1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Safa BAYRAKTAR
12 yıl önce - Cmt 14 May 2011, 14:17
Dünya'nın 2'ci Müze Oteli Antakya'da İnşa Edilecek
Dünya’da Atina’nın ardından ikinci Müze-Otel kompleksi yaklaşık 3 yıllık çalışmanın ardından Antakya’da yapılacak.
Hristiyanların Vatikan'dan sonra ikinci hac merkezi olan Hatay'daki St. Pierre Kilise'sinin hemen karşısında turistlerin konaklayabileceği bir konaklama tesisi yapma fikrini ortaya atmasının ardından başlayan otel inşaatının sondajı sırasında bulunan tarihi kalıntılar konsepti değiştirdi.
Hatay'ın merkez ilçesi Antakya'da Haraparası Mahallesi'nde St.Pierre Kilisesi'nin hemen karşısında özel bir müteşebbise ait arazide başlatılan inşaat kazısında Türkiye'deki yegana tarihi eserler gün yüzüne çıkarıldı. Kanunlar gereği otel yapılacak alanda yapılan sondaj çalışmalarında Türkiye'de taşınmaz kültür varlıkları statüsünde Genç Antik Dünya'nın dört önemli şehirlerinden biri olan Antiokheia'ya ait 850 metrekarelik bir alana yayınlan kalıntı, Helenistik döneme ait olduğu düşünülen sur kalıntıları, hamam kompleksi ve cam atöllyesi ortaya çıkarıldı. Bilimsel kazı çalışmalarının tamamlandığı alanda halen uzmanlar çıkarılan tarihi eserlerin hangi çağa ait olduğu üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
Antakya Arkeoloji Müzesi Müdürü Nalan Yastı, kazı alanında yapılan çalışmalar hakkında verdiği bilgilerde, Fransız İşgalinden sonra Türkiye genelinde ilk defa tamamı Türk Arkeolog ve Bilim Adamlarından oluşan bir heyetle böylesi büyük bir tarihi kalıntının ortaya çıkarıldığını söyledi.
Taşınmaz Kültür Varlıkları'nın yerinde korunabilmesi için ortaya çıkan eserlerin gelecek nesillere güvenle aktarılması için kazı alanında yapılması düşünülen otelin müze-otel konseptine dönüştürüldüğünü aktaran Yastı, "Alanda 850 metrekarelik tarihi kalıntı içerisinde 2 havuz ve 4 külhanın bulunduğu hamam kompleksi ile birlikte geç Bizans dönemine ait olduğunu düşündüğümüz cam atölyesi ve Helenistik döneme ait sur duvarı tespit edildi. Ayrıca kazı alanında taşınabilir kültür varlıkları olarak 2 binden fazla tarihi eser teker teker incelendi, envantere kaydedildi ve bunlar kısa süre içerisinde Antakya Arkeoloji Müzesine teslim edilecek." dedi.
Müze-Otel konseptini hayata geçirecek olan İnşaat Mühendisi ve Proje Koordinatörü Burhan Seçmen ise Antakya'da yapılacak olan bu tesisisin Dünya'da Atina'dan sonra ikinci olacağını aktardı. Dünya'da ve Türkiye'de genel olarak tarihi kalıntıların yakınlarına kurulan otellerin aksine Antakya'da yapılacak olan bu tesisisin özel bir itina ile tarihi eserlerin üzerine inşa edileceğini belirtti
OTEL İNŞAATI 3 YIL İÇİNDE BİTECEK
Adana Anıtlar Bölge Kurulu'ndan çıkacak karar doğrultusunda hazırladıkları projeye başlayacaklarını aktaran Seçmen, 250 odadan oluşacak otelin 2,5-3 yıl içinde tamamlanacağını ifade etti. Seçmen ayrıca normal bir 250 odalık tesisin 1 yıllık bir sürede bitirilebileceğini ancak Antakya'da yapılacak bu kompleksin tarihi eserlerin üzerine inşa edilmesinden kaynaklı hem maddi hem de zaman açısından yoğun bir çalışma yapacaklarını aktardı.
Tarihi kalıntıların bulunduğu alandan 7 metre yükseklikte çelik ayakların üzerine otelin inşa edileceğini aktaran Seçmen, "250 odadan oluşacak otelimizin ana koridorlarından altta kalacak ve müze haline getirilecek eserler görülebilecek. Ayrıca otelimizin üst katı olan yaşam alanından St Pierre Kilisesi görülecek. Kot olarak St Pierre Kilisesi'nin önüne geçilmeyecek ve inşaat alanında kesinlikle makine kullanılmayacak. Özel ve hassas vinçler yardımı ile otelin çelik ayakları bilimsel ekip kontrolünde dikilecek." şeklinde konuştu.
CİHAN
(+)
Hatay'da Türkiyenin en büyük mozaiği bulundu
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=2216873#2216873
En son Safa BAYRAKTAR tarafından Cmt 14 May 2011, 14:18 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
ahmetmetehan
11 yıl önce - Prş 01 Arl 2011, 19:53
Antakya Müze-Otel projesi
Hatay Mimarlar Odası Başkanı Yaşar Coşkun ve yönetim kurulu üyeleri dün dünyanın ikinci Türkiye'nin ilk müze oteli inşaatında gezi ve incelemelerde bulundu,
yapılan çalışmaları kutladı, hayranlıklarını dile getirdi.
Antakyalı işadamı Necmi Asfuroğlu tarafından yapılan, ünlü ödüllü mimar Emre Arolat tarafından projesi hazırlanıp inşaat çalışmalarına başlanan müze otelin sadece ilimize ve ülkemize değil dünyaya mal olacak muhteşem bir eser olacağı vurgulandı.
Bir dünya eserinin Antakya'da yapılıyor olmasından dolayı memnuniyetini ifade eden Mimarlar Odası Başkanı Yaşar Coşkun, tarihi kültürel birikimimiz üzerine bir taş koymasından dolayı işadamı Necmi Asfuroğlu'nu kutladı. Coşkun, devletin zor yapabildiği bir yatırımı Asfuroğlu'nun tek başına hayata geçirebildiğini, bu açıdan da kendisini tebrik ettiğini bildirdi.
...
Asfuroğlu: Proje ticari olmaktan çıktı kamuoyuna mal oldu …
...
İşadamı Necmi Asfuroğlu'da mimarların inceleme gezisi sırasında yaptığı açıklamada, proje ile ilgili ayrıntılı bilgiler verdi, hassas çalışma neticesinde önemli bir dünya eserini hayata geçireceklerini ifade etti.
Müze Otelin kendileri için artık bir prestij projesi olduğunu mutlaka bitirileceğini belirten işadamı Necmi Asfuroğlu, “proje artık ticari olmaktan çıktı kamuoyuna mal oldu. Müze otel sadece Hatay'ın değil, Türkiye'nin ve dünyanın malı olacak” dedi.
...
2013 ortasında faaliyete girecek …
...
Gerçekleştirilen incelemeler sırasında, Müze otel koordinatörü tarafından yapılan bilgilendirmede, çalışmaların 2013 yılı ortasında biteceği ve otelin faaliyete geçeceği bildirildi. ASF Hilton Antakya Müze & Otel adı verilen projenin 17 bin metrekare arazi alanına sahip olduğu belirtilirken, projede otel odaları, süitler, restaurant, toplantı ve çok amaçlı salonlar, eğlence alanları, dış saha ve otopark alanı ile müze alanının yer alacağı bildirildi. Verilen bilgilerde “Antakya'nın kültürel değerlerinin ön plana çıkartılmasında iddialı bir yapı sistemine sahip olan Müze otel, uygarlık tarihinin bilinen ilk kilisesi olan St. Pierre'i de içinde bulunduğu bölgede yer almaktadır. Yapı, dünya mimarlık çevrelerince de hayranlık uyandıran bir konsepte sahip olup, arkeolojik bulguları olduğu gibi koruyarak misafirlerine sunmak özelliği ile de dünya da tek örnek olma özelliğini taşımaktadır” denildi.
...
Kara: Fransız işgalinden
sonra yapılan ilk Türk kazısı …
...
Arkeolog Demet Kara Müze Otelin, yapılan çalışmaların ve çıkartılan eserlerin önemine dikkat çekti. Fransız işgalinin ardından ilk Türk kazısının burada yapıldığına değinen Arkeolog Demet Kara, bu özelliğiyle ayrı bir önem taşıdığını belirtti.
Kazılmış geniş bir alanın korunabiliyor olmasının ayrı bir önem taşıdığını belirten Arkeolog Demet Kara, buradaki kazılarda ortaçağ, geç Roma ve Helenistik döneme ait kalıntılara rastladıklarını bildirdi, her biri değer niteliğindeki bu arkeolojik verilerin kentsel dönüşüme kazandırılmasının önemine vurgu yaptı.
(+) (+) (+) (+) (+)
(+)
Antakya Müze-Otel
Antakya’nın merkezinde, Hristiyan dünyasının önemli hac noktalarından biri olan St. Pierre Kilisesi’ne yakın konumdaki arazinin sondaj kazılarından çıkan kalıntılar, bu alanda bir beş yıldızlı otel yapmak isteyen işvereni müze-otel fikrine yönelten unsur oldu. Korunarak ziyarete açık tutulması gereken tarihi kalıntılar ile kamusal kullanımı dışarıda bırakan otel programının oluşturduğu zıtlık, tasarımı tetikleyen etmenlerin başında yer alır.
Pek çok projede ana koşullayıcı olarak devrede olan yer ve bağlam; yakın çevredeki az katlı, seyrek ve niteliksiz sayılabilecek yapılaşmadan ziyade, alanın içindeki arkeolojik bulgular ve Antakya’nın fiziksel ve sosyal verileri içerisinden tanımlanır. Kendi yapısal kodlarına sahip yerden bağımsız bir tip haline gelen otel, yere ve duruma özgü koşullar ile girdiği dolaysız yüzleşmeden alışıldık yapısını ters yüz ederek çıkar. Kalıntıların karakterize ettiği bu alana yerleşecek otel yapısı, içe dönüp kompaktlaşmak yerine, barındırdığı programları birbirinden bağımsız hareket edebilen tekil birimler haline getirerek kazı alanının üzerine yayılır ve kalıntıları örten koruyucu saçağın altında kendine yer bulur.
Kazı alanındaki kalıntıların yerleri, yapının yere bastığı noktaları belirleyen ana faktördür.Yapının ana taşıyıcısı olan kompozit kolonlar, kazı alanının ortasından geçen dere yatağı izinin açtığı boşluk ve alanın çeperlerinde belirlenmiş noktalarda, kalıntılara olabildiğince zarar vermeden konumlanır. Kolonların taşıdığı ana saçak, hem arkeolojik alanı imleyen bir üst örtü, hem de üzerinde balo salonu, toplantı salonu, açık havuz ve sosyal tesislerin bulunduğu, peyzaj ile zenginleşen bir üst platform halini alır. St. Pierre tepesini ve kenti gören bu platform, Antakyalıların açık hava teras kullanım alışkanlıklarını devam ettirir. Platformun geçirgen yüzeyinde yer yer açılan yarıklar, saçak altının ışık almasını sağlarken arkeolojik kalıntılarla görsel bağlantının da otelin hiçbir alanında kopmamasını sağlar.
Otelin ana gövdesi, tekil kompartımanlar haline getirilmiş prefabrike yatak odası ünitelerinin istiflenmesiyle oluşur. Çelik kirişlerden oluşan ara platformun üzerine yerleştirilen yatak odaları; yatay bağlantı yolları ve köprüler ile ana dolaşıma bağlanır. Saçak altında kalan bu yarı açık mekan; dışarıdaki iklimsel koşullardan soyutlanmayan, zemindeki kalıntılar ile görsel ilişkinin sürdürüldüğü ve yere ait niteliklerin deneyimlendiği bir dünya sunar. Yarı kapalı teraslar ve bahçeler bu deneyimini daha cazip hale getirir. Lobi, restoran, lounge gibi birimler, kalıntıların bulunduğu kottaki kamusal kullanıma açık alanlara yakın noktada konumlanır. Otel yapısı bu özellikleriyle, mekan standartlarından feragat etmeden yere ve duruma özgü hale gelir.
