Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Atilla DÜNDAR
8 yıl önce - Pts 21 Şub 2011, 16:33
Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti [SİYASET]


Recep Tayyip Erdoğan Haziran 2011 seçimlerine son kez Milletvekili adayı olarak girecek. Yani 2015 yılında yapılması olası bir genel seçimde partisinin başında olmayacağını kendisi ifade ediyor. Bu elbette parti iç tüzüğü ile alakalı bir durum. Kim bilir belki değişebilir ve Erdoğan yine partisindeki misyonunu devam ettirir. Bir de son zamanlarda Erdoğan'ın sıkça söylediği "Partim seçimlerde 2 nci parti olursa genel başkanlığı bırakırım" demeci var. Bu olasılığın gerçekleşmesi şu anki siyasi gündeme göre zor gözükse de, parti iç tüzüğü gereği genel başkan olarak sadece 4 yıllık bir süresi var.

AKP içerisinde Recep Tayyip Erdoğan'ın lider olarak oldukça fazla etkisi var. Çalışma kadrosu ile yıllar öncesinden gelen büyük bir bağlılığı söz konusu. Parti içinde muhalefet yaratılabilecek herhangi bir oluşum kuruluşundan bu yana gözlemlenmedi. Erdoğan'ın gerek parti içi, gerek seçmen üzerinde böylesi bir etkisi varken, kendisinden sonra aynı çizgiyi sürdürebilecek ve arkasına aldığı desteği devam ettirebilecek kısacası partinin gelecekteki lideri kim olabilir?

Şu anda Dış İşleri Bakanı olan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ın isimleri Erdoğan'dan sonrası için sıkça kullanılıyor. Bunun dışında yine parti iç tüzüğü gereği Erdoğan ile birlikte bir dönem sonra (2015) Milletvekili adayı olamayacak isimler de mevcut. Örneğin, Bülent Arınç, Cemil Çiçek, M.Ali Şahin, Salih Kapusuz, Abdülkadir Aksu gibi isimlerin 2015 seçimlerinde aday olamayacakları belirtiliyor. Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte parti içinde birçok ağır isimlerin gelecekte AKP yönetiminde bulunmayacakları bir durumda Haziran ayında yapılacak seçimler için AKP'nin gelecekteki kadrosunun da şekillendirileceği bir adaylık ve seçim süreci olacağa benziyor.

Recep Tayyip Erdoğan ve kadrosundaki isimlerin parti içerisindeki etkileri kendilerinden sonra da devam edecek mi? Gelecekteki iktidar olma şansları ve bugün yakalanan oy potansiyelinde ne gibi değişiklikler olur?

Şahsi fikrim, bu olasılık göz önüne alındığında Recep Tayyip Erdoğan'sız bir AKP'de yakalanan bu destek ve parti içindeki etkide belli bir oranda düşüş olacağıdır. Bu nedenle bu ve bundan sonraki seçimler için AK Parti'nin geleceğe yönelik daha yeni isimleri siyasi vizyonuna dahil etmesi kaçınılmaz olacaktır.


Zafer

8 yıl önce - Pts 21 Şub 2011, 16:37

Bu sefer de oy verdiniz verdiniz manasına gelir, yoksa sonra ben yokum, ya şimdi oy verirsiniz ya oy verirsinzi gibi bir ifade olmuş bence.

Alıntı:
Yani 2015 yılında yapılması olası bir genel seçimde partisinin başında olmayacağını kendisi ifade ediyor. Bu elbette parti iç tüzüğü ile alakalı bir durum.


Sonra bir iç tüzük değişikliğiyle ve yüce Rabb'imiz ömür verirse yine devam edecek bence..



Mesut Yeşil
8 yıl önce - Pts 21 Şub 2011, 16:38

Bence AKP=RTE demek. Yani bir Cumhuriyet Halk Partisi Baykal da olsa Kılıçdaroğlu da olsa sonra başka biri de olsa yoluna devam eder. Milliyetçi Hareket Partisi de Bahçeli'den sonra başka biri de gelse devam eder. Çünkü bunlar gelenek partileridir. Köklüdürler. Ama Adalet ve Kalkınma Partisi için aynı şeyleri söyleyemem. AKP Türk siyasetini domine ettiyse RTE sayesindedir. Onun liderliği sayesinde vardır. RTE bıraktıktan sonra parti devam etse de başarılı olamayacağını ve bir süre sonra Türk siyasetinden silineceğini düşünüyorum.

mustafa vural
8 yıl önce - Pts 21 Şub 2011, 16:39

bana göre ise abdullah gül veya köksal toptan partinin başına geçebilir

Turgay34

8 yıl önce - Pts 21 Şub 2011, 16:52

Alıntı:
Sonra bir iç tüzük değişikliğiyle ve yüce Rabb'imiz ömür verirse yine devam edecek bence..



Tayyip Erdoğan bir şey dediyse yapar.. O sözlerini unutan klasik politikacılardan değildir.. Kendisi parti tüzüklerinden önce sözleriyle bağlıdır.. Verdiği sözden dönmez..

Hatırlayın, Demirel: Hiçbir siyasetçi ayağına kadar gelen cumhurbaşkanlığı fırsatını kaçırmaz demişti.. Ama o ne yaptı? 'Adayımız Abdullah Bey kardeşimdir' diyerek bu koltuğa Abdullah Gül'ü aday göstermişti..

Çünkü o hedefini koltuktan en fazla oturmak üzerine değil, en kısa sürede en fazla hizmeti yapabilmek üzerine belirlemişti.. Allah kısmet eder yaşarsak bunları görürüz..

Esasen, kendisinden sonra bu hizmeti yapabilecek potansiyelde Abdullah Gül, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu vs... gibi adaylar da yok değildir..



ilker22
8 yıl önce - Pts 21 Şub 2011, 16:55

Parti iç tüzüğüne göre bu seçim döneminde hangi milletvekilleri seçilemeyecek acaba.

Bu tüzük Belediye başkanları içinde geçerlimidir


M. Akif Ilbeyli

8 yıl önce - Pts 21 Şub 2011, 17:12

R. Tayip Erdogan Baskanlik sistemini getirme arzusun da AKP nin tüzügünü degistirmez, ama kendine yer yapiyor, bundan kimse süphe duymasin.

Yeni Anayasa calismalari bu yönde olacak.

Baskanlik Sistemi tekrar bir Referandum gerektirecek bir önem arz ediyor bence.

Türkiye nin kat edecek daha cok isi var bunlarda gec kalmamali.


Mehmet!
8 yıl önce - Pts 21 Şub 2011, 17:14

AK Parti'nin tüzüğü Türk siyasetinde yeni bir geleneği başlatır inşallah. Bir milletvekili için 3 dönem yani 12 yıl (eskiden 15 yıl idi) yeterince uzun bir süredir. 12 yıl milletvevekilliği, bakanlık, başbakanlık yapan biri, "benden bu kadar" demesini bilmelidir, ömür boyu koltuğa yapışıp kalmamalıdır. Gençlerin önü açılmalıdır. 70-80 yaşında siyasetçi görmek istemiyoruz. O yaşa gelen siyasetçi oturup anılarını yazsın, gençlere yol göstersin, istişare edilen, danışılan biri olsun.

Recep Tayyip Erdoğan sözünde duracak ve son kez milletvekili seçilecektir. Sonraki yasama döneminde ise Erdoğan ile birlikte üç dönem mecliste yer alan milletvekillerinin kenara çekilmesiyle genç bir kadro sahneye çıkacaktır.


Atilla DÜNDAR
8 yıl önce - Pts 21 Şub 2011, 17:16

AKP içerisinde 8 yılı aşkın süredir muhalif bir oluşum gerçekleşmedi. Bundaki en büyük etken parti kadrolarının geçmişten gelen bir birlikteliği yürütebilen isimlerden oluşmasıdır. Partilerin hizmet ve iktidar süreçlerinde kalıcı olmalarındaki en büyük etken de sanırım budur. Siyasi arenada mevcut bir çok parti kendi içerisinde isim ve mevki mücadelelerine düştüğü için halk üzerinde kalıcı ve güvenilebilir bir istikrarı yakalamakta zorlanmaktadırlar.

Bu elbette parti içi muhalefet olmamalı gibi anti-demokratik bir şekilde algılanmamalı. Ancak, parti içerisindeki çok seslilikler gruplaşmalara ve istikrarsızlıklara neden olacak şekilde parti tabanı ve seçmen üzerinde olumsuzlukları doğurabileceğinden negatif bir etkisini de beraberinde getirir. Recep Tayyip Erdoğan'ın parti üzerindeki etkisinin en önemli sebebi oluşturulacak politikaların ve gündeme ait sürecin öncelikle ilgili isimler tarafından halk ya da medya ile paylaşılmasındaki organize yönetimi iyi idare edebilmesidir. AKP'nin ya da genel başkan olarak Erdoğan'ın icraat veya söylemlerine yapılan eleştirilere verilen cevaplar dikkat edilirse ilk önce parti içerisindeki sözcüler ya da genel başkan yardımcıları tarafından yürütülmektedir. Böylelikle gündem oluşturacak ilk polemiklerde Erdoğan'ı muhatap görmek mümkün değildir. Bu belki de her partide olması gereken parti içi bir stratejidir. Ancak, bu stratejiyi en iyi uygulayan AKP ve Erdoğan'dır.

Burada AKP'ye oy verip vermemek önemli bir unsur olarak ele alınmasın. Fikir ve siyasi görüşüm örtüşmese de, bir partinin gerek genel gerek yerel seçimler olmak üzere istikrarı nasıl yakaladığını ve bunu üst üste nasıl koruyabildiğini incelemek ve ülkedeki siyasi istikrar açısından partiler arası iç yönetimleri karşılaştırabilmek açısından bana önemli geliyor.


Ali AKÇA

8 yıl önce - Pts 21 Şub 2011, 17:17

Konu içeriğinde belirtildiği gibi Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra gelecek lider genel seçimlerde bugünkü kadar oy potansiyeli alması zor gibi duruyor.Ayrıca Recep Tayyip Erdoğan partide etkinliği devam eder diye düşünüyorum.Bir nevi onursal başkan gibi.Umarım AKP için gelecek bugünkü gibi parlak olur...

Ali AKÇA



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET