Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Esra
14 yıl önce - Sal 14 Arl 2004, 14:20
Fransa'dan "U" dönüşü


Fransa Dışişleri Bakanı Michel Barnier, sözde Ermeni soykırımının Türkiye tarafından tanınmasının, Ankara ile AB üyelik müzakerelerinin başlatılması için öne sürdükleri bir koşul olmadığını söyledi.
Dışişleri Bakanı Barnier, France 2 televizyonuna yaptığı açıklamada, ''Bu özellikle görüşmelerin başlatılması için Fransa'nın koyduğu bir şart değil. Hukuki açıdan bu mümkün değil'' diye konuştu.
Sözde Ermeni soykırımının Türkiye tarafından tanınmasının görüşmeler sırasında ortaya koyacakları bir mesele olduğunu söyleyen Barnier, ''Bunu gündeme getirmek için 10 yıl kadar bir süremiz var'' dedi.
Barnier, televizyon kanalına demecinde şöyle konuştu:
''Avrupa projesi uzlaşma düşüncesine dayanır. Yeni Avrupa'yı inşa etmek için Fransız ve Almanlar bunu yaptılar. Diğerleriyle uzlaşabilmek için önce kendinle kendi tarihinle uzlaşman gerekir. Zamanı geldiğinde sanırım Türkiye de yüzlerce ve yüzbinlerce Ermeni'yi etkileyen yüzyılın başındaki bu trajediyle ilgili bu hafıza çalışmasını yapacaktır.''

• Fransa'nın korkusu: Türkiye AB kararlarının yüzde 75'ini bloke edebilecek

TARTIŞILAN BASIN TOPLANTISININ METNİ...

Soru: Türkiye’nin GKRY’yi tanımaması toplantınızda gündeme geldi mi?
Barnier: Evet bu konuyu GKRY Dışişleri Bakanı Yakovu gündeme getirdi. Ben de kendisine ilişkilerin normalleştirilmesinin gerekli olduğunu, ancak hukuken bunun bir önşart olamayacağını söyledim. Buna karşın, durumun siyaseten ve ahlaken anlaşılabilir (comprehensible) olduğu söylenemez. Türkiye’nin GKRY ile ve diğer komşularıyla ilişkilerini düzeltmesi gerekecektir.
Bu koşullar bağlamında Ermenistan’ın durumuna değinmek isterim. Müzakereler sırasında binlerce Ermeni’nin maruz kaldığı trajedinin tanınmasını talep edecektir. Bildiğiniz gibi Avrupa bütünleşmesi uzlaşma üzerine bina edinmiştir. Bu, ülkelerin diğer ülkelerle olduğu kadar kendileriyle de uzlaşmalarını gerektirmektedir. Türkiye’nin de bunu yapması gerekecektir. (La Turquie devra faire cette exercise)
Soru: “Soykırımö’ın üzerinden uzun süre geçmiştir ve Türkiye bunu tanımamakta direnmektedir. Bu tavır devam ederse ne yapacaksınız?
Barnier: Ne olacağı önceden kestirilemez . Gelişmeleri zamana bırakmak gerekecektir. (Il faut donner du temps au temps). Yeni olan husus, Türkiye’nin AB’ye girme arzusudur. Fransa da üyelik sürecinde bu soruyu gündeme getirecek ve bu konuda gelişme talep edecektir. Uzlaşma yaklaşımı içinde Türkiye gibi büyük bir ülke bu konuda üzerine düşeni (un exercise de mémoire) yapmalıdır.

Le Figaro: Fransa, Ermeni soykırımı ile riske girdi

BBC

Fransız Le Figaro gazetesi, Fransa Dışişleri Bakanı'nın Türkiye'den Ermenilerin soykırımına uğradığını kabul etmesini istediğini anımsatarak "Fransa ilk kez Ermenilerin öldürülmesiyle Türkiye'nin üyelik müzakereleri arasında bu kadar güçlü bir bağ kurdu" diyor.
Gazete, hükümetin bu çıkışını Türkiye'nin üyeliğine karşı olan Fransız halkını yatıştırmaya yönelik çabanın bir ürünü olarak niteliyor.
Le Figaro, Fransız Parlamentosu'nun 2001'de Ermenilerin soykırıma uğradığı yönünde bir karar alması sonrasında iki ülke ilişkilerinde gerginlik yaşandığını hatırlatarak "Paris, Ankara'dan 1915'teki Ermeni trajedisini tanımasını isteyerek eski yaraları kanatma riskine giriyor" diyor.

Fransa'nın korkusu: Türkiye AB kararlarının yüzde 75'ini bloke edebilecek

Türkiye'nin, AB'ye girmesi durumunda AB Bakanlar Konseyi'nde kararların yüzde 75'ini bloke edebileceği öne sürüldü.
Fransa Maliye Bakanlığı'nca yayınlanan "Economie et Prevision" dergisinde yer alan bir makalede Avrupa Anayası'nda Avrupa Bakanlar Konseyi için öngörülen oylama sisteminin, Türkiye'ye AB Bakanlar Konseyi'nde üstünlük sağlayacağı belirtildi. Buna göre, Türkiye'nin konseydeki kararların yüzde 75.6'sını bloke edebileceği kaydedildi. Bu oranın Fransa için yüzde 55.7'de kaldığına dikkat çekildi.
Frederic Bobay imzasını taşıyan makaleyi değerlendiren Le Figaro gazetesi ise, Fransa'nın Avrupa yanlısı elitinin, nüfusu 2050 yılında 97.8 milyona ulaşacak Türkiye'nin AB'ye katılımıyla AB yönetiminde yaratılabileceği "blokaj"dan kaygı duyduğunu yazdı.
Türk milletvekillerinin Avrupa Parlamentosu'ndaki gücünün de Fransa'da endişe yarattığını da belirten gazete, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın ise, Türkiye'nin AB üyeliğine, "medeniyetlerin çatışması"nı önlemek için destek veriğini, Chirac'ın bu yaklaşımının Fransız diplomatlarının çoğu tarafından desteklendiğini de yazdı.

Kaynak:Milliyet


SALTUK

14 yıl önce - Sal 14 Arl 2004, 16:35

Alıntı:
Türkiye'nin, AB'ye girmesi durumunda AB Bakanlar Konseyi'nde kararların yüzde 75'ini bloke edebileceği öne sürüldü.


iste butun mesele bu Yok kibris yok ermenistan yok azinliklar hikaye avrupalinin korkusu bu buyume potansiyeliyle turkiyenin bir gun buyuk bir guc olacagi kesin. Bugun avrupalilarin kapilar ardinda tartistiklari turkiye ab nin icinde mi buyuk guc olsun( bunun riski turkiyenin birgun ab yi yonetecek olmasi) yoksa ab disindami buyuk guc olsun(bunun riski de turkiyenin er gec ab nin basina bela olacagi ve avrupanin orta asya, ve ortadogu ya ulasmasinda bir engel teskil etme olasiligidir.)

Oysa avrupanin istedigi sey turkiyenin ab ye girmeden ab ile paralel bir siyaset gutmesi hatta paralel degilde ab gudumunde bir devlet olmasidir.



Zaferr
14 yıl önce - Sal 14 Arl 2004, 20:33

Alıntı:
Fransa'nın korkusu: Türkiye AB kararlarının yüzde 75'ini bloke edebilecek

Türkiye'nin, AB'ye girmesi durumunda AB Bakanlar Konseyi'nde kararların yüzde 75'ini bloke edebileceği öne sürüldü.

Fransa Maliye Bakanlığı'nca yayınlanan "Economie et Prevision" dergisinde yer alan bir makalede Avrupa Anayası'nda Avrupa Bakanlar Konseyi için öngörülen oylama sisteminin, Türkiye'ye AB Bakanlar Konseyi'nde üstünlük sağlayacağı belirtildi. Buna göre, Türkiye'nin konseydeki kararların yüzde 75.6'sını bloke edebileceği kaydedildi. Bu oranın Fransa için yüzde 55.7'de kaldığına dikkat çekildi.

