Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Ayhan
12 yıl önce - Sal 15 Mar 2011, 13:54
İslamda vergi var mı? Fatura kesmemenin dinimizde yeri nedir ?




mimar m. karakoç
12 yıl önce - Sal 15 Mar 2011, 13:59



Patron
12 yıl önce - Sal 15 Mar 2011, 14:12

Alıntı:
devletten vergi kaçırmanın doğru olmadığını düşünüyorum


Kanunen doğru değil tabi.
Ama dinimizde devletin vergi alması gerektiği hakkında bir madde de yok.
Böyle bir dini yükümlülük yok yani. Peygamberimiz vergi vermiş mi? Fatura kesmiş mi?


metinn
12 yıl önce - Sal 15 Mar 2011, 14:21

Alıntı:
Kanunen doğru değil tabi.
Ama dinimizde devletin vergi alması gerektiği hakkında bir madde de yok.
Böyle bir dini yükümlülük yok yani. Peygamberimiz vergi vermiş mi? Fatura kesmiş mi?


Eskiden vergi yerine insanlardan zekat toplanirmis. Gunumuzde zekat kavrami insanlarin insiyatina birakildigi icin vergi kavrami olusmus. Vergi kacirmak bence insan hakkina girer hemde o ulkedeki butun insanlarin hakki olur. Maddiyat isin icine girince maalesef dini konularda bircok kisi baska seylerde gosterdigi hassaiyati burada gostermiyor. Birde sunu unutmayin maddiyat insani manaviyattan uzaklastirir.


Ayhan
12 yıl önce - Sal 15 Mar 2011, 14:26



MURAT ÇELİK

12 yıl önce - Sal 15 Mar 2011, 14:35



Erlik Han
12 yıl önce - Sal 15 Mar 2011, 15:03



Cemoli D18
12 yıl önce - Sal 15 Mar 2011, 15:24



İbrahim Sarıca
12 yıl önce - Sal 15 Mar 2011, 15:35

Alıntı:
Ulü’l Emre itaat etmek farzdır

Ulü’l emr kelimesi, emir sahibi manasına gelir. Emir sahibi olmaktan murad ise, işin başında ve yetki sahibi olmak demektir. Bununla kasd olunan da, halkın üzerinde yönetme yetkisine sahip olan kimseler demektir. En yukarıdan aşağı; devlet başkanı ve ondan aldıkları yetkiye dayanarak, tâ vâli ve kaymakamlara kadar ulül emr sayılırlar. Eğer bu yetki sahipleri, yetkilerini meşru bir şekilde almışlarsa, meşru dairedeki emirlerine itaat etmek dinen farzdır. Bu farz, Kur’an-ı Kerim’deki şu ayete dayanır:

“Ey îmân edenler! Allah’a itâat edin; peygambere ve sizden olan ülü’l-emre (emir sâhibi idârecilerinize) de itâat edin! O hâlde bir şey hakkında ihtilâfa düşerseniz, Allah’a ve âhiret gününe îmân ediyorsanız, artık onu Allah’a ve peygambere arz edin! Bu hem hayırlı, hem de netîce i‘tibârıyla daha güzeldir.” (Nisa, 59)

Bediüzzaman Hazretleri Ulü’l Emr’e itaat hakkında şöyle demiştir:

“…Kur'ân ve hadîs hikmet ve tecrübe ile sabittir ki: Haklı âmire itaat farzdır. (…) Şeriat-ı garra böyle emrediyor. Zira zabitler ulü-l emrdirler. Vatan ve millet menfaatinde, hususan nizam-ı askerîde ulü-l emre itaat farzdır. Şeriat-ı Muhammedîni (asm) muhafazası da itaat iledir.”

Ayrıca Ulü’l Emre itaatin farz olduğunu söyleyen âlimler olduğu gibi, vacip olduğunu söyleyen âlimler de vardır.

Allahu Teâlâ, idarecilere ve valilere, idare ettikleri kimseler hakkında adil olmalarını emredince, idare edilenlere de idare eden kimselere itaat etmelerini emrederek, "Ey iman edenler, Allah'a İtaat edin" buyurmuştur. İşte bundan dolayı Hz. Ali (ra), "İmamın, Allah'ın indirdiği ile hükmetmesi ve emanetleri yerine getirmesi vaciptir. O, bunu yaptı mı, halkın da onu dinleyip, itaat etmesi vacip olur" demiştir. (Fahreddin Razi)
Nevevî daha pratik bir târif kaydeder: "Ulü'l-emr, ümerâ ve vâlilerden, itaat edilmesi Allah tarafından vâcib kılınmış olan herkestir." Ve bu târifin, halef ve selef -müfessir, fakih vs. her çeşit- âlim zümrelerinin ortak görüşü olduğunu belirtir. (Kütüb-i Sitte)


http://www.sorusorcevapbul.com/soru-cevap/muhteli ...arz-midir/


mine atafirat
12 yıl önce - Sal 15 Mar 2011, 15:54



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET