Köpek kelimesini hakaret ve küfür olarak kullananlarla aynı ortamda bulunmak yüz kızartıcı geliyor bana. Ayrıca, illaki küfür etmek, üstelik bir hayvanın adını küfür olarak kullanmak zorunda mısınız? Küfür edip okuyanları da rahatsız etmeden eleştiri yapamaz mısınız?
Dilimize yerleşmiş bir kalıptır bu, günlük hayatta da kullanılır sıkça. Yılan, domuz, köpek, çıyan vb.
Alıntı:
Ben bu ite çattığıma bin pişman oldum. Bu köpekten de aşağı köpeğe uyma. -Y. Kemal.
Yahya Kemal'in eserlerini okumak da mı yüz kızartıcı bir eylem oluyor şimdi? Abartmayın bu kadar lütfen.
ERGENEKON TEROR ORGUTU DESTEKCISI reklam_link'nin YALAN HABERI ORTAYA CIKTI
Oda TV'den görülmemiş çarpıtma
Ergenekon soruşturmasını "Teğmen'in telefonu" üzerinden karalama operasyonunun arkasından Oda Tv'nin yalan haberi çıktı.
Teğmen Mehmet Ali Çelebi iddia edilen ETÖ sanıklarından. Ergenekon'un maksatları doğrultusunda Hizbu-t Tahrir Terör Örgütü'ne sızmak ve yönlendirmekle suçlanıyor. Hakkında çok ciddi iddialar ve deliller var. Onların başında da Hizbu-t Tahrir Terör Örgütü üyesi Süleyman Korkmaz ve Kurtça Bektaş'la ile yaptığı 100'den fazla telefon görüşmesi geliyor. Ancak kısa süre önce Emniyet'te "sehven" yapılan telefon rehberi dökümü işlemi bir anda ErgenekonDavası'nı hedef alan bir kampanyaya dönüşmüştü...
Bazı çevreler teğmeni "masum", polisi "komplocu" ilan ettiler. Kamuoyunu yönlendirenlerden biri de Soner Yalçın'ın sahibi olduğu reklam_link adlı internet sitesiydi. Ergenekon davasını haber alan bu haberi yazanlar yazdıklarına kendileri inanıyorlar mıydı?
Soner Yalçın'ın Ergenekon sorgusu reklam_link internet sitesi eliyle yapılan manipülasyonu deşifre etti. Öyle ki soruşturma kapsamında tutuklanan Barış Terkoğlu iddiaya göre 26 Ocak 2011 günü X şahısla yaptığı görüşmede bu haberin yanlış olduğunu bizzat kendi ağzıyla söylüyordu.
X şahıs İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün yaptığı açıklamada "Telefonu açıp içine rehber yükledik" şeklinde bir ifade geçmediği ve olayın kısa sürede ortaya çıkacağı konusunda Barış Terkoğlu'nu uyarıyor. Terkoğlu gülerek "Olsun abi tartışılsın" diyor.
Peki o yazı internet sitesinden çıkarıldı mı? Cevap hayır. Yazı hala yerinde duruyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün gönderdiği yazıda terör örgütü Hizb-ut Tahrir üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan Mahmut Oğuz Kazancı'nın cep telefonuna ait rehber bilgilerinin sehven Mehmet Ali Çelebi'nin telefonuna ait rehber dökümlerinin içerisine eklenmiş olabileceği belirtilmişti.
Ergenekon soruşturması kapsamında Oda TV'deki aramada ele geçirilen bir belge, Deniz Baykal'ın CHP Genel Başkanlığı'ndan uzaklaştırması için kullanılan 'kaset' tezgâhının arka planına ışık tutuyor.
Belgede, Baykal'ın ikna edilebilmesi için 'Varan 2' nin kullanılması isteniyor. İddiaya göre, Oda TV'nin sahibi Soner Yalçın, kamuoyunda CHP'nin yayın organı olarak bilinen Halk TV'yi almak için çalışmalar yapıyor. Bu kapsamda Baykal'ın da kapısını çalmayı planlıyor. Belgede Baykal'ın ikna edilememesi durumunda kaset şantajı planlanıyor:
"Halk TV'yi devralırsak parasal sıkıntımız kalmaz. Kılıçdaroğlu da istekli. Her türlü desteği alırız ama Baykal direniyor. Baykal engelini aşmalıyız. İkna için Varan 2..."
Oda TV'de yapılan aramada ele geçirilen bir belge, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a yönelik 'kaset' tezgahının arka planına ilişkin çarpıcı bilgiler veriyor. Belgede Halk TV'nin satışına razı olmayan Deniz Baykal'ın ikna edilebilmesi için 'Varan 2' nin kullanılması isteniyor.
Şöyle deniliyor: "Baykal engelini aşmalıyız. İkna için Varan 2"
Dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın ikna edilememesi durumu dikkate alınarak 4 aşamalı bir plan yapılıyor.
İşte o ifadeler:
"Kılıçdaroğlu'na destek zorunlu.
Liderlik çekişmesi yaratılmak istendiği açık.
Haber içeriklerine dikkat! Sav'ın oğlunun ..... ilişkileri... CHP'ye zarar verilmemeli.
Hanefi ile ilgilenmeye devam etsin...
Avukatlarla irtibatına dikkat etsin.
Halk TV'yi devralırsak parasal sıkıntımız kalmaz.
Kılıçdaroğlu da istekli.
Her türlü desteği alırız ama Baykal direniyor.
Baykal engelini aşmalıyız. İkna için Varan 2... "
Deniz Baykal'ın Mayıs 2010'da internete düşen kaseti için 'Varan 1' tabiri kullanılmıştı. Videonun sonunda 'Varan 2 çok yakında' ifadesi yer alıyordu.
CEMAAT, pekaka'YA YAKIN GÖSTERİLECEK
Oda TV'de ele geçirilen bir belge PKK'yla ilgili. Yalçın Küçük tarafından Oda TV yetkililerine gönderildiği öne sürülen belgede, PKK'nın amaçları doğrultusunda yayın politikası izlenmesi isteniyor. İşte o tavsiyeler:
Örgütün Öcalan'ın kontrolünde olduğunu sürekli vurgula.
Örgütü zayıf gösterecek yayınlardan uzak dur.
PKK'ya sıkıntı çıkaracak haberler yayınlanmasın.
Kürtlerin tek muhatabı Öcalan vurgusu yapılacak.
Cemaat PKK ile anlaştı, yakınlaşıyor konusu işlensin.
Şehit cenazelerini hükümete karşı kullanalım.
Cemaati yurtdışı istihbarat örgütleri ile bağlantılı gösterelim özellikle İsrail ve Amerika."
Kimlerin Turk milletine hainlik yaptigini gormek acisindan guzel bir ornek daha. Hayatlarini Turkiye'ye hizmet etmeye adamis insanlari karalamak icin ellerinden geleni yapan bu pekakali teroristlerin baska bir teror orgutu olan ergenekon'a da bu manada butun desteklerini vermelerinin sebebi cok acik ve net bir sekilde ortaya cikiyor aslinda.
Yalcin Kucuk gibi bir teroristin yonettigi kanalin basinda ki adamdan ne beklenir ?
BU adamın terörist olduğu mahkeme kararı ile mi ilan edilmiş. Mahkeme karalarının yazıldığı yer artık FG nin borazanı medyamı oldu. Amerika da yaşayan , bir ABD ve İsrail işbirlikçisinin medyasında yazılanlara neden inanalımki.
BU adamın terörist olduğu mahkeme kararı ile mi ilan edilmiş.
Bu kısma aynen katılıyorum. Çok güzel ve yerinde tesbit. Kesinleşmeden hiç kimseye suçlu yimeyiz veya terörist de diyemeyiz ancakkk !!! Bu hususta mahkeme kararını dikkate alırken veya mahkeme kararı mı var derken neden tutuklamalar konusunda ters düşüyorsunuz çok merak ediyorum ? tutuklamalar olunca iktidara muhalif olduğu için tutukluyorlar diyebiliyorsunuz... Oysa bu tutuklamaları da yapan aynı mahkeme değil mi ?
Değerli Arkadaşlar....
Hukukun sana göre si bana göre si olmaz vede olmamalı. Falanca gazeticiymiş filanca baro başkanıymış, diğeri sanayi odası başkanıymış, diğeri komutan mış vs... Bunları bırakalım artık... Bırakalım da hukuk adam gibi işlesin artık. hukuken herkes eşittir ve herkes aynı muameleyi görmek zorundadır. Gerekiyorsa tutuklanır, aklanmış sa salıverilir.
Bakın oda tv'de bulunan bir belgede neler yazıyormuş :
Ergenekon soruşturması kapsamında 14 Şubat'ta Oda TV'de yapılan aramada ele geçirilen belgeler kamuoyunu sarsacak nitelikte. Belgelerden biri Deniz Baykal'ı CHP genel başkanlığından eden kaset skandalıyla ilgili. İddiaya göre, Oda TV'nin sahibi Soner Yalçın, kamuoyunda CHP'nin yayın organı olarak bilinen Halk TV'yi almak için çalışmalar yapıyor. Dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın ikna edilememesi durumu dikkate alınarak 4 aşamalı bir plan yapılıyor. İşte o ifadeler: "Kılıçdaroğlu'na destek zorunlu. Liderlik çekişmesi yaratılmak istendiği açık. Haber içeriklerine dikkat! Sav'ın oğlunun ..... ilişkileri... CHP'ye zarar verilmemeli. Hanefi ile ilgilenmeye devam etsin... Avukatlarla irtibatına dikkat etsin. Halk TV'yi devralırsak parasal sıkıntımız kalmaz. Kılıçdaroğlu da istekli. Her türlü desteği alırız ama Baykal direniyor. Baykal engelini aşmalıyız. İkna için Varan 2... Gürsel bize yakın. Halk TV için de çabalıyor. Ancak hoca sevmiyor, cemaatçi diyor."
Deniz Baykal'ın Mayıs 2010'da internete düşen kaseti için 'Varan 1' tabiri kullanılmıştı. Videonun sonunda 'Varan 2 çok yakında' ifadesi yer alıyordu. Oda TV'de ele geçirilen 'Ulusal Medya 2010' isimli belgede Halk TV'nin, Oda TV ve Sözcü gazetesi ile ortak hareket edeceği vurgulanıyor.
CEMAAT, PKK'YA YAKIN GÖSTERİLECEK
Oda TV'de ele geçirilen bir belge PKK'yla ilgili. Yalçın Küçük tarafından Oda TV yetkililerine gönderildiği öne sürülen belgede, PKK'nın amaçları doğrultusunda yayın politikası izlenmesi isteniyor. İşte o tavsiyeler: "Örgütün Öcalan'ın kontrolünde olduğunu sürekli vurgula. Örgütü zayıf gösterecek yayınlardan uzak dur. PKK'ya sıkıntı çıkaracak haberler yayınlanmasın. Kürtlerin tek muhatabı Öcalan vurgusu yapılacak. Cemaat PKK ile anlaştı, yakınlaşıyor konusu işlensin. Şehit cenazelerini hükümete karşı kullanalım. Cemaati yurtdışı istihbarat örgütleri ile bağlantılı gösterelim özellikle İsrail ve Amerika."
Kaynak: Zaman
O yüzden bırakalım yargı işini yapsın, bakalım gerçek neymiş hepimiz öğrenelim..
hukuken herkes eşittir ve herkes aynı muameleyi görmek zorundadır. Gerekiyorsa tutuklanır, aklanmış sa salıverilir.
Bence de öyle olmalıdır da; milletvekili dokunulmazlığı zırhının arkasına sığınan politikacı , bakanlık onayı zırhının arkasına sığınan bürokratları ne yapacağız . Onlar nerede ve nasıl yargılanacak. Kim onlara hesap soracak.