Mustafa Okat
10 yıl önce - Cum 28 Hzr 2013, 14:41
Başlayalım madem.
Öncelikle söyleyeyim, kolay kolay sorun çıkarmayı, problem olmayı sevmem. Çoğu zaman "Ya sabır" der susarım.
Başta bazı şoförlerden yakınıyorum. Bir kaç örnek olay anlatayım.
Genelde 1 veya 2 numaradan bilet alırım. Önceden aldığım için yer bulurum genelde. Nedendir bilinmez otobüslerin arkası tutar beni. Önde gidersem sorun yok. Hostluk ta yaptım ama hiç bir zaman arka koltuklarda oturarak yarım saatten fazla gidemedim. Her neyse, benim yerim 1 numaraydı ve sigara içmem. Öyle çok çok rahatsız da olmam ama sevmem sigarayı da. Gece yolculuğu ve daha havalar yeni yeni ısınıyor. Geceleri hala serin ama gündüz malumunuz tişört üstü gömlek falan dolaşılıyor. Ben de akşama doğru bindim otobüse. Gece oldu bir de yağmur başladı 15 dakika kadar sonra kaptanımız camı araladı başladı sigara içmeye. Tamam dumanı gelmiyor ama kokusu rahatsız ediyor. Camdan zaten serin esiyor bir de yağmur damlaları buz gibi geliyor. Adamı uyardım. Duyduğuna eminim duymamış olması için odiyometriden kalması lazım. Her neyse, sigarasını içmeye devam etti beni hiç duymamış gibi yaparak. Neyse dedim bitirince atar artık biz de rahat ederiz. 10 dakika kadar kaptanın sigara sefasını bekledik tabi bu sırada yağmur soğuk derken burnum da akmaya başladı. Sonra cam kapandı içerisinin ısısı falan biraz rahatladım derken hop bir daha açıldı cam. Yine soğuk yağmur damlacıkları, serin esen rüzgar ve sigara kokusu. Hayır kıyafet zaten ince, bir de yağmur damlası kıyafete gelirse daha beter hissettiriyor soğuğu. Yine uyardım bu sefer biraz daha yüksek sesle söyledim ama yine cevap yok. Yine bi 10-15 dakika çektik bunu. Sonra cam kapandı derken 3. bir kez daha aynı olay olunca içimden "Hay senin gibi kaptanın da senin gibi firmanın da..." diye söylendim ama 1 saatten yol kalmıştı, sabret dedim.
Eskişehir'e gelince bir soğuk bir sıcak şeklinde geçen o tempo yüzünden 3 gün hasta gezdim. Zaten 2 günlüğüne geldiğim memleketimde 2 gün yattım 3. gün de hasta olarak tekrar yola koyulmak zorunda kaldım.
Sonra bazı kaptanlar klima açmaz, otobüsün içerisi bildiğiniz hamam gibi olur. Terden kıyafetleriniz yapış yapış olur. Uyarsanız da açmaz. Klima çalışıyor ama açmaz (Bozuk diyor da, hostluk yapmasam yedirecek).
Trende genelde klima ile ilgili sorun yaşamadım. Yani olsa da uzun sürmedi. Onları da kısaca anlatırsam birisinde kış yolculuğuydu fakat kondüktör ısıtmayı manuele almış (Çabuk ısıtsın diye) sonra da unutmuş olacak ki vagonun içerisi hamam gibi oldu. Sonutça kış bile olsa iki tane Cummins motor var gücüyle 6 vagonu ısıtmaya çalışıyordu. En büyük ısıyı da bizim vagona veriyordu. Dayanamadım kalktım vagonun sahanlığında iklimlendirme dolabına baktım manuelde. Kondüktörü buldum söyledim abi dedim böyle böyle bak şuna (Ki o sırada 32 dereceye ulaşmış iç ısı) ve manuel ısıtmada eğer ısı çok yükselirse yangın bile çıkabilir. Söyledim otomatiğe aldı, alır almaz zaten sistem ısıtmayı pat diye kesti. Sonra da içerisi rahatladı zaten.
Bir de jeneratör arızası yüzünden soğutma kesilmişti ilk büyük istasyona kadar camlar açık gittik orada jeneratör değişimi oldu rahatladık.
Onun haricinde koltuk araları gerçekten çok dar. Hesapladığımda otobüsün buna mecbur olduğunu görüyorum. Çünkü 20 koltukta kar etmeye başlıyorlar. 19 koltuk ile yola çıkarsa zarar. En azından bir hat için böyle. Diğerlerinde de rakamlar ona göre.
Her neyse, koltukların araları çok dar. Geriye yatıyorsa bile onun yatma hesabının bizim otobüslere göre yapıldığını düşünmüyorum. Hele 2+1'in koltukları daha fazla yatıyor. Sonuna kadar yattığı zaman önümdeki LCD benim bir parçam gibi oluyor. Bir de yolcu rahat durmaz da ikide bir geriye atarsa kendini iyice sıkıntı başlıyor. Bazen rica ediyorum yolcudan kaldırıyor da bazısı da "hayır kaldıramam" ya da daha da öte "kaldırmam birader uyuyacam ben" gibi tepkiler veriyor. Neyse diyorum gene, sineye çekelim. Bazıları da acayip acayip triplere giriyor. "Uyuycam lan ben senin kahven için koltuğu falan dikemem" diyen biri vardı yanımdaki yolcuya. Sonra da sert bir şekilde kaldırdı koltuğu kahveyi ikimizin de üzerine döktü (Kahve ikram sehpasının üstündeydi). Hem de işe gidiyordum yani, eve giderken olsa neyse, bütün günümü perişan bir kıyafet ve yanık bir bacakla geçirdim. Yine de sesimi çıkarmadım çünkü olay çıksa büyür yani orada tartışmayla kalmaz.
Her neyse, diğer bir koltuk olayı da ben hostken 2+1'de meydana geldi. İki arada bir derede kalmak dedikleri durum.
Yolcunun biri sonuna kadar yatırmış diğeri de haliyle rahatsız oluyor. Normal olarak bana söylüyor, ben de öndeki yolcuyu uyarıyorum. Adamın tepkisi "Hayır kaldıramam"
E ne diyeyim? "Kaldıracaksın ulan" diyecek halim yok ya, koltuk yatıyorsa yatırırım diyor. Kendine göre haklı.
E arkadaki yolcu? Ona yatır desem bu sefer bütün otobüs yatık gidecek? Arkadaki yolcu da haklı kendince, televizyon ağzında gidiyor. Ayrıca yatırmak istemiyor olabilir.
Gel de çık bu işin içinden.
Trende neyse ki böyle bir sorun yok. İki koltuğun arasında büzülmeden dik durulabiliyor. Zaten trende kalkıp gezebilmek gibi bir lüksümüz de olduğu için uzun yollar sorun olmuyor.
Telefonla konuşan bir yolcuya ise, haddince konuştuğu zaman bir şey demek düşmez. Mesela Çanakkale'den İstanbul'a gelirken bir yolcumuz vardı. 7 Numarada oturuyordu ve telefonla konuşuyordu ama zaten kızın sesi zaten zayıf bir de kendisi olabildiğince kısık sesle konuşuyordu uyarmak gereği duymadım. 3 saat boyunca konuştu. Sevgilisi ya da ailesi onu bilmiyorum ki umurumda da değil. Sonra 5-6'daki karı koca beni çağırdı bayanı uyarmamı istedi. Mecbur uyardım ama bayan konuşmak istediğini ve bunun hakkı olduğunu söyleyince yine yapacak bir şeyim kalmadı. Yer değiştirin diyemezdim (Otobüs boş bile olsa yasak, olası bir kaza halinde falan sorumluluğu büyük). Otobüste kısık sesle konuşuyordu ve gerçekten yani kısık sesle konuşuyordu. Sesi de zaten zayıftı ama rahatsız olan oluyor. Diyecek ve yapacak bir şeyim yok.
Bir de ayakkabı çıkaranlar var. Trende zaten ayakkabı çıkaran ayaklarını afedersiniz hayvan gibi uzatan (Kusura bakmayın ama uzattığınız ayak öndeki koltukta oturan benim kafama çarparsa bunun başka bir tarifi olmaz) insanlar var ama otobüste çıkartıldığı zaman daha kötü oluyor. Bir de otobüs yolcusu kendisini elit sanıyor (Bir de büyük firma ise) hadi buyur.
Olay: İstanbul'a gidiyoruz gene Eskişehir'den, ikramdan önce su dağıtırken birisinin ayakkabılarını çıkardığını gördüm. Nezih ve kaliteli bir insana benziyordu, giyimi de güzel ve temizdi. Rica ettim ayakkabılarını giymesini ve aldığım tepki: "Ben temiz bir insanım çoraplarımı daha bu sabah giydim sen bana ayaklarımın koktuğunu ima edemezsin"
Ya abim, güzel abim, ben sana ayakların kokuyor demedim, ayakkabılarını giy dedim be abim.
Senin ayağın kokmaz, temizsindir ama hoş değil bu bir, ikincisi de, senin ayakkabını çıkardığını gören 10 günlük çorap giyen adam da çıkartır ayakkabısını ondan sonra gitte bu adama ayakkabını giy de. Demez mi bu adam "Bak başkası da çıkarıyor" diye? Ben 4-5 gün ayakkabımı ayağımdan çıkarmadığımı bilirim 7-8 parmağımın su topladığını bilirim. Neden? Çünkü yasak. Şurada 5-6 saatlik hadi bilemedin 10 saatlik bir yolculuğa gidiyorsun çıkarmayıver ayakkabını. Ya da hava alan bişeyler giy. Ben postaldan hallice ayakkabıyı 4 gün giyiyorum yeri geliyor (Bayram zamanları dinlenmek yok, 4 bayram günü varsa, 4 gün yoldasınız, ayakkabınızı çıkarıp oturacak vaktiniz bile olmaz).
Ha ikram meselesine gelince, bizim firma "açık büfe ikram" derdi ve host amirleri olsun, bilhassa şirket arabalarının kaptanları olsun yolcuya ne isterse ver derdi ki ben de verirdim.
Yesinler, isterlerse otobüsteki bütün kekleri, bisküvileri yesinler ama yeter ki yesinler. Her yolculuktan sonra ağzı açılmış dolu paketleri atmaktan bıktım ben. Bir yolculuktan sonra en az 5-6 keki, 2-3 paket bisküviyi atmak zorunda kalıyordum. Hatta bisküvi paketlerinin içinde bazen 12-13 tane bisküvi saydığım oluyordu. Yeseler amenna ama böyle atılınca içim razı gelmiyor arkadaş, kim ne derse desin.
Hiç açmasa tamam ama açıp içinden bir tane bisküvi yersen de olmaz ki?
Onun haricinde saçma sapan insanlar çıkıyor karşıma. Aklınca bana nasihat etmeye çalışan.
Geçen gene işe gidiyorum Kütahya'ya, otobüste yerim 6 numara. Bindim, biri oturuyor hem de resmen yayılmış böyle koltuğu yatırmış dizleri ön koltuğa dayamış (5 boş bu arada) adama dedim "Abi burası benim yerim" adamın lafı "E ön koltuk boş" Boşsa boş napayım? Benim biletim buraya. Hem oraya birisi gelip beni kaldıracak (Ki hiç hoş bir psikolji değildir) hem de sen benim yerimde gideceksin? Neyse gene "E kardeşim koca otobüs boş işte" diye tepki verince söylendim "Hay senin de otobüsünün de" gittim arkaya oturdum (orta kapının bir arkasına) bu sefer muavin geldi bana "senin yerin nere niye buraya oturuyon" diyor. Tam öndeki adamı işaret ettim eliyle gel gel yapıp beni iyice haksız duruma düşürdü söylene söylene gittim yerime oturdum. Bu eleman da 5'e geçti. Yeri orasıymış. Televizyonla pek fazla işim olmadığı için telefonumu çıkardım (Galaxy S3) müzik dinliyorum. Dürttü beni "Kardeş bu telefonu kaça aldın" dedi. Ben de 1400 lira dedim. Vay sen misin 1400 liraya telefon alan başladı bana nutuk çekmeye "Yok efendim o paraya iki aile bir ay geçiniyor da tabi baban zengin de baba parasının gözünü yiyeyim de kendim para kazanmayı öğrenirsem o parayı veremezmişim de" bir ton sıraladı.
Ya arkadaş benim babam zengin olsa Buzlu Turizmin otobüsünde ne işim var?
Sonra sana ne be abi baba parası bile olsa sana ne ki ben çalışıp kazandım ve aldım.
Dedim adama "Abi aha bak bu kartım, şimdi işe gidiyorum, 12 saatlik nöbetlerde çalışıyorum, maaşım var, gece gündüz bayram tatil dinlemeden çalışıyorum kendi paramı yiyorum bana ne 1400 lira ile geçinen iki evden kazanıyorum ki harcıyorum hem bana babam bile hesap sormuyor sana noluyor" Başlıyor bu sefer "Ya tamam bişey demedik" E abi demedin Allah'tan, hele bi de ağzını açıp 2 kelime söylesen demek ki halimiz harap.
Böylelerine de denk geldim.
Ve son olarak ekleyeyim, hem host/muavin tayfasında hem yolcu tayfasında gerçekten haklı olup, mağdur kalan da var, gerçekten haysiyetsiz ve şerefsiz olan da var.
Kusura bakmayın sert konuştum ama, gittiğim otobüsün hostu şoföre "Bu otobüste de hiç karı yok a... k..." gibi bir cümle kurarsa, gözümün önünde uyuyan bir bayanı tacize varan hareketlerde bulunursa ben ona her türlü cümleyi söylerim.
Ya da bana "birader" diye hitap eden bir host varsa ben buna söyleyeceğimi söylerim.
Hostların da, yolcuların da gerçekten iyisi de var kötüsü de var.
Bana da çoğunlukla kötüsü denk geldi.
Ama ben çalışırken yolcularımın büyük çoğunluğu benden memnunlardı. Kaç kişi teşekkür yazmak istedi, kaç kişi memnuniyet belirtti sayılarını bilmiyorum ama çalıştığım süre boyunca 4 kişi (2 sinin eşleri vardı onlar ile 6 ) benden memnun değillerdi ki birisi zaten telefon muhabbeti diğeri de ayakkabı muhabbeti. Diğerleri de yine ufak tefek şeyler (birisi kaptanın hatası yine).
Ehem. Çok uzun yazı olmuş yahu.
|
cengiz ayan
10 yıl önce - Cmt 29 Hzr 2013, 18:21
otobüste sigara içmek yolcuya da yasak şoföre de, hiç uyarmanıza gerek yok, ben gibi yapacaksın o durumda, firmanın müşteri hizmetlerini ara, veya netten canlı yardım veya şikayet bildirim formunu doldur ( ben telden aramıştım acil çözüm olsun diye ) plakasını bilmesemde, şu saatte şurdan bindiğim otobüs desen bulunur, gerekli şikayetimi yaptım kaptanınız sigara içiyor ve bundan rahatsız oluyoruz dedim. 5 dakika geçmedi kaptana ulaştılar, kaptan sanki merkezden kamera ile görmüşler gibi sigarayı camdan atıp dikiz aynasından otobüsün içerisini kesmeye başladı kim şikayet etti der gibi, sonra bi daha olmadı. Kesin çözüm bu...
|