Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Oguzhan
14 yıl önce - Cum 17 Arl 2004, 21:11
Hollanda'da sünnet sigortadan kaldırılıyor!


Hollanda 2005 yilindan itibaren sigortalardan sunnet'i kaldiriyor. Kisi basina dusen primler yukselirken sigortanin kapsama alani kuculuyor. Sunnet'in sigortadan alinma sebebi ise, sunnet ile cok sigorta aldatma olaylari olmasi. Hollandaya gore sunnet yuzde 90% sirf dini acidan yapiliyormus (17000 defa), sunnetin alternatifi olarak deriyi sadece geriye cekme (?) olayi olacakmis ve bu sigorta alani icinde kalacakmis. Sunnetin hollandalilarin acisindan gereksiz oldugunuda soylemeyi unutmamis hollanda saglik bakani Hogervorst.

Eh artik sunnet'de parali olacagina gore hollandada Turkiyeye birde sunnet turizmi baslar Tabiiki bu konu cok sacma ve burdaki muslumanlara satasma yonleri aradiklari belli. Ne diyelim, Allah belalarini versin.

Edit: Kaynak unutmussum, birileri kaynaksiz konusuldugu icin Turkleri kotuluyorduda... Sanki kendisi kaynak veriyor. Neyse

Kaynak: NOS


SALTUK

14 yıl önce - Cum 17 Arl 2004, 21:19

Oguzhan biktim artik hergun dolayli olarak "defolun" demelerinden o yuzden diyecek soz bulamiyorum



sipahi
14 yıl önce - Cum 17 Arl 2004, 21:37

Bu hollanda'da yasanmaz!..

Daha ufaktir büyüsün deyip kiyamadik yigide bak masrafli olucak!...

A.H. Ali'nin kesilcek yeri kalmamis, daha niye ugrasirlar bilmem.


Oguzhan
14 yıl önce - Cum 17 Arl 2004, 21:43

Ne diyebilirizki saltuk katlanicaksin... Ama elbette gun gelip bizde bu eziyeti bunlara cektirecegiz, sadece suan gorunuldugu gibi zamani degil...

Mehmet abi su Ayaan Hirsi Ali'yi birde bizdemi gozden gecirsek, neyse fazla yazmiyim simdik aifd bu mesaji gorur beni terorist sanar falan hollandada bu kariyi iyi kullaniyor yani, enayiler sagolsun...


SALTUK

14 yıl önce - Cum 17 Arl 2004, 23:00

o kadin icin soyleyebilecegim tek soz zananin hollanda versiyonu
birileri havla diyor o da havliyor hollandalilarin onu baslarinin uzerinde tutmasina gelince her zaman soyluyorum yine soyleyecegim "avrupali gercekleri soyleyenlere degil duymak istediklerini soyleyenlere inanir" bu kadinda cikip onlara tamda duymak istedikleri seyleri soyluyor, o kadinin hollandalilara anlattigi seylerin hicbirinin islamla uzaktan yakindan alakasi olmadigini biz biliyoruz kadin afrikanin en geri kalmis memleketinde yasadigi hayati islammis gibi anlatiyor hollandalilarin cok hosuna gidiyor ama bu farkinda degil hollandalilar masallara inandiklarindan "gunes balcikla sivanir mi?"



Cenk-Kaan
14 yıl önce - Cum 17 Arl 2004, 23:36

Enteresan bir yazi.
Ne yazik sadece Almanca. Iyi okuyun. Hollandada yasayanlar söylesinler ne kadar dogru.


"Kampf der Kulturen" - in Europa?
(EIR)
Ein hochrangiger europäischer Sicherheitsexperte erklärte kürzlich gegenüber EIR, das folgenschwerste Ereignis des Jahres für die Sicherheit und politisch-soziale Stabilität Europas seien wahrscheinlich nicht der Bombenanschläge auf die Züge in Madrid vom 11. März, sondern die Ereignisse in den Niederlanden vom November. Am 2. November wurde der holländische Filmemacher Theo van Gogh, ein linksliberaler Zyniker, dessen letzter Film für konservative Moslems eine pornographische Provokation war, in Amsterdam brutal umgebracht. Wie bei einem Ritualmord wurde die Kehle durchgeschnitten. In den Leichnam wurde mit einem Messer ein fünfseitiges Bekennerschreiben gerammt, in dem ein "heiliger Krieg" erklärt und allen europäischen und amerikanischen Feinden des Islam der Tod angedroht wird. Die Behörden verhafteten einen aus Marokko stammenden tatverdächtigen Holländer sowie 28 ebenfalls aus Marokko stammende mutmaßliche "islamische Extremisten", die in den Fall verwickelt sein sollen.

Schon der Mord war höchst schockierend, doch der Experte war noch mehr besorgt über das, was dann folgte. In den Tagen nach der Tat wurden etwa 30 Moscheen, Islamschulen und andere islamische Einrichtungen in mehreren Städten von wütenden Mobs angegriffen. (Als Vergeltung wurden Anschläge auf mindestens zehn christliche Kirchen verübt.) Die meisten niederländischen Medien verurteilten die Anschläge gegen moslemische Einrichtungen nicht oder stachelten sogar noch dazu an. Außerdem gab es zahlreiche Angriffe auf muslimisch aussehende Menschen, worüber überhaupt nicht berichtet wurde. Nach glaubwürdigen Berichten aus Sicherheitskreisen erhielt die Polizei Anweisung, gegen namentlich bekannte Täter antimoslemischer Angriffe nicht vorzugehen. Hierauf folgte eine Welle von Medienberichten in den Niederlanden und anderen europäischen Ländern, wobei "Experten" u.a. mit der Einschätzung zitiert wurden, dieser "Kampf der Religionen" bedeute das "Ende der liberalen, multikulturellen Ära" in Europa.

Die Niederlande, traditionell ein kontinentaleuropäischer Brückenkopf für anglo-holländische Banken- und Wirtschaftsinteressen und in den letzten Jahren ein enger Verbündeter der Regierung Bush, dienten schon oft als Experimentierfeld für politisch-kulturelle Paradigmenwechsel. Um nur einige Beispiele zu nennen: die Verbreitung der "Provo"-Gegenkulturbewegung in den 60er Jahren; die Vorreiterrolle bei Rauschgifthandel und -konsum seit 30 Jahren; die gewalttätigen Fußball-"Hooligans" der 80er Jahre; und die Legalisierung der Euthanasie seit Mitte der 80er Jahre. "Daß das ,grüne Multi-Kulti-Paradigma' zerfällt, bereitet mir keine Sorge", sagte der anfangs erwähnte Experte weiter, "diese Vorherrschaft von Gegenkultur und Unkultur in Europa ist ohnehin unhaltbar. Was mir wirklich Sorge macht ist, daß einige mächtige Kreise unter den sich verschlechternden wirtschaftlich-sozialen Bedingungen das ,Multikulturelle' durch eine neue ,Strategie der Spannung' ablösen wollen - einen ,Kampf der Kulturen' innerhalb der europäischen Gesellschaften."


Kaynak:EIR(bir Amerikan Haber Ajansi)


Zaferr
14 yıl önce - Cum 17 Arl 2004, 23:42

Bir köşe yazarının Hollanda ile ilgili yazısından:



Alıntı:
Iste Hollanda'nın insan hakları..

Avrupa Birliği Komisyonu’nun raporunda, en çok üzerinde durulan konu Türkiye’deki insan hakları. Rapor, bireysel-dini özgürlüklerden, toplumsal haklara, hatta kadın-erkek eşitliğine kadar Türkiye’de insan haklarını inceledi, yorumladı.

Varılan sonuç;

Türkiye’de yasal açıdan insan hakları konusunda hemen hemen hiçbir eksik kalmadı. Ancak uygulama, hala sorun olmaya devam ediyor. Rapor konusunda sorun çıkmadı. Ancak iş, Türkiye’yle üyelik müzakerelerine başlanıp başlanmayacağı konusunda tavsiye kararına gelince, AB Komisyonu tam anlamıyla birbirine girdi.

Başını, genişlemeden sorumlu üye Gunther Verheugen’in çektiği bir grup komiser, ‘olumlu tavsiye verelim’ derken, diğer grup ‘insan haklarında daha fazla ilerleme olmadan, müzakereler başlamasın. Böyle bir tavsiyede bulunamayız’ tezini savundular.

Türkiye’ye muhalif tezi savunanların başında da, Komisyon’un Hollandalı üyesi Bolkestein geldi. Ancak Bolkestein, Türkiye’deki ‘insan hakları uygulamalarının yetersizliği’ nedeniyle, müzakerelere başlanmasına karşı çıkarken, vatandaşı olduğu ülke, tam anlamıyla bir ‘insan hakları skandalına’ imza atmaya hazırlanıyor.

Hollanda’nın Göç ve Entegrasyon Bakanı Rita Verdonk bu hafta Ankara’ya sessiz-sedasız bir ziyarette bulundu. Ve, ziyaret sırasında ‘müjdeyi’ de verdi:

Hollanda’da yaklaşık 350 bin Türk vatandaşı yaşıyor. Bu kişiler, eğer Türkiye’den biriyle evlenmek isterlerse, eşlerini Hollanda’ya doğrudan götüremeyecekler. 1 Kasım’dan itibaren başlayacak uygulamaya göre, Hollanda’nın Türkiye’deki temsilciliklerinde birer ‘sınav bürosu’ oluşturulacak. Ve, Hollanda’da yaşayan bir Türkle ya da bir Hollandalı ile evlenen Türk vatandaşları, eşlerinin yanına gitmek için ‘sınava’ tabii tutulacaklar.

Sınavda, Hollandaca bilgisi ölçülecek. Ama durun daha bitmedi;

Sınavın bir bölümü de, ‘Hollanda’da yaşam’ konusunda yapılacak.

Bayan Verdonk’a, ‘neden böyle bir uygulamaya gerek gördüklerini’ sorduk.

Yanıt son derece ilginç;

‘Hollanda’da yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye’den çok genç yaştaki kızlarla evleniyorlar. Bunlar da Hollanda’ya geldiklerinde, şiddete maruz kalıyorlar. Hollanda’daki kadın sığınma evlerinde bulunanların yüzde 30’unun Türk vatandaşı olduğunu tespit ettik...’ Hadi Hollandaca bilgisini anladık. Bu bir şekilde öğrenilebilir. Peki, hiç Hollanda’ya gitmemiş, gitmek için başvuruda bulunan bir kişi, ‘Hollanda hayatını’ nasıl tanıyacak?

Bakan, bunun da formülünü bulmuş;

‘Video kasetler, fotoğraf albümleri hazırladık...’

Kısaca;

Üç kare fotoğrafla Hollanda...

‘Bu kadar olmaz’ demeyin. Çünkü dahası da var. Bakan’ın ağzından açıklayalım;

‘Aile birleşimi başvurularının kabul edilmesi için iki şart daha var;

Birincisi, Hollanda’da yaşayan kişinin aylık gelirinin asgari ücretten yüzde 20 oranında daha fazla olması;

İkincisi ise, hem Hollanda’da bulunan kişinin, hem de evlendiğinin en az 21 yaşında olmaları...’


Yani, 18 yaşında oy kullanabiliyorsunuz:

Ancak 18 yaşında Hollanda’da yaşayan biriyle evlenirseniz, Hollandaca bilmeniz, Hollanda hayatını tanımanız bile yetmez. Eşinizin yanına gitmek için, üç sene bekleyip, 21 yaşına gelmeniz gerekiyor.

İşte size ‘insan hakları...’

Acaba Hollanda, AB üyeliği için şimdi başvursaydı, bu yasa İlerleme Raporu’nda ‘ne gibi ifadelerle’ yer alırdı?


Yorum sizin...




http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=57960


Alp
14 yıl önce - Cum 17 Arl 2004, 23:44

İnşallah tedbirinizi almışsınızdır Bu kadar bekleyipte olmadıysanız Türkiye'de yardımcı olalım diyeceğim ama

AydinE
14 yıl önce - Cum 17 Arl 2004, 23:44

Turkiye'de sunnet sigorta tarafindanmi karsilaniyor?

sipahi
14 yıl önce - Cmt 18 Arl 2004, 00:26

Alıntı:
Turkiye'de sunnet sigorta tarafindanmi karsilaniyor?


Olay TR'de veya baska bir ülkede ücretinin nasil karsilandigi degil. Bir kac kendini bilmez "dalkavuk" politikacinin oyunlariyla, eskiden beri sorun olmayan bir durumun simdi bir sorunmus gibi dolayli yöntemler ile caydiriciliginin aranmasidir. Hic bir zaman sözkonusu dahi degilken bu hükümet ve milletvekillerinin zamaninda ortaya cikmasi cok düsündürücüdür. Kardesimiz Oguzhan'inda bu noktaya dikkat cekmesi cok haklica bir yaklasimdir, kendisinin tabii buna ihtiyacinin oldugundan degil!. Hedefin kimler oldugunu görmemek cok saflik olur. Kimler olur? Müslüman ve Yahudiler, Yahudilerin cüzi oldugunu bildigimizden hedef Müslümanlardir.

Ahh bizde TR'de sünnet oluruz!..
Doktorlarimizin bu hususta cok güvenilir olduklarini biliyoruz.

Ayreten Hollanda'da isinin ehli olmayan doktorlar tarafindan bazen yanlislik yapilip büyük sorunlar ciktigini bir yerlerden okumustum ama ne zaman ve nerden unuttum.

"Azicik ucundan"!..



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET