Siluet bozan kuleler neden yıkılamadı?
Başbakan, ünlü işadamına neden küstü?
Alıntı:
Başbakan Erdoğan'ın Zeytinburnu'ndaki İstanbul'un siluetini bozan kuleler ile ilgili yaptığı açıklamalar, gündeme damgasını vurdu! Erdoğan, "Sahibiyle konuştum. Tıraşlayın dedim. Ama hiçbir şey yapmadılar. O yüzden çok kırıldım, 5 yıldır konuşmuyorum" şeklindeki sözleriyle İstanbulluların rahatsızlığına tercüman oldu.Konuyu, 2011 yılında 'OnaltıDokuz' isimli kulelerin kaba inşaatının bitmesinin ardından Radikal'deki haber ve fotoğraflardan öğrenen Erdoğan, hemen devreye girmiş ve binaların bir kısmının tıraşlanmasını istemişti. Bu amaçla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile inşaatın sahibi Mesut Toprak arasında birkaç görüşme gerçekleştirildi. Topbaş, Toprak'a "Gel bir kısmını yıkalım, adın bu yapıyla anılmasın, tarih senden hep yaptığın fedakarlıkla bahsetsin. Kayıplarını da emsal artışıyla karşılayalım" dedi. Bu görüşmelerden Toprak'ın üç kuleden 10'ar kat yıkmayı kabul ettiği bilgileri yansımıştı.
Ancak birkaç ay sonra Toprak, belediyeye bu yıkımın teknik olarak mümkün olmadığını iletti. Durum Başbakan'a da iletildi. Moraller bozuldu, yüzler gerildi. Başbakan'ın talimatıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi, şehrin siluetinin korunması için "Siluet Ana Planı" oluşturmayı kararlaştırdı. Yapılan çalışmaların ardından Ekim 2011 başında İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla Tarihi Yarımada, Boğaziçi ve Haliç olmak üzere, silueti belirleyen ve etkileyen alanları kapsayacak şekilde bütüncül bir siluet planı oluşturuldu. Yapıların yüksekliğine metre sınırlaması getirildi. Bu tarihten önce ruhsat alan inşaat firmalarından da planlarının revize edilmesi istendi.
Zeytinburnu'ndaki kuleler yıkılmadı; ancak bu durum Başbakan Erdoğan'ın içinde bir ukde olarak kaldı. Oradan her geçtiğinde yönünü sahile çeviren Erdoğan, o tarihten sonra yerel yöneticilerle yaptığı sohbetlerde bu kuleleri 'kötü örnek' olarak zikrediyor. Belediye başkanlarına yüksek yapılara hele hele de gökdelenlere karşı olduğunu her fırsatta dile getiriyor.
Zeytinburnu'ndaki bu kulelerin, bugün İstanbul siluetini bozduğu bir gerçek! Ancak eskilerin tabiriyle 'bir şerden birçok hayır çıktı'ğını da kabul etmek lazım. Bu çirkin örnek, İstanbul siluetini koruma adına alınan birçok karara da vesile oldu...
KAYNAK: HABERTURK.COM
Sorgulamasi gereken insanlar, o dönemde bu binalara izin veren kisiler hesap soracakdir, nasil izin verdiniz? sizin elinize ne gecti, diye bir sorgulamalari gerek bence...
Yani isin icinde rantcilik ve rüsvet varmi diye bir arastirsinlar bence..!!
En son Yakup tarafından Prş 18 Nis 2013, 21:40 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Mimarlar Odası Başkanı Muhçu "Bu, hukuk ve imar suçu. Yıkımla olumsuzluklar ortadan kalkar" derken, İmar Komisyonu Başkanı Kocabaş ise "Teklif gelirse değerlendiririz" ifadesini kullandı.
Alıntı:
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul milletvekilleri ile yaptığı toplantıda, "Gördükçe kahroluyorum" dediği, Zeytinburnu'ndaki 36'şar kattan oluşan 'Onaltı-Dokuz' adlı üç gökdelen, kentin Sultanahmet Camisi ile özdeşleşmiş tarihi siluetini bozduğu tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Tüm dünyada dün, 30'uncu "Anıtlar ve SİT Alanları Günü"nün kutlandığını hatırlatan Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu, söz konusu projenin bir "kent suçu" kapsamında değerlendirilerek, kamulaştırma yapılabileceğini savundu. Başbakan Erdoğan'ın, "Sahibiyle konuştum. Tıraşlayın dedim. Ama hiçbir şey yapmadılar. O yüzden çok kırıldım, 5 yıldır konuşmuyorum" sözlerine karşılık, şirket yetkilileri 'sessiz kalma' kararı aldı. Görüştüğümüz şirket yetkilileri, "Sayın Başbakan'a herhangi bir cevap vermeyi düşünmüyoruz. Şirket içerisinde değerlendirmeler yaptık ve konuşmamaya karar verdik. Değişik bir gelişme olursa, kamuoyuyla paylaşırız. Sayın Başbakan'ın konuşmaları kendi takdiridir" dedi. Siluet tartışmasında görüşler şöyle:
'SAĞLIKLI BİR MESAJ OLUR'
Eyüp Muhçu (Mimarlar Odası Genel Başkanı): Mimarlar Odası olarak henüz araziye kazma vurulmadan önce rapor hazırladık. Raporda, yapılacak binanın İstanbul'un siluetini bozduğunu, plan dengelerini alt üst edeceğini detayları ile belirttik. Hükümetin ilgili kesimleriyle de paylaştık. Sayın Başbakan'ın bu konuda donanımlı olduğunu düşünüyoruz. 8 Nisan Dünya Anıtlar ve SİT'ler günü olarak kutlanıyor. Bu projeyi 'Kent suçu' kapsamında değerlendirip anında kamulaştırma yapabilirler. Yıkım ve operasyonlar yapılmak suretiyle olumsuzluklar ortadan kaldırılmış olur. Bütün kesimlere de sağlıklı bir mesaj olur. Bunu yapabilir hükümet. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası çok açık. İstediği an kamulaştırma yapabilir. 35 adet Kanun Hükmünde Kararname ile imar alanında bakanlıklar ve hükümet sınırsız yetkilerle donatılmıştır. Tapu anayasal hak ancak ortada bir hukuk ve imar suçu var. Bu hukuksuzluğun ortadan kaldırılması için yasal tedbirler alınabilir. İstanbul'un siluetinin yerine koyulabilecek bir değer yok. Bu değeri ortadan kaldıran her müdahale, kent suçudur. Adım atılmalı. '
SİLUET HASSASİYETİ ÖNEMLİ'
Sefer Kocabaş (İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu Başkanı): İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nden bir teklif gelirse komisyon olarak bu teklifi değerlendirmeye alırız. İstanbul'un eski yeni fark etmez bütün binalarıyla ilgili yeni bir plan teklifi yapılabilir. Bu teklifle birlikte bölgenin imar durumu, siluet hassasiyetleri göz önünde bulundurularak çalışma yapılır. Bütün bunları konuşabilmemiz için komisyonumuza böyle bir teklifin gelmesi lazım. İstanbul dünyanın önemli bir şehri. Bu şehirde her zaman yeni plan teklifleri gelip, deprem, şehirleşme ve siluet hassasiyetleri göz önünde bulundurulabilir.
'UZUN VE ZOR BİR SÜREÇ'
Tayfun Kahraman (Şehir Plancılar Odası Başkanı): Her şey ruhsata uygun ama İstanbul silueti tehlikede. Firma ruhsat alıp inşaatını yapmış. Verilmiş bir hak, tapu var. Ancak imar hakları yeni bir planla değiştirilebilir. Tek sorun iskan edilerek tapuların verilmiş olması. Bunu da müteahhit inisiyatif alıp çözebilir. Uzun ve zor bir süreç ama, zararın neresinden dönülse kârdır. SABAH'a bilgi veren Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan bir yetkili ise şunları söyledi: "Proje, BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO Kültür Mirası alanına yakınlığından dolayı yıkılabilir. Tarihi yarımada UNESCO Dünya Mirası alanının da tampon bölgesinde ve içinde sayılıyor. Dolayısıyla Bakanlık da inisiyatif alarak devreye girebilir. Proje yapılırken hem İBB'den hem de ilçe belediyesinden değerlendirme istenmişti. Büyükşehir bunların imar planını onaylayıp izin veriyor. Ruhsatı da Zeytinburnu Belediyesi veriyor. Belediyelerin değerlendirmesi bu açıdan önemli. Söz konusu kulelerde tapu verilmiş. Hak kazanılmış. Bundan sonra UNESCO kapsamında bakanlık devreye girebilir."
Toprak: Yasal olmayan hiçbir şey yok
Başbakan Erdoğan'ın "Kırgınım, kendisiyle 5 yıldır konuşmuyorum" dediği Onaltı-Dokuz isimli projenin sahibi işadamı Mesut Toprak, "Yaptığımız projenin imarında ruhsatında herhangi bir sorun yok" dedi. Toprak, "Olay henüz çok taze. Ortalık sakinleştikten sonra arkadaşlarımızla oturup bir değerlendirme yapacağız. Yasal olmayan hiçbir şeyimiz olmadı. Şu aşamada hiçbir şey bilmiyorum" diye konuştu.
KAYNAK: SABAH.COM.TR
Hic bir sekilde yüksek yapi olmadan oraya nasil böyle binalar yapilir anlamis degilim...
- Mesut Toprak, Başbakan’ın açıklamasına göre kendisiyle küs ama Kadir Topbaş ile değil...
- Mesut Toprak 1972’de Sultanhamam’da çalışma hayatına başladı. 18 yaşında kendi şirketini kurdu; 1989’da hazır giyim sektörüne girdi; Tayteks’i kurdu. Çorlu’dan Bolu’ya kadar 7 şirketli bir grubun sahibi oldu. Çok sayıda dünya markası adına tasarım ve üretim yaptı. Yıllık ihracat tutarı 70 milyon doları buldu. 2000’li yılların başında turizm sektörüne girdi. Atik Paşa Yalısı ile Sultanahmet ve Beşiktaş’taki (eski Devlet Konukevi) Four Seasons’ı aldı. Bu yatırımdaki ortağı Vedat Aşçı daha sonra ayrıldı.
- Ailesi Malatyalı ama İstanbul doğumlu Toprak, büyük projelere imza attı.
Bu arada Sütlüce’de AKP İl Başkanlığı’nın bulunduğu binayı yaptı. Ancak bu yeri daha sonra AKP’ye sattığı veya kiraladığı konusunda bir bilgi yok.
- Zeytinburnu’ndaki ‘İstanbul siluetini bozan yapının bulunduğu arsayı 2006’da TMSF’den satın aldı. 30 dönümlük bu arsa tekstilci Halil Bezmen’in borçlarından ötürü TMSF’ye intikal etmişti. Taban alanı 0.5 olurken, kulelerin yüksekliği de 155 metre oluyor. Proje Büyükşehir’den geçtikten sonra Zeytinburnu’nda da kabul ediliyor. Büyükşehir’in İmar ve Bayındırlık Komisyonu Başkanlığını 7 yıldan beri Sefer Kocabaş’ın yürüttüğünü de hatırlatalım. Başbakan, müteahhide kızıyor ama ‘her şeyi bilen adam’ olarak bilinen ve Başbakan’ın yakından tanıdığı Sefer Kocabaş’a “Bu planı nasıl geçirdiniz?” diye sormuyor.
- Zeytinburnu’ndaki ‘OnaltıDokuz’ Projesi Bakırköy sahilyolunda tüm İstanbul’a hakim.
28 dönümlük arsaya 2002’de 27 bin metrekare inşaat izni verilirken, bugün üç kuledeki inşaat alanı yaklaşık 100 bin metrekareyi buluyor.
ACİL CAMİ İHTİYACI
- Topraklar’ın (Osman Hulusi Toprak- Muhammet Mesut Toprak) Avcılar’daki 14.6 dönümlük projesine CHP’li Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci büyük ilgi gösterdi. Emsal değeri belli olmayan arsanın dosyası Büyükşehir’e geldiğinde ilginç gelişmeler oldu.
Değirmenci, parti grubunda “Halka cami sözüm var, buna hayır demeyin, parsel bazında plan yapalım” diye konuştu.
Bölgede yüzlerce arazi imar iznini beklerken, Toprakların arazisinin imarı ‘acil cami ihtiyacı’ nedeniyle ‘ticaret+konut ve dini tesis’ olarak değiştirildi.
Büyükşehir İmar Planlama Müdürlüğü ise bölgenin planlama çalışmaları sürdüğünden projeye karşı çıktı (2010’da). Değirmenci’nin uyarısı nedeniyle CHP tümüyle AKP’lilerle parmak kaldırırken, dosyaya bir tek SP’li Meclis üyesi Ahmet Sadıkoğlu karşı çıktı ve “Planlar yapılırken, bölge planları içinde değerlendirilmesi gereken bir arsaya neden bu kadar acil imar izni veriliyor ki...” diye sordu. Sadıkoğlu, daha sonra AKP’ye geçti.
MÜFTÜLÜK KONTROL ETTİ Mİ
Bu projenin adı ‘Academia Apart Ments’ olarak geçiyor. Cami yeri olarak 2.5 dönüm gözükürken yöre sakinleri, bu boyutta bir cami değil, mescit türünde bir bina yapıldığını söylüyorlar. İstanbul Müftülüğü bu yerini hiç kontrol etti mi acaba?
- Bir not daha... İşadamı Mesut Toprak’ın oğlu Hulusi Toprak ile işadamı Fuat Tosyalı’nın kızı Şeyda Tosyalı, Cumhurbaşkanı Gül’ün nikâh tanıklığında evlendiler; 3.3.2013’de...
Düğün tabii ki Four Seasons’ta yapılıyor. Düğün konukları arasında bakanlar; S. Ergin, A. Davutoğlu, Z. Çağlayan, M. Müezzinoğlu, E. Bağış, M. Güler ile birlikte Yunanistan Dışişleri Bakanı D. Avramopulos da bulundu.
Başbakan’ın ‘Küstüm’ dediği Mesut Toprak’la 25.6.2012’de, bu kez Beşiktaş’taki Four Seasons Bosphorous Oteli’nde yapılan Türk Arap Ekonomi Forumu’nda ayrı zamanlarda konuşmacıydılar.
Mesut Toprak, kamuoyuna yansıyan bu bilgilere karşılık olarak “42 yıllık iş hayatımda yasal olmayan hiçbir işe imza atmadım” diyor.
Evet, Başbakan’ın sık sık kullandığı bir söz vardır: ”Bu millet, bunun hesabını sorar!”
Buyrun sorun...
Kent suçu' kapsamında kamulaştırma yapılmalı Mimarlar Odası Başkanı Muhçu "Bu, hukuk ve imar suçu. Yıkımla olumsuzluklar ortadan kalkar" derken, İmar Komisyonu Başkanı Kocabaş ise "Teklif gelirse değerlendiririz" ifadesini kullandı.
Böyle bir ihtimal varsa sonuna kadar değerlendirilmeli.
O bölge zemin olarak oldukça kalitesiz bir deprem olsa ne kadar dayanıklı olabilir.
teknik olarak kitabına uygun statik proje yapılmışsa,,gerekli beton ve demir donatı esirgenmemişse o yapılar deprem anında en güvenli sığınaktır, sadece sallanır yıkılmaz.
ama işin başka boyutu var.....İmar kirliliği...
şimdi komşu parselin sahibi bende aynı yükseklikte kule dikeceğim derse burayı emsal göstererek, nasıl hayır diyeceksin????
buraya ruhsatı veren Zeytinburnu belediyesi. otuz katı geçtiği için ayrıca Büyükşehirin onayı gerekiyor.
ruhsat öncesi KASK'a ve TASK'a bakmak gerekir.
emsal artışında hangi meclis üyelerinin olur imzası var ona bakmak gerekir.
ve o meclis üyelerinin o zamanki servet beyanına ve şimdikine bakmak gerekir... yolsuzluk ve usulsuzluk olup olmadığını anlamak için...
onun için iki adet maliyenin hesap uzmanına birinin araştırın talimatı vermesi gerekir.
ve eğer olmuşsa o uzmanlar kesinlikle bulurlar.
onun için boşa yorum yapmamak gerekir, o kadar masraf yasal zemine oturtulmamışsa hiç bir iş adamı o parayı oraya gömmez.
Mesut Toprak MÜSİAD üyesi, İBB İmar Komisyonu Başkanı Kocabaş'ın ailesinin 16-9'da dairesi olduğu iddiaları dolaşıyor. Kısacası, hepsi danışıklı dövüş. İstanbul'da kuzu kurda emanet.