Amerika ve bagzi Avrupa Ülkeleri beylikler, hanlar, derebeylikler gibi bölünmüs bir sosyo politik gecmise sahip, ic savaslar yasamis ülkeler bunlar.
Amerika Birlesmis Devletler : Fransiz, Ingiliz, Irlandali, Hollandali ve Alman kökenli göcmenlerin terotoriumlarindan olusan ve güney - kuzey savasi yasamis bir ülke, bagimsizlik savasinda anlasma saglanarak birlesik devletler kuruldu onun icin eyaletler var.
Almanya, Italya ve Isvicre gibi ülkeler kiliselerin bölünmesinden dolayi ic savaslara dayanan uzun süren ic savaslardan dolayi eyaletlere bölünmüs.
Örnek: 30 yillik savas tarih bilgisi olan bilir bu savasi.
Türkiye Cumhuriyeti allah korusun hangi ic savasi yasadi hangi bölünme oldu da simdi böyle bir eyalet sistemini cözüm olarak ortaya atiyorlar.
her eyalet kendi yağınla kavrulacaksa neden olmasın?
Gencler olaya sadece ekonomik yaklasmaniz beni korkutuyor.
Ekonomik sikintilarin cözümü üniter yapidan vaz gecip kücülerek olacak ise bu bir basarimi, bunun getirecegi binlerce yeni sorunlar olur.
Mesaj atarken bildiginiz konular hakkinda yazin "karindan" hareket ederek degil.
Seferberlik Zamaninda ecdadimiz bagimsiz üniter bir TÜRKIYE icin cariklarini yediler, aclik yokluk ve sefalet icinde kuruldu bu VATAN, onlar EKONOMIK rant pesinde degildi bunu unutmayin.
Ancak bu VATANA ihanet edenler böyle fikir pesinde olurlar.
Yerinden yonetim saglanir, her ile her bolgeye Ankara'nin sundugu tek tip recetelerin derde derman olmadigi goruluyor.
Cok buyuk bir sistemi yonetmenin zorlugu yerine daha kucuk bolgelerdeki sorunlarin giderilmesi kolaylasir.
Her is icin Ankara'ya gitmek zorunda kalmaz insanlar. Bolgesel yonetimler ile isler hizlanir, zamandan tasarruf saglanir.
Biraz da bolgeler kendi yagi ile kavrulursa, baslarinin caresine bakmak durumunda kalirlar.
Yerinden yonetim saglanir, her ile her bolgeye Ankara'nin sundugu tek tip recetelerin derde derman olmadigi goruluyor.
Cok buyuk bir sistemi yonetmenin zorlugu yerine daha kucuk bolgelerdeki sorunlarin giderilmesi kolaylasir.
Her is icin Ankara'ya gitmek zorunda kalmaz insanlar. Bolgesel yonetimler ile isler hizlanir, zamandan tasarruf saglanir.
Biraz da bolgeler kendi yagi ile kavrulursa, baslarinin caresine bakmak durumunda kalirlar.
Benim bildigim her ilin Meclisi var birde bölgelerin kalkinma ajanslari var bunlar fevkalade yeterli, sehirlerin veya illerin kalkinmasi kendi IL Meclislerinin calismalari ve basarilarina bagli degilmi?
Alıntı:
İl Genel Meclisi, il özel idaresinin karar organıdır ve ilgili kanununlarda gösterilen esas ve usullere göre ildeki seçmenler tarafından İlçeler adına seçilen üyelerden oluşur. İl genel meclisi başkanını üyeleri arasından gizli oyla seçer. İl genel meclisi tarafından alınan kararların tam metni, en geç beş gün içinde Vali ye gönderilir. Valiye gönderilmeyen meclis kararları yürürlüğe girmez. Vali kesinleşen kararlar aleyhine idari yargıya başvurabilir. Meclis, gereken halde görüş bildirir, il özel idaresinin bütçesini kabul eder. İl genel meclisleri, siyasal konularda karar alamazlar.
Her seçim çevresinde, seçilecek üye sayısı aşağıdaki usule göre hesaplanır.
İl genel meclisi üyelikleri için, son genel nüfus sayımı sonuçlarına göre:
Nüfusu 25.000’e kadar olan ilçelerde = 2
Nüfusu 25.001’den 50.000’e kadar olan ilçelerde = 3
Nüfusu 50.001’den 75.000’e kadar olan ilçelerde = 4
Nüfusu 75.001’den 100.000’e kadar olan ilçelerde = 5
Asıl üyelik ve aynı miktarda yedek üyelik hesaplanır.
Nüfusu 100.000’den yukarı olan ilçelerde fazla her 100.000 nüfus için bir asıl, bir yedek üye ilave olunur. Nüfusun 100.000’e bölünmesi hesabında artık sayı 500.000’den az olursa hesaba katılmaz, 500.000 (dahil)’den fazla olursa artık sayıya da bir asıl, bir yedek üyelik hesap edilir.
Bu konudaki yasal çerçeve Mahalli İdareler İle Mahalle Muhtarlıkları Ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun ile belirlenmiştir.[1]
İl genel meclisleri her ayın ilk pazartesinden itibaren beş günü geçmeyecek şekilde toplanırlar. Bütçenin görüşüldüğü Kasım ayı toplantıları 20 gün sürer. Her yıl bir ay İGM tatil yapmak zorundadır.
Farklı etnisitelerden birçok milleti barındıran bir ülke Türkiye. Mantıklı düşünürsek merkezden her bölgeye eşit hizmetin götürülemediği aşikar. Keza Osmanlı eyalet sistemi ( vilayet sistemi ) uygulamıştır. Tamam çok büyük toprakları vardı ve imparatorluktu ama doğuya gidip bakarsanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Bu bağlamda merkez önemli taşra önemsiz gibi olmakta...
Çok basit bir örnekle açıklayacağım, bırakalım tarihi bırakalım siyaseti, ev hayatından bir örnek.
6 odalı bir evimiz. 6 odayı da salondan idare etmeye çalışıyoruz. Düzeni, eşyaları, odada yaşayan çocukların harçlıkları vs. Her şeyi salondan halletmeye çalışıyoruz. Ama salona yani babaya bağlı evlatlar kendi odalarının düzeni, ekonomik durumu vs. ilgilense daha rahat olmaz mı? Bu fikre anne sıcak bakıyor. Daha geniş düşünebiliyor. Çok takıntılı değil. Ama baba biraz despot. İstemiyor. İyi mi ? ediyor Kötü mü ?
Sanırım anlatabildim ...