Frederic Bobay imzasını taşıyan makaleyi değerlendiren Le Figaro gazetesi ise, Fransa'nın Avrupa yanlısı elitinin, nüfusu 2050 yılında 97.8 milyona ulaşacak Türkiye'nin AB'ye katılımıyla AB yönetiminde yaratılabileceği "blokaj"dan kaygı duyduğunu yazdı.

Türk milletvekillerinin Avrupa Parlamentosu'ndaki gücünün de Fransa'da endişe yarattığını da belirten gazete, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın ise, Türkiye'nin AB üyeliğine, "medeniyetlerin çatışması"nı önlemek için destek veriğini, Chirac'ın bu yaklaşımının Fransız diplomatlarının çoğu tarafından desteklendiğini de yazdı.


www.milliyet.com.tr


SALTUK

14 yıl önce - Sal 14 Arl 2004, 23:34

bir turlu inanamiyorum bu avrupalilarin bizi iclerine alacagina, yani belki muzakerelere baslanir ama bunun sonunda bizi almazlar gibi geliyor bana en azindan serbest dolasim hakki vermeyecekler buna eminim. neden eminim? cunku artik avrupa sinirlarini tamamen yabancilara kapatiyor ve buna turklerde dahil bakin bir ornek danimarka yeni kanunlar:

danimarka vatandasisiniz ve turkiyeden birisiyle evlendiniz, aile birlesimi icin istenen sartlar:
- iki esin yasi en az 24 olmali
-gerek danimarkada yasayan gerek turkiyeden gelecek es danimarka dilini cok iyi konusmali ve danimarkayi asil vataniniz olarak gordugunuzu ispat etmelisiniz(nasil olacaksa bu?)
-size ait bir ev(sanirim kira olabilir) ve en az 2200 euro aylik gelir(sizce mumkun mu? bu imlkansiz)
- esinizi getirebilmek icin 6500 euro devlete vermelisiniz masraflar icin heralde
-sosyal guvence, is devamliligi... falan filan uzayip gidiyor

bugun bu sartlarin gerceklesmesi imkansiz dolayisiyla bu sartlarin insan haklarina aykiri oldugu vb sebeplerle mahkemelere basvuruldu henuz bir sonuc cikmadi bu sartlari sirasiyla diger avrupa ulkeleride kanunlastirmak istiyor.

Tabi bu sartlar sadece turklere degil butun yabancilar icin gecerli ama en buyuk gocmen toplulugu turklerdir bu biliniyor.

simdi burada turklerin avrupaya gelip gelmemesini yada sirf avrupaya gelmek icin evlilik yapmamalarini falan tartismak yersiz, dusunelimki bir birine asik olmus evlenmis iki kisi var. Ama danimarka devleti diyorki turkiyeden birisiyle evlenemezsin cok seviyorsan git turkiyede yasa.

yani yeni kanunlarla bu isler bu kadar zorlastirilirken 10 sene sonra buyrun gelin mi diyecekler? Hic sanmiyorum.


MürselErsagun

8 yıl önce - Çrş 04 May 2011, 20:45

Ermenilerin en güçlü kalesi yıkıldı.

Fransa Senatosu, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını reddedenlerin cezalandırılmasını öngören yasa teklifini reddetti.

Genel kuruldaki oylamadan önce yasa teklifinin reddedilmesini talep eden önerge oylandı.

196 evet ve 74 hayır oyu ile önerge kabul edildi ve böylece yasa teklifi düştü.

http://www.sabah.com.tr/Dunya/2011/05/04/ermeni-s ...asi-karari



raufkibar

8 yıl önce - Çrş 04 May 2011, 21:57

Alıntı:
Ermenilerin en güçlü kalesi yıkıldı.


Ermenilerin güçlü kalesi hiç olmadı aslında .
Ermeni soy kırımı meselesi tamamen gerçek olduğunu kabul etsek de dahi .
Soy kırımın ne oluğu ve bunun dünyada suç olarak kabul ediliş tarihi. Ermeni olaylarından çok daha sonra tespit edildi, uluslar arası kanun oldu .
Yani 1915 tarih öncesi sayılıyor. Ermeni hamleleri daha doğrusu Türkiye yi sıkıştırma ve bazı sahtekarların. Amerikan senatosuna teklif vereceğiz tehditleri ile. Türkiye den para sızdırma amaçları da ortaya çıktı.
Prf. Halacoğlu ve Ahmet Perincek te bu olayı öyle bir kurcaladılar ki Fransa değil Ermeni lobisi dahi "U" dönüş yapmak zorunda kalacak gibi geliyor bana .

Anıtın yıkılması. Halacoğlunun görevden alınması. Ermeni davasını güdenlerin fazla sıkıştığını, arayı bulma çabalarının göstergesi gibi geliyor bana .

Bunlar bizim onlara gösterdiğimiz iyi niyetten faydalanma çabaları idi ,biraz sert çıkış ile kendilerine geldiler . Soy kırımı Türkler mi yapmış Ermeniler mi sorusu sorulmaya başlandığında Obamanın da yüzünün kızardığı belli olacak sanırım .


Mustafa Kavlak

8 yıl önce - Çrş 04 May 2011, 22:40

Avrupa da bu 1915 olaylarını yıllardır öyle yansıttılar ki daha uzun süre başımıza ağrıtacaklar.

Bizim yetkililere çok kızıyorum madem elimizde belgeler var neden iftiracı lobiye meydan boş bırakılıyor, Avrupa ve Amerika da yaşayan türk nüfusunu hiç mi düşünmüyorlar, acilen ermenilerle diyaloğu sağlamalıyız ve tüm dünya ya yaşanan tarihi gerçekler anlatılmalı.


Erol.Garip
8 yıl önce - Çrş 04 May 2011, 23:06

Fransa eski Fransa değil, Mitterand Fransası değil. Fransa önceden Ingiltereyle yakın çalışıyordu. Bu Ermeni tasarılarının arkasında olan aslında Ingiltere idi. Avrupadaki meclislerden geçen Ermeni tasarıları, Ingilizlerin gizli desteği ile oluyordu. Ingiltere, Abd ile yakın durduğu için, kendi meclisinde gündeme alamıyor, dolaylı olarak Abd içinde de bu tür Ermeni tasarılarını Türkiyeye şantaj olarak kullanıyordu. Bu arada, Rusyanın da işine geldiğinden, bu Ermeni meselesi konusunda Rusya ile Ingiltere arasında bir gizli işbirliği var diyebiliriz. Abd deki güç bir taraftan (Britanya yanlılarından) öbür tarafa kayınca, Fransa yalpaladı biraz, ama, rayına oturmaya başladı. Abd deki Britanya karşıtları tarafında olmaya başladı Fransa son zamanlarda. Fransanın, BM kararı alınır alınmaz Libyaya atağı Ingiltereye sürprizdi aslında, Ingiltereyi oraya çekti.. Abd de biraz füze bıraktı ve sonra durdu. Şimdi kim görünüyor Libyada? Ingiltere, Italya filan.. Açık düştüler.. Fransanın son zamanlarındaki Türkiyeye karşı sert söylemlerine bakmayın, onlar Abd - Ingiltere - Türkiye arası ilişkilerle ilgili, tabii, Türkiye içindeki Britanya yanlıları ile de ilgili. Fransa, bu Britanya grubunda değil artık..

