Bilmeyen de bira sadece İzmir'de içiliyor, geniş evler İzmir'e has, trafiği dünyaya örnek bir şehre gidiyor zannedecek. Böyle zavallı düşünceler işte...
Siz kafanızı gömdüğünüz kumdan bütün şehirlere saldırganca yaklaştığınızdan olabilir mi acaba burç beyin dediklerinin üstüne hala yorum yapan olacak mı acaba merak ettim
Adamın hayal gücüne bak şeymiş teleferiğe binip kahvaltı yapacakmış. Sanırsın babası sabancı hergün dışarıda kahvaltı yapacak. En büyük hayali de bu galiba. Hayalleri küçük olanın yaşamları da küçüktür. Sen teleferikten in herhangi biryerde kahvaltını yap bizler boğazda yapılan kahvaltının eşsizliğiyle mutluluğumuzu yaşayalım sen İstanbul'dan habersiz İstanbul senden habersiz.
Vallahi hayat insanın kendi hayatı demek isterdim ama diyemiyorum. Çünkü bir toplumu toplum yapan o toplumun değerleridir.Biz bu dairenin dışına çok çıkarsak tam anlamıyla toplum olamıyoruz.Çünkü o değerleri yitirmiş oluyoruz.Bizim bir özümüz var ve bunu inkar edemeyiz.Bunların dışına da çok fazla çıkamayız.Ve bu da gelecek nesillere kötü örnek oluyor .Yoksa bizim Kültür olarak Amerika'dan ne farkımız kalır.Özellikle edep ve ahlak konusunda.Suudi Arabistan gibi de olalım demiyorum ama bizim kendimize özgün bir hayat anlayışımız olsun.Ama gitgide globalleşmeyle biz değil gitgide dünya batıya doğru dönüyor. Hadi içki neyse isteyen içer isteyen içmez ama dost hayatını birlikte yaşamayı kesinlikle tasvip etmiyorum.Bu İzmir için geçerli değil tüm şehirlerimiz insanlarımız için söylüyorum.
Bu kadar sayfa yazı yazılmış, karşılıklı oturup konuşmaya değecek bir tek bu yorum var.
Şimdi Osman kardeşim, toplum değerlerini hayat tarzı üzerinden kurarsak hiçbir zaman bir toplum olamayız. Toplum değeri vatandaşlık bağı üzerinden kurulur hayat tarzı üzerinden değil. Çünkü liman kültürü denilen bir gerçek var dünya üzerinde.
Bu sadece bizim ülkemize has bir durum değildir. Dünyanın tüm ülkelerinde liman bölgelerinde yaşayan, yabancı insanlarla daha çok görüşen kesimin kültürü iç bölgelerde yaşayanlara göre daha farklı olur. Dolayısıyla hayat tarzı ve toleransları da artık iç bölgelerde yaşayanlara göre farklılaşır. Şimdi bu iki kesim birbirine dönüp "sen benim gibi yaşayacaksın" demeye kalkarsa ortada toplum falan kalmaz, bunun adı ötekileştirmektir. Bizde bu kültür farklılaşmasına "batılılaşmak" deniyor ama bu yanlış bir tabir. Çünkü batılılarda da aynı durum söz konusu oluyor, onların da iç bölgeleri ile kıyı şeritleri arasında kültür farkları var. Bunun adı liman kültürüdür.
Mesela Amerika örneğini vermişsin, onun üzerinden devam edelim. Amerika'yı bizim insanımız ne zannediyor bilmiyorum ama anlatayım. Güneyinde ırkçılık ve dincilik, orta ve kuzeyinde aşırı milliyetçilik ve dincilik, kıyı kesimlerinde ise diğer bölgelerine göre daha açık görüşlü bir yaşam var. Nüfusunun büyük kısmı yobaz ve cahildir, açık görüşlü insanları ortalamayı yükseltir. Neticeye bakarsak Amerikan halkı için muhafazakar bir halk denir. Bu sende bir çağrışım yapıyor mu? Nasıl ki Türkiye dizilerdeki İstanbul'dan ibaret değilse, Amerika'da filmlerdeki New York değil. Ve dünyanın hemen hemen her yerinde de bu durum birbirinin aynısıdır.
Şimdi Amerika'daki Bir Kansaslı, bir San Diegolu'ya'ya dönüp; "Sen benim gibi yaşayacaksın. Evinin önüne Amerikan bayrağı çekeceksin. Her pazar kiliseye gideceksin. Cumhuriyetçi parti ne diyorsa doğrudur, Irak'a demokrasi götürmek için girdik sen buna itiraz etmeyeceksin" demeye kalksa Amerika tarumar olur, dağılır gider.
O yüzden toplum bağı yaşam tarzı, hayat görüşü üzerinden kurulmaz. Vatandaşlık ve millet bilinci üzerinden kurulur. Peki millet nasıl olunur? Bir araya gelip yabancı tahakkümüne karşı koyan insanlar milleti oluşturur. Bugün İzmir'de bomba patlasa masum halk ölse herkes buna üzülür, üzülmeyene de vatan haini denir. İşin basiti bu gerisi lafı güzaf.
Millet olmak için bu birlik içerisinde olan insanların; dininin, etnik kökeninin, mezhebinin, yaşam tarzının, siyasi görüşünün aynı olmasına gerek yoktur. Kimse kimseyi sosyal ve kültürel olarak baskı altına almaya kalmadığı sürece o millet gül gibi geçinir gider.
-----------------------------------
Şimdi gelelim İzmir güzel mi değil mi? Bu göreceli bir soru. 2x2 kaç eder değil ki... Bana göre güzel, ben hayatımı burada çok rahat bir şekilde sürdürüyorum. Alışkanlıklarımı, beklentilerimi rahatça karşılayabiliyorum. İnsanlar arasındaki saygı ve iletişim beklentilerimi karşılıyor. İnsanlar benim hayatımı zorlaştırmak için bir şeyler yapmıyor, yaşadığım şekle saygı görüyorum. Gece çıkmak istersem seçeneklerim çok, hafta sonu ne yapsam desem seçeneklerim çok. İşten geldiğim zaman hobilerimle uğraşmaya vakit ayırabiliyorum. Çıkıp bir hava alayım desem sokaklar dolu, ortalık canlı, bu hoşuma gidiyor.
Dost hayatı diye adlandırıp çirkinleştirdiğiniz şeyi yapıyorum, nişanlımla beraber yaşıyorum. Üst komşumuz hacı teyze, en iyi ilişkimiz onunla. Kimse benim kendi hayatımla ilgili tercihlerimi sorgulamıyor, ben de kimseninkini sorgulamıyorum.
Bunun yanında çarpık kentleşme var, bundan kaynaklı sorunlar var vs. Binalar eskiymiş, orası öyleymiş iyi güzel ama beni yaşamım olarak etkilemeyen şeyi kafama takmıyorum. Artıları bana göre eksilerinden fazla ve burada mutluyum. Bu saydıklarım bir başkasına göre önemli şeyler değildir, o da başka şeyler beklermiş hayattan, o zaman burada mutlu olmazmış, o da beğenmesin illa zorla beğendirecek değiliz. Ama bu saldırı, karşılıklı dalaşma nedir?
Arkadaslar siz kentsel donusum diye 30 metrekarelik evlerde oturadurun bir guzel calisin evden ise 3 saatte gidip gelin bayramlarda biraziniz koye gidip bulgur princ yumurta getirin birazinizda izmirin o guzel izmirin nimetlerinden faydalanmak icin ucuza ucak bileti alin erken rezervasyon yaptirin ucak biletini erkenden alirsaniz indirimli oluyor istanbulun stresini ankaranin kasvetini gelin izmirde atin bize bakarak ic gecirin sonra tekrar geldiginiz yere donun farki anlayin
izmirin güzellikle büyüklülkle alakası yok.bu laf solcu! izmir manasında kullanılmış laftır.şu anda hükümet muhalifliği için soyleniyor.ist ankara daha iyi şehirler ama güzel izmir! gelde inan.
İstanbul da günde 2 saat trafikte arabada metrobüste sürünmekte olan 8 milyon insan var.
İzmir'de bin vapura git.
Teleferiği beğenmemiş İstanbullu. Boğazda kahvaltı yapacakmış. Nerede??? Beşiktaşta üç tane çay bahçesi nargile konağı dışında yer yok. Karaköyde mi? Sizin Beşiktaş'tan Ortaköy'e gittiğiniz sürede biz Güzelyalıdan urla'ya gidip kahvaltı ediyoruz. Havaalanına vardığınız sürede çeşmedeyiz. Bisikletle 40 dakikada Alsancak A gidip yemek yiyip dönmek mümkün. İstanbul'un büyük olması kaliteli olduğu anlamına gelmez. Bir de Heryer bebek Ortaköy Beşiktaş sanki.
İstanbul da oturursan çevrede gidecek Kilyos mu var:) şehirden kaçış yok resmen, Adalar desen istanbuldan kalabalık.
Bize Çok küçümsediğiniz Yunanistan 45 dakika. Ada istiyorsak 1000 tane ada var Ege'de. Midilli'ye feribot da konacakmış bir de uzo içmeye gideriz Oraya.
İzmir'in çirkinliği eyvallah her taraf beton olması mimari berbat. Türkiye'de apartman dolu olmayan hangi şehir var bir söyleyin. Antalya deseniz her tarafı Kaleiçi değil. İstanbul dışında bir tane örnek veremezsiniz büyük şehir olup tarihi havası olan. Belki Antep dersiniz orda da güzel mimariye sahip bir kaç han dışında hiç
Bir şey yok. Zaten Antepliler hanların arasında yaşamadığı ıçin yine apartman her taraf.
Deniz kıyısı, dağlar, az blraz tarihi çevre, vapur sahil kenarı olsun hem de büyük bir kent olsun derseniz Türkiye'de İzmir'den başka belki Antalya opsiyonunuz var.
Evet Sehir Efsanesi.
Camur gibi Denizanasi dolu Deniziyle Nemli Sicak Havasiyla carpik Binalariyla gayetde sevimsiz bir Sehir Izmir.
TURKIYEMIZDE KONYA BIR NUMARA ANKARA IKI NUMARADIR.
Karasal Iklimin ustune tanimam Emmioglu. Nem yok kupkuru Hava bizler BOZKIRLARIN KAVAK AGACLARININ Sevdalisiyiz.
Rakimimiz daha yuksek Kislari Kisa Yazlari Yaza benzer. Kisin Kar yazin bunaltmayan Hava.