Kazı alanının üzerinde dolaşan köprü ve rampalar ile oluşturulan açık alan parkuru, alanı bir arkeolojik park olarak ziyarete açar ve kalıntıların yakından görülmesine imkan verir. Parkurun başlangıcı olan InfoBox, ziyaretçiyi kazı alanındaki tarihi bulgular hakkında bilgilendirir.
Yapıyı oluşturan elemanların prefabrike üretimi, alandaki yerinde üretimi en az indirmeye yardımcı olur. İnşa edilmekten çok yerinde kurulan yapı bu niteliğiyle kazı ekiplerinin arkeolojik alanda kurduğu geçici konaklama tesislerini akla getirir.
http://database.emrearolat.com/2011/07/26/antakya ...muze-otel/
|
 |
ahmetmetehan
10 yıl önce - Cmt 08 Eyl 2012, 23:57
Antakyalı işadamı Necmi Afsuroğlu, mimar Emre Arolat ile 100 milyon dolara mal olacak, örneğine az rastlanır müze-otel projesine imza atacak. Arkeologların otel arazisinden elle çıkardığı tarihi kalıntılar demir kazıkların üzerine oturtulacak otelin cam zemininden görülebilecek
Antakyalı işadamı Necmi Asfuroğlu örneğine çok az rastlanır bir yatırıma hazırlanıyor. Hıristiyan dünyasının önemli hac noktalarından biri olan St.Pierre Kilisesi'nin yakınındaki arazisine 5 yıldızlı bir otel dikiyor. Ne var bunda demeyin. Çünkü otel bildiğiniz sıradan 5 yıldızlı bir otel değil. Tıpkı bir müze gibi. İşadamı projeye 100 milyon dolar ayırmış. Arazide uzun zamandır çalışılıyor. İşe önce arkeologlar başlamış. Tarihi eserlere zarar verilmesin diye birçok kazı elle yapılmış. Arazide Türkiye'deki türlerinin en büyüğü kabul edilebilecek 850 metrekarelik mozaik ve 2 bin parça tarihi eser bulunmuş. İşadamı yanına ünlü mimar Emre Arolat'ı alarak bu tarihi eserleri sergileyecekleri bir otel projesine girişmiş. Otel demir kazıkların üzerine inşa edilecek. Tarihi eserlerin görülmesi için otelin zemini camdan yapılarak ve her kattan bu eserlerin görülmesi sağlanacakmış. İşadamı Hilton'la da el sıkışmış. Otel daha proje halindeyken Dünya Mimarlık Festivali'nden ödül almış. Mimar Emre Arolat ve yatırımcısı Necmi Asfuroğlu ile projeyi konuştuk.
ELLE KAZDILAR
Projeye nasıl başladınız?
Antakya'da ciddi anlamda yatak ihtiyacı söz konusu. Bana "Neden böyle bir yatırım düşünmüyorsunuz?" diye sordular. Ben de kabul ettim. 150'yi aşkın arkeolog ve 120 işçiyle 7 ay çalıştık, arazinin tamamını kazdırdım.
Kazı bittiğinde neler hissettiniz?
Ayakta alkışlandı. O kadar mutlu oldum ki...
Madem Antakya tarihi hazineye sahip. Neden bugüne kadar kimse çıkıp böyle bir yatırım yapmadı?
Herkes kaçtı. Bulunduğumuz bölge Doğu Antakya- Nallıca. Nereyi kazarsanız kazın tarihi hazine bulabilirsiniz.
Projeyi bir de sizden dinleyelim?
25 bin 500 metrekare büyüklüğünde bir arazi üzerinde 17 bin 400 metrekarelik imar alanına sahip. 66 kuyu temel üzerine oturuyor binamız. Sadece bu işle 325 işçi uğraşıyor. 75 günde biter dediğimiz işi 8.5 ayda ancak bitirebildik. 2.5 metre çapında 25-26 metre derinliğe inip elle kazı yapıldı. Küçük objeler taşındı. Helenistik, Bizans, 5 ve 6'ncı yüzyıl Roma, İslami ve Osmanlı dönemlerine ait 30 bin obje bulduk. Bunlar müzede. Taşınabilir ve kayda değer eroslar, aslanlar çıktı. 200'ün üzerinde eser 600 metrekarelik sergi alanında anlatılıp tanıtılacak.
Her kattan tarih görülebilecek
Zemindeki platformun geçirgen yüzeyinde yer yer açılan yarıklar, saçakların altından avlunun ışık almasını ve arkeolojik kalıntılarla görsel bağın otelin hiçbir alanında kopmamasını sağlıyor. Kazı alanı üzerindeki köprü ve rampalarla mekân bir arkeolojik park olarak tasarlanıyor.
Bu adam zır deli diyenler bile oldu
Çok zahmetli bir işe girişmişsiniz, ne tür tepkiler aldınız?
Öyle zahmetli ve riskli bir iş ki "bu adam zır deli" diyorlar. Ama çok keyifli bir proje. Turizme büyük katkı sağlayacak.
Bu proje tamamlandığında ne kadara mal olacak?
Şu anda 83 milyon dolar artı KDV. Bittiğinde öngörümüz 100 milyon dolar... Yedi aydır çocuklarım "Baba sen bizim paramızı çar çur ediyorsun" diyor. Onlar haklı, bu para geri dönmeyecek. Ama ben inançlı bir işadamıyım. Muhafazakâr bir aileden geliyorum. Allah'ın dediği olur. Şu anda en büyük desteği Kültür Bakanı Ertuğrul (Günay) Bey ve Adalet Bakanı Sadullah (Ergin) Bey veriyor. Sadullah Bey projeyi başbakanımıza da anlatmış. O da heyecanlanmış.
10 yıl önce bu yatırımı yapmazdım
10 yıl önce olsa bu yatırımı yapar mıydınız?
Hayır! Son yıllarda Antakya ön plana çıktı. 10 sene önce bilinilirliği yoktu, unutulmuş bir yerdi. AK Parti Cumhuriyet tarihi boyunca görülmeyen hizmetler yaptı. Biz işadamları 10 yıl öncesine göre çok daha rahat ve huzurlu yatırım yapabiliyoruz.
Antakya'nın turizm açısından geleceği var mı?
Suriye'deki olaylar durursa önü daha da açılır. Antakya'ya gelen Halep'e, Şam'a gitmek istiyor. Bir de burada cami, kilise, sinagog hepsi bir arada. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar din bir arada yok.
Emre Arolat ( EAA Mimarlık sahibi)
Otelin tepesinde sosyal hayat
Sanırım bu projenin meslek hayatınızda özel bir yeri olacak. Sizi de heyecanladırıyor olmalı...
Biz 2010'dan itibaren bu proje için çalışıyoruz. Kazılar tamamlanınca gördük ki arazi tamamen kalıntılarla dolu. Küçük bir alan kaldı bize otel olarak kullanabileceğimiz. Yerin çok altına kazıklar çaktık ve üstüne kompozit kolonlar yaptık. Oteli bunların üzerine koyduk. Bizim zeminimiz yukarıda oluştu, bu zeminde yapacağımız her şeyi çatıya kaldırdık. Bütün sosyal alanları çatıda konumlandırdık. Restoranlar, gece kulübü, fitness, açık ve kapalı yüzme havuzlarını çatıya yerleştirdik. Bu projede ayrıca yeni bir kirişleme sistemi yapıp odaları tek tek yapılan konteynırlar şeklinde istifledik.
Bittiğinde nasıl bir otel olacak?
Araziye hiç kazı makinesi sokamadık, binanın temelleri 2.5 metre çapında elle kazıldı. Otelde dolaşırken aşağıdaki kalıntıları izliyor olacaksınız. Restoranda yemek yerken, odanıza giderken bunları görerek gidiyorsunuz. İlk kat caddeden 7 metre yukarıda. Kalıntılar ise zeminden 6 metre aşağıda. Otelin içinde Antakya mimarisine uygun avlular oluşturduk. 200 odalı bir otel olacak.
Müzeyi kim işletecek?
Kültür Bakanlığı. Müze alanını, gezen bir parkur sistemi şeklinde öngörüyoruz. Kalıntıların çok yakınından dolaşıp alanı gezebileceksiniz. Ama otelden direkt kamusal alana geçiş yok. Otel müşterisi de gezecekse dışarı çıkıp müzeye girecek.
Buranın Antakya ekonomisine katkısı ne olacak?
Mobilyaları burada ürettiriyoruz. Yerel zanaata da referans verebiliriz diye düşündük."
(+) (+) (+)
(+)
|
 |
ahmetmetehan
10 yıl önce - Çrş 12 Arl 2012, 23:12
100 milyon dolarlık Hilton müze otelde çalışmalar titizlikle devam ediyor
Muhteşem proje 2014 sonunda hizmete girecek..Antakyalı işadamı Necmi Asfuroğlu'nun, mimar Emre Arolat ile birlikte yapımına başladığı 100 milyon dolara mal olacak,
örneğine az rastlanır Antakya Asf-Hilton müze-otel projesinde çalışmalar büyük titizlikle devam ediyor.
Yaptıkları çalışmalar ile ilgili bilgiler veren Makine Mühendisi Asaf Asfuroğlu ve Proje Müdürü Ahmet Sarıoğlu özveriyle yürütülen çalışmaların 2014 yılı sonunda bitirilmesi ve muhteşem eserin hizmete girmesinin hedeflendiğini bildirdi.
Arkeologların otel arazisinden elle çıkardığı tarihi kalıntıların demir kazıkların üzerine oturtularak otelin cam zemininden görülebileceğini belirten Mühendis Asaf Asfuroğlu ve Müdür Ahmet Sarıoğlu, otel projesinin 25 bin 500 metrekare büyüklüğünde bir arazi üzerinde 17 bin 400 metrekarelik imar alanına sahip olduğunu, 66 kuyu temel üzerine oturtulduğunu bildirdi ve şu bilgileri aktardı: “Sadece bu işle 325 işçi uğraşıyor. 75 günde biter dediğimiz işi 8.5 ayda ancak bitirebildik. 2.5 metre çapında 25-26 metre derinliğe inip elle kazı yapıldı. Küçük objeler taşındı. Helenistik, Bizans, 5 ve 6'ncı yüzyıl Roma, İslami ve Osmanlı dönemlerine ait 30 bin obje bulduk. Bunlar müzede. Taşınabilir ve kayda değer eroslar, aslanlar çıktı. 200'ün üzerinde eser 600 metrekarelik sergi alanında anlatılıp tanıtılacak. Zemindeki platformun geçirgen yüzeyinde yer yer açılan yarıklar, saçakların altından avlunun ışık almasını ve arkeolojik kalıntılarla görsel bağın otelin hiçbir alanında kopmamasını sağlıyor. Kazı alanı üzerindeki köprü ve rampalarla mekân bir arkeolojik park olarak tasarlanıyor.
2009 yılında, mülkiyetimizde bulunan Antakya Haraparası Mahallesi 5 ada, 4642 no.lu 17132 m2 lik parsel üzerinde yapmayı planladığımız otel yatırımı için Antakya Belediyesi, Hatay Arkeoloji Müzesi ve Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna müracaat edildi. Koruma kurulundan çıkan karar gereği Hatay Arkeoloji Müzesinin denetiminde 2010 yılı başında 29 Adet sondaj kuyusunun kazısına başlandı. Yaklaşık 2 ay süren sondaj kuyu kazılarından elde edilen verilerin ışığında kazının yatayda tüm sahayı kapsayacak, düşeyde ise sahanın yarısında 8 metre derinliğe varacak şekilde genişletilmesine karar verildi. Mayıs 2010 Tarihinde tekrar başlatılan arkeolojik kazı, yaklaşık 120 işçi, 35 arkeolog ve elle kazılan çıkan toprağın elendikten sonra depolanma alanına götürülmesi için gerekli 3 iş makinası ve 10 kamyonun yaklaşık 8 aylık bir çalışma sonucu Aralık 2010 tarihinde tamamlandı. Müze denetiminde Koruma Kurulu onayı ile 8 ay süren ve elle yapılan yaklaşık 103.000 m3 kazı için 120 işçi, 35 arkeolog çalışmıştır.
Temmuz 2012 itibari ile toplam 312 adet imal edilen prekast istinat duvar elemanlarının hepsi yerine monte edilmiş olup, izolasyon ve dolgu işleri de tamamlanmıştır. Kuyu temellerin haricinde inşaat olarak projeye göre BOH ( Back Of House) , yani tüm teknik hizmetlerin yer aldığı betonarme bloğun inşaatına 06.12.2011 tarihinde temel betonu dökümü ile başlanmıştır. Mayıs 2012 itibari ile BOH binasının kaba inşaatı %100 tamamlanmıştır. Temmuz 2012 den itibaren çelik imalatların montajına başlanmış olup , tüm kaba ve ince iş imalatlarının 2014 üçüncü çeyreğinde bitirilmesi planlanmaktadır.
Arsa alanına imar durumuna göre 30.837 m2 inşaat yapılabilmektedir. Koruma amaçlı alınan önlemler ve özel mimari dolayısı ile bu inşaatın yaklaşık maliyeti , konvansiyonel bir inşaatın yaklaşık 3 misline çıkmaktadır. Müze bölümü otelden tamamen bağımsız olup, kamuya açık bir parkurla ziyaretçilerin , yer altından gözler önüne çıkarılan arkeolojik bulguları görmesine imkan tanımaktadır.”
|
 |
ahmetmetehan
9 yıl önce - Cum 20 Eyl 2013, 21:09
Antakya'da büyük keşif
Antakya'da otel inşaatında genç Roma dönemine ait 150 metrekarelik mozaik bulundu. Uzmanlar "En iyi mozaikte bile 18 renk varken bunda 50 farklı renk kullanılmış" dedi
Hatay'ın merkez Antakya ilçesinde kazı çalışması sonrası başlatılan bir otelin inşaatında, genç Roma döneminde dünyanın en büyük üçüncü şehri olan tarihi Antiocheia kentine ait kalıntılara ulaşıldı. Kazı çalışmalarının ardından Adana Koruma Kurulu'nun kararı ile bu parsel üzerinde müze-otel konseptinde otel yapımına izin verildi. Çelik konstrüksiyon olarak planlanan otel inşaatı sürerken, kazı çalışması sırasında bulunan eserler koruma altına alındı. Mozaiklerin üzeri kum ile kapatıldı. Sur duvarları branda ile örtüldü. Otel inşaatı devam ederken çelik kolonların yerleştirilmesi sırasında yeni bir mozaik bulundu. 50 farklı renkli taştan yapıldığı belirlenen mozaiğin perspektif bakımından 3 boyutlu olduğu ve dünyada eşi benzeri bulunmadığı belirtildi. Bugüne kadar dünya üzerinde çıkarılan en iyi mozaikte 18 renk kullanıldığı öğrenilirken 50 farklı renkte taşın kullanıldığı mozaiğin 150 metrekare olduğu belirlendi. Müze-otel konseptinin Proje Koordinatörü Makine Mühendisi Asaf Asfuroğlu, projenin şirkete maliyetinin 100 milyon dolar olacağını, bu paranın 20 milyon dolarının çıkarılan eserler ve korunması için harcanacağını belirtti. Projede taşınmaz eserlerin otelin altında yapılacak müzede sergileneceğini belirten Asfuroğlu "Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yaptığımız protokol ile müzeyi dünya mirasına açacağız. Sadece otel müşterileri değil, Antakya'ya gelecek her yerli ve yabancı turist ve Antakyalılar kendi tarihlerini burada görebilecekler" dedi. Müzeotel 2014 başlarında bitirilecek.
|
 |
ahmetmetehan
|
 |
ahmetmetehan
9 yıl önce - Cum 18 Tem 2014, 02:12
Dünyanın en büyük otel zincirlerinden Hilton Worldwide, Türkiye'de atağa geçti. Otel sayısını 60'ın üzerine çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Hilton'un Başkanı Palleschi, "Antakya'da açacağımız Müze Otel'in bir benzeri yok. Türkiye gözde pazarımız" dedi.
Şirketin en fazla önem verdiği yatırımlar ise Kozyatağı Hilton, Antalya'da açılacak Resort ve dünyada eşi benzeri olmayan Antakya Hilton Müze Oteli.
Dünyada bir ilki gerçekleştirip Antakya'da müze otel yapıyorsunuz. Onunla ilgili düşünceleriniz neler?
Bizim ve otel sahiplerinin yatırımdan beklentisi oldukça yüksek. Çünkü oradaki arkeoloji ve sanat eserlerini görmek isteyen çok büyük bir potansiyelin olduğunu düşünüyoruz. Buranın dünyada eşi yok. Otel sahiplerine böyle bir öngörü ve yaklaşıma sahip oldukları için teşekkür ederim. Yatırımcı Necmi Asfuroğlu inanılmaz çılgın bir işadamı. Eğer bu nokta Hilton markası olmasaydı, çok ama çok üzülürdüm.
|
 |
Misafir 47a
8 yıl önce - Cmt 20 Eyl 2014, 16:55
PROCE GÜZEL DE ASFUROĞLUNDA İŞ YOK. TEFECİLİKTEN VE SINIR KACAKCILIGINDAN KAZANDIGI KARA PARAYI AKLAMAYA UGRASIYO.
|
 |
ahmetmetehan
8 yıl önce - Çrş 12 Ksm 2014, 23:25
ben yapana değil antakya'ya kazandırdıklarına bakıyorum
|
 |
ahmetmetehan
8 yıl önce - Çrş 12 Ksm 2014, 23:34
Antakya Müze Otel, WAF’tan kategori birinciliğiyle döndü…
İlki 2008 yılında düzenlenen WAF World Architecture Festival (Dünya Mimarlık Festivali), tüm dünyada mimarlık alanındaki en önemli etkinliklerden biri olarak kabul ediliyor. Etkinlik boyunca geniş kapsamlı sergiler, söyleşiler ve seminerler düzenleniyor ve tüm dünyadan aday gösterilen projeler jüri tarafından değerlendirilerek farklı kategorilerde ödüllendiriliyor.
Bu yıl 1-3 Ekim 2014 tarihleri arası Singapur, Marina Bay Sands Convention Center’da düzenlenen etkinlikte EAA-Emre Arolat Architects adına finale kalan projelerin sunumları ekibin önemli mimarları olan Leyla Kori, Natali Tombak, Özge Ertoptamış ve Zeynep Uşşaklı tarafından gerçekleştirildi.
Bu projeler arasında olan Antakya Müze Otel, festivalin ilk günü sonunda “Geleceğin Yapıları / Dinlence” kategorisinde birincilik ödülünü aldı. Bu proje kapsamında, arazi içinde bulunan Helenistik dönem kalıntıları korunarak bir kamusal müzeye çevrilirken üst kotlar nitelikli bir otel olarak düzenleniyor. Asfuroğlu Grubu’nun bir yatırımı olan Müze Otel, önümüzdeki yıl tamamlanarak bir uluslar arası zincir tarafından işletmeye açılacak.
Antakya Müze Otel’in yanı sıra, yine bir EAA projesi olan Bodrum Yalıkavak Marina yapısı da “Tamamlanmış Yapılar / Ticaret” kategorisinde en iyi yapı seçildi.
2011 yılında Barcelona'da düzenlenen "Dünya Mimarlık Festivali"nden sonra Singapur'da da aynı kategoride ödül aldı

|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|