Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Safa BAYRAKTAR
12 yıl önce - Pzr 06 Şub 2011, 21:03
Türkiye - Suriye Asi Nehri Dostluk Barajı




osman67
12 yıl önce - Pts 07 Şub 2011, 09:16



Safa BAYRAKTAR
12 yıl önce - Pts 07 Şub 2011, 17:14



levent çlk

12 yıl önce - Pts 07 Şub 2011, 17:20



Hüseyin Fehimoğlu
12 yıl önce - Pts 14 Şub 2011, 17:12

Alıntı:


Ocak 2003'te Abdullah Gül başbakan olarak ilk kez Şam'ı, oradan da bölgenin diğer başkentlerini turladı. Türkiye; yaklaşan Irak işgalini önlemek istiyordu ancak Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün'ün bildik tavırları nedeniyle bu çabasında başarılı olamadı. Olamadı ama Gül'ün Esad ile görüşmesi Türk-Suriye ve Türk-Arap ilişkilerinde yeni ama stratejik bir dönemin işaretlerini verdi. Nisan sonu Gül, bu kez dışişleri bakanı olarak Şam'a giderken ben o zaman Yeni Şafak'ta şunları yazmışım:

'Suriye ve dolaysıyla Arap ülkeleri ve hatta İran'la iyi ilişkileri olan bir Türkiye, AB ile ilişkilerinde kendini daha güçlü hisseder. Komşularıyla barışık ve onlarla ekonomik ilişkileri iyi olan Türkiye, Amerikan baskılarına daha fazla direnebilir ve gün gelir 'Yahudi lobilerine' muhtaç kalmaz.''

Türkiye'nin Suriye'ye yönelik bu açılımı birçok kişi ve çevreyi tedirgin etmiş ve bu süreci durdurmak için birlikte davranmaya itmişti.

Pazar günü Asi Nehri üzerinde temeli atılan Dostluk Barajı'nın töreninde hep o günleri ve nereden nerelere nasıl gelindiğini düşündüm. Tüm bunları kaderin bir cilvesi olarak uçakta yan yana oturduğum Semih Ediz ve bu dostlukta olağanüstü payı olan Hakan Albayrak ile paylaştım. Çünkü Sevgili Semih ile hiçbir konuda analaşamazdık. Semih arkadaşımız annesinin Suriye kökenli olmasına rağmen Türkiye'nin Suriye ve Arap ülkelerine açılımlarına hiç sıcak bakmazdı. Elbette Sevgili Semih ve diğerleri istedikleri gibi düşünebilir ve yazabilirler. Ancak benim ısrarla vurguladığım şey yorum ve değerlendirmelerde mutlaka objektif olunması gereğidir. Zaman da hep beni haklı çıkartmaktadır.

İşte Türk-Suriye ve Türk-Arap ilişkilerinin durumu. 10 yıl önce savaşın eşiğine gelen iki ülke geçen pazar Başbakan Erdoğan'ın dediği gibi Asi'nin iki kenarını birleştirecek duruma geldi. Türkiye'nin Suriye ile ilişiklerinin Türkiye, Suriye ve tüm bölgeye neler kazandırdığını sanıyorum aklı ve vicdanı olan herkes görebilir, görmelidir. Bu kazanımlardan rahatsız olanların bu kez 'Suriye'de demokrasi yok' demeye başlaması oldukça anlamlıdır. En yumuşak ifadeyle bu söylemi dile getirenlerin inanın bana dünyadan haberi yok. Sanki uluslararası ilişkilerde 'demokrasi' temel kriterdir. Sanki Amerikan seçmenlerinin yaklaşık %30'unun oyunu alan Bush, demokrasi adına bir milyon Iraklı'yı öldürmemiş ve bölgede tüm faşist iktidarları desteklememiş. Sanki İsrail hükümetleri her gün Filistinlileri öldürmüyor, binlercesine işkence yapmıyor. Sanki 88 yıllık Türkiye Cumhuriyeti'nde 4 darbe olmamış, sağ-sol, Sünni-Alevi çatışmaları yaşanmamış, yüz binlerce insan işkence görmemiş ve zindanlarda ya da karanlık sokaklarda öldürülmemiş.

Beyler biraz olsun akıllı ve zeki olun!

Elbette Suriye'de dört dörtlük bir demokrasi yok. Elbette bu ülkede yüzlerce sıkıntı var. Ancak bölgesel gelişmeleri yakından izleyenler Suriye'nin iç politikalarını daha kolay anlayabilirler. Elbette Suriye'de insan hakları ihlallerinin son bulması, siyasi tutukluların derhal serbest bırakılması, reformların acilen gerçekleşmesi ve en yaygın boyutuyla demokrasinin yerleştirilmesi herkesin ve öncelikle benim talebimdir. Ama şu da bir gerçektir: Beşşar Esad'ın Suriye'si ile Hafız Esad Suriye'si arasında milyonlarca fark bulunmaktadır. ABD, İsrail ve ikiyüzlü Batı Esad'ı rahat bıraktığı ölçüde bu farklılıklar daha da artacaktır. Bu gerçeği en iyi bilen de Gül-Erdoğan-Davutoğlu üçlüsüdür. Bu üçlü Esad ile karşılıklı dostluk ve güven zemininde Suriye'ye yardımcı olmaktadır. Bu yardım aslında Türkiye'yi, Suriye'yi ve bu coğrafyayı seven herkesin görev ve sorumluluğu olmalıdır. İşte bu nedenle ben AK Parti'nin iktidara geldiği ilk günden itibaren Türk-Suriye dostluğuna destek verdim. Başından beri bu dostluğun Suriye ve tüm bölge ülkelerindeki demokrasi mücadelesine olumlu yansıyacağına inanırım.İnancımın bittiği noktada bu sürece ve özellikle Esad'ın anti-demokratik politikalarına karşı çıkacak ilk kişi ben olacağım, hiç kimsenin şüphesi olmasın.




Kaynak : Akşam




ads 1940
7 yıl önce - Çrş 13 Oca 2016, 11:29



MeteHan!
7 yıl önce - Çrş 13 Oca 2016, 11:37



Mert Karakoyun

5 yıl önce - Prş 14 Arl 2017, 13:54



Alperbatuhan
5 yıl önce - Prş 14 Arl 2017, 14:03



Mert Karakoyun

5 yıl önce - Prş 14 Arl 2017, 14:04



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET