Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
AB'ye EVET mi?, HAYIR mı?
« önceki   123 ... 242526 ... 596061   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 25

AB'ye EVET mi ?, HAYIR mı ?
Evet 33.4%  33.4%  [491]
Hayır 66.6%  66.6%  [981]
Toplam Oy : 1472

Avadis Hacınlıyan
15 yıl önce - Prş 03 Oca 2008, 02:09
AB ve referandum




umutyolu
15 yıl önce - Prş 03 Oca 2008, 14:23

Alıntı:
Sizden de farklı bir gerekçe bekliyorum.
İstereniz soruyu biraz daha açayım :Avrupa Birliği’nin nesine karşısınız?. Avrupa Birliği’nin değerlerine mi ? Laikliğine mi? Çağdaşlığa mı ? Hukukun üstünlüğüne mi? Demokrasisine mi ? İnsan haklarına mı? Serbest piyasa ekonomisine mi.? Yoksa Avrupa Birliği’nden gelen bir takım mesajları söyleyen kişilerin yaklaşımına mı karşısınız?.


Sayın Mehmet Techirli bey,

Ben bir önceki sayfada bu gerekçeyi ortaya koydum. Türkiye'nin kültürü ile Avrupa kültürü birbirine çok benzer değil. Biz benzemeye çalışıyoruz ama olmuyor. Katılım şartlarında olmayan Kıbrıs konusu sürekli önümüze geliyor. Üstelik bir Avrupa ülkesi olmayan Kıbrıs Rum kesimi birliğe alındıktan sonra. Hem ekonomik hemde potansiyel güç işgücü olarak Türkiye'nin AB'ye Kıbrıs Rum kesiminden çok daha önce kabul edilmesi gerekirdi. Ama bugün görüyoruz ki Kıbrıs Rum kesiminin birliği girmesi sadece Türkiye'nin önünü tıkamak içinmiş.

Türk vatandaşlarının serbest dolaşımı istenmiyor ve sayın Fatih Özbatur'un altını çizdiği gibi bu konu artık iç siyaset malzemeside yapılmaya başlandı. Seçimlerde, seçim panolarında Türkiye'nin AB'ye girmesi engellenecek gibi ibareler görüyoruz. Eskiden bu politikayı sadece Yunanlılar ve Kıbrıs Rum kesimi yapardı. Bugün ise Fransa'nın öncülüğünde diğer ülkelerde bunu kullanmaya başladı. İşin ilginç yanı AB ülkeleri bununla kalmayıp ortaya yeni iddialar attılar ve mevcut çözüm ihtimallerini tamamen ortadan kaldırdırlar. Örneğin Ermeni meselesi aslında Türkler ile Ermeniler arasında bir meseledir. Ama Türkiye'nin AB süreci ciddi olarak başladığından beri bu konu meclislerde, seçim meydanlarında ve hatta parlamentolarda sürekli istismar edildi ve halen ediliyor. Siyasetçi oy avcılığı için ortaya bir sürü iddia atıyor ama neyin ne olduğundan kendiside habersiz.

AB'nin ne olduğunu ve neden bu birlikteliğin kurulduğunu gayet güzel açıklamışsınız. Eğer objektif olarak bakarsanız Türkiye'nin önüne konulan şartların nerdeyse tamamının bu birliğin amacına aykırı şeyler olduğunu görürsünüz. Bu birliği amacı ülkeleri bölmek mi? Bu birliği amacı serbest dolaşımı sınırlayıp ticareti ve özgürlüğü kısıtlamak mı? Bu birliği amacı diğer ülkelerin önüne bilimsel bir tabanı olmayan tarihi iddiaları koyup köşeye sıkıştırmak mı? Bu birliği amacı o ülkenin kendi öz benliğini, yapısını, şeklini ve üniterliği değiştirmek mi? Sınırlar açılsın tek devlet gibi olunsun demiyorlar mı? Ama bizim önümüze konulan bunlar. Öyleyse AB'nin bize bakışı bu birliğin kuruluş amaçları ile oldukça çelişkili demektir. Bugün daha çok insanı bunu açıkça görmektedir. Hatta bunu sadece tek görenler bizlerde değiliz, AB içinde bazı ülkelerde bunu dile getirmeye başladılar: "Biz ekonomik bir değer olarak Türkiye'yi kabul etmeye mi hazırlanıyoruz yoksa elinin konunu bağlayıp sömüreceğimiz bir Türkiye mi alıyoruz?" Aynen bu düşünce bazı ülkeler ve kişiler tarafından dile getirilmekte. Potansiyel olarak hepimiz herşeyden şüpheye düşecek kadar paranoyak olmadığımıza göre demekki ortada dönen bir takım dolaplar var.

Biz hep baştan beri eğer AB'ye girersek onurlu bir şekilde girelim dedik. Evet, uyum kanunlarının ve bir takım düzenlemelerin Türkiye'de hayata geçmesi bizlerce sevinilecek birşey. Hatta bazı şeylere hazır olmadığımız halde şimdiden bunlar uygulamaya konuldu. Ama Türk insanının sorunu bu kanunlar ve yenilikler değil zaten. Türkiye AB'ye girmeden de bunları yapabilirdi. Türk insanı, genç nüfusu ve üniversiteyi bitirmiş beyinleri her AB ülkesinin elinde olan imkanlara kavuşmak istiyor. İşte sorunun en büyük kısmı bu zaten, AB vermeden almak istiyor. Hatta hiçbir bedel ödemeden bedel ödetmek istiyor.

Temelde Türkiye'nin şartsız ve kendi kültürü ile AB'ye girmesi son derece güzel bir olaydır. Ancak ortada bunu bize sağlayacak ve verecek bir AB iradesi göremiyorum. Demekki halkta bunu görmeye başladı. Bunun en büyük ispatı mevcut hükümete AB misyonu ile %47 oy veren halk, aynı anda AB'yi %75-80 gibi seviyelerde redediyor. Demekki ortada genel bir kanı var ve bu kanıyı AB oluşturdu. Ben hükümetin bile artık buna olan inancını kaybetmeye başladığını düşünüyorum. Çünkü bu yol Atatürk'ün bize gösterdiği çağdaşlaşma yolu değil. Bu yol bu şartlar altında tam tersi bizi karanlık bir yere götürücek gibi gözüküyor.

Teşekkürler.


Er Kut
15 yıl önce - Cum 04 Oca 2008, 01:54



ali rıza safaoğlu
15 yıl önce - Cum 04 Oca 2008, 02:14



nebi

15 yıl önce - Cum 04 Oca 2008, 02:18



Mehmet Tecirli
15 yıl önce - Cmt 05 Oca 2008, 16:52



Mehmet Kasım
15 yıl önce - Pts 03 Mar 2008, 17:33



Özden
15 yıl önce - Pts 03 Mar 2008, 17:46



yuksel77
15 yıl önce - Pts 03 Mar 2008, 18:10

Alıntı:
AB kesinlikle Türkiye lehine hiç bir karara imza atmaz.


Ne yapacak başına bela mı alacak? Enseyi karartmayın AB'nin geleceği güçlü bir Türkiye'den geçiyor. Bölünmüş parçalanmış bir Türkiye'den değil...


Mustafa Köseoğlu
15 yıl önce - Pts 03 Mar 2008, 18:17



En son Mustafa Köseoğlu tarafından Pts 03 Mar 2008, 23:02 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


sayfa 25
« önceki   123 ... 242526 ... 596061   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET