CW Enerji, Türk savunma sanayisine güneşten güç katacak
Güneş enerjisi sistemleri sektörünün önde gelen firmalarından CW Enerji, uzun süredir yürüttüğü AR-GE çalışmaları sonucu savunma sanayisine yönelik güneş enerjisi çözümleri geliştirdi.
Uğur Aslanhan, Erhan Cihan Ünal |
29.07.2023 -İstanbul
Dünyanın en büyük savunma sanayisi buluşmalarından olan ve bu alanda önemli bir tanıtım, pazarlama ve iş birliği platformu haline gelen 16. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF'23) sona erdi.
Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Milli Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) yönetim ve sorumluluğunda, Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım AŞ organizatörlüğünde gerçekleştirilen fuar, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlendi.
Türkiye ve yurt dışından önde gelen şirketlerin yer aldığı fuarda, güneş enerjisi sistemleri üreten teknoloji firması CW Enerji de savunma sanayisine yönelik geliştirdiği çözümleri sergiledi.
Savunma sanayisinin ihtiyacı olan enerjiye köklü çözümler sunmayı amaçlayan şirketin bu amaçla uzun süredir yürüttüğü AR-GE çalışmaları meyvelerini verdi.
Yerli ve milli savunmaya destek olmak amacıyla bugüne kadar geliştirdiği ürünleri "CW Defence" çatısı altında toplayan CW Enerji, ürünlerini IDEF'23'te uluslararası alanda görücüye çıkardı.
Sergilenen ürünler arasında mobil askeri enerji üretim sistemlerinden mobil enerji depolama sistemlerine, güvenlik sistemlerinden sert arazi koşullarına dayanıklı güneş panellerine, İHA ve SİHA'ların kanatlarına takılan panellere kadar birçok ürün yer aldı.
"En yeşil enerjiyi kullanan ordu Türk ordusu olsun"
CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Antalya Organize Sanayi Bölgesi'nde yaklaşık 2 bin çalışanla faaliyet gösterdiklerini belirterek, güneş enerjisi çözümlerine yönelik geliştirdikleri ürünlerin askeri alanda kullanılması için bir süredir AR-GE çalışmaları yürüttüklerini söyledi.
Sarvan, "Araştırma ve geliştirme çalışmalarımız sonucunda onlarca ürün ortaya çıktı. Bu ürünlerimizi artık askeri alanlarda da kullanmak için kolları sıvadık. Aslında buradaki düşüncemiz en yeşil enerjiyi, en yenilenebilir enerjiyi kullanan ordu Türk ordusu olsun. Ordumuzu, kendi sektörümüzde, yerli teknolojilerimiz, yerli tasarımlarımızla ve yerli ürünlerimizle güneş enerjisine en donanımlı hale getirmek istiyoruz." dedi.
Güneş enerjisinin hayatın birçok alanında kullanılabileceğine işaret eden Sarvan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Olağanüstü problemlerde, savaş veya deprem anında, yollar zarar gördüğünde oraya akaryakıtın götürülmeye çalışıldığı sıralarda güneş enerjisinin daha hızlı şekilde ulaştırılabileceğini gördük. Mesela, savaş anında ilk geldiler köprülerimize zarar verdiler, yollarımızı kazdılar. Buradan bir konteynerimiz veya aracımız götürülüp askerimize verilse ve bir konteyner de panel konulsa oraya, orada askerimiz kendi normal rutin akışını sağlayabilir. Bunlar kolay ve çok basit kurulabilen sistemler. Çok fazla teknik bilmeye gerek yok."
Kalekollardan askeri kıyafetlere kadar birçok yerde kullanılabilecek sistemler
Tarık Sarvan, kalekollarda, sınırlarda ve denizde kullanılabilecek çok fazla ürünleri bulunduğunu, bazı sistemlerin de AR-GE çalışmalarının sürdüğünü söyledi.
Sınırdaki kalekolların yakınlarında bulunan kamera sistemlerine işaret eden Sarvan, şu ifadeleri kullandı:
"Enerjisini güneşten alan ancak veriyi istediğiniz noktaya gönderen akıllı bir kamera sistemimiz var. Bunlar taşınabilir, 220 watt enerjiyi dağ başında alabilecekleri, dağ başında belli bir yaşam kalitesini sürdürebilecekleri ürünlerimiz, taşınabilir çantalarımız var. Daha basit ve küçük, cep telefonu doldurabilen aletlerimiz var. Onun haricinde daha güçlü bir duvar kırabileceğiniz veya güçlü bir makineyi çalıştırabileceğiniz 5 kilovatlık bir lazer sistemimiz var. Burada bir tankımız var. Bunu götürüp ona bağladığınızda mazot kalmadığında bununla beraber güneşten aldığımız enerjiyle buraya koyabiliyoruz. Mesela bununla 4 atış yapabiliriz. Bunları geliştiriyoruz. Buna benzer içeride birçok ürünümüz var."
İHA ve SİHA'ların kanatlarına güneş enerji panelleri
CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Sarvan, fuarda İHA kanadında sergilenen güneş enerji panelleri hakkında bilgi verdi. Bu ürünün tamamlandığını bildiren Sarvan, yerli ve milli İHA ve SİHA'larda bu panellerin kullanılabileceğini, bununla ilgili gerekli iletişimleri yapacaklarını söyledi.
Sarvan, panellerinde yerlilik oranının yüzde 50'nin üzerinde olduğunu, bataryaları kendilerinin ürettiğini ve tasarımlarını kendilerinin yaptığını belirterek, her geçen gün yerlilik oranının arttığını ifade etti.
Panel üretiminde zamanla yerlilik oranının yüzde 80'lere çıkacağını aktaran Sarvan, fuardaki görüşmeleri ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
"Güneş paneli sektöründe yaklaşık 60 ülkeye ihracat yapıyoruz. Burada birçok yabancı komutanlar var ve bizim komutanlarımız da geldi. Birçok komutan, 'evet, biz bu kadar hazır olan bir firma hiç görmedik' dedi. Mesela birisi, paneli buluyor ama gerisi gelmiyor. Yani bizdeki panel, kablolama sistemi, zırhlı kablolama sistemi, askeri standartlardaki sistemler, batarya depolama sistemleri ve dağdaki suya ihtiyacı olan su pompasına kadar güneş enerjisiyle çalışan kurduğumuz bu sistemi çok beğendiler. Bu da bizi tabii ki çok motive etti."
"Askerimizin sahadaki hareket kabiliyetini artırıyoruz"
Tarık Sarvan, sistemlerinin özellikle askerlerin hayatını kolaylaştıracağını belirterek, "Dağda veya kırsaldaki askerlerimizin belli bir süre sonra bataryaları bitiyor, şarjları azalıyor. Onlar, taşınabilir şarj üniteleri, taşınabilir çantalarımız ve mola yaptıklarında güneş enerjisinden elektrik elde ederek orada daha uzun kalabilirler. (Bunu yapamazlarsa) Belirli bir zaman sonra geri dönmeleri lazım. Powerbank'lar, cep telefonlarının şarjları, telsizlerin gücü bir zaman sonra bitiyor. Ancak güneş enerji sistemini oraya kurduğunda, orada onlarca gün, hatta aylarca kalabilir. Hatta, 'Biz 1.000 kişi x bir noktada, şebekenin olmadığı noktada, şu kadar zaman kalacağız, enerjiye ihtiyacımız var' desinler. Gündüz güneşten, akşam da batarya üzerinden biz bunu verebiliyoruz. Yani sahadaki hareket kabiliyetini çok daha fazla artırıyoruz." ifadelerini kullandı.
Bazı ürünleri giyilebilir hale getirdiklerini aktaran Sarvan, "Askerin sırtındaki yük dağda yürürken çok fazla. Daha ağır bir sistem olmasın diye bunları artık giyilebilir hale getirdik. Umuyorum ki bunun farkındalığı artacak. Fuarda böyle bir firma yok ancak seneye bu zamanlarda en az 10 firmada güneş enerjisini göreceğimizi düşünüyorum." dedi.
https://www.aa.com.tr/tr/savunma-sanayisi/cw-ener ...ak/2957145
Bakan Bayraktar'dan Suudi Arabistan ile enerji anlaşması açıklaması
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'ye körfez ülkelerinden ciddi ilgi olduğunu belirterek, "Suudi Arabistan ile enerji anlaşması imzaladık. Suudi Arabistan ile önemli bir enerji işbirliği gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Maddi olarak miktarı netleşmedi. 4-5 bin megavatlık yenilenebilir enerji projesine ilgi duyduklarını görüyoruz" dedi
Alıntı:
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin enerji gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Körfez turu kapsamında resmi ziyarette bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile enerjide işbirliğinin ele alındığını anımsatan Bayraktar, Suudi Arabistan ve Katar'ın da Türkiye ile enerji projeleri geliştirmek istediklerini söyledi.
Bakan Bayraktar, son iki aydır BAE ile gerçekleştirilmesi muhtemel enerji projelerine yoğun olarak odaklanıldığını belirterek, "BAE ile toplamda 50,7 milyar dolarlık anlaşma seti bulunuyor. Bunun 29,7 milyar doları enerji projeleri. Enerji projelerinde de ağırlıklı olan kısım yenilenebilir enerji, rüzgar, güneş, deniz üstü rüzgar enerjisi projeleri, doğal gaz ile hidrojen ve yeşil amonyak üretiminin olduğu bir proje setimiz var" diye konuştu.
Bayraktar, Türkiye'nin 2035 yılına kadar her yıl 3 bin 500 megavat güneş, 1500 megavat rüzgar enerjisi yatırımı hedefi olduğuna dikkati çekerek, "Sürekli elektrik üretebilecek bir santral düşünüldüğünde yaklaşık yeni 6 Atatürk Barajı devreye almış olacağız bu projeleri hayata geçirdiğimizde." ifadesini kullandı.
İklim değişikliğiyle mücadele, dışa bağımlılığın azaltılması ve arz güvenliği için nükleerin Türkiye'nin enerji sepetinin içinde yer alması gerektiğini dile getiren Bayraktar, "Akkuyu, 27 Nisan'da yakıtın sahaya gelmesiyle nükleer tesis statüsü kazandı. İnşallah, 2024 yılında ilk elektriği bu sahadan, ilk reaktörden üretmek istiyoruz. Böylece, takip eden yıllarda da diğer reaktörlerin devreye girmesi suretiyle yaklaşık 4 reaktörle Türkiye'nin elektrik talebinin yüzde 10'u Akkuyu'dan karşılanmış olacak." diye konuştu.
KAYNAK: KAYNAK: HABERTURK,
Bunlarin yaninda bitecek olan barajlarida eklersek her yil 6-8bin Yenilenebilir enerji üretim kapasitesini arttirmis olacagiz..
Yüzbinlerce hanenin ihtiyacını karşılayacak! Türkiye'nin en büyük 2. devi olacak
02.08.2023 16:34
Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Güneş Enerjisi Santralleri-4 (YEKA GES-4) yarışmalarında Bor-2 ihalesini kazanan Ecogreen Elektrik Enerji Üretim AŞ, Bor ilçesi Emen köyü yakınlarındaki santralde kurulum çalışmalarına devam ediyor.
Şu anda yaklaşık 100 bin panelin kurulduğu, tamamlandığında 244 bin 80 panelin olacağı santralin ağustos sonu üretime geçmesi planlanıyor.
Firmanın GES Grup Başkanı Ali Korkmaz, geçen yıl 16 Mayıs'ta sözleşmeyi imzalayarak çalışmalara başladıklarını söyledi.
Projelerinin, yatırımların erken devreye alınmasıyla finansal olarak daha yönetilebilir hale geldiğini belirten Korkmaz, ''Projemizi planlarken 100 megavat alternatif akım, 130 megavat doğru akım kapasite üzerinde yoğunlaştık.
Yaptığımız optimum çalışmalara göre burası için en uygun sistemin tek eksen güneş takip sistemi olduğuna karar verdik. Bu alanda rüştünü ispatlamış global firmalarla çalışmaya dikkat ediyoruz.'' ifadelerini kullandı
Yeryüzünden yansıyan ışınımdan da enerji üretilecek
Yatırımlarında yüksek teknoloji kullandıklarını dile getiren Korkmaz, bölgede yeryüzünden yansıyan ışınım oranının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu anlattı.
Korkmaz, Türkiye'de yüzde 15 seviyelerinde olan bu oranın yatırım sahasında yüzde 30'un üzerine çıktığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
''Burada sadece gökyüzünden gelen ışınımdan değil, yeryüzünden yansıyan ışınımdan da enerji üreteceğiz. Burası 2 milyon metrekarelik bir arazi. Bunun 450 bin metrekaresi 130 megavatlık panellerle kaplanacak. Sahanın her tarafına yayılmış şekilde olacak. Yılda yaklaşık 300 gigavat saatlik bir üretim kapasitesi beklentimiz var. Bu santral, yılda yaklaşık 300 bin hanenin enerjisini tek başına sağlayacak. Ülkemiz için çok faydalı, çok verimli bir yatırım olacak. İhaleyi çok rekabetli rakamlarla kazandık. Santral, bu rekabetçi rakamlar ve ucuz elektrikle ülke ekonomisine çok ciddi kaynak sağlayacak.''
Korkmaz, altyapı çalışmalarında neredeyse yüzde 100'e ulaştıklarını ifade ederek, ''Üst yapıda da yaklaşık yüzde 50'ye ulaştık. Ağustos sonu ya da eylül ayının ilk haftasında yatırımımızı yüzde 100 devreye almayı planlıyoruz.'' dedi.
Korkmaz, aynı zamanda bölge halkına iş imkanı sunduklarını, istihdam edilen 400 kişinin yarıdan fazlanın Niğde'den geldiğini dile getirdi.
Bor GES projesinin Konya Karapınar'dan sonra en büyük ikinci santral olacağına işaret eden Korkmaz, inovatif ve yenilikçi santral kuracaklarını bildirdi.
Her panelden 30 saniyede bir veri gelecek
Korkmaz, yapay zeka destekli bir altyapı kurduklarına işaret ederek, şöyle konuştu
''244 bin 80 panelin hemen hemen her birinden her 30 saniyede bir veri gelecek. İşletme açısından bir panelin verimsizliğine bile tahammülümüz yok. İşletsel anlamda yüzde 99,99 emre amadelik gibi bir hedefimiz var. Yapımızı bu yönde kurguluyoruz. Sahamız çok büyük, 2 milyon metrekare. Saha güvenlik açısından da işletmesi zor bir alan. Bu nedenle genelde askeri tesislerde kullanılan radar teknolojisiyle bir güvenlik sistemi kuruyoruz. Sızmalara ya da oluşabilecek vandalizme karşı teknolojik altyapıyla sahamızı korumayı planlıyoruz. Bu sahada 360 derece radarlar var. Tehdidin sınıfına göre reaksiyon verebilecek otonom altyapıya sahip bir santral olacak.''
Korkmaz, santralin çevre açısından da önemli olduğuna, tek başına 180 bin ton karbon salımını engelleyeceğine işaret ederek, bölgede başka firmaların 2 GES santrali daha kuracağını bildirdi.
https://ekonomi.haber7.com/foto-galeri/80600-yuzb ...olacak/p14
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ilk deniz üstü RES için aday YEKA'ları belirledi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, ilk deniz üstü rüzgar enerjisi santrali (RES) için aday Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ilan etti.
05.08.2023 Ankara
Bakanlığın internet sitesinden yapılan açıklamada Bandırma, Bozcaada, Gelibolu ve Karabiga'daki 4 deniz üstü RES alanının Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Yönetmeliği kapsamında aday YEKA olarak belirlendiği bildirildi.
Söz konusu açıklamada, şunlar kaydedildi:
"09/10/2016 tarih ve 29852 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Yönetmeliği kapsamında aşağıda sayısal bilgileri (.kml) verilen alanlar Denizüstü RES Aday YEKA olarak belirlenmiş olup söz konusu alanların yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak ilan edilmesine yönelik detay çalışmalara başlanmıştır."
https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/enerji-ve-tabii- ...di/2961733
Türkiye'nin jeotermal enerji kaynak potansiyeli 62 bin megavat
JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, enerji üretimi, konut ısıtması, seracılık ve turizmde 5 bin megavat seviyesinde jeotermal kullanımı olan Türkiye’nin, keşfedilmiş jeotermal kaynak potansiyelinin 62 bin megavat olduğunu bildirdi.
08.08.2023 -Ankara
Kındap, yazılı açıklamasında, Anadolu coğrafyasında 1500'ün üzerinde doğal jeotermal çıkış noktası bulunduğunu ve Türkiye'nin jeotermal kaynak zenginliği açısından dünya lideri olabileceğini ifade etti.
Jeotermal kaynak zenginliği açısından Türkiye'nin Avrupa’da lider, dünyada ise dördüncü sırada yer aldığını anımsatan Kındap, bu doğal zenginliğin entegre kullanım ile daha fazla katma değere dönüştürülebileceğini aktardı.
Türkiye'de petrol arama ve sondaj çalışmalarında son yıllarda yaşanan olumlu gelişmelerin altında Türk sondaj şirketlerinin jeotermal kaynak aramalarında elde ettiği deneyimin büyük etkisi bulunduğuna işaret eden Kındap, şunları kaydetti:
"Petrol ve jeotermal kaynak arama, teknik ve mühendislik açıdan birbirine çok yakın. Ancak ülkemizin bir ilinde petrol bulunduğunda toplumun pek çok kesiminden ve basın yayın kuruluşlarından sevinç nidaları işitirken, aynı sevincin pek çok farklı alanda değer yaratabilen jeotermal bulunduğunda yaşanmadığını görüyoruz. Halbuki, jeotermal kaynakların bulunduğu bölgede sağladığı istihdam olanakları, elektrik üretiminden seracılığa, konut ısıtmadan balıkçılığa kadar geniş bir alanda kullanım imkanı ve ekonomimize sağladığı katkı düşünüldüğünde; bu kaynaklardan daha fazla yararlanılması çevresel ve ekonomik hedeflerimiz açısından önem arz ediyor."
Anadolu'nun binlerce yıldır jeotermal zenginlikle bütünleşen, o kaynakla ısınan, yine o kaynakla şifa bulan insanların yaşadığı muhteşem bir coğrafya olduğunu vurgulayan Kındap, şöyle devam etti:
"Enerji üretimi, konut ısıtması, seracılık ve turizmde 5 bin megavat seviyesinde jeotermal kullanımı olan Türkiye'nin, keşfedilmiş kaynak potansiyeli 62 bin megavat. Anadolu bir jeotermal cennetidir. Bu toprakların petrolü jeotermaldir. Türk jeotermal sektörü yatırımcıları, mühendislik birikimi, insan kaynağı ve finansman gücü ile bu büyük vizyonun parçası olmaya hazırdır. Bugün Türk sondaj şirketlerinin Avrupa'dan Afrika'ya ve Uzakdoğu'ya kadar geniş bir coğrafyada anahtar teslimi jeotermal santraller kurduklarını görmekteyiz. Hükümetimizin ortaya koyduğu ‘2053 Net Sıfır Emisyon’ vizyonunun gerçekleşmesine katkı sağlayacak en temel enerji kaynakları arasında tartışmasız olarak jeotermal önemli bir yere sahiptir."
https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiyenin-jeote ...t-/2963367
Deniz üstü RES için aday YEKA'ların büyüklükleri belirlendi
Bandırma açıklarında 1111 kilometrekare, Bozcaada kıyılarında 299 kilometrekare, Gelibolu açıklarında 75,6 kilometrekare ve Karabiga kıyılarında 410 kilometrekare alan aday YEKA olarak tahsis edildi.
09.08.2023 Ankara
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, deniz üstü rüzgar enerjisi için belirlenen aday Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı'na (YEKA) ait sahaların büyüklüklerini belirledi.
AA muhabirinin Bakanlıktan aldığı bilgilere göre, deniz üstü rüzgar enerjisinde Bandırma açıklarında 1111 kilometre kare alan, Bozcaada açıklarında 299 kilometrekare, Gelibolu açıklarında 75,6 kilometrekare ve Karabiga kıyılarında 410 kilometrekare alan aday Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) olarak tahsis edildi.
Söz konusu sahalar için ilgili kurum ve kuruluşlardan görüşlerin alınmasına müteakip seçilecek belirli sahalarda meteorolojik ve oşinografik analizler ve ölçümlerden oluşan ön fizibilite etütleri yapılacak.
Ayrıca teknik, yasal, ekonomik analizler ve kapasitenin belirlenmesine yönelik faaliyetler gerçekleştirilecek. Çalışmaların sonuçlarına göre deniz üstü RES kurulumuna yönelik faaliyetler yürütülecek.
Enerji bağımsızlığı için deniz üstü rüzgar enerjisi
Türkiye'nin 2053 "net sıfır emisyon" hedefleri doğrultusunda bakanlık tarafından Türkiye Ulusal Enerji Planı geçen yıl sonunda yayınlanmıştı. Bu plana göre, deniz üstü rüzgar enerjisinde 2035 yılına kadar 5 gigavatlık bir kapasiteye ulaşılması planlanıyor.
Dünyada enerji üretiminde fosil kaynakların yerini büyük bir hızla yenilenebilir enerji kaynakları alıyor.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının, çevreyle dost teknolojilere sahip olması ve konvansiyonel elektrik üretim yöntemleriyle bu kaynakların arz güvenliğine önemli katkı sağladığı ifade ediliyor.
Ayrıca ekonomik hale gelmiş olması nedeniyle, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de yenilenebilir enerji yatırımları, arz güvenliğinde önemli bir yer tutuyor.
Öte yandan, Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi raporuna göre 2022 yılı içerisinde 8,8 gigavat deniz üstü rüzgar enerjisi santralinin kurulumunun gerçekleşmesiyle birlikte deniz üstü rüzgar enerjisi gücü 64,3 gigavata ulaştı.
Sasa Polyester Gaziantep'te 25 milyon dolar değerinde Arazi GES yatırımı yapacak
SASA Polyester, Gaziantep'te 25 milyon dolarlık Arazi GES yatırımı yapmaya karar verdi.
Haber Merkezi 09 Ağustos 2023 11:36
SASA Polyester, Gaziantep'te 25 milyon dolarlık Arazi GES yatırımı yapmaya karar verdi.
SASA Polyester, tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yapılan açıklamada, ''Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde bulunan araziler üzerine toplam 40 bin kilovat peak (kWp) santral gücünde Arazi GES kurulması için yaptığımız başvuru ilgili mevzuat kapsamında oluşturulan komisyon tarafından uygun bulunmuş ve Şirketimize Bağlantı Anlaşmasına Çağrı Mektubu iletilmiştir.'' ifadelerine yer verildi.
Söz konusu mektuba istinaden, gelecek kuşaklara yeşil ve temiz bir dünya bırakma sorumluluğu ve şirketin sürdürülebilirlik ilkeleri kapsamında, ilgili araziler üzerinde yaklaşık 25 milyon dolar değerinde Arazi GES yatırımı yapılmasına karar verildiği aktarılan açıklamada, ''10 ay sonra tamamlanması beklenen projeden sağlanacak enerji Şirketimizin mevcut yıllık elektrik enerjisi tüketiminin yaklaşık yüzde 10'una tekabül etmektedir.'' denildi.
https://www.dunya.com/sirketler/sasa-polyester-ga ...eri-701022