Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4
Patron
18 yıl önce - Cmt 11 Arl 2004, 10:08



SALTUK

18 yıl önce - Cmt 11 Arl 2004, 13:19

Alıntı:
Demokratik Türkiyemizde siddete bas vurmadigi ve tesvik etmedigi sürece herkes fikrini söyleyebilmeli, biz demokrasiyle yönetilen bir ülke degilmiydik yoksa?


bu sozun altini imzalarim ancak bu ilani veren vatandaslarimiz siddete basvurmustur bunu biliyoruz. Ayrica ben sahislarin bireysel olarak siddete basvurup basvurmadiklarina bakmam onemli olan icinde olduklari hareketin ne yaptigidir. Bu gun bu insanlar devleti tehdit ediyorlar kiminle? kandil dagindaki TERORISTlerle. Dikkat edin bu gunlerde kim sorun cozulmezse siddet olur diye tehdit ediyor?

Apo yillarca kendisi bireysel olarak siddete basvurmamistir ama verdigi emirlerle teroristler vahset sergilemislerdir.


kufucuk
18 yıl önce - Cmt 11 Arl 2004, 14:13



sipahi
18 yıl önce - Cmt 11 Arl 2004, 15:07
dikkatli olmak lazim!...




SALTUK

18 yıl önce - Cmt 11 Arl 2004, 15:43

Alıntı:
iki seyi karistiriyoruz, kürtler ve bölücü kürtler


cok dogru. Zaten bu sorunu buyuten de budur. yani

1)butun kurtleri savundugunu iddia eden boluculer
2)bu boluculer butun kurtleri temsil ediyormus gibi butun kurtlere bolucu muamelesi yapan turkler.

evet mehmet cok dogru bir noktaya parmak basmis bu iki unsuru yani boluculerle, bolucu olmayanlari ayirt etmek ve elestirileri "kurt" unsuruna degilde "bolucu" unsura yoneltmek cok onemli zira bunu yapmazsak farkinda olmadan "irkci" bir duzleme kayariz.



Kerem1979

18 yıl önce - Cmt 11 Arl 2004, 18:05



Esra
18 yıl önce - Cmt 11 Arl 2004, 18:20



SALTUK

18 yıl önce - Cmt 11 Arl 2004, 19:05
kimi kandiriyorlar


Alıntı:
Kendal Nezan’ın Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak’ın da aralarında bulunduğu 200’ü aşkın kişinin adını koyduğu metnin son halini hiç kimseye göstermeden ‘emrivaki’ yaparak gazeteye verdiği ortaya çıktı.

hic zannetmiyorum. insan uluslararasi gezetede yayinlanacak bir ilani gormeden imzalarmi ne yazdigini bilmeden imzalamak dangalaklik degilmidir. Madem sizi ifade etmiyor o halde lafi uzatmaya gerek yok imzanizi cektiginizi aciklarsiniz olur biter(ama tabiki imzayi cektiklerini de o uluslararasi gazetelere aciklamalidirlar veya ilan vermelidirler)

Alıntı:
‘Türkiye, İspanya’nın Bask ve Katalan, Belçika’nın Valonlar bölgeleri için tanınan ve Ankara’nın Kıbrıslı Türkler için de istediği hakların tümünü Kürtlere tanımalıdır.’

bu bahsettigi ulkelerin hepsi federasyondur.


Alıntı:
Kürt halkının varlığını tanıyan, kendi dilinde eğitim, yayın hakkını garanti altına alan ve kendi kurum ve kuruluşlarını oluşturmasına izin veren yeni demokratik bir anayasa
.
bu da fedarasyondur.("kendi kurum ve kuruluslari" na dikkat)

Alıntı:
Türkiye’de silahlı çatışma ve şiddete son verecek, ülkeyi güven ve uzlaşı ortamına kavuşturacak genel af.

buda apoyu serbest birakin demek

Alıntı:
Avrupa’nın da desteğiyle Kürt bölgelerinde ekonomik kalkınmanın hayata geçirilmesi ve 1990’larda yıkılan 3 bin 400 Kürt köyünün yeniden kurulması ve 3 milyon Kürt’ün evlerine dönmesi.

bu talebin muhatabi avrupa turkcesi su:eger bize para verirseniz ve bu bolgeye yatirim yaparsaniz imar yaparsaniz altyapisini yaparsaniz ulkelerinizdeki kurtler buraya doner sizde rahat edersiniz turkiyenin batisindaki kurtlerde gelir boylece federasyonun nufusu artar ve agirligida artar.

Iste talepler bunlar simdi bunu avrupaya ilan ettiler turkiyede kiviriyorlar. Bizim basinda buna canak tutuyor Hepsi bu


SALTUK

18 yıl önce - Cmt 11 Arl 2004, 19:37

Alıntı:
Ertuğrul ÖZKÖK
Demek ki Kürtlere indirim yapmışlar


BUNDAN altı ay önce, aralarında Hürriyet’in de bulunduğu Türkiye’den bazı kurumlar bir ilan yayınlatmak için ‘Le Monde’ Gazetesi’ne başvurdu.

İlan, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini desteklemeyi amaçlıyordu.

YARIM SAYFASI

Tek sayfalık bir ilan için bizden istenen para 100 bin Euro’ydu.

Bu durumda dün ‘Le Monde’ Gazetesi’nde yayınlanan yarım sayfa ilanın parasal bedeli 50 bin Euro olmalı.

Oysa Le Monde yetkilileri dün Hürriyet’e yaptıkları açıklamada 37 bin 300 Euro aldıklarını söylediler.

Demek ki Kürtlere 12 bin 700 Euro indirim yapmışlar.

Ama mesele bu kadar basit değil.

Malum bildiriye Türkiye’den imza koyanlardan konuşabildiklerimiz, ilan için herhangi bir para ödemediklerini söylüyor.

‘International Herald Tribune’den bir yetkili ise para almadıklarını, bunu bir ‘görüş’ olarak yayınladıklarını açıkladı.

Ama parayı almış olsalar da olmasalar da ortada enine boyuna incelenmesi gereken bir durum var.

Eğer ‘Herald Tribune’ parayı almamışsa, bunu neden yayınladı? ‘Görüş olduğu için yayınladık’ tezini, en azından gazetecilere yutturamazsınız.

Le Monde’un aldığı paraya gelince. Bunu kim veya kimler ödedi?

Türkiye’dekilerin çoğu ‘Biz para vermedik’ dediğine göre, demek ki birileri bu parayı ödemiş.

HANGİ DUYGULAR

O zaman da şu soruyu sormamız gerekir:

Bu parayı hangi duygularla ödediler?

Kürtlerle dayanışma mı?

Yoksa... Evet yoksa, Türkiye’yi son anda zora sokmak amacıyla mı?

Samimi olalım.

Durup dururken Türkiye’deki Kürtlere otonom yönetim örnekleri veren, hatta daha da ileri gidip, ‘KKTC gibi federe devlet’ modelini emsal olarak gösteren bir bildiri neyle açıklanabilir?

Leyla Zana ve arkadaşları, ‘Türkiye’deki Kürtlerin ezici çoğunluğunun, özerklik talebinin bulunmadığını’ söylüyor.

Öyleyse niye çıkıp açık açık, ‘Birileri bizi kullandı’ deme cesaretini göstermiyorlar?

İmzası olan bazı kişiler, ‘Bildiride özerklik kelimesi geçmiyor’ diyerek metni savunuyor.

Bunu söylemek, Türkiye’de yaşayan insanları ‘aptal yerine’ koymaktır.

Bildiride verilen örnekler ortada.

Bu örnekleri çıkardığınız takdirde, o bildirinin altına Türkiye’den de imza atacak çok insan bulursunuz.

Türkiye orada yazılanları zaten kabul etmiş durumda.

YİNE MEDYA

Ayrıca medyanın büyük bölümü de bu reformları gönülden destekledi.

O zaman da aklımıza şu soru geliyor:

Özerklik istemiyorsanız, böyle bir bildiriye niye ihtiyaç duydunuz?

Neresinden bakarsanız bakın bu bildiri, Türkiye’de son günlerde oluşan barış ortamına zarar verecek samimiyetsiz bir girişimdir.

Zana ve arkadaşları, dün en sıradan bir siyasetçinin yapacağını yaptılar.

Hemen medyayı suçlamaya başladılar.

Herhalde cezaevindeki günlerinde ve çıkışından sonra bu medyanın onlara gösterdiği olumlu yaklaşımı çabuk unuttular.

Ben, biraz safça da olsa, bu bildirinin ‘Paris kaynaklı bir emrivaki’ olduğuna inanmak istiyorum.

ÇÖP TENEKESİNE

Çünkü 17 Aralık’ta olumlu bir sonuç çıksa da çıkmasa da, biz Türkiye’de hep birlikte yaşamaya devam edeceğiz.

Bu yolda çok güzel adımlar da attık.

30 bin insanımızı kaybettiğimiz halde, şehirlerimizde birbirimize saldırmadık.

Sonunda herkesin değerlerini, renklerini koruyarak birlikte yaşayabileceği bir iklimi oluşturmaya başladık.

Bunu yurtdışında oturup, bugüne kadar hiçbir bedel ödememiş bazı beyefendilerin şahsi tatminlerine ve çirkin fırsatçılıklarına kurban etmemeliyiz.

Türkiye’nin Avrupa’daki samimi dostlarının yapması gereken de bu bildirinin tuhaf örneklerle ilgili bölümünü çöp tenekesine atmak olmalıdır.


Furkan

18 yıl önce - Çrş 15 Arl 2004, 11:07



sayfa 4
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET