Bir arkadasin verdigi Video linkini yüklemek istedim.
Bu videoda anlatilanlari görüpte, bile bile Ak Parti 8,5 yilda Ülkeyi cökertti bilmem herkes ac susuz kaldi gibisinden konusanlarin baslarina Ak Parti kadar tas düssün baskada birsey demek gecmiyor aklimdan.
ISTANBUL bogazinin altinda CONTORIUM isimli bir element oldugunu biliyormuydunuz????
(bilgisayarinizda CON isimli klarasor acamazsini! deneyin...)
Bunlara hala inananlar varmi yahu ? Kac kere bunun yalan oldugu ispatlandi.
Ayrica bilgisayarinizda CON isimli bir klasor olusturamamanizin nedeni bunlarin windows tarafindan donanim suruculerini tasiyan klasorler icin reserve edilmis olmasidir.
Windows isletim sistemi altinda olusturamayacagini tek klasor ismi CON degildir. Bunun yaninda reseve edilmis olan :
Name Function
---- --------
CON : Keyboard and display
PRN : System list device, usually a parallel port
AUX : Auxiliary device, usually a serial port
CLOCK$ : System real-time clock
NUL : Bit-bucket device
A:-Z: : Drive letters
COM1 : First serial communications port
LPT1 : First parallel printer port
LPT2 : Second parallel printer port
LPT3 : Third parallel printer port
COM2 : Second serial communications port
COM3 : Third serial communications port
COM4 : Fourth serial communications port
gibi bir cok reserve edilmis isim ile klasor olusturamassiniz ve bu sadece normal kullanicilar icin konulmus bir sinirlamadir.
CONTORIUM isimli bir element ise bulunmamaktadir. Yine insanlarla dalga gecmek isteyen birisinin uydurdugu bir sacmaliktan baska birsey degil
En son Dogukan tarafından Pzr 15 May 2011, 17:25 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Kılıçdaroğlu, Tunceli'de genel af istedi
HABİB GÜLER - ELAZIĞ - 26.08.2010 CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, doğu seferinin Tunceli ayağında terör örgütü PKK'lılar için genel af çağrısında bulundu.
Baba ocağında 'Dersim seninle gurur duyuyor' sloganıyla karşılanan Kılıçdaroğlu, konuşmasında, "Hayır, deyin. Doğudan batıya, kuzeyden güneye herkes için özgürce, kardeşçe genel affın yolu açılsın." dedi. CHP lideri, referandum mitingi için geçtiğimiz günlerde Seyit Rıza'nın heykelinin dikildiği Kışla Meydanı'nı seçti. Burada Tunceli halkına CHP iktidarında bütün faili meçhullerin aydınlatılacağı sözünü verdi. Referandum konuşmalarında ilk kez genel aftan bahseden Kılıçdaroğlu, böylece daha önce bu konuda çalışma yapan ve bir kitap yayımlayan CHP PM üyesi Mesut Değer'in bu yöndeki talebine sahip çıktı.
Kılıçdaroğlu, memleketi Tunceli'de hemşehrilerinin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Doğu seferinde daha önce ziyaret ettiği illerde beklediği ilgiyi bulamayan CHP lideri, baba ocağında moral depoladı. Kürsüye gelişinde vatandaşın "Başbakan Kemal" sloganlarına, "Hiç endişe etmeyin. Türkiye, Dersim'le gurur duyacak." diye cevap veren Kılıçdaroğlu, soy tartışmalarına işaret ederek, "Ben Tunceliliyim, Hakkariliyim, Edirneliyim, Cizreliyim, Yozgatlıyım. Ben insanım insan. Ben sizin Kemal'inizim." diye konuştu.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yoğun referandum mitinglerine dün doğduğu, büyüdüğü topraklarda devam etti. Önce Elazığ, ardından Bingöl'de vatandaşlara seslenen Kılıçdaroğlu, beklediği ilgiyi bulamadı. Önceki gün Van'da, dün de Bingöl'de protestoların hedefi oldu. Ancak ilgisizliğe 'hata bizim, yeterince gelmedik' diye özeleştiriyle karşılık verdi, protestoları ise 'herkesin düşüncesini özgürce ifade hakkı' çerçevesinde değerlendirdi. Referandum için 'hayır' oyu isterken, "Buraları fabrikalarla donatacağız." benzeri seçim vaatlerine başvurdu.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Elazığ seferine bir sürprizle başladı. Babasının arkadaşı Yansur Seçkin, CHP liderini otelinde ziyaret etti. Kısa süreli de olsa siyaset bir kenara itilmiş oldu. Seçkin'le çocukluk günlerini konuştu. Referandum mitinglerini Başbakan Tayyip Erdoğan ile polemik yarışına çeviren Kılıçdaroğlu, doğuda da anayasa değişikliğinin içeriğini değil, hükümete yönelik suçlamalarını dillendirdi. Her konuşmasında bölge insanı olduğunu ve bu topraklarda büyüdüğünü hatırlatan Kılıçdaroğlu, bölgenin sorunlarını gündeme getirdi. Yaşananlardan hükümeti sorumlu tuttu. Referandumun içeriğini ise, "Adam gibi adamsan, yürekli adamsan, sözüne güveniyorsan, bilgin kültürün varsa çık televizyona tartışalım diyorum. Söz veriyorum, sadece anayasa konuşacağız." diyerek, tartışma programına erteledi. CHP lideri, mitinglerde sıkça gündeme getirdiği para-pul mevzularına Elazığ'da da girdi. Bir ara konuyu, üzerinden halka seslendiği parti otobüsüne getirdi ve, "Bizim otobüsümüz bu; aldığımız para belli. Biz kendi imkanlarımızla geziyoruz. Recep Bey'in altında otobüsü var. Üzerinde Türkiye Cumhuriyeti yazıyor. Yani devletin imkânlarıyla geziyor. Onun parasını kim veriyor biliyor musunuz? Fakir fukara veriyor." iddiasında bulundu.
Kılıçdaroğlu, 2007 yılında destek verdikleri 27 Nisan e-muhtırasını gündeme getirirken de, "Bunlar kendilerine muhtıra veren paşaya üstün hizmet madalyası verdiler. Rahmetli Aziz Nesin olsaydı buna inanamazdı." ifadelerini kullandı. Elazığ'dan Bingöl'e geçen CHP lideri, yol üzerinde bulunan ve 1993 yılında 33 askerin şehit edildiği noktayı ziyaret etti.
Kılıçdaroğu, Bingöl'de de beklediği ilgiyi bulamadı. Miting alanına kendisini destekleyenlerden çok, protesto edenler geldi. Konuşma boyunca aleyhte slogan atılması CHP liderine zor anlar yaşattı. Bingöl'deki konuşmasında devletin Doğu'ya yatırım yapmadığını savunan Kılıçdaroğlu, özel sektörün gelmediği yere mutlaka devletin yatırım yapması gerektiğini kaydetti. Ardından da "Bingöl'ü fabrikalarla donatacağız." sözü verdi. Konuşmasının sonunda protestocularla diyaloğa girerken, "Bizi protesto eden kardeşlerimize de sevgilerimizi, saygılarımızı gönderiyorum. Çünkü biz özgürlükten yanayız, herkesin düşüncesini özgürce ifade etmesinden yanayız." ifadelerini kullandı. Miting sonrası, CHP liderine "Bingöl'de kalan son keçi" olduğu ileri sürülen bir keçi hediye edildi. CHP'liler Bingöl mitinginde yaşanan protestodan da AK Parti'yi sorumlu tuttu. Olay sonrası Bingöllü CHP Parti Meclisi üyesi Lütfiye Memioğlu, telefonla aradığı AK Partili yerel yöneticilere tepki gösterdi. AK Partililer ise protestocuların kendi partilerinden olmadığını belirtti.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'genel af' çıkışı, hükümetin PKK ile pazarlık yapmakla suçlandığı bir döneme denk gelmesi açısından ilginç bir durum oluşturdu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a bu konuda en fazla eleştiri getiren partilerden biri de CHP. Erdoğan'ın, "Biz hükümet olarak asla terör örgütüyle masaya oturmayız. Fakat devletin ilgili birimleri görüşebilir." açıklaması da muhalefet partilerinin eleştirilerine konu oluyor. Bu durumda Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışının nasıl yorumlanacağı merak konusu.
AKP’nin Evrakta Sahtecilikten Ve Asker Kaçağı Olmaktan Hapis Cezası Yatmış Milletvekili Adayı Kim?
Alıntı:
Başbakan meydan meydan dolaşıp partisinin temiz siyaset yaptığını, kendileri dışında kalanların “her türlü melaneti” işlediklerini anlatırken kendi eliyle Diyarbakır’da Tarım bakanı Mehdi Eker’in ardından ikinci sıra milletvekili adayı yaptığı ve büyük umutlar bağladığı Galip Ensarioğlu’nun sicili karşısında ne diyecek?
AKP Diyarbakır 2. sıra milletvekili adayı olan Galip Ensarioğlu, 1994 yılında sahte mühür ve imzalarla hazırlanan ‘‘askerliğe elverişli değildir’’ raporunu Diyarbakır Askerlik Şubesine ulaştırır ve çürüğe çıkar.
1996 yılında Ensarioğlu'nun raporunun sahte olduğuna ilişkin bir ihbar yapılması hesapları alt üst eder. Bunun üzerine Milli Savunma Bakanlığı, ‘‘işitme engelli olduğu için askerliğe elverişli değildir’’ içerikli raporu askıya alarak Ensarioğlu'nu Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ne sevkeder. Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde yapılan sağlık kontrolünde Ensarioğlu ‘‘sapasağlam’’ çıkar ve işitme yeteneğinde hiç bir engelin olmadığı görülür hatta Ensarioğlu'nun raporuna ‘‘Komando olabilir’’ notu dahi düşülür.
Galip Ensarioğlu'nun söz konusu sahtekârlığı kendisine pahalıya patladı. Genelkurkmay Askeri Savcılığı, Ensarioğlu hakkında ‘‘sahte belgelerle evrak düzenleyerek, askerlik hizmetinden kaçmak’’ suçundan dava açtı. Yargılama sonucunda Ensarioğlu suçlu bulunarak 6 ay civarında hapis cezasına çarptırıldı.
Ensarioğlu cezasının bir kısmını askeri cezaevinde bir kısmını da Diyarbakır E tipi cezaevinde yatarak geçirdi.
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, belediyenin yıkılmasını istediği sinemaya ruhsat verince 'resmi evrakta sahtecilik' suçundan 2.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına göre Tekin, Kadıköy Belediyesi’nde Başkan Yardımcılığı yaptığı dönemde, Suadiye’deki Movieplex Sinema Salonları’nın bulunduğu binaya belediyesinin yıkım kararına rağmen işletme ruhsatı vermiş.
İşte Milliyet gazetesinde yayımlanan Şükran Pakkan imzalı haberin ayrıntıları...
Tekin’e hapis cezası verilmesine yol açan olay şöyle:
Suadiye’deki Moviplex Sinemaları’nın olduğu Suadiye Mahallesi Plaj Yolu Sokak’ta Mehmet Ergin Soyarslan tarafından yapılan binanın bir bölümünün ruhsata aykırı olarak inşa edildiği şikayeti üzerine Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.
Hazırlanan iddianemede, binaya mevzuata aykırı olarak ruhsat verildiği, içkisiz istirahat ve eğlence yeri ruhsatında imzası bulunan Tekin’in görevini kötüye kullandığı belirtildi.
Mühre rağmen izin
Mahkemenin atadığı bilirkişilerin raporuna göre olaylar şöyle gelişti: 2 Kasım 2004’te belediye “yapı tatil tutanağı” tutup, inşaatı mühürledi. Kadıköy Belediye Encümeni 10.03.2005’te, ruhsata aykırı olarak 319.5 metrekare ilave yapıldığı gerekçesiyle yıkım ve para cezası verdi.
Encümen, ayrıca 07.03.2006 tarih ve 17/12 sayılı kararıyla Kadıköy Kaymakamlığı tarafından Mehmet Ergin Soyarslan adına tanzim edilen izin belgesini de iptal etti.
Ancak, Soyarslan 12.05.2006’da ruhsat başvurusunda bulundu ve başvuru dosyası o dönem Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Tekin tarafından onaylandı. 26.05.2006’da işyerine sinema ruhsatı verildi.
Bilirkişi raporunda, Tekin’in “ek imzayla tarih ve sayısı olmayan ruhsat denetleme raporu hazırlayarak, ‘faaliyeti uygun görülmüştür’ ibaresi yer alan bir ruhsat imzaladığı” iddia edildi.
Siyaset yasağı
Raporda, “Sanık Tekin’in Encümen’e ait ruhsat verme yetkisini Belediye Encümenini baypas ederek mevzuata aykırı işyeri açma ve çalışma ruhsatı vermesi nedeniyle görevini kötüye kullandığı” belirtildi.
Tekin, görev yaptığı dönemde 9 bin dosyaya imza attığını, dosya üzerinde incelemede eksiklik görmediğini söyledi.
24 Aralık’taki karara göre Tekin’e 3 yıl hapis cezası verildi. Bu ceza iyi halden 2.5 yıla düşürüldü. Tekin’e hapis yattığı süre boyunca siyaset ve ticaret yasağı getirildi.
TEKİN’DEN SAVUNMA:
Karar siyasi
Tekin, şu açıklamayı yaptı:
“Siyasi bir karar, sipariş bir dava. İBB Müfettişleri verilen ruhsatla ilgili olarak ben il başkanı olduktan sonra bir suç duyurusunda bulundu. Madem bu bina usule aykırı, niye 2 yıl beklediler ve yerel seçimlerden hemen önce dava açıldı? Yine görevde olsam yine bu suçu işlerim. Yine ruhsat veririm. 10 yılda Kadıköy’de 4 bin ruhsat vermişim. Bir tane davam, suç duyurum yok. Burası da iskânlı bir bina. 20 yıllık işletme. Her ruhsatı var. Halen de açık, madem ruhsatı aykırı niye iptal etmiyorsun, bana dava açıyorsun? İtiraz edeceğim. 2 yıl değil, 200 yıl hapis verseler yine davamdan vazgeçmem.”
Movieplex: Kıymık kadar aykırılık yok
Movieplex Sinemaları’nın Teknik Müşaviri Nuriye Berberoğlu da şunları söyledi:
“Yaklaşık 20 yıl önce açılan sinemalarımızın kaymakamlık ruhsatı vardı. Bu ruhsatların 5 yıllık süresi var. Encümen 2006’da ‘ruhsat süreniz doldu’ uyarısı yapınca yeni başvuru yapıldı. Son derece yasal, kıymık kadar imara aykırı bir durumu yok. Encümen kararı, eksi üçüncü katımız ve bir salonumuzla ilgiliydi, madem aykırıydı baştan niye iskân verildi. Biz projelerimizle ispat ettik. Sinemanın yeri belediyenin satışıyla alındı, Büyükşehir’in imarıyla yapıldı. İnşaat ruhsatı da var, iskân belgesi de var.”
Kılıçdaroğlu'nun SSK'daki akrabalarının TAM LİSTESİ
Alıntı:
İşte, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun SSK'da işe aldığı 70 kişilik akraba listesi...
Habervaktim.com'un haberine göre Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürlüğü döneminde görev başlattığı aile yakınlarının tam listesi şöyle:
Toplam: “70” kişi
Baba tarafından akrabaları (Kılıçdaroğlu'nun değiştirmeden önceki soyadı Karabulut'tu):
Cemal KARABULUT
Düzgün KARABULUT
Ramazan KARABULUT
Oktay KARABULUT
Ali KARABULUT
Ali Ekber KARABULUT
Yılmaz KARABULUT
Vedat KARABULUT
Gülten KARABULUT
Fatma KARABULUT
Fatmagül KARABULUT
Duran KARABULUT
Sebahat KARABULUT
Hanife KARABULUT
Emine KARABULUT
Filiz KARABULUT
Hülya KARABULUT
Halil KARABULUT
Abdurrahman KARABULUT
Refik KARABULUT
Ramazan KARABULUT
Özer KARABULUT
Gül KARABULUT
Mahmut KARABULUT
O. Naim KARABULUT
Semra KARABULUT
Mahmut KARABULUT
Dr. Şaban KARABULUT
Suna KARABULUT
Şevket KARABULUT
Fatma KARABULUT
(KARABULUT ailesinden toplam 31 kişi)
ANNE tarafından akrabaları:
Mehmet GÜNDÜZ
Ö. Köyer GÜNDÜZ
Şükrü GÜNDÜZ
Atike GÜNDÜZ
Ayşegül GÜNDÜZ
Hatice GÜNDÜZ
Murat GÜNDÜZ
Canan GÜNDÜZ
Zeki GÜNDÜZ
İlyas GÜNDÜZ
Sultan GÜNDÜZ
Atilla GÜNDÜZ
Aziz GÜNDÜZ
M. Şefik GÜNDÜZ
Cevat GÜNDÜZ
Osman GÜNDÜZ
Sevim GÜNDÜZ
Abdulbari GÜNDÜZ
Ayşe GÜNDÜZ
Şerafettin GÜNDÜZ
Sami GÜNDÜZ
Dürda GÜNDÜZ
Gülistan GÜNDÜZ
Kemal GÜNDÜZ
Ahmet GÜNDÜZ
Fikriye GÜNDÜZ
(GÜNDÜZ ailesinden toplam 26 kişi)
EŞİ SELVİ KILIÇDAROĞLU'nun akrabaları:
Aliye DÜZGÜN
Leyla DÜZGÜN
Fadime DÜZGÜN
Mükerrem DÜZGÜN
Derya DÜZGÜN
Gülseren DÜZGÜN
M. Özgür DÜZGÜN
Ö. Vehbi DÜZGÜN
Ahmet DÜZGÜN
Muzaffer DÜZGÜN
A.Cemal DÜZGÜN
Geyik DÜZGÜN
Muhittin DÜZGÜN
(Eşi SELVİ KILIÇDAROĞLU'nun ailesinden toplam 13 kişi)
'BİR TANE AKRABAM VARSA AÇIKLA' DEMİŞTİ
Öte yandan Kılıçdaroğlu'nun Kayseri temaslarındaki şu sözleri dikkat çekti:
''65 bin kişilik SSK'da bir şube müdürü, şef, daire başkanı, genel müdür yardımcısı akrabam olarak atadığım, belli bir yere getirdiğim kişi varsa adını açıklasınlar. 65 bin kişilik kurumda, ben genel müdür olmadan önce de akrabalarım, yakınlarım vardı. Genel müdür olduktan sonra da vardı. Buna itiraz etmiyorum. Maliye Bakanlığında da, Adalet Bakanlığında da benim akrabalarım var. Akrabalarımın bir yere sınavla girmeleri suç mu? Sınavda bir yolsuzluk varsa hay hay başımın üstüne. Hiçbir sorun yok. Başbakan'a çağrı yaptım. Gel beraber sosyal güvenliği konuşalım. Bütün bunları da konuşalım. Hazırım ben.''
Sen MHP GENEL BASKANLARININ GRUP SEX PARTILERINI aciklayabildin mi ki milletten aciklama bekliyorsun ?
Dur hatirlatayim hemen...
Biz onlar gibileri partide tutmayız. Peki siz ne yaptınız. Şaban Dişli, Dengir Fırat gibi yolsuzlukları tescilli adaylar partide tutmakta beis görmediniz. Bir de yumurtacı Kemal vardı demi . Amerika'da sallamak kolay nasılsa. Size gemiciklerinizle başarılar....