Not: sık sık Britanya diyorum, krallık adını kullanıyorum. Monarşinin sembolik olduğunu söylediler hep ve inandırdılar bile herkese, ama, gerçek öyle değil, gizli bir monarşik imparatorluğu. Kraliçenin aslında önemi yok, kadın olduğu için, başkalarının, bu kadınlarla ilgili duygularını sömürüyorlar sadece. Ingilterenin monarşik krallığının dükkanların kilit vurma zamanı geldi.


orkhan
8 yıl önce - Prş 05 May 2011, 03:43

Sosyalist Mitterrand zamaninda, 80lerde, Fransa ingilizlerle degil , Almanya'nin orta sagci Helmut Kohl ile yakindilar, modern Avrupa Birliginin bazlarini bu iki kisi kurmustur. Ingiltere'de Margareth Thatcher vardi, o da tam muhafazakar sagciydi, Mitterrand bu kadindan nefret ediyordu. Fransa, uzun yillardir Ingiltere'nin AB ye girmelerini engellemistir, 60larda De Gaulle'un politikasi her zaman Ingilizler ve ABD'ye karsi olusmustur, yani Fransa Anglo-Saksonlardan her zaman uzak kalmislardir, çekismislerdir, jeostrateji anlaminda rakiptirler, tarih boyunca böyle bir düsmanlik vardir.

Fransa, Ermeni dyasporasi'nin üçüncü ülkesidir(Ermenistan disinda Rusya'da 2.225.000, ABD'de 1.270.000, Fransa'da 600.000 Ermeni kökenliler vardir) yani Fransa, Türkiye'ye karsi son senelerde sert çikma politikasi Ermenilerin baskilarindan kaynaklaniyordur, soykirimi tanimayi AB'de sart koyan tek Fransa oldugunu bunu kismen kanitlamaktadir.
Libya konusunda, Sarkozy'nin hemen savasa girmesi kendi dis politikasi'nin çöküsünden kaynaklaniyordur. Adam Fransa'nin eski sömürge ülkelerini kaybetmis durumunda, Afrika'da o kadar kötü politikalar yürüttü ki, Libya savasiyla kaybedecek oylarini kazanmaya çalisiyor, basbakanlik seçimleri yaklasiyor, artik onun son şansi.
Bunlari belirlemek istiyordum.


Erol.Garip
8 yıl önce - Prş 05 May 2011, 04:25

Alıntı:
Sosyalist Mitterrand zamaninda, 80lerde, Fransa ingilizlerle degil , Almanya'nin orta sagci Helmut Kohl ile yakindilar, modern Avrupa Birliginin bazlarini bu iki kisi kurmustur. Ingiltere'de Margareth Thatcher vardi, o da tam muhafazakar sagciydi, Mitterrand bu kadindan nefret ediyordu. Fransa, uzun yillardir Ingiltere'nin AB ye girmelerini engellemistir, 60larda De Gaulle'un politikasi her zaman Ingilizler ve ABD'ye karsi olusmustur, yani Fransa Anglo-Saksonlardan her zaman uzak kalmislardir, çekismislerdir, jeostrateji anlaminda rakiptirler, tarih boyunca böyle bir düsmanlik vardir.

Fransa, Ermeni dyasporasi'nin üçüncü ülkesidir(Ermenistan disinda Rusya'da 2.225.000, ABD'de 1.270.000, Fransa'da 600.000 Ermeni kökenliler vardir) yani Fransa, Türkiye'ye karsi son senelerde sert çikma politikasi Ermenilerin baskilarindan kaynaklaniyordur, soykirimi tanimayi AB'de sart koyan tek Fransa oldugunu bunu kismen kanitlamaktadir.
Libya konusunda, Sarkozy'nin hemen savasa girmesi kendi dis politikasi'nin çöküsünden kaynaklaniyordur. Adam Fransa'nin eski sömürge ülkelerini kaybetmis durumunda, Afrika'da o kadar kötü politikalar yürüttü ki, Libya savasiyla kaybedecek oylarini kazanmaya çalisiyor, basbakanlik seçimleri yaklasiyor, artik onun son şansi.
Bunlari belirlemek istiyordum.


Bu sosyalist tanımlamalar, relative/göreceldir, özellikle batıda. Mesela, kovboy zihniyetli Amerikalılar, Avrupalıları liberal ve sosyalist olarak tanımlarlar. Oysa alakası yoktur. Avrupa özellike batı Avrupa dediğimiz Ingiltere/Britanya, Belçika gibi yerler, göstermelik filan değil, resmen monarşilerdir. Krallar, kraliceler, prensler, prensesler filan değil tabii buradaki monarşilerin esas kralları, oralardaki, sarayların arka odalarında uzun yıllardır hüküm süren derin devletlerdir. Mitterand sosyalist mosyalist değildi. Aynı şekilde aslında Sovyet rusyasıda.. Sosyalizm onlar için milliyetçilikleri için bir alet olarak kullanılmıştır. Tabii ki, fransızların ingiltere ile rekabetleri hep vardı, ama, nasıl 2nci dünya savaşında partnerlar ise, kritik konularda bu partnerlik devam etti hep, çünkü, Abd, ingiliz monarşisi kontrolü altında idi, halen öyle (ve bu durum bugünlerde sarsılmaya başladı.) Abd askeri rütbelilerin ingilizlerle yakın olmasından dolayı, siyasi işleri ingilizler hallediyordu genellikle ve bu Fransaya da yansıyordu. Abd Türkiye ilişkileri ve buralardaki iç çatışmalara göre, Fransızlar politikalarında ince değişiklikler yapmışlardır. Mesela, Mitterand zamanında, ingilizlerin pkkya yoğun destek verdiği ve Abd politikaları buna uygun olduğu zamanlarda, Mitterand da burada kürt kartını oynamak için bu amaçlı Türkiye güneydoğu ziyaretini biliyoruz. Ermeni tasarısını da, bu ingiltere-Abd ilişkilerindeki ingiliz baskınlığının olduğu zamanlarda yapmıştır. Ingilizler bu konuda direkt cephe almamıştır, çünkü Abd içinde ingiliz karşıtlığı olan bir kesim var ve onlar da Türkiye yanlısı. Kim bunlar? Bilmiyor olamazsınız. Hani, hep Ermeni tasarısı Abd senatosuna filan getirilirde sonra engellenir ya? Getirenler ingiliz yanlıları. Engelleyenler de tabii türkiye yanlıları. Engelleyenler kim? Türkiyedeki bazı insanların siyonist dediği, zion-istler, yani Askenaziler, yani eski Türki kökeni olan bir grup.. Ingilizler, Abd deki bu Askenazilerin hakimiyetini iyice kırmaya çalıştılar hep, Ermeni tasarıları filanda onların işi, ingilizlerin yanlarında da tabii abd nin asker kovboy kesimi var. Obama ile Askenaziler ciddi bir damga vurdu Abd deki yönetime. Bu ciddi damga, ekonomik krizle başladı aslında. Neyse. Bu ciddi hamle ile, Avrupada da bazı taşlar kıpırdamaya başladı. Fransadaki durumda bu şimdi. Sarkozy, ingilizlerin Abd deki hakimiyetinin sona erdiğini gördü ve tavrını Askenaziler tarafında koydu. (emin değilim, ama, Sarkozy ninde bir tarafının yahudi olduğu söyleniyor. böyle ise, o da bir bakıma Askenazi sayılır, yani Türki.. Ama, Askenazi olmasa bile, Abd deki taşların değişmeye başlaması Obama ile görünür hale gelmesi, ingilizleri sıkıntıya soktu ve Fransa bu durumu gördü. Ermeni tasarılarındaki bu dönüş, Abd deki tasarıları kim döndürüyorsa, onlar tarafından yaptırıldı.. Onlar, türkiyeye fransa aracılığıyla mesaj veriyorlar.. bak, gör, biz durduruyoruz ermeni tasarılarını ve ingiliz oyunlarını - artık bırak bana düşmanlığı, siyonizm, anti-semitizm, anti-israil düşmanlığını -- deniyor.. Türkiyede kime gidiyor bu mesaj, herhalde anlamak zor değil.. Buna karşı çıkmak demek, fillerden, ingiliz filinin yanında olmak demektir.)



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET