz. Böyle ortam dinlemesi yapan 12 minibüsten 10’u ilgili kurumların emrinde. Ama, ikisi kayıp, kim kullanılıyor bilinmiyor.
Site ile AKP arasında bağ var
MHP’ye tehdidin yapıldığı internet sitesi ile AKP arasında bağ var. Sitede AKP reklamları yayınlanması manidar. Geçmişte AKP’den Küçükçekmece Belediye Meclis üyeliği yapan Faruk Bayındır’ın, bu siteyi kredi kartından yapılan harcamalarla finanse ettiğinin belgeleri var. Bir de telefon numarası açıklıyorum; 0 539 625 78 41 begin_of_the_skype_highlighting 0 539 625 78 41 end_of_the_skype_highlighting. Bu numara ABD ile görüşmeler yaptı. Bu sistem Amerika’dan yönlendiriliyor. Bu numarayı da savcılığa verdik, görüşme kayıtlarını istedik. Bu kayıtlar gelince, bu internet sitesini kuranların ABD bağlantısı görülecek.”
Mhp battıkça batıyor. Ellerinde kamera görüntüleri varsa niye yabancı bir ülkedeki aracın fotoğrafını alıp gösteriyorlar. Kamera görüntülerindeki aracın fotoğrafını koymak çok mu zor? Madem şüphelendikleri aracı kameralarda tespit etmişler o zaman görüntülerdeki şüpheli aracın fotoğrafını yayınlayabilirlerdi, alakasız bir aracın resmini koyarak böyle durumlara düşmelerine gerek kalmazdı. Bir de her açıklamada araç plakaları değişiyor ilginç...
MHP'nin silivri kontenjanından aday gösterilen eski subay yeni sanık Engin ALAN'ın Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanlık makamına gösterdiği saygının belgesi..
Şu sıralar Devlet Bahçeli'nin yerinde olmayı isteyecek tek bir kişi yoktur herhalde..
En son OkanDikmen tarafından Prş 19 May 2011, 09:50 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
MHP'nin silivri kontenjanından aday gösterilen eski subay yeni sanık Engin ALAN'ın Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanlık makamına gösterdiği saygının belgesi..
Şu sıralar Devlet Bahçeli'nin yerinde olmayı isteyecek tek bir kişi yoktur herhalde..
Ya bi de konuşmasını alkışlarken ayağa kalkmadım diyordu. Eh be utanmaz adam, buna da diyecek bir şey muhakkak bulursun. Emirerin var karşında. Salla yalanları, nasılsa yeriz biz .
Her türlü küfrü hakareti edin, adam başkaları sizi saymadımı saldırın.
Engin Alan, bir ay sonra bu ülkenin milletvekili olacaktır, belki bu ülkeyi yönetecektir, bilgilerini kullanarak ülkeyi mahfedenleri yola getirecektir.(g.doğu)
Baksana adam milletvekili olma hayalleri ile yatıp kalkıyor ama devlet adabından resmi protokolden bile bihaber..
Gerçi; Siyasi ihtirasları üzerinde taşıdığı resmi üniformadan daha ağır basan insanların devlet adabını unutmaları çok normaldir.. Defalarca gördük bunun örneğini..
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürlüğü döneminde kurumun OYAK İnşaat'a yaptırdığı hastane inşaatlarına keşif bedellerinin 41 katına kadar oranlarda fazla harcama yapıldığı ortaya çıktı.
-AKSARAY HASTANESİ: 41 KATI HARCAMA YAPILMIŞ
BYDK Raporu'nun 137 ve 138. sayfasında konu şu şekilde yer alıyor: “Aksaray 50 Yataklı Hastane inşaatı: 1998 yılında 36 milyar keşif bedeliyle ihale edilerek yapımına başlanan inşaatın, fiziki gerçekleşmesi % 81 olup, montaj çalışmaları devam etmektedir. 10.7.2001 tarihinde bitirilmesi gereken inşaat için 1.481 milyar lira ödeme yapılmıştır.”
Alıntı:
ÇAYCUMA 100 YATAKLI HASTANE İNŞAATI:
“1998 yılında ihalesi yapılan 320 milyar lira keşif bedelli inşaatın, kaba inşaatı tamamlanmış olup, fiziki gerçekleşme oranı % 52'dir. 15.01.2002 tarihinde bitirilecek olan proje için 1.228 milyar lira ödeme yapılmıştır.”
POLATLI 50 YATAKLI HASTANE İNŞAATI:
“1999 yılında yapımına başlanan, 259 milyar lira keşif bedelli bu inşaatın fiziki gerçekleşmesi % 75 olup, 30.12.2001 tarihinde bitirilmesi gereken bu inşaat için 1.434 milyar lira harcama yapılmıştır.”
-BİR ÖRNEK DAHA, YALOVA HASTANESİ İNŞAATI
Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürlüğü döneminde, yani 1998'de yapımına başlanan ve 2002'de bitirilmesi öngörülen Yalova 200 Yataklı Hastane inşaatı için aradan geçen 2 yıl içinde keşif bedelinin 2 katı harcama yapılmış. Buna rağmen ancak yüzde 42'si tamamlanabilmiş. BYDK Raporu'nda konu şöyle anlatılıyor: “Yalova 200 Yataklı Hastane inşaatı: 1998 yılında ihalesi yapılan 1,7 trilyon lira keşif bedeliyle ihale edilen inşaatın, fiziki gerçekleşmesi % 42 dolayındadır. Kaba inşaatı devam etmekte olup, 3.090 milyar lira ödeme yapılmıştır. 13.05.2002 tarihinde bitirilecektir. (Yüksek Denetleme Kurulu tarafından hazırlanan SSK 2000 yılı raporu, sayfa: 137 ve 138)”
Milletin parasının nasıl çar-çur edildiğinin,ssk nın Kamu bütçesinde dev bir kara delik haline nasıl dönüştüğünün belgesidir bu.
O gün,kendisine emanet edilen bir kurumun söğüşlenmesine göz yuman yada en hafif deyimiyle farkına varamayan Kılıçdaroğlunun bu gün,ülke yönetimine talip olmasının ne yaman çelişkisidir bu.!