1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6  |
 |
Selen
17 yıl önce - Sal 13 Eyl 2005, 23:39
Ne kadar hoş bir başlık... Hatırlamaz olur muyum 1978-1994 arasında İzmir'de yaşıyordum ve Asansör'ün karşısında Mithatpaşa caddesinde oturuyorduk. İlkokulum Mithatpaşa Caddesi üzerindeki Hakimiyet-i Milliye idi, orta ve lise de yine Mithatpaşa Cad. üzerindeki İzmir Türk koleji. Okula giderken troleybüsleri sıkça kullanırdım. Elektrik kesilirdi ya da boynuzları çıkardı ve arada sırada geç kalırdım okula troleybüslerin azizliğine uğrayarak. Troleybüsün tangırdayan camlarını, lacivert rengini,ve durakta durması için çektiğim ipi hatırlıyorum... En çok körüklü olanlarını severdim ve yanlış hatırlamıyorsam en sık bunların boynuzları çıkardı..
|
 |
maviyel
17 yıl önce - Çrş 14 Eyl 2005, 21:38
Troleybüslerle ilgili bir makale...
Troleybüslü Günler
Yazan: Dr. Erkan Serçe
İzmir'de yayınlanan YENİGÜN gazetesinde çıkmıştır.
İzmirliler, toplu ulaşımla, ilk kez tramvay aracılığıyla tanıştılar. Yaşlı ve sıska atların çektiği tramvaylar, yoğun şikayet konusu olmuş ve nihayet Göztepe tramvayları 1928’de elektrikle çalışır hale getirilmiş, kentin diğer yerlerindeki taşıma ise otobüsle sağlanmaya başlanmıştı. 1950’li yıllarda ise İzmirliler yeni bir toplu taşım aracıyla tanıştı: Troleybüs…
Konak – Güzelyalı arasında işleyen mevcut tramvay hattı ihtiyacı karşılayamaz hale gelmiş ve belediyeyi alternatif araç arayışına yöneltmişti. En cazip görülen ise, Almanya ve İtalya başta olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinde yaygın bir biçimde kullanılan troleybüslerdi. Nitekim 1954’ün hemen başlarında tramvayların kaldırılmasına karar verilmesine paralel olarak aynı hatta troleybüs işletmesi için inceleme yapılmaya başlanmıştı. Mart 1954’de ise, dönemin Belediye Başkanı Selahattin Akçiçek, bir heyetle birlikte Simena ve MAN şirketlerinin davetlisi olarak Almanya’ya gitmiş ve MAN şirketinden 1.400.000 liraya 20 troleybüs satın alınmıştı.
Bir yandan Konak – Güzelyalı hattında troleybüs işletmesi için gerekli olan hava hatları çekilip yol düzenlemesi yapılırken diğer taraftan 14 Mayıs 1954’den itibaren satın alınan ve şileple getirilen MAN troleybüsler İzmir’e çıkarılmaya başlanmıştı. 28 Temmuz günü İzmir’de olduğu kadar Türkiye’de de ilk kez - Konak – Güzelyalı hattında çalışmaya başlayan troleybüsler büyük beğeni topladı; hızlıydı, sessizdi ve – o zaman böyle bir bilinç olmasa da – çevre kirliliğine yol açmıyordu… Böylece ESHOT’un tramvayı sembolize eden ‘T’si troleybüse işaret etmeye başladı.
Konak’ta Saat Kulesi’nin etrafından dolaşarak hareket eden troleybüs, Mithatpaşa Caddesi boyunca saptanmış duraklarda yolcularını indirip bindirerek, Temmuz 1954’de düzenlemesi yapılan Üçkuyular (daha sonra Kennedy en sonunda da Fahrettin Altay) Meydanı etrafında dönerek geri dönüyordu.
Kısa sürede benimsenen troleybüslerin başka hatlarda da çalıştırılması gecikmedi; önce, Konak’ta Gümrük önündeki depoların yıkılmasıyla Üçkuyular hattı, Lozan Meydanı’na kadar uzatıldı. İkiçeşmelik ve Hatay caddelerinin genişletilmesiyle birlikte Troleybüsler bu yol üzerinde de işlemeye başladı. İlerleyen yıllarda Her iki hat Alsancak’a kadar uzatıldı ve bu arada Tepecik, Kahramanlar ve Buca da troleybüs trafiğine katıldı.
Hatların artışına paralel olarak, troleybüs filosu da genişledi; Alman MAN’larına 1958’de İtalyan FİAT marka troleybüsler eklendi. FİAT’lar, kullanımındaki farklılıklar başlangıçta bazı arızalara sebep oldularsa da çabuk benimsendi. 1960’lı yıllarda ESHOT kendi atölyelerinde – bugün Güzelyalı’da Ahmet Adnan Saygun Kültür Merkezi’nin inşa edileceği alan, troleybüsler için hem depo hem de tamir atölyesiydi – yokuş tipi troleybüsler üretti. Son olarak 1984’de İstanbul Belediyesi’nden alınan 76 adet 1960 model Ansaldo katıldı filoya…
Troleybüslerin olumsuzlukları da yok değildi; boynuz tabir edilen ve aracın tellerden elektrik almasını sağlayan arklar zaman zaman yerinden çıkıyor ve en azından kısa süreli molalar verilmesine neden oluyor, bazen de arkadan gelen araçların üzerine düşerek kazaya yol açıyordu. Tabii ki en kötüsü, şoför mahallinden gelen tiz bir sesle haber verilen elektrik kesintisiydi; troleybüs olduğu yerde kaldığı gibi çoğunlukla da trafiği arap saçına döndürürdü.
Sonunda 1992’de, 38 yıl önce yerini aldığı tramvaylar gibi, troleybüsler de tarihe karıştı; Dönemin ESHOT Genel Müdürü’nün 6 Mart 1992 tarihli gazetelerde yer alan açıklamasında, en yenisi 32 yaşında olan troleybüslerin öncelikle Mithatpaşa Caddesi ve Buca - Montrö hattında seferden çekileceğini, daha sonra belirlenecek bir hatta sadece sembolik olarak çalışacağını bildirilmişti. Söylendiğine göre teknolojisi eskiyen troleybüslerin yedek parçası sağlanamıyor, trafik akışını olumsuz yönde etkiliyor ve işletme maliyetinin artması ve ekonomik ömrünü tamamlaması belediyeye yük oluşturuyordu. Böylece Temmuz 1992’de troleybüsler son seferlerini tamamladıktan sonra, tramvayların ve kendilerinden önce bu şehrin sokaklarını arşınlamış olan diğer troleybüslerin akıbetini izlediler; balık yuvası olmaları için Körfez’e atıldılar…
|
 |
berent
17 yıl önce - Cum 23 Eyl 2005, 16:07
bu yazıda bir çok yanlışlıklar var. hangisini sayayım. man'lar 18 tane geldi. bir de ilk son durak lozan değildi ki nerden çıkarmış yazar bunu. lütfen bakınız.
http://web.deu.edu.tr/berent/trolleybus/
|
 |
Abdi
17 yıl önce - Cum 23 Eyl 2005, 21:18
Hurdalari unutmak mumkun mu? Ikicesmelik'ten tirmanirken amma da sarsilirdi, bobrek tasi olan rahat rahat o anda dokerdi . Simdi baliklarin meskenleri oldular, boylesi daha iyi oldu. Ulasimda boyle bir eziyeti nasil cekmisiz hayret. Bosuna dememisler, basa gelen cekilirmis .
|
 |
Cihat Örken
17 yıl önce - Cum 18 Ksm 2005, 20:46
Ümit Bey'in 29 Ocak'ta göndermiş olduğu mavi renkli troleybüs fotoğrafı çocukluğumda İzmir'e gezmeye gittiğimizde gördüğüm troleybüsleri anımsattı. Ben mi yanlış hatırlıyorum yoksa İzmir'deki troleybüsler sahiden mavi renkli miydi? Esas önemli soru İzmir'de körüklü troleybüs çalışmış mıydı? Yoksa yaklaşık 35 yıl önceki birkaç günlük İzmir gezisinden kalan yanlış bir imge mi belleğimde kalan?
Üstteki paragrafı 2.sayfaya kadar olan yazıları okuduktan sonra ve yaklaşık 45 dakika önce yazmıştım. Kendi mesajım 12. sayfada çıktığında Semih Bey'in 31 Ekim tarihli yazısını farkettim. İzmir troleybüsleri ile ilgili olarak Orhan Berent'in hazırladığı site harika. Bir solukta okudum. Teşekkürler Semih Bey.
|
 |
MyMurat
17 yıl önce - Pts 21 Ksm 2005, 17:14
Ah o eski günler
Valla bende çok iyi hatırlıyorum.Hatırladığım bu araçların kalkış esnasında en az bir kişiyi düşürecek sarsıntıda kalktığıydı.Ama yine de güzel günlerdi.!!!
|
 |
fatih kocaoglu
17 yıl önce - Pts 27 Şub 2006, 17:03
(+)
|
 |
ilayda tombaz
17 yıl önce - Pts 01 May 2006, 15:42
dedem anlatır,bazen elektrik tellerine bağlı kolları (dedem boynuzu)der. onlar olmadık yerlerde yerinden çıkarmış.sürücüsü aşağıya inip uğraşır onları yerine takar,yoluna devam edermiş.
|
 |
ŞAFAK
17 yıl önce - Prş 11 May 2006, 09:16
İlayda sana bunları deden anlattığına göre o dönemleri bizde gördük demekki artık bizde potansiyel bir dedeyiz. Yaşlanıyoruz beyleeeeeeeeeer.AAAAH AH
|
 |
esinege
17 yıl önce - Pzr 11 Hzr 2006, 14:30
İzmir ve Troleybüs,ayrılmaz bir bütün.Baştan sona okudum,kah geçmişe gittim yad ettim,kah çocukluğuma dönüp saflığımızı bir kere daha düşündüm..Peki,içerdeki biletçiden aldığımız biletleri hatırlayanınız kaç kişi? 25x40 ebatlarında bir tahta üzerine vidalanmış 2 ayrı renkte biletlerle bir ıslak süngeri monte etmişler.Bu süngere biletçi parmak basıp sonra bilet koçanından bir bilet kopartıp uzatırdı müşterisine.Sarı renkli biletler öğrenciydi,en son verdiğim ücret 25 kuruştu...Güzelyalı traleybüs depolarının durağından binip Mithatpaşa caddesi üzerindeki tarihi kapalı "Köşk" sinemasına gitmek için saatler evvelinden yola koyulurdum,şimdiler bilirler güzelyalı-karataş duraklarının bu istikamette ne kadar süre aldığını,ama o zamanlar "boynuzların" çıkma ihtimali hep hesap edilirdi,zaman kaybı olmaması için:)En arkada hep yer arardı gözlerim, deri koltuklarına oturup yolcuları incelemek beni müthiş eğlendirirdi..Son durak Konak tı,iner "Talatpaşa 2"yazanına biner Alsancak'a devam ederdim. Fahrettin Altay 1, Kahramanlar 3" numaralıydılar,yani kısaca 3 hatta işleyen bir rüyalarımızdı..
Şimdi körfez de yatıyorlar,yorgun ve anılarla dolu..Ya bizim gönlümüzün körfezindeki anıları?İşte bunları hiçbir zaman unutmayacağız,çünkü onlar bizim çocukluğumuz..
İçinizdeki çocukluğun hiçbir zaman yok olmaması dileğimle..
|
 |
sayfa 6  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM - Ege
|