Denizli, Aydın, ya da Muğla Belediyelerinin otoyol yapması; şaka gibi.
Neden şaka gibi Ahmet Bey? Denizli Belediyesi otoyol kalitesinde (özelliğinde demiyorum, yapım ve malzeme kalitesi olarak diyorum) duble yol (1. ve 2. Çevre Yolu) yapabiliyor da otoyolu niye yapamasın? Ve hatta 1. ve 2. Çevre Yolu da şu an bahsettiğimiz yetki devri durumunun ta kendisi. KGM projelendirdi, tam 10 yıl boyunca yapamadı, sonunda ödeneğini Denizli Belediyesine devretti, 1,5 yılda tamamlandı. Kaldı ki Denizli Belediyesi sınırları dışında olan yollar bunlar.
Yerel yönetimler, hizmet üretme ve uygulama açısından merkezi yönetime göre çok daha tecrübelidir. Aynı şekilde bütçe kullanma konusunda da öyle.
Daha da önemlisi, yerelin sorununu ve ihtiyacını en iyi yerel yönetim bilir. Merkezi yönetim bilmez, bilemiyor. Turizm bölgelerinin yerele devredilmeyip inatla Ankara'dan yönetilmesi sonucu, durumları ortada.
Mevcut sistemde eğer ki merkezi idare hizmet yapma konusunda inat edecekse, belediye ve özel idareleri kapatalım. Temizlik, su ve kanalizasyon gibi hizmetleri de merkezi idarenin genel müdürlükleri yapıversin bir zahmet. Ancak bunun aksi, en mantıklısı olanıdır. Merkezi idare planlayıcı ve koordine edici olmalıdır. Yoksa ileri değil, geri gideriz.
Şunu da şöyle anlamak lazım: 'Büyükşehir', Turhan Bey'in de söylediği gibi şimdiki uygulamadan farklı bir uygulama. 2014 Yerel Seçimlerinden itibaren 2019 Yerel Seçimlerine kadar kademe kademe tüm programlar hayata geçirilecek. Ve 2019'da da 81 ilin tamamı Yeni Yerel Yönetim Kanunu'na tabi olacak. Dolayısıyla 'büyükşehir' saçmalığı da son bulacak. Tüm iller adil ve eşit statüde olacak. Şu anki 750.000 kriteri, pilot illeri belirlemek amacıyla ortaya koyulan bir geçici kriter. Ve bu kritere göre Yeni Yerel Yönetim Kanunu'na tabi olan illeri de ayırt edilebilmesi için 'büyükşehir' ünvanı verilecek. 2019'da bu ünvanlar kaldırılacak. İstanbul Belediyesi, Siirt Belediyesi ile eşit statüde olacak. Bunun 'adil' kısmı da, belediyenin bütçesi olacak. Nüfusa ve ihtiyaca oranlı adil bir bütçe.
Ve 2019'da da 81 ilin tamamı Yeni Yerel Yönetim Kanunu'na tabi olacak. Dolayısıyla 'büyükşehir' saçmalığı da son bulacak.
Yanlışınız var. Büyükşehirlik daha da güçlenir. Çünkü anakentlere, sınırları içinde toplanan vergini %5'ini ayrıca anakent olmasa anakent sınırlarındaki bağlı belediyelerin İller Bankası'ndan aldığı payın Bakanlar kurulu kararında geçen oranda verilir. Yani nüfusu yüksek olan anakentler daha güçlü az olanlar daha güçsüz olacaklardır. Şimdiki durumdan pek bir ayrımı yok. Olması gereken de bu zaten.
Önemli olan Yürütmenin il yönetimindeki gücünü azaltıp yatırımların yerel yönetimce yapılması. Yürütme devletin anayasal görevleri olan eğitim, sağlık, güre(enerji) gibi işlere ve elindeki kitlere karışacak. Yol, su, aydınlatma gibi işler anakente, temizlik, imar, yapı denetim gibi işler ilçe belediyelerine verilecek. Dağıtılan para aynı. Yetki güçlü yerel yönetimde. Amaç toplam vergi gelirinden bütçe alan özerk, güçlü, merkezî yerel yönetim. AB şartı. Böylece ilçeler yetkisizleştiriliyor. DTP'nin dışında herkesin istediği özerklik bu.
O gün geldiğinde Maliye Bakanlığı örneğin İzmir'in gelirlerini düşük göstermek dışında bir kesinti yapamayacağı ve İzmir çevre yollarını bile kendi yapmak zorunda olacağı için parti ayrımı ortadan kalkacak. Kimse Hükûmet'i İzmir'e yatırım yapmıyor diye eleştiremeyecek.
Tabi bizim sivri akıllı siyasîler bunu da delmenin yolunu bulur.
Çünkü anakentlere, sınırları içinde toplanan vergini %5'ini ayrıca anakent olmasa anakent sınırlarındaki bağlı belediyelerin İller Bankası'ndan aldığı payın Bakanlar kurulu kararında geçen oranda verilir.
Bu şu anda böyle. 5216'yı unutun diyoruz. Yeni Kanun'da bütçe dağılımı tamamen farklı olacak. Yetki ve proje bazlı ödenek aktarımı yapılacağı için kentler arasındaki ayrım da ortadan kalkacak. Kimin neye ihtiyacı varsa, o, o ihtiyacının ödeneğini peşinen alacak. Nominal ödenekler de nüfus bazlı olarak devam edecek. Ama şimdiki %5 falan değil.
Ben birşey daha sormak isterim. Korkmayın ''şu il neden büyükşehir olmuyor'' diye sormayacağım
Şimdiye kadar Merkezi idare tarafından belirlenen teşvik bölgeleri yeni yasayla nasıl bir şekil alacak? Sözgelimi, her il kendisi için teşvikler belirleyebilecek mi? Bu konuda bir yetki devri öngörülüyor mu?
Örneğin; Mardin turizmi,Konya tarımı,K.Maraş sanayiyi teşvik etmek için özel yatırımcıya arazi tahsisi,vergi vb gibi kolaylıklar sunabilecek mi?
Şimdiye kadar bu konuda mevzuat tam olarak nasıldı ve yeni yasayla değişikliğe uğrayacak mı?
taslağa ulaşma şansımız varmı..
yada ana hatları ile..
il sınırı büyükşehir sınırımı oluyor.
beldeler kapanıyormu..
personel nasıl dağıtılacak...
kapanan her belediye mahallemi olucak yoksa...ilçe beldiyesine uzaksa köymü olucak..
bilginiz varmı..
Taslağa yayınlanma amacıyla ulaşmamız mümkün değil. Daha önce de bahsettiğimiz üzere;
- İl mülki sınırı büyükşehir mülki sınırı oluyor
- Belde ve köyler tarihe karışıyor, mahalle olarak bulunduğu ilçeye bağlanıyor
- Kapatılarak ilçeye bağlanan belde ve köylerin tüm varlık, borç, personel ve tasarrufları, bağlandıkları ilçe belediyesine devrolur.