İl genelinde ve merkezde yeni hastaneler (Tire, Kemalpaşa, Buca Kadın Doğum gibi) veya yenilemeler (Menemen gibi) olduğu doğrudur ama çok yetersizdir. Koskoca Karşıyaka ve Alsancak Devlet hastanelerinin içler acısı halini gördükçe daha iyi anlayabiliyoruz durumu.
Atatürk Devlet Hastane'sinde yenilenmeyen kısımlarda bulunmakta . Ayrıca sizde yanlış biliyorsunuz ,
Atatürk Araştırma Hastanesi Ametem Binası
yapılmıştır.
Eminmisiniz Amatem binasından başka deniz tarafında yer alan poliklinikler nedir? Ayrıca bütün hastanenin iç ve dış yenilemeleri nedir. Hadi hepsini geçtim yeni yapılan ameliyathane kısmıda yok diyinde bizde kör olup çıkalım...İyice fanatik oldunuz çıktınız...
Alıntı:
Ayrıca sizde yanlış biliyorsunuz
Sizce nasıl algılanmalı???
En son erhanthunder tarafından Pzr 29 Nis 2012, 23:04 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
İyide ben ek binalar yapılmadı olmadı demedim . Olayı farklı yönde algılamanıza neden olan nedir anlıyamadım ? Ben 1 ay o hastanede babamı yatırdım bende ameliyat yüzünden 20 gün kadar yatma durumunda kaldım . Babamın kaldığı bina ametem gerçekten çok güzel olmuş. Eski binada genel cerrahi bölümünde benim yattığım bölümse en kötü tarafı . Tuvaletlerde kurtlar geziyor , temizlik sabah 10da yapılıyor. Bir daha ne yer silmesi , ne başka bir temizlik yapılıyor. Bende biliyorum o ek binaları, ameliyathane binasının yapımını . Hattaha o ameliyathane binası yapılırken bir kaç kez kayaların duvar patlatıp yola savrulduğunu. Yolun toz toprak içinde kaldığını. Ben sadece ametem binasını belirtmemişler diye yinelemek istedim o kadar .
Türkiye'nin geçmişte en büyük ihracat limanı olarak bilinen ancak özelleştirme sürecinde yatırım yapılamaması nedeniyle kan kaybeden İzmir Limanı'nda TCDD tarafından başlatılan yeni konteyner limanı yatırımıyla kapasite 3 katına çıkacak. Dolgu ve betonlama çalışmalarının başladığı yatırımla liman aynı anda 16 gemiye hizmet verebilecek.
TCDD İzmir Liman İşletme Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre Ege'nin tamamıyla Marmara, İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin bir bölümünü içine alan alana hizmet veren İzmir Limanı, yeniden yapılandırma çalışması kapsamında yolcu ve yük limanı olarak ikiye ayrıldı.
Geçen yıl 273 kruvaziyer gemiden 498 bin turistin indiği yolcu limanını özelleştirme çalışmaları devam ederken, yük limanı bölümünde de kapasitenin artırılması için yatırımlara başlandı.
Yine geçen yıl 690 bin TEU konteynerle 9 milyon 504 bin ton yükün elleçlendiği ve 90 milyon lira gelirin elde edildiği yük limanına 18 milyon liralık yatırım yapıldığı, 2012'de yatırım miktarının 88 milyon dolara çıkacağı ifade edildi.
Limanın kapasitesini üç katına çıkaracak program kapsamında ilk adım, yeni silo rıhtımı çevresindeki alanın doldurulmasıyla atıldı. Bu yıl içinde tamamlanması planlanan çalışmayla kazanılacak 110 dönümlük alanda yeni vinçler ve makineler konuşlandırılacak.
2013-2015 döneminde planlanan 300 milyon liralık yatırımla ise liman alanı içinde 2. Kısım Konteyner Terminali kurulacak. 429 bin metrekarelik deniz alanının doldurulmasıyla kazanılacak alanda 750 metrelik bir rıhtım ve 550 bin metrekarelik geri saha kazanılmış olacak. Bu alan üzerinde kurulacak vinçlerle halen 7 gemiye hizmet verebilen İzmir Limanı aynı anda 16 gemiye hizmet verebilir duruma gelecek.
BÜYÜK GEMİLER DE GELECEK
İkinci konteyner terminalinin tamamlanmasıyla birlikte limanın halen 830 bin TEU olan konteyner elleçleme kapasitesinin 2 milyon 500 bin TEU'ya çıkacağını belirten liman yetkilileri, yeni kuşak büyük gemilerin İzmir Körfezi'ne yanabaşabilmesi için de Körfez tarama projesine başlandığını belirtti.
İzmir Körfezi'nin büyük gemiler için sığ olduğunu, bu nedenle Körfez girişinden limana doğru 14 metre derinliğinde, 14 kilometre uzunluğunda ve 250 metre genişliğinde bir derin su yolu açılacağını kaydeden yetkililer, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin de körfez temizliği boyutuyla katıldığı proje kapsamında ÇED çalışmalarının devam ettiğini anlattı.
152 milyon liraya malolması planlanan projenin 2014 yılında bitirilmesinin öngörüldüğünü kaydeden İzmir Limanı yetkilileri, bu kanalın bitirilmesiyle halen 200 metreye kadar olan 4 bin TEU kapasiteli konteyner gemilerin yanaşabildiği limana artık 350 metre uzunluğunda 10 bin TEU kapasiteli gemilerin de yanaşabileceğini kaydetti.
Liman yetkilileri derin su yolu projesinden çıkarılacak çamurun niteliğinin araştırılacağını, dolguya uygun bir çamur tespiti halinde 2. Kısım Konteyner Terminali için yapılacak dolgu çalışmasında kullanılacağını bildirdi. Proje için zemin ve dip çamurunun niteliğinin tespiti için ise çalışmanın devam ettiği, yıl sonuna kadar projenin ayrıntılarının belli olacağı ifade edildi.
Bu yatırımlarla İzmir Limanı'nın tekrar Türkiye'nin en büyük kapasiteli konteyner limanı haline geleceğine dikkat çeken yetkililer, limanın yatırım yapamaması nedeniyle geçmişte başka limanlara yönelen gemilerin de tekrar İzmir Limanı'nı yönlenmesini beklediklerini dile getirdi.
İzmir Limanı'nın navlun ve ulaşım açısından çok uygun bir konumda olduğunu, bu anlamda hiçbir limanın İzmir'e rakip olamayacağı, Türkiye'nin 2023 yılı için koyduğu 500 milyar dolarlık ihracat hedefinin gerçekleşmesi halinde bölgedeki tüm limanların tam kapasite çalışabilecekleri, bu anlamda limanlar arası bir rekabetin sözkonusu olmadığı da vurgulandı.
''İZMİR'İN PAYI KATLANARAK ARTACAK"
Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Geza Dologh ise sözkonusu yatırımlarla İzmir Limanı'nın geleceğini sağlama aldığını ifade etti.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'in İzmir Limanı için belirlediği kısa vade yatırımlarının tamamlandığını, orta vade yatırımlarının ise başladığını kaydeden Dologh, bu yatırımların tamamlanmasının öngörüldüğü 2015 yılında limanın uluslararası anlamda iddialı konuma geleceğini ifade etti.
İzmir Limanı'nda bu yatırımların yapılamaması nedeniyle geçmişte bazı gemilerin Aliağa'daki limanları tercih eder duruma geldiğini ancak bunun kötü bir şey olmadığını anlatan Dologh, şöyle dedi:
''Sonuçta Aliağa'daki limanlar da İzmir'in limanlarıdır. Sıkışıklık yaşandığı dönemde iyi ki Aliağa'daki limanlar vardı. Aksi taktirde büyük sorun yaşanacaktı. Konteyner piyasası rakamları hızla artıyor. Gelecekte İzmir'deki tüm limanlara yetecek konteyner hacmi olacak. Bu limanlar arasında da tatlı bir rekabet olması gerekiyor. Geçen yıl İzmir ve Aliağa'daki limanların toplamına baktığınızda elleçleme miktarında yüzde 10 artış olduğunu görürsünüz. İzmir Limanı'nın kapasitesini artırmasıyla bu artış yüzdeleri katlanarak artacaktır.''
kaynak : habertürk
2015 ten alsancak limanı sıfırdan inşa edilmiş olarak bitecekmiş
Çandarlı Limanı'nın İlk Etabı 2013 Yılının Haziran Ayında Bitecek
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, geçtiğimiz yıl mayıs ayında temeli atılan Kuzey Ege Çandarlı Limanı'nda çalışmalar bu hızda devam ederse 2013 yılının ekim ayında tamamlanması beklenen ilk etabın haziran ayında bitebileceğini söyledi.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım, geçtiğimiz yıl mayıs ayında temeli atılan ve tamamlandığında dünyanın en büyük 10 limanı arasına girecek olan Kuzey Ege Çandarlı Limanı'nda
mendirek yapım çalışmalarını yerinde inceledi. Bakan Yıldırım'a İzmir Valisi Cahit Kıraç, Ak Parti İzmir Milletvekili Nesrin Ulema, Ak Parti İl Başkanı Ömer Cihat Akay ile bakanlığa bağlı yetkililer de eşlik etti. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Bakan Yıldırım, limana çakılan kazıklar ve boruların kaynak işlemleri hakkında Alt Yapılar Genel Müdürü Metin Tahan'dan bilgi aldı. Yıldırım, incelemeleri sırasında işçilerle birlikte kısa süreli kaynak yaptı.
İncelemelerinin ardından bir açıklama yapan Bakan Yıldırım, "Bu limanla ilgili en önemli ve en zor kısım koruyucu su alanı oluşturmaya yönelik 2 kilometreye yakın, tamamen kazıklarla 2 metre yerleşecek kazıklarla 80-85 metre çakılıyor. Böylece ana mendirek inşaatı 2013 yılı sonunda tamamlanmış olacak. Bundan sonra bu 4 milyon metrekarelik arka plandaki kısım da ayrı bir ihaleye çıkacak, yapımı gerçekleşecek. Hazırlıkları şu anda devam ediyor. Çalışmalar şu an itibariyle beklediğimiz programın önünde gidiyor. Normal şartlarda birinci aşamanın 2013 yılı ekim sonunda bitmesi öngörülüyordu. Bu tarih, bu hızla giderse 2013 yılının haziran ayı itibariyle tamamlanmış olacak. Bundan sonra bu yıl içinde ikinci etabın ihalesine çıkacağız" dedi.
Bakan Yıldırım: İzmir'deki projeler beklenenden hızlı ilerledi
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, İzmir için 2023 yılına kadar tamamlamayı taahhüt ettikleri 35 projenin beklenenden hızlı ilerlediğini belirtti.
Yıldırım, AK Parti İzmir İl Kadın Kolları'nın 3. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'de son 9 yılda bir mucizenin gerçekleştiğini, tüm dünyanın bu başarı hikayesini konuştuğunu belirterek, bu başarıda en büyük payın kadınlara ait olduğunu ifade etti.
İzmir'in iş yerine laf üretenlere, boşa zaman geçirenlere, ''yeter artık'' dediğini dile getiren Yıldırım, şunları kaydetti:
'' 'Sizin İzmir'e verebileceğiniz bir şey yok. İzmir'in zamanını daha fazla almayın, düşün İzmir'in yakasından' dedik. 35 projeyi AK Parti iktidarının bir taahhüdü olarak İzmirli'nin önüne koyduk. 'Bakan coştu' dediler, vaatlerimizi hafife aldılar. 'İzmir'in kalesiyiz' dediler, biz de 'kale tanımayız İzmir'in tek kalesi var o da Kadifekale'dir' dedik. Şimdi artık İzmir'in kalesi, İzmir'e hizmet edenleridir. İzmir'in kalesi İzmir'in kadınlarıdır, İzmir'in AK Parti teşkilatlarıdır.''
Bakan Yıldırım, İzmirliler'in son 15 yılda kaybolan yıllarının hesabını sormak istediğini ifade ederek, şöyle devam etti:
''İzmir'e son 10 yılda sağlıkta, ulaşımda, toplu konutta, her alanda toplam 20 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Belediyelerin, yaptığımız kanun değişikliğiyle yetki sınırlarını artırdık, gelirlerini artırdık, ama gelin bakın belediyelere ayrılan payların yatırım bütçesinin yüzde 40'ını bile gerçekleştiremediler. İş yapmak, herkesin harcı değildir, er kişinin işidir. Laf yapmayı herkes bilir, ama iş yapmak er kişinin işi, AK Parti'nin işidir.''
-''35 İzmir'e 35 Proje''-
Geçen yıl yapılan milletvekilliği genel seçimleri öncesinde '35 İzmir'e 35 Proje'' sloganıyla söz verdikleri yatırımlara da değinen Yıldırım, İstanbul-İzmir otoyoluyla 3 yıl sonra bu iki kentin birbirine ''komşu kapısı'' olacağını, Türkiye'nin en büyük limanı olan Çandarlı Limanı'nın birinci bölümünün 2013'ün Haziran ayında bitmiş olacağını kaydetti.
Yıldırım, taahhüt ettikleri 35 projenin 11 tanesine başladıklarını, 9'unun da hazırlıklarının tamamlandığını belirterek, '' '35 projeyi 2023 yılına kadar gerçekleştireceğiz' demiştik ama şu andaki program 2023'ün de önünde gidiyor. Çünkü İzmir'in kaybedecek zamana tahammülü yoktur. Hizmetlerle koşar adımla yürüyeceğiz. Aksi halde geçmişin ihmallerini, kayıplarını ortadan kaldıramayız'' diye konuştu.
-İzmir'in EXPO 2020 adaylığı-
EXPO 2020 organizasyonunu İzmir'e kazandırmak için var güçle çalıştıklarını, İzmir'in bu konuda tek yürek, tek vücut olduğunu dile getiren Yıldırım, şöyle konuştu:
''Bunu başaracağımıza inanıyorum. İzmir EXPO'yu alsa da almasa da bizim İzmir projelerimizde en ufak bir değişiklik yok. İzmir'i Türkiye'nin ikinci büyük kenti yapmaya, en büyük turizm, ticaret, sanayi şehri yapmaya, kısacası İzmir'i marka şehir yapmaya and içtik. Yerel yönetimler sorun üretse de önümüze yokuş çıkarsa da teker teker hepsini aşarak İzmir'e hizmet için ne lazımsa onu yapacağız. 60 yaş kartında mızıkçılık yaptılar, peşlerini bırakmadık, şimdi tekrar 60 yaş kartını devreye soktuk.
'Körfeze gemi alınacak' dediler. Dedik ki, yanlış iş yapmayın, Bağdat'tan döner'. İptal ettiler, ikinci sefer ihale oldu, hem yüzde 30 ucuzuna geldi hem de yerli firma aldı. Bizim istediğimiz de buydu. İzmir için doğru bildiğiniz her projenin arkasında olacağız. Bu beledilenin işi, bu hükümetin işi demeyeceğiz, iş İzmir'in işiyse biz o işin tam göbeğinde olacağız.
Bir ay önce 'itfaiye erleri sınavı kazandınız' diye tebligat göndermişler sonra 'kusura bakmayın biz sizi almıyoruz.' Böyle ciddiyetsizlik olmaz, bu İzmir'e yakışmaz, İzmir'in belediyesine hiç yakışmaz. O işe de el attık. Şimdi onların sorununu da çözüyoruz. Bahane üreten değil, iş üreten ekiplere, icraat ortaya koyan insanlara İzmir'in ihtiyacı var.''
Genel kurula katılan AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Güldal Akşit ise parti olarak siyasete getirdikleri çizgiyle kadına yer açtıklarını belirterek, 9 yıl önce mecliste yüzde 4,1 olan kadın milletvekili oranının, bugün yüzde 14,1'e ulaştığını kaydetti.
kaynak : zaman
artık tek umut sen kaldın , insallah izmirin bu projelerini yerine getirirsin..
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, İzmir’i lojistik üs haline getirecek çalışmalara hızla başladıklarını belirterek “Kuzey Ege Limanı ile Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’ni birbirine bağlayacak Kemalpaşa Demiryolu Bağlantısını İzmir’in Kurtuluş Günü olan 9 Eylül’de açıyoruz. Böylece Kemalpaşa Lojistik Köy’ünü Ege Bölgesi yüklerinin toplama merkezi yapacak en önemli adımı atmış oluyoruz” dedi.
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, İzmir’in tarihin ilk yıllarından beri liman kenti olarak faaliyet göstermesi nedeniyle lojistik operasyonların merkezi olduğunu ifade ederek, şu anda İzmir’in ihracatının yüzde 90’ını deniz yolu ile gerçekleştirdiğini söyledi.
İzmir’in artan ihtiyaçlarını karşılama amacıyla Kuzey Ege Limanı’nın yanı sıra Alsancak Limanı Rehabilitasyon Projesini de başlattıklarını anımsatan Yıldırım, bu kapsamda İzmir’de lojistik köyün kurulmasının şart olduğunu söyledi. İzmir’de bugün uluslararası taşımacılık yapan firma sayısının 300’e yakın olduğunu, iç taşımacılık yapan şirket sayısının ise 2 bine yaklaştığını vurgulayan Yıldırım, “İzmir’de gelişen ticaret nedeniyle bu sayı katlanarak artacaktır. Bizim amacımız İzmir’in sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın önemli lojistik üslerinden biri olmasıdır. Bu kapsamda da Kemalpaşa’ya bir lojistik köy kurma çalışmalarına başladık. İhalesini yaptık, değerlendirmelerin ardından yakın zamanda da yer teslimini yapacağız” dedi.
Kemalpaşa Ege Bölgesi’nin Yük Toplama Merkezi Olacak
Yıldırım, Kemalpaşa Lojistik Merkezi'nin Türkiye'nin en büyük lojistik üssü olacağının altını çizerek, 3 milyon metrekare alana kurulu olacak merkezde 14 bin 211 konteynır depolanabileceğini söyledi.
Depolama ve lojistik hizmetlerin Kemalpaşa Lojistik Merkezi’ne taşınarak, kent içi ulaşımda önemli ölçüde rahatlama sağlayacağını ifade eden Yıldırım, Merkezin, Kemalpaşa Demiryolu Bağlantı Hattının yapılması ile Kuzey Ege Limanına bağlanarak Ege Bölgesi’nin yüklerinin toplama merkezi olacağının altını çizdi. Lojistik Köyün tamamlanması sonrasında Denizli, Aydın istikametinden gelen demiryolu yüklerinin Torbalı-Kemalpaşa-Menemen-Aliağa-Çandarlı güzergâhını takip ederek, Çandarlı limanına ulaşacağını belirten Yıldırım, İzmir ve Kemalpaşa yerleşim merkezlerinde bulunan depoların da Kemalpaşa Lojistik Köye taşınacağını belirtti.
İzmir’in Kurtuluş Gününde Açılacak
Yıldırım, Kemalpaşa’yı lojistik üs haline getirecek ilk adımın, Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Demiryolu Bağlantı Hattı’nın tamamlanması olacağını vurgulayarak, “Şu anda Bölgedeki nakliyenin tamamı karayolu ile yapılmakta. Ancak karayolundaki çevre kirliliği, trafik kazaları ve yüksek maliyet nedeniyle bölgedeki fabrikalar demiryolu taşımasının yapılabilmesi için ciddi talepte bulunmaktalar. Bu nedenle Kemalpaşa Demiryolu Bağlantısı projesini başlattık. Bu hat yoğun yük taşımacılığına hizmet vererek KOSBİ’nin mevcut demiryoluna bağlanmasını sağlayacak” dedi. 27 km uzunluğundaki hattın tamamlanmasına yönelik alışmaların 26 Ağustos 2011’de başlattıklarını anımsatan Yıldırım, “Kuzey Ege Limanı ile Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’ni birbirine bağlayacak Kemalpaşa Demiryolu Bağlantısını İzmir’in Kurtuluş Günü olan 9 Eylül’de açıyoruz. Böylece Kemalpaşa Lojistik Köy’ünü Ege Bölgesi yüklerinin toplama merkezi yapacak en önemli adımı atmış oluyoruz” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, Bayındır – İzmir arasında yapımı tamamlanmayan ve bundan dolayı zarara uğrayan, mağdur olan yurttaşların sorunlarını; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı’na sordu.
İZMİR - İzmir’i Küçük Menderes Havzası’na bağlayan, Bayındır – İzmir arasında yapılmak istenen yolun 18 aydır devam ettiğini belirten Güler “12 Haziran seçimlerinde, seçim vaadi olarak da kullanılan yolun AKP’liler tarafından geçtiğimiz Nisan ayının son haftasında gerçekleştirilen Çiçek ve Süs Bitkileri Şenliğine yetiştirileceği söylenmişti. Ortada ne bitmiş ne de yakın zamanda bitecek bir yol var, 30 Kilometrelik yolu bitiremiyorlar, İzmir’i yönetmeye talip oluyorlar” dedi. Bayındır- İzmir arasında yapımı süren yolun ne zaman biteceğine dair tahmini bir bilginin dahi olmadığını söyleyen Güler “Yol yapma başarısıyla övünen AKP’nin İzmir’de kaza ile yerel yönetimleri kazanması halinde ortaya koyacağı performansa en iyi örnek bu yoldur. 18 aydır 30 Kilometrelik yol bitirilemedi, üstelik bu çalışma İzmir’de AKP’nin elinde bulunan tek ilçe belediyesinde yaşanıyor” dedi.
Solan Sadece Çiçekler Değil Küçük Menderes!
Yolun tamamlanmamış olmasından ve her gün bozuk yolda yolculuk yapan başta Bayındırlıların, Ödemişlilerin, Kirazlıların, Beydağlıların ve Tirelilerin zarar gördüğünü belirten Güler, yolun bitirilememesinden çiçekçiliğin de etkilendiğin söyledi. Güler “Çiçek üretiminde Yalova’yı bile geride bırakıp, Türkiye’nin en büyük çiçek ve süs bitkisi üretim alanı olan Bayındır’da, uzun zamandır yolun inşaat halinde kalmasından ve aşırı tozdan dolayı çiçekler soluyor. Aynı zamanda yolların bozuk olması, aşırı sarsıntıya maruz kalması nedeniyle ki, çiçek bitkisi hassas olduğundan, alıcılar çiçek için Bayındır’ı tercih etmiyor” dedi. Güler, yolun uzun zamandır bitirilememesinden ve tozdan dolayı üreticinin çiçeğinin solması yanında, çiçeğe bağlı sektörlerin de başta; üretici, seracı, işçi, nakliyeci, demirci, gübreci gibi pek çok kesimin bundan etkilendiğini belirterek, “solan sadece çiçekler değil Bayındırlılardır, Küçük Menderes Havzası’nda yaşayan yurttaşlarımızdır” dedi.
H.Tamer Yanık: İzmir’e Köy Yollarından Ulaşıyoruz.
Konuya dair açıklamalarda bulunan CHP Bayındır İlçe Başkanı Hüseyin Tamer Yanık “Yapımı devam eden ‘Bayındır-İzmir bağlantı yolundaki yol çalışmalarının bitmemesi yetiştiriciliğini yaptığımız çiçek ve süs bitkilerine zarar veriyor, yolun bozuk olmasının araçlarımıza verdiği zararı söylemiyoruz bile. Yolların durumu o denli vahim ki İzmir’e ulaşım sağlama sırasında belli mesafeyi maalesef ana arterler dışında kalan köy yollarından sağlıyoruz. Malumunuz köy yolları daracık her an kaza tehlikesi ile karşı karşıyayız” dedi.
Ersoy Sümerkan: Üreticinin Ne Sabrı Kaldı Ne de Gücü
Yaşanan soruna dair değerlendirmelerde bulunan S.S Bayındır Çiçek Üreticileri ve Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Ersoy Sümerkan “Çiçek üreticileri son yıllarda yaşadığı en büyük sorunla karşı karşıya. Çiçekler tozdan dolayı soluyor, alıcı bozuk yollar nedeniyle Bayındır’a gelmiyor, gelse dahi aldığı ürünün yüklemesini yolun yapım çalışmasının olmadığı bir yerde yaparak üreticiyi ek masrafa sokuyor. Yol acilen bitirilmeli üreticinin ne sabrı kaldı nede gücü” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcı ve İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’in; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’a yönelttiği soru önergesi;
1 - Bu yolun tamamlanması,12 Haziran 2011 seçimlerinde, bu yılın Nisan ayı öngörülerek, “Çiçek ve Süs Bitkileri Şenliği’ne yetişeceği” seçim vaadi olarak kullanılmıştır mıdır?
2 - Yapımına 18 ay önce başlanan 30 km uzunluğundaki bir yolun bitirilmeme nedenleri nelerdir?
3 - Yolun yapımı hangi aşamadadır? Yolun tamamlanması ve kullanıma açılması ne zaman gerçekleşecektir?
4 - Yoldaki çalışmalardan doğan zararları, çiçek üreticilerinin ve çiçek ticaretinin olumsuz etkilenmesi konusunda herhangi bir önleminiz var mıdır?
5 - Bayındır – İzmir arasındaki yolun bitiş tarihi hakkında, ‘önümüzdeki yerel seçimler bekleniyor’ şeklinde bölge kamuoyunda oluşan görüşler ve yorumlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Hani belediyenin bitmeyen bir projesi olduğunda tefe koyup hükümet şakşakçılığı yapanlar var ya, bu haber onlara ithafendir..
Akrabalarımızın büyük bir kısmı Tire, Bayındır, Ödemiş çevresinde olduğu için sürekli buraları ziyaret ederim..Her Tire-Bayındır seferinde de daha bu yol bitmiyor mu diye sorar dururum..Sonunda biri gündeme getirmiş..Evet o yol, gerçekten de 1,5 yıldır toz duman içinde..Mesafe de 30 km kadar bir yer..
İşin trajikomik yanı, Bayındır, Akp'li bir başkanca idare ediliyor..Acaba bu başkan, durumdan hiç rahatsız değil mi? Ya da birilerinden mi çekiniyor?
Bu basmaneye giderken inşaat halinde bir köprü vardı.Noldu o köprü hala inşaat halinde mi?Köprü limanın orda bitiyordu en son gördüğümde.10 yılı aşkın süredir atıl vaziyetteydi.Değerlendirilebilir aslında.
Siz Karşıyaka-Bornova yolunda Limana giden köprüyü yani yarım kalmışı bahsediyorsunuz. Orası tekrar yıkıldı sonra yenisi yapılıp direkt limana bağlandı. Tabi siz bu köprüyü diyorsanız.