1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4  |
 |
(Kadir)
12 yıl önce - Çrş 04 May 2011, 19:48
| Alıntı: |
| İktidar yada muhalefet hiç farketmez şuçlu kim varsa cezasını çekecek |
Sen zannediyormusun ki iktidar partisinin bir belediyesi yolsuzluk yaptı diye cezalandırılacak?
İktidar partisine mensup belediyeler içinde bir sürü yolsuzluk ihbarı yapıldı fakat şimdiye kadar ilgilenen olmadı nedense?
Başbakan rüşvetin belgesini istediği sürece bu ülkede yandaşların yolsuzluklarına göz yumulur...
|
 |
tahsinsonerada
|
 |
alizeybek
12 yıl önce - Çrş 04 May 2011, 21:24
| Alıntı: |
Sen zannediyormusun ki iktidar partisinin bir belediyesi yolsuzluk yaptı diye cezalandırılacak?
İktidar partisine mensup belediyeler içinde bir sürü yolsuzluk ihbarı yapıldı fakat şimdiye kadar ilgilenen olmadı nedense?
Başbakan rüşvetin belgesini istediği sürece bu ülkede yandaşların yolsuzluklarına göz yumulur |
diyelim ki iktidar hertürlü yolsuzluğu yapıyor ve cezasız kalıyor diye muhalefetinde yolsuzluk yapma hakkının olduğunumu anlatmaya çalışıyorsun
|
 |
engin.
12 yıl önce - Prş 05 May 2011, 02:38
| Alıntı: |
Sen zannediyormusun ki iktidar partisinin bir belediyesi yolsuzluk yaptı diye cezalandırılacak?
İktidar partisine mensup belediyeler içinde bir sürü yolsuzluk ihbarı yapıldı fakat şimdiye kadar ilgilenen olmadı nedense |
Sanıyorum 2009 yılında yine İzmir de AKP li Buca Belediyesine polis operasyon düzenlemiş ve belediye başkanını gözaltına almıştı..
|
 |
ahmetgülen
12 yıl önce - Prş 05 May 2011, 02:42
Varsa yolsuzluk , atsınlar içeri, bende bunu istiyorum. Ama diğer belediyeleride unutmasınlar. Mesela Diyarbakırın yolsuzlukları yüzlerce, orayada denetim yapıp içeri alsalar ya, niye içeri atmıyorlar diğer belediyeleri.
|
 |
Sukan
12 yıl önce - Prş 05 May 2011, 11:34
Toplumlar hakettikleri gibi yönetilirlermiş, adı geçen siyasi parti belediyesi ceket ile seçim kazanıyorsa bu yaşananların hepsi olağandır. Yakın zamanda susuzluk vb gibi sorunlar da olabilir. Hiç kimse sızlanmasın dert yanmasın, herkes kendi geleceğini kendi kurar. Şu an Kayseri belediyesinin nakit stoğu varsa bu kayserililerin eseridir, İzmir belediyesinin kasası tam takır kuru bakır ise ve üstüne çuvalla para hortumlandı ise bu da izmirlilerin eseridir. Şehrinizle ve belediyenizle gurur duyun.
|
 |
MehmetYıldız
12 yıl önce - Prş 05 May 2011, 11:43
Ordu'da rüşvet kameraya kaydedildi, Kayseri'deki olayda defter başbakana gönderildi. Van'da yolsuzluk soruşturmasının bizzat bakan tarafından durdurulması emrinin geldiği ortaya çıktı. Tık yok. Soruşturma izinleri çıkmıyor.. Ama tam seçim öncesi chpli belediyelere var. Bunu planlayan kimse CHP'ye çalışıyor.. Tabiiki araştırılsın iddialar ama ortada "Kim inanır?Kadir İnanır" durumları var. Adana Belediye Başkanının AKP'den ayrıldıktan sonra yolsuzlukla suçlanması gibi komedi dönüyor ortada..
|
 |
H.Bayraklı
12 yıl önce - Prş 05 May 2011, 21:58
| Alıntı: |
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne üç gün önce gerçekleştirilen baskın sonrası her geçen gün yeni bir iddia ortaya atılıyor. Son iddialar arasındaysa Alaattin Yüksel ve Aziz Kocaoğlu arasındaki ticari ve siyasi ilişki var.
Büyükşehir’e düzenlenen operasyon sonrası emniyete çağrılan ve aralarında gazetecilerin de bulunduğu pek çok tanıdığın ifadelerinde dikkat çeken noktalardan biri de Aziz Kocaoğlu ve Alaattin Yüksel arasında ne tür bir ilişki olduğu sorusunun ısrarla sorulması. Polisin Kocaoğlu-Yüksel ikilisinin arasındaki özelikle ticari ilişkiyi mercek altına aldığı söyleniyor.
Kocaoğlu-Yüksel Yardımlaşması
Alaattin Yüksel’in, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçilebilmesi konusunda yakın arkadaşı olan Aziz Kocaoğlu’na büyük destek olduğu, bunun karşılığında da başkanlığa gelen Kocaoğlu’nun belediyenin bağlı olduğu kurumların araçlarını Yüksel’e ait Yükseliş Plaza’dan aldığı konuşuluyordu. Aradaki yakınlık ve desteğin bunla da bitmediği ve Alaattin Yüksel’in birinci sıradan aday olması yönünde Kocaoğlu’nun Genel Merkez’e çağrıda bulunduğu iddialar arasında yer alıyor. Ayrıca Hülya Güven’in de bu şekilde aday gösterildiği de kulislerde konuşulan bir diğer konu.
İkilinin İlişkisi Sorgulanacak Mı?
Büyükşehir için yürütülen soruşturma kapsamında tüm bu konuşulanlar ve iddia edilenlerin büyük bir dikkatle incelendiği söyleniyor. Şimdilerde merak edilen konuysa, Kocaoğlu ve Yüksel arasındaki ticari ve siyasi ilişkinin de operasyon kapsamında sorgulanıp sorgulanmayacağı.
http://www.egeninsesi.com/KENT-GUNDEMI-Haberleri/ ...lisme.html |
| Alıntı: |
Bugün size, İzmir Büyükşehir Belediyesine yapılan “Yolsuzluk” operasyonu ile ilgili piyasa gazetecilerinin saklamaya çalıştığı gerçekleri yazacağım.
Olay hiçte okuyucuya dayatıldığı gibi tozpembe falan değil. Ciddi “Yolsuzluk” tespitleri var.
Özellikle çok sayıda kişi polis dinlemesine takılmış durumda.
Bu kişilerin arasında, gazeteciler, bürokratlar ve işadamları var. Soruşturmanın gizliliği açısından şimdilik bunların ismini gizleyeceğimi belirtmek istiyorum.
Özellikle bu dinlemelerin arasında iki kişi arasında geçen konuşma var ki evlere şenlik.
Birisi gazeteci diğeri de eski bürokrat yeni işadamı.
Konuşmalardan kısa bir bölüm aktarayım:
Gazeteci: Abi bu nasıl iş ya. Aziz Kocaoğlu Süleyman Gençel ile kanka olmuş. Abi benim adım araştırmacı gazeteci. Süleyman Gençel’in yerine o (Kocaoğlu) ziyarette bulunuyor. Sayfa sayfa ilanlar, paket halinde ilan gidiyor. Abi nasıl oluyor bu iş, beni kimse de kullanamaz beni kimsede ……”
İşadamı: Off ben o gündür bugündür Aziz beyle de konuşmuyorum biliyor musun?
Gazeteci: Benim adım …. …… yani bana kırk yılın başında çıkartacak iki liralık ilan verecek o ilanın taaa ….. ……. Oraya bir sürü ilanlar vermiş abi.
İşadamı: Allah Allah ben bir kere gördüm
Gazeteci: En çok beni kullandılar o zaman abi (Aziz Kocaoğlu’nun kendisini kullandığını söylüyor)
- Ben ….. İzmirliyim ben Alaattin’len (Alaattin Yüksel) Kocaoğlu arasındaki ticari ilişkileri bilmiyor muyum? Ben Alaattin Yüksel’in eşinin bu adama …. dediği Yeni Asır’daki yazısı benim arşivimde yok mu zannediyorlar. Ben susuyorum ama nereye kadar susacağım yani beni çıldırtmasınlar…
Bir başka konuşma ise İZSU’da baş gösteren yolsuzluklarla ilgili: Bir Belediye Bürokratı ve bir işadamı arasında geçen konuşma:
Bürokrat: Abi bu Sinan Kara’ya İZSU’da kurum içerisinden bilgileri kim veriyor. Hani sen bana getirecektin, bana şunları söyleyiverecektin.
İşadamı: Söylesem midem bulanıyor. Seninki bulunmasın, biraz rahatla hepsini getireceğim söyleyeceğim.
Ve bir başka konuşma ise Ege’nin Sesi’nde yer alan bir yolsuzluk haberi ile ilgili. Okuyucularımız iyi hatırlar Çürük Elmacı’nın kaleme aldığı “Bu Nasıl Fatura?” başlıklı yazı ile ilgili.
Konuşma Büyükşehir Üst Düzey Bürokratı ve Firma yetkilisi arasında geçiyor.
Bürokrat: Seni Reşat aradı mı (İzmir Büyükşehir Basın Müdürü Reşat Yörük)
Yetkili: Yok aramadı
Bürokrat: Bir tane film yapımıyla ilgiliydi. Oc…. Firmasına kesilmiş fatura var ya, 235.633 Lira. O herhalde onla ilgili bilgi istenmiş. Sinan Kara da böyle fatura görülmedi başlığıyla yayınlayacağız diyor bir bilgi verme.
Yetkili: Tamam beni arayan olmadı zaten.
Evet, sevgili okuyucular, dediğim gibi soruşturmanın gizliliği kararı var. Şimdilik buna uymak zorundayız o yüzden daha fazla ayrıntı veremiyoruz.
Yukarıda dinlemeye takılan kişilerin ismini şimdilik gizlemek durumundayız. Ancak bu yarın da gizleyeceğimiz anlamına gelmemelidir.
Konuşmalardan çok kısa bilgiler verdik. Genelini incelediğimde korkunç boyutlarda kirli ilişkilerin olduğunun ortaya çıktığını söylemek istiyorum.
Özellikle bir gazetecinin İzmir Büyükşehir Belediyesi ile olan ilişkileri ve nasıl nemalanmaya çalıştığı bu konuşmalardan net biçimde ortaya çıkıyor.
Gizlilik kararı kalkar kalkmaz bütün konuşmaları buradan yayınlayacağımızı gazeteci-bürokrat-işadamı eksenli mide bulandıran ilişkilerin aktörlerinin isimlerini tek tek vererek sizlerle paylaşacağımızı bilmenizi isteriz.
Bu arada “Bu bir siyasi operasyon değildir” iddiasındayız.
Neden mi?
Çünkü AKP’nin İzmir’de önde gelen bir isminin kaçak benzin istasyonunda dönen dolaplarda aynen kayıtlara girmiş durumda. Polis o AKP’li ile de fena şekilde ilgileniyor.
Sözün özü:
Bilenler iyi bilir, benim meselem Yolsuzluklarladır. Olayların duygusal ve ajitasyon yönüne takılma gibi bir lüksüm yok. Ve CHP, AKP, MHP hangi siyasi parti olursa olsun gazetecilik mesleğimin ve toplumsal duyarlılığımın önüne asla geçemez.
Bu ülkenin kangren olmuş sorunlarının başında Yolsuzluk gelmektedir. Çünkü beraberinde, toplumun büyük kesiminde yoksulluğu getirmektedir.
CHP’nin Yolsuzuna nasıl bakıyorsam, AKP’nin yolsuzuna da aynı mesafede baktığımı belirmekte yarar var.
Ve bu çirkefliklerin içerisinde babam dahi olsa yazarım. Çünkü bu ülke o çirkefliklere bulaşanlardan daha çok bizim ve çocuklarımızın ülkesidir.
Ve pırıl pırıl çocuklarımızın umutlarını söndürmeye de hiç kimsenin hakkı yoktur…
SİNAN KARA / Köşe Yazarı
http://www.egeninsesi.com/yazarlarimiz/904/25/Din ...ilana.html
|
|
 |
H.Bayraklı
12 yıl önce - Prş 05 May 2011, 22:10
| Alıntı: |
Tamamen gönüllü avukatlardan oluşan Gönüllü Avukatlar Koordinasyon Kurulu İzmir Adliyesi önünde Büyükşehir operasyonunda gözaltına alınanlar için bir basın toplantısı yaptı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi üst düzey görevlileri ve belediye iştiraki şirketleri hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcıları Özel Yetkili Savcılarınca suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, suç örgütüne üye olmak gibi CMK 250. Madde kapsamında başlatılan soruşturmada, şüphelilerin savunmalarını üstlenen İzmirli avukatlar Adliyes önünde geniç yaklaşık 200 avukatın katılımıyla bir basın açıklaması yaptılar ve Savcılığa dilekçe verdiler.
Açıklamayı Gönüllü Avukatlar Koordinasyon Kurulu adına Karşıyaka Eski Belediye Başkanı Av. Cihan Türsen, yazılı açıklamayı okudu. Gelişmeleri endişe ile izlediklerini kaydeden Türsen, “Milletvekili genel seçimlerinde, AKP’nin kompleks halinde getirdiği İzmir seçimlerine günler kala başlatılan bu soruşturma ve operasyonlar, tüm kamuoyunda zaman yönünden haksız bulunmaktadır. Demokratik ülkelerde akla dahi gelmemesi gereken bu yöntem ve uygulamalar sadece zamanlaması değil, evrensel ve ülke hukuk kurallarına ayrıkırılığı ile de vahimdir.”
Türsen, “Demokratik toplu düzeni gereklerine, ölçülük ilkesine aykırı, hedeflenen amaca göre orantısız, özel hayata ve aile hayatına saygıyı, gizliliği ihlal eden, kanun ve uygulamaların istismara karşı bireylerin yeterli ve yeterli korumayan ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerden sayılmayan uygulama, hukuk tam bir aykırılık halidir. Olayımızda şüpheliler hakkında yapılan suçlamalar, soruşturma konu ve içerikleri CMK 250. Madde kapsamında değildir, bu kapsama sokulma gayreti açıkça görülmektedir” diye konuştu.
İdari, mali geniş inceleme yetkileri ile donatılmış Mülkiye Müfettişi, Sayıştay Denetçilerinin alanlarına giren soruşturma konusu iddiaların bu kişi ve kurumlarca incelenip, bir kısmı raporlamaya dahi konu edilmediğini anımsatan Türsen, şunları söyledi:
“Bir kısmı ile ilgili de müfettişlerce detaylı araştırma yapılması mümkünken, konunun suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, suç örgütüne üye olma gibi tanımlanması CMK 250 kapsamında soruşturma yapma ve memurların yargılanmasına ilişkin yasa kapsamı dışında kalma gayretidir.”
Türsen, müvekkillerinin tek tesellilerini şöyle anlattı:
“Öğretmenlere bir şükran projesi olarak öğretmenler gününde şal anısı dağıtan, üretici-beleiye projesi ile öğrencilere süt, mandalin veren, sivil toplum örgütlerinin kentli sanatçıların özendirilmesi projelerinde ağırlama nezaketini duyan, hatta 9 Eylül İzmir’in Kurtuluş Günü’nün, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın çoşkuyla kutlandığı şenliklerin hesabı sorulan bir kentte, yöneticisi olmaları, bu vb. nedenlerle soruşturmaya uğramış olmalarıdır.
Türsen, “Telafisi çok güç manevi ve hukuki zararlara uğratıldık. Emniyet İfadelerinin tamamlandığı, müvekkillerimizle ilgili hürriyetleri bağlayacak vehamette kararların görüşüleceği süreçte kısıtlama kararının kaldırılması bir ölçüde zararları aykırılığı azaltabilir. Bu nedenle hukuka aykırı kısıtlama kararının kaldırılması, kısıtlamaya tabi olmayan evrakın listesinin ivedilikle verilmesi taleplerimizi gerekçeli olarak mahkemeye sunacağız” şeklinde konuştu.
Açıklama sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlandıran Cihan Türsen, 9 Eylül ve 29 Ekim törenleri için yapılan harcamaların soruşturma kapsamına alındığını ifade etti. Türsen, öğrencilere diş fırçası ve macunu dağıtılması, mandalina dağıtılması, payton kiralanması, üstü açık turist otobüslerinin yapımı, süt dağıtımı gibi konuların soruşturma kapsamında olduğuna dikkat çekti.
Şüpheli sıfatıyla savcıya ifade verilmesinin ardından mahkemeye çıkacak müvekillerine yönelik operasyonu hakla göstermek için haksız tutuklamalarla karşılaşabilecekleri endişesini taşıdıklarını belirten Türsen, “Her türlü olumlu yada olumsuz gelişmeye hazırlıklıyız. Şuanda müvekkillerimizi soruşturmaya ilişkin delileri, belgeleri, evrakları bilmemiz nedeniyle savunamuyoruz. Ayrıca dinlemeler, görüntü kayıtları ile soruşturmanın haklılığın savunulması dikkat çekicidir” dedi.
Gönüllü Avukatlar Kurulu'nun basın açıklamasından satır başları:
-200’ü aşkın avukat yapılan basın açıklamasına katıldı. İzmir Barosu tarafından dağıtlan cübbe odasında cübbe kalmadı çoğu avukat cübbesiz açıklamaya katıldı.
-Müdafi olarak 15 avukat davaya bakıyor. 60’ın üzerinden avukat davaya Müdafi olmak istedi. Bu sayının artması bekliyor
-Belediye çalışanları da açıklama destek verdi. Açıklamanın ardından İzmir Laiktir, Laik Kalacak sloganı atıldı.
Dilekçede neler var?
Avukatların İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verdikleri kısıtlama kararının kaldırılması dilekçesinde, “Kısıtlama kararının kaldırılması, kısıtlamanın istisnası niteliğindeki (CMK) m.153/3 kapsamındaki) belgelerin bir listesinin çıkarılarak müdafi avukatlara verilmesi” istendi.
Dilekçede, “İletişime müdahale ve teknik izleme ve bilgisayar ve kütüklerinde yapılan aramalara ilişkin kararlar ve bu kararlar neticesinde elde edilen deliller hukuka aykırıdır” ifadesi dikkat çekti. Söz konusu dilekçede, savunma hakkının ihlal edildiği vurgulandı.
BİR İLK YAŞANIYOR
İzmir'de ilk defa işçiler, Adliye'ye gelip slogan atarak, Başkan Kocaoğlu'na sahip çıkıyor. |
http://www.Reklam_link.com/haber/Buyuksehir-in-go ...usu/792477
|
 |
H.Bayraklı
12 yıl önce - Prş 05 May 2011, 22:12
| Alıntı: |
İlki iki gün belediye önünde eylem yapıp üçüncü gün AKP’ye siyah çelenk bırakan Büyükşehir çalışanları bugünde adliye önünde 2 bin kişinin katılımıyla eylem yaparak operasyona tepkilerini göstermeye devam ettiler.
İzmir'de belediye işçilerinin de aralarında bulunduğu bir grup, Büyükşehir Belediyesinde mali büro ekiplerince başlatılan operasyonda gözaltına alınan ve bu sabah adliyeye sevk edilen zanlılara destek vermek üzere İzmir Adliyesine geldi. İzmir Adliyesi önünde ilk defa böyle yoğun katılımlı bir eylem düzenleyen yakklaşık 2 bin kişiden oluşan kalabalık, sık sık AK Parti alehine slogan atarak adeta adliye koridorlarını inletti. İzmir Adliyesi önünde toplanan grup adına açıklama yapan Genel-İş 3 No'lu Şube Başkanı Cafer Konca, gözaltına alınan belediye çalışanlarının İzmirlilere hizmet için çaba gösteren kişiler olduklarını söyledi.
Konca, ''Seçim öncesi böyle bir operasyon belediyeyi yıpratmaya yöneliktir. Burada İzmir Büyükşehir Belediyesi değil, İzmir halkı yargılanıyor. İzmirliler buna gereken cevabı verecektir'' dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun fotoğrafını açan belediye çalışanları ve İzmirliler sık sırk, ''Belediye değil İzmir yargılanıyor'', ''İzmir Aziz'dir Aziz kalacak'' şeklinde slogan attı. |
http://www.Reklam_link.com/haber/Operasyon-tepkis ...yor/792496
|
 |
sayfa 4  |
ANA SAYFA -> İZMİR - Haberler ve Sohbet
|