Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye'deki yenilenebilir enerji kaynaklarının önünün çok hızlı bir şekilde açılması gerektiğini söyledi. Yıldız, "Enerji sektörü ülke ekonomisinden daha hızlı büyümeli" dedi. TÜBİTAK ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın ortaklaşa hayata geçirecekleri enerji projelerinin tanıtım toplantısına katılan Bakan Yıldız, önceki yıl enerji sektörünün kurulu güçteki büyüme rakamının yüzde 11.4 olduğunu hatırlatarak, "Geçen yıl da yüzde 6'lar civarındaydı. Bu yıl benzer bir şekilde bu rakamın oluşmasını bekliyoruz" diye konuştu. Nükleer enerji konusuna da değinen Yıldız, şunları söyledi: "Biz 3'üncü nükleer güç santralleriyle alakalı mevcut pazarı yerli mühendis ve üretimle yapılabilmesi amacıyla durdurduk. 2025-26'ya kadar 8 tane ünite yapılacak. Yaklaşık 9 bin 600 megavatlık santral devreye alınacak ama bu arada 3. nükleer santralin yapımı tamamen yerli üretim üzerine kurulacak. Şu anda Amerika ve Kanada'daki hatta farklı ülkelerdeki nükleer güç santralleriyle alakalı yetişmiş Türk bilim adamları da inşallah Türkiye'ye dönmüş olacak."
KAYNAK: SABAH.COM.TR
Siz yeterki ciddi ciddi hedefler koyarsaniz, cok daha yenilenebilir enerji yatirimlar gelecegini tahmin ediyorum.. Bu isler konusmakla ve söz vererek olmuyor bakanim!
Enerji tasarrufuna yatırım kendini 6 ayda amorti eder
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, “Enerji verimliliği ve tasarrufuyla ilgili yapılan yatırımlar kendisini 6 ay ila 2 yıl içinde amorti eden yatırımlardır.
Alıntı:
Sınırlı paranız varsa lütfen enerji tasarrufuyla alakalı harcayın, daha seri kâr edeceksiniz” dedi. Yıldız, Bilecik Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde, sanayici, iş adamları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, siyasi istikrara herkesin sahip çıkması gerektiğini, bunun zor elde edilen, kolay kaybedilen bir kavram olduğunu söyledi.
Her yıl enerjiye, 11 - 12 milyar dolar civarında farklı kalemlerde yatırım gerçekleştirildiğini ifade eden Yıldız, “Sanayicimizin verimli, enerji tasarrufuyla çalışması gerekiyor. Türkiye bu kaynaklarını doğru kullandıkça kendi maliyetlerini daha da ucuzlatmış olacak” dedi.
Nükleerde 515 bin parça
Türbin ve jeneratörlerin Türkiye’de yapılmasına ilişkin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile protokol imzaladıklarını anlatan Yıldız, şöyle devam etti:
“Bir traktörde yaklaşık 5 bin, binek araçlarda 10 bin 500 parça var. Türkiye’ye kazandıracağımız nükleer santralde 515 bin parça var. Anlaşmalarda bize ‘Ne kadarını yaparsınız?’ diye soruyorlar. ‘Hepsini bizim yapmamız lazım’ diyoruz. Bize, ‘Ne kadarını yapıyorsanız, o kadarını alırız’ diyorlar. 465 firma akredite oldu ve özelliklere uydukça bunların 4 bin 600’lere, 14 bin 600’lere çıkmasını istiyoruz. Bu yalnızca elektrik temini değil, aynı zamanda Türkiye’nin sanayileşmeyle ilgili en önemli lig atlama operasyonlarından biri. 10 yılda sanayinin lig atladığına birlikte şahit olacağız. Enerji verimliliği ve tasarrufuyla ilgili yatırımlar kendisini 6 ay ila iki yılda amorti eden yatırımlardır. Sınırlı paranız varsa lütfen enerji tasarrufuyla alakalı harcayın, daha seri kâr edeceksiniz.”
KAYNAK: MILLIYET.COM.TR
Her yil 11-12 milyar dolar enerjiye harcaniyormus. Bunun ne kadarina kömüre gidiyor acaba?!
Kömür devri bitti artik..! Gözünüzü aciniz artik!! Dünya yenilenebilir enerjiye coktan gecti, Türkiye kömür üretimi arttimaya calisiyor!!
Balıkesir’de yüzde 100 yerli teknolojiyle günde 30 ton sentetik petrol üretimi başlıyor
Altaca Grubu’nun Balıkesir Gönen’deki Çevre ve Enerji Kompleksi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın da katıldığı bir törenle açıldı. Dünya'nın haberine göre günde 200 tonluk atık işleyen tesislerde halen biyogaz, biyogazdan elektrik, organik sıvı gübre ve organik katı gübre üretiliyor. Altaca Grubu Gönen Çevre ve Enerji Kompleksi’nin hümik asit ve sentetik petrol üretim birimleri ise bu yılın son çeyreğinde üretime geçecek. Altaca Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Alper Altaca, doğada petrolün oluşumu için milyonlarca yılda gerçekleşen işlemlerin 28 dakikaya sığdırılarak, hayvansal ve bitkisel atıklardan sentetik petrol elde ettiklerini anlattı. Altaca, sentetik petrol biriminin, kullanılacak girdinin türüne bağlı olarak günde 20-30 ton ham petrol üreteceğini vurguladı.
RAFİNERİLERE SATILACAK
Hasan Alper Önoğlu, üretecekleri sentetik ham petrolün, diğer petrol türlerine göre daha kolay rafine edilerek benzin ve motorine dönüştürülebildiğini kaydetti. Elde edilecek ham petrolün rafinericilere satılacağını belirten Önoğlu, bunun için gereken hukuki ve teknik hazırlıkların devam ettiğini söyledi.
Hasan Alper Önoğlu, sentetik petrol üretiminde hayvan gübresi, anız, dal, yaprak, ağaç kabuğu, çay, meyve kabuğu, sebze artığı, pirinç sapı gibi atıkların kullanılabileceğini kaydetti. [/b]Eldeki bu tip atıkları değerlendirmek için Türkiye’nin farklı bölgelerinde Gönen’deki kompleksin 2.5 katı büyüklüğünde endüstriyel boyutta 200’den fazla tesis kurulabileceğini anlatan Alper Önoğlu, mevcut atıkların sadece yüzde 20’sinin değerlendirilebilmesi halinde bile ülkenin ihtiyaç duyduğu petrolün yüzde 20’sinin buradan karşılanabileceğini vurguladı.[/b]
ENERJİ DEĞİL ÇEVRE PROJESİ
Balıkesir Gönen’deki kompleksi dünyada türünün tek örneği olarak nitelendiren Alper Önoğlu, tesisleri bir enerji projesi olmaktan çok bir çevre projesi olarak değerlendirmek gerektiğini vurguladı. Alper Önoğlu, Gönen Çevre ve Enervi Kompleksi’nin günde 400 ton atığı bertaraf ederek göl, deniz, yer altı suları ve çevreyi kirletmesinin önüne geçtiklerini ifade etti. Gebze’deki Ar-Ge laboratuvarında pilot ölçekli, Gönen’de demo ölçekli sentetik petrol üretilebileceğini kanıtladıklarını anlatan Alper Önoğlu, “Sıra endüstriyel boyuta geldi. Türkiye’nin farklı bölgelerinde bu tesisin 2.5 katı büyüklüğünde tamamen endüstriyel amaçlı 200 fabrika kurulabilir. Bunları kendimiz işletmek için değil, talep eden yatırımcılar için kurmayı ve know-how ile özel katalizörlerimizi onlara satmayı planlıyoruz” dedi.
YABANCILAR KAPISINDA BEKLİYOR
Geliştirdikleri teknolojinin ve sonuçlarının yurt dışında da yakından takip edildiğini aktaran Alper Önoğlu, geliştirdikleri teknoloji ve uyguladıkları modelle tesis kurmak isteyen yabancılardan talep aldıklarını da anlattı. Alper Önoğlu, Altaca’nın geliştirdiği teknoloji ile Türkiye’yi teknoloji alanında takip eden değil, takip edilen ülke haline getireceğinin altını çizdi. Dal, yaprak, ağaç kabuğu, çalı, çırpı gibi orman ürünleri, hayvan gübresi, anız, ekonomik değeri olmayan pirinç sapı ve evsel çöplerin organik bölümlerinin katalitik sıvılaştırma (CAT-LIQ) teknolojisi ile petrole dönüştürüldüğünün altını çizen Önoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Cat-liq teknolojisi, diğer teknolojilerle kıyas kabul edecek düzeyde değil. Bu teknoloji ile insan ve hayvan gıdası olmayan tamamen atık dediğimiz doğayı kirleten malzemeleri kullanıyor, bir yandan petrol üretirken bir yandan da dünyanın, çevrenin kirlenmesinin önüne geçiyorsunuz.”
YATIRIM 3 YILDA GERİ DÖNÜYOR
Gönen Altaca Çevre ve Enerji Kompleksi’ne toplam 50 milyon liranın üzerine yatırım yapıldı. Ar-Ge çalışmalarına ise yaklaşık 10 milyon TL harcandı. Hasan Alper Önoğlu, “Tesis kendisini yaklaşık 5 yılda amorti edecek. Bunun 2.5 kat büyüklüğündeki endüstriyel boyuttaki yatırımda ise amortisman süresi 3-3.5 yıla iniyor” dedi. Asıl işlerinin işletmecilik olmadığını vurgulayan Önoğlu, “Biz teknoloji firmasıyız, hedefimiz teknolojiyi dünyaya satmak. Bizim de fabrikalarımız olacak. Birkaç tane daha yapacağız. Asıl amacımız bu tesisleri yatırımcılara kurmak ve teknolojiyi satmak, katalizörleri know how’u satmak” dedi.
SENTETİK PETROLÜN VARİL FİYATI 180 EURO
Altaca Grubu’nun sentetik petrol üretme maliyeti bugünkü fiyatlarla yaklaşık 60 dolar/ varil. Alper Önoğlu, “Maliyeti yüksek gibi gözükebilir ama bizim ürettiğimiz sentetik petrolün Avrupa piyasasındaki satış değeri yaklaşık 180 euro/ varil” dedi. Önoğlu, satış fiyatının yüksekliğinin iki nedeni olduğunu ifade etti. Bunlardan biri sentetik petrolün, zaten üretim aşamasında gereksiz maddelerden arındırıldığı için daha kolay rafine edilebilmesi. Önoğlu diğerini ise şöyle ifade etti: “ABD atıklardan enerji için bir destek mekanizması oluşturmaya çalışıyor. Bu mekanizmanın Türkiye’de de oluşturulması için Bakanlık ve EPDK ile görüşüyoruz. Olumlu yaklaşıyorlar. Ama (fabrika çalışsın sonra konuşalım) dediler.”
Herkes yerli otomobil gibi artık çok geç kalınmış yatırımlardan sektörlerden söz açıyor ama gelecekte bizi öne çıkarabilecek en önemli sektörlerin başında yenilenebilir enerji geliyor ama bu sadece güneş,rüzgar..v.b enerji sistemlerini tak yenilenebilir enerji elde et değil...
Bu sistemleri aynı zamanda ülke içerisinde üreteceksin ve ihraç edeceksin.Vede en önemlisi bu sistemleri daha ileriye taşıyabilecek,daha verimli hale getirebilecek veya yeni sistemler elde edeceğimiz ARGE yatırımları yapacaksın...
Yatırımlar ve enerji ekipmanları üretimi daha fazla desteklenmeli'
Türkiye'deki enerji yatırımları ve ihracatını değerlendiren Büyükekşi, yatırımların ve enerji ekipmanların üretilmesinin daha fazla desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Alıntı:
Alıntı:
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye'de 2023 yılına kadar enerji ekipmanları üretimi için ortalama 150 ila 160 milyar dolarlık bir yenilenebilir enerji yatırımı yapılması gerektiğini söyledi.
AA muhabirine Türkiye'deki enerji yatırımları ve ihracatını değerlendiren Büyükekşi, yatırımların ve enerji ekipmanların üretilmesinin daha fazla desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Büyükekşi, Türkiye'de üretim için mutlaka bir teşvike ihtiyacın olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:
"Genelde hidroelektrik, rüzgar, ve termik santrallerinde kullanılan malzemeler konusunda biz Türkiye'nin yeteri kadar üretimi olmadığını görüyoruz. Bu nedenle hepsi ithal geliyor. Bunun için de Türkiye 2023 yılına kadar neredeyse 150-160 milyar dolarlık bir yenilenebilir enerji yatırımı yapması gerekiyor. Ayrıca Türkiye'de üretilmesi için mutlaka bir teşvike ihtiyaç var. Bunların özellikle yabancı ve yerli yatırımcının birlikte bir teknoloji transferi yapması lazım özellikle bunun altını çizmek istiyoruz. Türkiye sadece ihracat amaçlı değil Türkiye'nin içinde de bu ihtiyaç var ve böyle bir yatırım yapılırsa önce yurt içinde malını satar sonra da ihracat imkanı doğar."
Büyükekşi, kablo ihracatı konusunda Türkiye'nin iyi olduğunu bildirerek, yurt içindeki talebin karşılandığı ve yurt dışına satışının yapıldığını aktardı.
"Hücrelerin Türkiye'de üretilmesi lazım"
Büyükekşi, güneş panellerinin yurt içinde üretilmesiyle ilgili soru üzerine şöyle konuştu:
"Türkiye'de güneş panelinden önce panellerde kullanılan ana maddenin yani hücrelerin üretilmesi gerekmektedir. Herhangi bir şekilde ithal edilip belli süreçlerden geçirilip ihraç edilmesi bize katma değer olarak çok fazla bir değer sağlamıyor. Bizim tam tersi güneş enerjisinde de hücreleri yapacak teknolojiyi transfer edip, gerek yabancı gerek Türk yatırımcıyla iş ortaklığı yaparak bu konuda adım atmaları Türkiye için daha faydalı olur."
KAYNAK: TRT.NET.TR
Guzel bir analiz, insallah yeni kurulacak olan hükümet bu konuyu ciddiye alir...
Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, " 2023 yılı yüzde 30 yenilenebilir enerji hedefimize şüphesiz ulaşacağız" dedi.
Alıntı:
Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını normal seyrinin yüzde 21'ine kadar azaltmayı hedeflediklerini söyledi.
Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP21) için Paris'te bulunan Bakan Sarı, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki hedefleri ve COP21 hakkında yazılı açıklama yaptı.
Sarı, zirveye ilk defa gönüllü olarak iyi niyetli katkılarını sunduğunu belirterek, "Türkiye 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını normal seyrinin yüzde 21'ine kadar indirmeyi iyi niyetli olarak dünyaya duyurmuştur. Bu Türkiye için yeni bir başlangıçtır. İklim değişikliği konusunda beyaz bir sayfa açan Türkiye, sorumluluklarını yerine getirmek için elinden geleni yapmaya çalışacaktır" ifadesini kullandı.
Bakan Sarı, küresel iklim değişikliği sorununun bugünkü neslin yanında gelecek nesiller için de büyük bir tehdit arz ettiğini vurguladı.
"Gelişmiş ülkeler taahhütlerini yerine getirmeli"
Yerküre sıcaklığının sanayi devriminden bugüne neredeyse 1 derece arttığını ve güvenli bir gelecek için küresel ısınmayı maksimum 2 derecede tutmanın şart olduğunun altını çizen Sarı, "Bunun için dünya ülkelerinin çok büyük çaba sarf etmesi gerekir. Enerji başta olmak üzere, ulaştırmada, şehirleşmede, atık yönetiminde, her alanda üretim süreçlerinin değiştirilmesi gerekiyor. Dünya, iklim değişikliği konusunda Kyoto Protokolü'nden bu yana ne yazık ki ciddi bir mesafe alamadı. 2015 Paris İklim Zirvesi'nde dünya ülkelerinin belli bir sorumluluk alması konusunda umut doluyuz" değerlendirmesini yaptı.
Sera gazı emisyonlarının yüzde 95'inden fazlasına sahip ülkelerin azaltım yükümlülüğünü alabileceklerini beyan ettiğini hatırlatan Bakan Sarı, şöyle devam etti:
"Bu, gelecek açısından umut vericidir. Ancak iklim zirvesinin ve müzakerelerin başarıya ulaşabilmesi için iki önemli husus var: Birincisi finans meselesi. Gelişmiş ülkelerin önceden söz vermiş oldukları yıllık 100 milyar doları, gelişmekte olan ülkelere vermeyi taahhüt etmeleri gerekiyor. İkinci önemli konu da ortak, fakat farklılaştırılmış sorumluluk meselesidir. Tarihi sorumluluğu olan ülkelerin taşın altına ellerini koymaları gerekiyor."
2023 Hedefi: Yenilenebilir enerji
Paris anlaşmasının adil, şeffaf ve dengeli bir anlaşma olması için Türkiye'nin de elinden gelen bütün gayreti göstereceğini ifade eden Fatma Güldemet Sarı, gelecek süreçte Türkiye'nin atacağı adımları anlattığı konuşmasında şunları kaydetti:
"Ülkemizin sürdürülebilir olarak kalkınmasını sağlayacağız. Bundan sonraki süreçte yenilenebilir enerji çalışmalarımızı hızlandıracağız. Binalarımızı enerji verimli hale getireceğiz. 2023 yılı yüzde 30 yenilenebilir enerji hedefimize şüphesiz ulaşacağız. Paris iklim müzakerelerinde gelecek nesillerin korunması için iklim değişikliğine karşı alınacak tedbirlerin uygulanmasına da katkılarımızı sunacağız."
İnternet arama motoru Google, dünya genelindeki tüm binalarında yenilenebilir enerjiden yararlanacağını bildirdi
Alıntı:
İnternet arama motoru Google, dünya genelindeki tüm binalarında yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanacağını duyurdu.
Şirketin internet sayfasında yer alan basın açıklamasına göre, 2025'e kadar güneş ve rüzgar enerjisi projeleriyle yenilenebilir enerji satın alımları 3'e katlanacak.
Dünya genelindeki tüm şirket binalarının enerjileri temiz enerjiden karşılanacak. Yeni kurulan 842 megavatlık temiz enerji gücü, Şili'deki bir güneş enerjisi santrali ve İsveç'teki rüzgar santralinden elde edilecek.
Şirketin Almanya, Amerika ve Kenya'da 2,5 milyar dolar değerinde 22 yenilenebilir yatırımı bulunuyor.
Facebook ve Apple gibi teknoloji şirketleri de yenilenebilir enerjiden yararlanmak için yatırımlarda bulunacaklarını açıklamışlardı.
KAYNAK: TRT.NET.TR
Gercekten bravo....
Türkiye, bunlardan bazi seyleri örnek alabilir mesela...
Bağımsız kurumsal finansman şirketi N+1 Daruma Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Okan Altuğ, yenilenebilir enerji sektöründe güneş, jeotermal, rüzgâr, HES konularına yabancıların ilgisinin yüksek olduğunu söyledi. Altuğ, "2016'da sonuçlanacak toplam 1 milyar dolarlık 5 enerji projesi için görüşmelerimiz bulunuyor" dedi. Alt yapı fonlarıyla görüştüklerini belirten Altuğ, ABD, Avrupa, Japonya, Hindistan ve Çin'in Türkiye enerji sektörüne ilgi gösterdiğini söyledi. Öte yandan N+1 Daruma'nın ana şirketi N+1, 7 Avrupa ülkesindeki büyümesinin ardından, ABD'de Boston merkezli yatırım markası C.W. Downer'ı satın aldı.
Enerji tasarrufuna yatırım kendini 6 ayda amorti eder
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, “Enerji verimliliği ve tasarrufuyla ilgili yapılan yatırımlar kendisini 6 ay ila 2 yıl içinde amorti eden yatırımlardır.
Malesef bu şekilde olsa idi Türkiyede geçen yıl başlayan Lisanssız elektrik üretimi için milyonlarca başvuru olurdu. Bir megawat elektrik üretimi için gereken yatırım tutarı yaklaşık 3 milyon TL. Bu tutar da 2 yıl içerisinde geri alınabilecek bir tutar değil.
Burada en karlı olanlar elektrik dağıtım şirketlerinin kendi üretmiş oldukları elektrik santralleri. Mesela Akedaş bazı yerlerde RES üretiyor. Ve son satıcı da yine kendisi. Tabi her firma da bunu yapmıyor veya yapamıyor. Enerjisanın da bir kaç yatırımı var. Meramedaş ta yapmak için projeler üretmiş. Küçük kullanıcılar da atılım yapmak için çabalıyor ancak bu büyük devlerin arasında kaybolup gidiyor. Devlet en azından yatırıma hak kazanmış firmaları desteklese yine de büyük ilerleme kaydedilebilirdi şimdiye kadar.
Yenilenebilir enerji (kaynakları), sürekli devam eden doğal süreçlerdeki var olan enerji akışından elde edilen enerjidir. Bu kaynaklar güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, jeotermal enerji, hidrolik enerjisi, biyokütle enerjisi ve hidrojen enerjisi olarak sıralanabilir.