Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1322

Kanal İstanbul Projesi
olumlu düşünüyorum 42.5%  42.5%  [1261]
olumsuz düşünüyorum 50.5%  50.5%  [1497]
fikrim yok / kararsızım 7.0%  7.0%  [207]
Toplam Oy : 2965

afes26
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 16:59



Ahmet YükselS
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 17:04



afes26
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 17:05

Alıntı:
Şunu kafaniza sokun artik, Türkiye kanalı sadece çok para kazanmak için yapmıyor, esas daha öncelikli gerekçe boğazdaki ağır gemi trafiği ve bunun oluşturduğu büyük tehlikeleri önlemek.


Sen de şunu kafana sok kardeşim öyle kısıtlama falan getiremezsin
Sana alternatif bir formül vereyim. Verdiğim haberde 28 yılda 10 milyar dolar kayıp var denmiş. Yıllık 350 milyon dolar eder. 10 senedeki artışla 400 milyon dolar tutar. Bu paraya boğazın büyük kısmını sigorta altına alırsın. 15 senede bir kaza olsa 6 milyar dolar kasada olur. 15 senede bir felaket yaşansa masrafını katkat çıkarırsın. Sizin aklınız fikriniz bölgedeki arsa fiyatlarında bırakın güvenliği falan.


Postacı Barış
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 17:09

Alıntı:

Tabiki kavga dövüş edecek değiliz ancak haklı olduğumuz bu konuda taraf devletleri ikna edebiliriz/ güvenli geçiş için geçişleri sınırlandırmaya razı olacaklardır/


Ya razı olmazlarsa?
Başka Ülkeler adına oturduğunuz yerden konuşuyorsunuz.

Somut bir örnek verdim.
Bir Rus gemisi Boğaza geldi, girişte veya çıkışta herneredeyse, ödemesini yapmadı.
Durdurma imkanı yok
Peşinden ceza yazıp ödetme imkanı yok.
Bu durum şu anda mevcut.
Çözümünüz nedir? (herşeye aklınızca çözüm buluyorsunuzya)


Ahmet YükselS
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 17:13

Alıntı:
Sen de şunu kafana sok kardeşim öyle kısıtlama falan getiremezsin
Sana alternatif bir formül vereyim. Verdiğim haberde 28 yılda 10 milyar dolar kayıp var denmiş. Yıllık 350 milyon dolar eder. 10 senedeki artışla 400 milyon dolar tutar. Bu paraya boğazın büyük kısmını sigorta altına alırsın. 15 senede bir kaza olsa 6 milyar dolar kasada olur. 15 senede bir felaket yaşansa masrafını katkat çıkarırsın. Sizin aklınız fikriniz bölgedeki arsa fiyatlarında bırakın güvenliği falan.


Yanlış bilgi veriyorsun. Boğazdaki ücretleri tek taraflı artırma yetkin yok. Anlaşarak yapmak zorundasın. Montro bile kılavuz kaptan alımını tercihe bırakmış sen ücreti artırsan ne olacak adam kullanmazsa!

Tıpkı güvenli geçiş limiti gibi ücret artırma konusu da anlaşma ile olacaktır. Türkiyenin taraf devletleri ikna edecek gücü var artık.
Ha hic anlaşma olmazsa bile kanala yönlendirme yapacağımız yüzde 40 var. O bile yeter kanalı finanse etmeye.



afes26
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 17:16

Alıntı:
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne göre Boğazlardan geçişte alınacak “resim” ve “harçlar” Montrö EK-1, Madde 1'de şöyle açıklanmıştır:

Yapılan Hizmet, Alınan Ücret (Altın Frank)

a) Sağlık Kontrolü: 075

b) Fenerler, Işıklı Şamandıralar, Geçit Şamandıraları: 800 tona dek: 0.42, 800 tondan yukarı: 0.21

c) Kurtarma Hizmeti: 0.10

Montrö Ek-1'e göre Türkiye bu “resim” ve “harç” bedellerini “Altın Frank” üzerinden alacaktır. Ancak Ek-1, Madde 4'e göre geçiş ücretlerinin “Altın Frank” veya ödeme tarihindeki “TL” ile ödenmesi de mümkündür. Montrö Ek-1 Madde 1'de o sırada 100 kuruşun yaklaşık 2.5 Frank olduğu belirtilmiştir.

Montrö Ek-1 Madde 2'de bu resim ve harçların Boğazlardan iki kez geçiş için olduğu, ancak Boğazları kullanan ticaret gemilerinin, 6 aydan sonra Boğazlardan tekrar geçmeleri halinde bu resim ve harçları ikinci kez ödemekle yükümlü oldukları belirtilmiştir. Boğazlardan geçen ancak dönmeyeceğini beyan eden gemiler geçiş ücretlerinin yarısını ödeyecektir.

Montrö'de belirtilen Boğaz geçiş ücretleri, 1981 yılına kadar Altın Frank cinsinden hesaplandı. Türkiye, yaklaşık 46 yıl boyunca Boğaz geçiş ücretlerini Altın Frank esası üzerinden tahsil etti.(2)


Boğaz Geçişlerinde 1983 Düzenlemesi
Türkiye, Montrö'ye göre Boğaz geçiş ücretlerini Altın Frank üzerinden almaya devam ederken 1976 yılında altının uluslararası para sistemiyle ilişkisi kesildi. Bunun üzerine Türkiye, 1981'de altının dünya borsalarındaki kurunu esas alarak yeni bir hesap yöntemi geliştirdi. Bu yeni hesap yönetimi sonunda geçiş ücretleri 10 katına çıkarıldı. Ancak geçiş ücretlerindeki bu artış özellikle Sovyetler Birliği'nin büyük tepkisiyle karşılaştı. Sovyetler Birliği, Boğaz geçişlerinde bu yüksek ücreti ödemeyi reddetti. Bunun üzerine Sovyetlerle yapılan görüşmeler sonunda Altın Frank'ın ABD Doları'na endekslenmesine karar verildi. Bu karar, sözleşmeye taraf diğer devletlere de bildirildi. Onların da kabul etmesiyle uygulamaya konuldu. (3) Böylece Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nde 1983'te yapılan bu düzenlemeyle Boğaz geçiş ücretlerinde yaklaşık yüzde 75 indirime gitti. (4)

1983 yılında yapılan düzenlemeye göre yeni Boğaz geçiş ücretleri şöyle oldu:

Yapılan Hizmet, Net Ton Başı Alınan Ücret (ABD Doları)

a) Sağlık Kontrolü: 0,060400

b) Fener Ücretleri: 800 tona dek: 0,338646, 800 tondan fazla: 0,169323

Kurtarma Ücretleri: 0,08063

1983 yılında yapılan düzenlemeyle Boğaz geçişlerinde alınan ücret, Montrö'ye göre “Altın Frank'ın gerçek değeri üzerinden alınması gereken ücrete göre yaklaşık % 75 oranında daha düşüktür.” Ayrıca bu yeni tarifenin “Muafiyetler” başlıklı 5. Maddesinde -Montrö'ye aykırı olarak- bazı gemilerin fenerler ve tahlisiye ücretlerinden muaf oldukları belirtilmiştir. (5) 1983'ten bugüne altının ons değeri sürekli arttığı halde 1983'teki bu düzenleme 38 yıldır güncellenememiştir.(6)


Türkiye 1981'de yeni hesap yapmış 10 katına çıkartmış. Şimdi madem güçlüyüz. Yine çıkartalım. İkna edecek gücümüz de var diyorsun. Çıkartmıyorsak da nasıl güçlüyüz onu anlamıyorum. Kriz çıkar diye mi korkuyoruz nedir.

Mevcut haklarımızı sonuna kadar kullanırız, sonra deriz ki yeni haklar gündeme gelir, onu anlarım. Ama hakları tam kullanamadan yeni haklar peşindeysek orada bir dengesizlik olur.


En son afes26 tarafından Pts 28 Hzr 2021, 17:18 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Ahmet YükselS
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 17:17

Alıntı:



Ya razı olmazlarsa?
Başka Ülkeler adına oturduğunuz yerden konuşuyorsunuz.

Somut bir örnek verdim.
Bir Rus gemisi Boğaza geldi, girişte veya çıkışta herneredeyse, ödemesini yapmadı.
Durdurma imkanı yok
Peşinden ceza yazıp ödetme imkanı yok.
Bu durum şu anda mevcut.
Çözümünüz nedir? (herşeye aklınızca çözüm buluyorsunuzya)


Kardeşim kaç defa anlatacağım, anlaşma olmazsa Türkiye montro çerçevesince yine gemilerin transit gecmeyenlerini kanala almak hakkı var. Çünkü montro bunları düzenlemiyor. Bunlar Türkiyeye bırakılmış.


Ahmet YükselS
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 17:24

Alıntı:



Türkiye 1981'de yeni hesap yapmış 10 katına çıkartmış. Şimdi madem güçlüyüz. Yine çıkartalım. Çıkartmıyorsak da nasıl güçlüyüz onu anlamıyorum. Kriz çıkar diye mi korkuyoruz nedir.


Kardeşim yeter artik neden anlamıyorsunuz? Montro kılavuz kaptan vb ücretleri artırıp azaltmayı Türkiyeye bırakmış ama bunu şart koşma hakkın yok demiş, isterse kullanır istemezse kullanmaz demiş. Adamın kullanmama hakkı varken sen istediğin kadar artır ücretleri.
Ücretleri artırdıkca kullanmama oranı daha da artar zaten. Neye yaradı?
Ücret artırmayla olacak iş değil bu. Topyekûn yeni bir anlaşma yapmak gerekiyor.


Postacı Barış
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 17:28

Alıntı:

Kardeşim kaç defa anlatacağım, anlaşma olmazsa Türkiye montro çerçevesince yine gemilerin transit gecmeyenlerini kanala almak hakkı var.


Şu transit geçenleri kanaldan geçiririz varsayımı da yine günlük hayata uymuyor.
O zaman da gemiler, Karadeniz veya Marmara limanlarında boşaltır yüklerini.

Boğazı kanalı kullanmaktan kaçınırlar .
Madem bunlar transit değil ve Türkiyeye bırakacak yüklerini öyle değil mi?

Zannediyorsunuz ki, armatörler elinde makas altın doğruyor. Adamlar oturur bakar, en az maliyetle çalışma yollarını arar
Ve zaten bunu herkes yapar


Mithat Kavalalı
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 17:48



sayfa 1322
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET