1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 9  |
 |
yılmaz büktel
16 yıl önce - Cmt 21 Ekm 2006, 22:19
Brezilya rosario'da troleybüs ağı için mayıs 1959 da man troleybüsler alınmış. izmir dekilerin neredeyse birebir benzeri
depoda 100-101-102-103-104-105 nolu troleybüsler sırayla görüyorlar. servise çıkmadan önce
man troleybüslerden biri serviste
1975 yılında rosarioda tek tük man troleybüs kalmış ve bu arada dıi cephelerinde uak renk değişiklikleri olmuş.
|
 |
yılmaz büktel
16 yıl önce - Sal 24 Ekm 2006, 20:01
izmirdeki fiat roleybüslerin bir alt modelinin katologları. alt modekl dememin nedeni, bizim araçlarda arka kapının hemen yanında bir yarım pencere bulunur ve burada 4lü yan koltuk bulunurdu, tabi tam karşısında da ayni.
sol taraftaki tekli koltuklar da bizim araçlarda çiftliydi. koltuk minderleri deri kaplama olup beyaz kordonlarla bölümlere ayrılmıştı.
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Cum 27 Ekm 2006, 11:26
İZMİR TROLEYBÜSLERİNİN TARİHİ
14 Mayıs 1954’te Pasaport açıklarına yanaşan Alman bandıralı Walter şilebinden “FIAT” marka dört troleybüs indirilir. .Bunlar Türkiye’ye gelen “ilk” troleybüslerdir..
Zamanın belediye başkanı Rauf Onursal’ın çabalarıyla düşük faizli 900.000 liralık kredi sağlanmış ve Siemens firmasıyla işbirliğine gidilerek yoğun bir çalışma sonucu, troleybüslere güç sağlayacak havai hat çoktan tamamlanmıştır...
Ve 28 Temmuz 1954’te “Türkiye’de ilke kez” Konak-Güzelyalı hattında troleybüs çalışmaya başlar.. 11 metre boyunda, yaklaşık 100 kişi taşıyabilen bu araçlar “hızlı” gidişleriyle göz doldurmuştu o yıllarda..25 Ağustos 1954 tarihinde bu kez Alman Atlas şilebi 10 troleybüs daha getiri İzmir’e.
Bu gelişmeler, gerisinde yığınla anı bırakarak İzmir’de 74 yıllık tramvay saltanatını bir çırpıda yıkmış, yerine “taylara bağlı olmadan yolcu taşıyan” bir aracın, “troleybüs”ün dönemini başlatmıştır..İzmir’i daha sonra İstanbul ve Ankara izler..
1958 Haziranında, şu anda hala çalışmakta olan üç adet körüklü “FIAT Viberti” daha alınır. Bu arada 1962-71 yılları arasında ESHOT atölyelerinde éBussingé şasi üzerine “Brown Boveri” ekipmanları monte edilerek “yokuş tipi” 21 adet troleybüs üretilir. 1984 Kasım’ında ise İstanbul’dan alınan 75 adet 1960 model “Ansaldo” katılır ESHOT’un troleybüs filosuna..
İzmir’deki troleybüs filosu giderek büyümektedir..Ta ki, yıllar birbirine eklenip, tüm büyük şehirlerde olduğu gibi troleybüslere artık caddeler dar gelinceye kadar..Yük olur.. Buralara sığamaz..
Haber Kaynağı : 6 Mart 1992-Yeni asır
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Cum 27 Ekm 2006, 11:45
İZMİR'DE İŞLEYEN TROLEYBÜS MARKALARI VE BİLGİLERİ
Fiat Troleybüsler: Fiat troleybüslerin Türkiye’ye ilk gelen troleybüslerdendir. Man marka olanlar daha sonradan gelmiştir. Geliş tarihi 1954’idi. Bu troleybüslerin renkleri açık mavi idi. Üst kısımlar ise yaldızlı beyaz renge boyanmıştı. 1980’li yıllarda açık mavi renk gitgide koyuya dönüşmeye başladı. Hatta iyice lacivert bir renk halini aldı. Üstteki açık yaldızlı beyaz ise, sarıya yakın koyu krem renge dönüşmüştü. Boynuzlar yani arşlar ise hep siyah renkteydi. Ortada bir kapı, arkada bir kapı daha vardı. Ön kapıdan girildiğinde şoför mahalliyle yolcuları ayıran yatay demir bir çubuk bulunurdu. Ön sağ köşede kare biçiminde bir alanda motor vardı. Soldaki şoför mahallinde sola açılan şoförün inip binmesine yarayan bir kapı bulunurdu. Yatay demir çubuğun bulunduğu yerin gerisinde yani yolcuların oturduğu tarafta karşılıklı iki koltuktan oluşan birer kanepe vardı. Şoför mahallini karşınıza aldığınızda solda birkaç sıra tekli koltuk sağda ise yine birkaç sıra ikili koltuklar bulunurdu.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Man Troleybüsler: Man troleybüslerin arkası ovaldi ve kırmızı üzerine beyaz Akbank reklamı vardı. Kapıların biri önde diğeri ortadaydı. Ön kapıdan girilince yine üçlü veya dörtlü birer kanepe bulunurdu. Daha sonra bir tarafı tekli, bir tarafı ikili kanepeler vardı. Arkaya doğru yine karşılıklı üçlü ya da dörtlü kanepeler vardı. En arka sırada motora yakın dörtlü bir kanepe bulunurdu. İç aydınlatma lambaları çok büyük ve uzun dikdörtgen ve ovaldi. Man troleybüsleri hep yuvarlak hatlarıyla anılarda kalmıştır. Elektrik kesildiğinde ya da arşlar çıktığında Fiat troleybüsler gibi tiz bir zil sesi değil, ince çok hafif bir vınlama duyulurdu. Fiat’lardan farklı olarak arkadaki motordan periyodik olarak belli sürelerde bir uğultu başlardı. Yine belli bir süre sonra bu uğultu kesilirdi. Kanape renklerinin orijinalinde de lacivert olduğunu söylenmektedir. Sonradan kırmızı renge dönüştüler. 18 adet Man troleybüs vardı. ( Belediye numaraları 1’den başlayıp 18 dahil ) 13 numara ise daha 1970’li yıllarda ıskat edilmişti.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bussing troleybüsler: 1965 – 1968 yılları arasında ( tarihlerde oynama olabilir ) ESHOT atölyelerinde Brown Boweri ekipmanları kullanılarak 21 adet troleybüs üretildi. Bunların yokuş troleybüsü olduğu söyleniyor. Önde ve arkada iki adet kapısı vardı. Ön kapıdan binildiğinde yine karşılıklı üçerli ya da dörderli kanepeler, solda 5 sıra tekli, sağda 5 sıra çiftli kanepeler, geride yine karşılıklı üçerli kanepeler ve sağda arka kapının hemen yanına doğru biletçinin oturduğu ufak masa ve koltuk. Gerideki sahanlık ise boştu. Belediye numaraları 42 – 63 arasıydı. ( 43 hariç o Fiat’tı) Bussing’ler çok hızlı giderdi ve İkçeşmelik yokuşunu otobüs gibi çıkardı. Onunda elektrik pedalına şoför basınca lok ,lok gibi bir ses çıkardı. El frenleri Fiat ve Man’larda olduğu gibi çakma değildi. İç aydınlatma lambaları ince uzun ve dikdörtgendi. Nedense bazılarında şoförün olduğu taraftaki kırmızı renkteydi. Kapıları 4 kanatlıydı ancak Fiat’lardan ve Man’lardan daha dardı. İki kanada sahip kaıları olan Bussing’ler de vardı. Renkleri başlangıçtan beri kırmızıydı. Güzelyalı hattında çalışan bir ( ya da birkaç ) Bussing ise aynı Fiat ve Man’lar gibi maviydi. Bütün troleybüslerde olduğu gibi durak düğmesi yerine kenarlarda kordonlar vardı. Bussing’lerin sonları da tıpkı Man’lar gibi oldu. 1984 yılında körfeze atıldılar.
Viberti Troleybüsler: İzmir’de çalışan üç adet körüklü troleybüsün markası. İzmir’liler bunlara çifteli derdi. Dörder kapıları vardı. Biletçilerin olduğu zamanlarda içinde iki tane biletçi olurdu. Kanepeleri hep orijinal şeklinde olduğu gibi koyu lacivert ve beyaz ince kordonluydu. Her zaman gıcır gıcırdılar. Belediye numaraları 39, 40 ve 41 idi. Onların da renkleri Fiat ve Man’lar da olduğu gibi açık maviden koyu laciverte dönüştü son yıllarda. Arka tarafta Bussing’ler de olduğu gibi geniş bir sahanlık bulunurdu. Gidilecek yeri gösteren tabelaları siyah zeminliydi. Tüm troleybüslerin arka kapılarında kare şeklinde bir tabela vardı. Kalkış ve varış yerleriyle bazı ana noktaların isimleri yazardı. Çifteliler hep Fahrettin Altay – Alsancak arasında çalıştılar.
(+)
Ansaldo Troleybüsler: 1984 yılında İstanbul’dan gelen troleybüsler. Bunlar yokuş tipiydiler. Gelir gelmez Montrö – Hatay - Fahrettin Altay hattında çalışmaya başladılar. Tipleri Fiat troleybüsleri andırıyordu. Renkleri kırmızıydı. Bir süre sonra onlar da İzmir’in troleybüs rengine boyandılar. Lacivert koyu krem oldular. Yuvarlak farları dikdörtgen oldu. Beyaz arş direkleri siyaha boyandı. Yokuşları Bussing’lerden daha hızlı çıkıyorlardı. Aynı Fiat’larda olduğu gibi orta kapı ve arka kapısı vardı. Ön kapıdan binince yolculardan yatay demirlerle ayrılmış ince bir koridora girilir, şoförün yanındaki kumbaraya bilet atıldıktan sonra arkaya ilerlenirdi. Arkada Bussing’lerde olduğu gibi geniş bir sahanlık vardı. Ön alınlıktaki gidilecek yeri gösteren tabela yuvası dikdörtgen değil ufak kareydi. Şoförler tabelaları ön cama iliştirirdi. İzmir’e geldiklerinde her hatta kullanıldılar. Ancak ağırlık Buca ve Hatay hatlarındaydı. Bazılarının kanepesi kuru tahtaydı.
(+)
Bilgi Kaynağı : Yeni Asır
|
 |
Tamer PAKBEN
16 yıl önce - Cum 27 Ekm 2006, 21:57
Troleybüslerde, biletçileri hatırlarım. Kendileri için ayrılmış, sabit oturma yerleri olmadığı için aracın içerisinde sürekli dolaşarak bilet keserlerdi. İzmir'in bu kadar kalabalık olmadığı yıllarda, yolcuların büyük bir kısmını da tanıyan, oldukça renkli simalardı. Troleybüs'ün kalabalık olduğu ve şöförlerin kapıları kontrolde güçlük çektiği anlarda, bu şahıslar şöförle sinyalleşirlerdi. Örneğin, "Basamaak" kelimesi yolcuların hala kapı içlerinde olduğunu, "Tamuum" ise kapıların kapanabileceği anlamında sözcüklerdi. Biletçiler, duraklara yaklaştıkça, her durağın ismini sayar, tavandaki "duracak ipi" çalınmadıysa şöföre "geç" diyerek, zaman kaybını önlerlerdi. Biletçilerin meşin bir bozuk para çantası vardı bellerinde. Bu sebeple, eski bir espiri vardı hatırladığım. Bekar biletçiye kız isterlerken, "oğlumuzun altında sürekli bir arabası var ve kesesi devamlı para dolu" diye methederlermiş.
Özellikle 12 numara, Talatpaşa, Üçkuyular (Eski Kenedy Meydanı şimdilerde F.Altay) hattında işleyenler biraz daha yeni olan troleybüslerdi.
Mithatpaşa Caddesinin, kaplamasının, paket taş olduğu yıllardan, bu araçların servisten kaldırıldığı yıllara kadar İzmir'in ulaşımını sağlayan vefakar troleybüsler, artık yok.
|
 |
yılmaz büktel
16 yıl önce - Cmt 28 Ekm 2006, 00:22
yada şöyle farklı bir versiyonu var:
işsiz gence arkadaşı takılır:
ulan sana çok iyi bir iş buldum, altında araba üstünde bol para olacak.
sahi mi ne işi
otobüs biletçiliği :wink:
biraz hain bir espri ama yine de espri
|
 |
Mustafa Noyan
16 yıl önce - Cmt 28 Ekm 2006, 08:48
| Alıntı: |
ulan sana çok iyi bir iş buldum, altında araba üstünde bol para olacak.
sahi mi ne işi
otobüs biletçiliği |
Şimdilerde biz de otobüse şoför ararken,
iş tarifinde "koltuk ve kravatlı bir iş" diyoruz ...
|
 |
berent
16 yıl önce - Pts 30 Ekm 2006, 20:38
Ben bazı konulara titizlik gösteriyorum ancak bunu başkalarından da bekliyorum. Atilla Dündar beyefendi iki mesajındaki resim ve bilgileri benim kişisel web sitemden almış ama kaynak olarak Yeni Asır'ı göstermiş.
Evet benim sitemdeki fotoğrafların ve yazıların bir bölümünün kaynağı Yeni Asır, fakat onun dışında iki adet fotoğraf İngiliz Robin Lush'a ait. Ayrıca enformatik bilgi bölümünde:
Siteye giriş sayfası, İzmir'de işleyen troleybüslerin markaları, izmir troleybüs hatları ve krokisi ve hat bilgileri tamamen bana aittir. Zaten Yeni Asir'dan alinan haberin tümü http://web.deu.edu.tr/berent/trolleybus/trolleybus1.html adresinde. Diğer sayfalar tamamen benim kalemimden çıkmıştır.
Siteye bu bilgiler ulaştırılırken hepsinin kaynağını Yeni Asır gazetesi olarak göstermek niçin. Ve niçin benim sitemden alınmış bilgilerde benim adım geçirilmiyor. Lütfen beyefendi bu saygısızlığınızı düzeltin.
|
 |
M Ali Çelik
16 yıl önce - Çrş 01 Ksm 2006, 00:19
vibertiler çok güzeldi ve son dakikaya kadar saat gibi çalıştılar.Körükleri bile bozulmamıştı. Onların hurdaya çıkarılmasına çok üzüldüm. Fiat troleybüslerde şoförün hemen arkasında yer alan koltuğun önündeki demir en sevdiğim yerdi. Orada durduğunuzda yolculuk esnasında önünüzü seyrederek giderdiniz. büssıngların ise hızını severdim. Süspansiyonları çok sertti ama hızı muhteşemdi. Man ları ise çok az hatırlıyorum. onlar çok erken hurdaya çıkarıldı. Hatırladığım onların hep 4-Yenişehir- F.altay hattında çalıştıklarıydı. Ansaldo ları ie bir türlü sevemedim. Hele hızlandıkları zaman oluşan titreşimleri. Araç yolda parçalanacak zannederdiniz. Fiat ların en güzel yanı arka kısımlarının alçak tabanlı oluşuydu.İniş çok rahat olurdu.
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Çrş 01 Ksm 2006, 11:35
| Alıntı: |
| Siteye bu bilgiler ulaştırılırken hepsinin kaynağını Yeni Asır gazetesi olarak göstermek niçin. Ve niçin benim sitemden alınmış bilgilerde benim adım geçirilmiyor. Lütfen beyefendi bu saygısızlığınızı düzeltin. |
Mesajlarımda belirtilen Troleybüslerin Tarihçesi 6 Mart 1992 tarihli Yeni Asır gazetesi kaynak gösterilerek verilmiş olup, Sayın Orhan Berent tarafından adı geçen kaynakta işlenmiştir. Bundan ötürü Sayın Orhan Berent ismini sehven kullanmadığımdan ötürü kendisinden özür diliyorum. Ancak bunu kendisine saygısızlık olarak asla düşünmediğimi de belirtmek isterim.
|
 |
sayfa 9  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM - Ege
|