Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1318

Kanal İstanbul Projesi
olumlu düşünüyorum 42.5%  42.5%  [1261]
olumsuz düşünüyorum 50.5%  50.5%  [1497]
fikrim yok / kararsızım 7.0%  7.0%  [207]
Toplam Oy : 2965

M 60T
2 yıl önce - Pzr 27 Hzr 2021, 23:15
Kanal istanbul




medicus001
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 00:15

Alıntı:
Ancak geçiş sınırlaması yapılabilir.


Arkadaslar, Montrönün tartisilacak cok tarafi var. O anlasmaya göre her ne kadar bogazlar bizim kontrolumuzda olsada bize ait degil. Biri cikmis bogazlar "dogal su yolu" demis. ne zamandan beri? Galip ülkeler bunu dayattigindan beri. Bir sehrin ortasinda "dogal su yolu" yoktur. Buna ancak bizler inaniriz. Montrö konusunu bugüne kadar hangi yabanci ile konustu isem, Montrönün icerigini onlara anlattiktan sonra bir cogunun hayretler icinde kaldiklarini gördüm. Ne bu Montrö olayinin ne de elimizden alinan yanibasimizdaki Adalarin galip devletlerin dayatmasinin disinda hicbir izahi yok.

Montrönün koruyp kolladigi tek ülke Rusya'dir. Montrö sayesinde yabanci savas gemisi trafigi belli boyutlarda kaldigi icin bu yalnizca onlari koruyor. Bizim topragimizin bizi Montrö sayesinde korudugunu temelleyen hertürlü aciklama acizliktir, cahilliktir. Montrö defedilmeli, hemde biran önce. Ilk kurtulusumuz bu Montröden olmali. Kanali kapatmayacagiz, ama yukarda arkadasin belirttigi gibi gecislere sinirlama getirecegiz. Bu bizim en dogal hakkimiz. Bu anlasma imzalandiginda yillik gecen gemi sayisi 3'000 iken bugün 40'000 gemiden söz ediliyor. Bu muazzam artisi artik sehrimiz kaldirmiyor diyebilmeliyiz ve gemi gecisine sinir getirmeliyiz. Ayrica Karadeniz'e savas gemilerinin gecisini tümden yasaklamaliyiz.

Karadeniz bir ic denizdir. O denizi ise yalnizca ona sinirlari olan ülkeler kullanabilmeli. Bu en cokta savas gemileriyle ilgili. Karadeniz isbirligini yeniden canlandirmali ve üye ülkelerle anlasip savas gemisi adetinide boyutunuda sinirlamaliyiz. Yani Karadeniz bir baris denizine dönüstürülmeli, bunu ancak diger sinirdas ülkelerle yapabiliriz.

Kanali kesinlikle yapalim, ama yerli ve milli sermayemizle yapalim. Ordan da daha sonra farkli bir kazik yememek icin. Ya da madem yabanci sermayede olsun, o vakit kanalin devlete teslimine kadar gececek sürede isletici sirket hicbir sekilde devir isinde bulunamayacagina dair yükümlülük tasimali. SEhir hastanelerinden mutluyuz ama Danimarkalilarin eline gecmesinden acikcasi cok üzüldüm. Bu gibi kamu islerine giren sirketlere cok büyük yaptirimlar ve cezalar getirilmeli, ayrica dedigim gibi YID anlasmasi bitene kadar bir baska sirkete devredilmesi yasaklanmali.

Montrönün bize hicbir faydasi yok. Ülkeye asil kötülügü Montrö tartisilmasin diyenler yapiyor.


En son medicus001 tarafından Pts 28 Hzr 2021, 00:18 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Tourgood34
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 00:17

Alıntı:
Gemilerin Kanal İstanbul’dan Geçiş Potansiyeli

Mevcut durumda İstanbul Boğazı’ndan geçen gemiler fener, tahlisiye ve sağlık rüsumları ile römorkör ve kılavuzluk hizmetleri için belirli ücretleri ödemektedir. Dolayısıyla kamuoyunda yer alan "İstanbul Boğazı'ndan bedava geçmek varken neden Kanal İstanbuldan geçsin" değerlendirmeleri, bilgisizlikten kaynaklanan yanlış bir ifadedir. Ücretsiz geçiş söz konusu değildir.

Ayrıca, gemiler İstanbul Boğazı’nda ortalama her bir geçiş için yaklaşık 14,5saat beklemektedir. Tanker gibi tehlikeli yük taşıyan gemilerde ortalama bekleme süresi 35 saate ulaşmaktadır. Bazen 3-4 günlük beklemeler olabilmektedir. 2017 yılı verilerine göre, tankerlerin maruz kaldıkları beklemelerden kaynaklanan ekonomik kayıpları milyonlarca doları bulmaktadır. Boyu 200 metre üstü tankerlerin günlük kiralama kaybı ortalama 120 bin dolara ulaşmaktadır. Gemilerin yıl içinde bekleme maliyetlerinin 1 milyar doları bulduğunu göz önüne alırsak, Kanal İstanbul, geçiş yapan gemilere büyük avantaj sağlayacağı gibi, bekleme alanlarında olabilecek kaza ve beraberinde yaşanabilecek çevre felaketlerinin önüne geçilmesine de katkı sağlayacaktır.


Kaynak: https://www.kanalistanbul.gov.tr/tr/hersey

Teyit.org:
https://teyit.org/bogazlardan-gecen-gemi-sayilari ...i-iddialar

Dışişleri Bakanlığı - Türk Boğazları:
https://www.mfa.gov.tr/turk-bogazlari.tr.mfa

Bu bilgiler ışığında:

Alıntı:
Tourgoot hocam boğazların güvenliği ve kontrolü bize ait. Bunlar montreux anlaşması ile garanti altına alınmış durumda.


Hemfikiriz.

Alıntı:
Radar sistemi ile gemilerin Güvenli bir şekilde geçmesini sağlıyoruz. Bir sorun yaşadığında römorkör ya da sağlık hizmetleri sağlıyoruz


Burası da doğru.

Alıntı:
Fakat bir kaza olmadığı sürece boğazdan geçişi sınırlandırmamiz mümkün değil. Yani kapatamayız ve gecişi sınırlandıramayiz.


* Ben de buraya değinmeye çalışıyorum. Herhangi bir kaza veya hassas/özel bir durumun gerçekleşmemesinin bir garantisi yok. Bunlar olabilir.

* O yüzden kanal, bir kez daha Independenta yaşanmasın, bir daha koskoca bir gemi, tarihi yalıya dalmasın, hasar vermesin, balıkçı teknesine çarpıp balıkçıların ölümüne sebebiyet vermesin, aniden dümeni kitlenip sahil yoluna dalıp hasar vermesin vb. olmasın diye elzemdir.

* Sadece bunun için de değil, dünya, Karadeniz ve ülkemiz ticareti açısından da gerekli. Yukarıda verdiğim linklerde bolca istatistik ve bilgi mevcuttur.
Marmara'da bekleyen gemilerin sahipleri, içlerindeki o yükler, bunlar ticarete büyük resme baktığımızda azımsanamayacak oranda etkiliyor, zarar veriyor. Kimse zarar etmek, para kaybetmek istemez. Hele hele zaman kaybetmek hiç istemez. Bu bile tek başına yeterlidir.

* Bakın, devletimiz Akdeniz'de, Karadeniz'de ne için arama tarama yapıyor? Petrol ve Doğalgaz kaynağı bulup onları ekonomimize kazandırmak, enerji giderlerini düşürebilmek ve ayrıca ithal ettiğimiz ülkelere karşı koz olarak kullanabilmek için.

* Devletimiz savunma sanayiine yatırımlar yapıyor, meyvelerini alıyoruz. İnşallah almaya devam edeceğiz.

* Devletimiz insanını düşündüğü için nice imkân ve hizmet sunmaya çalışmaktadır. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturu ile hareket etmektedir.

* Eksiklikler var mıdır? Kimse mükemmel değil ki?
Fakat herşeyin bir zamanı, sırası var. Sonuçta bizim milli gelirimiz belli. Gelir giderimiz belli. Süper ekonomilere sahip, imkânlara sahip kaynaklara sahip bir ülke değiliz ABD/Çin vb. gibi.

* Bütün bunları düşünen, bilen devlet elbette o kanalın da gelir, giderini, getirisini düşünmüştür. Devletler gelecek vizyonunu, ilerisinin projeksiyonunu yaparlar. Bu mesele de böyle. Burası muz cumhuriyeti değil ne de olsa. Ben işin uzmanı değilim. Fakat öğrenmeye, anlamaya, özellikle doğru idrak etmeye gayret gösteren bir vatandaşım. Hepsi bu. Şahsen bu projenin başarılı olacağına inanıyorum ve güveniyorum. Kalın sağlıcakla.

Düzenliyorum:

Alıntı:
O anlasmaya göre her ne kadar bogazlar bizim kontrolumuzda olsada bize ait degil. Biri cikmis bogazlar "dogal su yolu" demis.


Alıntı:
Bizim topragimizin bizi Montrö sayesinde korudugunu temelleyen hertürlü aciklama acizliktir, cahilliktir


Ne zaman şartlar istenildiği gibi olur, olgunlaşır, o zaman yeniden gündeme getirilir. Devir değiştiği gibi şartlar da değişir. Bir zamanlar boğazlarımız, hatta koskoca Akdeniz ve Karadeniz kesinkes bizim hükmümüzdeydi... Yani söylediklerine kısmen katılıyorum. Fakat boğazlar bizimdir. Bunun Montrö ile alakası yok. O bunu tescilleyen, belgeleyen bir sözleşmedir. Bir gün gelir de çok daha güçlü olur, sözümüzü herkese geçirir pozisyona gelirsek o zaman Montrö de feshedilir/yenilenir, birşeyler yapılır. Kısacası herşeyin bir sırası var. Sabredin.


Palmsmert
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 00:33



En son Palmsmert tarafından Pts 28 Hzr 2021, 00:39 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


medicus001
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 00:37

Alıntı:
Tourgoot hocam boğazların güvenliği ve kontrolü bize ait. Bunlar montreux anlaşması ile garanti altına alınmış durumda.


Kardes, sen her ne kadar baska boyutta derdini anlatmaya calisiyor olsanda su yukarida ki cümle gercekten insani derinden üzüyor. Bogazlar sanki "baskasinin" maliymis gibi güvenligi ve kontroluda kiyak olsun diye bize vermisler... Aynende öyle malesef. Yillardir hep ayni terraneler. Güvenlik bizde kontrol bizde ama "para" bizde degil. Savas gemisi ile gözümüzü boyamislar onun disindaki tüm gemiler konusunda yetkide bizde degil. Canlarinin istedigi ve istedikleri kadar geliyorlar, zaten gemi trafigi haftalar öncesinden bildirimlidir, gecis günü ve saatini önceden alip Istanbulumuzun orta yerinden gecip gidiyorlar... Savas gemisinde de hertürlü filmi Nato kolpasiyla yapiyorlar. Montrö imzalandiginda Nato mu vardi? Hersey degismis bir tek bizim ahmakligimiz baki kalmis,...



medicus001
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 00:44

Alıntı:
Hani erdoğan kılıçdaroğluna cevap verirken şöyle bir cümle kurmuştu ya"Ne demek ödemezsin ya söke söke alırlar"...


Evet, söke söke alirlar, sayet ihalelerde herhangi bir yolsuzluk serhi yok ise. Örnegin ihale yapiyorsun. 5 sirket yarisiyor, sen en düsük fiyat verene veriyorsun. Ve bunu kamu yararina diyerek yapiyorsun, fakat ihaleden sonra kazanan sirkete arsa, tesvik, devlete ait kamu kurum ve kurulusunuda kiraladigin takdirde diger kaybeden 4 sirkete ve kamuya karsi yolsuzluk, usulsuzluk yapmis oluyorsun, iste bu durumda "söke söke" alamiyorlar. Ihaleler seffaf olsun demekte ise cok gec kaldilar! Kendi deyimiyle "ati alan üsküdari coktan gecti."..

Bu arada 5 sirketimizin, ki bunlar insaat alaninda faaliyet gösteriyor, son 20 yilda devletten aldiklari kamu projelerinin toplam tutari 200 milyar dolara ulasmis. Dünyada esi benzeri olmayan muazzam bir rakam.


Tourgood34
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 00:49

Alıntı:
Birşey sormak istiyorum:

Hani erdoğan kılıçdaroğluna cevap verirken şöyle bir cümle kurmuştu ya"Ne demek ödemezsin ya söke söke alırlar"...

Heh işte erdoğan demirörene ziraat bankasından 750 milyon dolar kredi sağlamıştı ya heh işte acaba krediyi söke söke aldı mı?

İnanın çok merak ediyorum.


Bay Mert, sizin evvelki iddialarınızı onlarca sayfa önce defalarca çürütmüştük. Siz neden hâlâ daha palavralara, manipülasyonlara inanıyor ve bunları yaymaya çalışıyorsunuz?

Endoktrine olmuşsunuz fakat haberiniz yok.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bahsettiği mevzu ile sizinki arasında bir bağlantı bulunmamaktadır. Bay Kemal, Kanal İstanbul'a yabancı yatırımcının yatırım yapmaması için tehditler dizmiş, kendileri bir gün iktidara gelirse bunları iptal edeceğini söylemiştir.

Fakat bir yanlışı vardır, çünkü o yatırımcılar ve şirketler vah çekmeyecek, haklarını aramak adına uluslararası tahkime başvuracaklardır. Sonunda da tazminatı ödemek zorunda kalacaktır devletimiz... Cumhurbaşkanımızın kastettiği olay budur.

Size önerim, besleme medyaya ve bazı mafya bozuntularına fazla kulak kabartmamanızdır. Akıl sağlığınız için...


Palmsmert
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 00:55



Ugi Öz

2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 01:05



M 60T
2 yıl önce - Pts 28 Hzr 2021, 08:21
Kanal Istanbul




sayfa 1318
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET