haberlerde izlediğim kadarıyla orayı tekrar eski haline getirmek yeniden yapmaktan zor ,eski haline dönmesi büyük başarı olur.
Evet izledim. DSİ'nin suçu tıkanma sebebiyle Loveleti sel basmış . Sadece sele ait sular gelseymiş surun olmayacakmış :S .
.
Ama evet haklısınız . Olan olmuş bir kere . Gerçektende çok beter olmuş .
İdol inşaata şükretmemiz gerekit , Çünkü 'Ben işimi yaptım , gerisi sizin probleminiz' derdi ve hiçbir yardımda bulunmazdı.
Düşünseninze Oradan geçerken oranın kullanılamaz hale geldiğini görmemiz veya görmem ne kadar üzerdi beni :S
Lovelet'e atılan iftiralara birinci ağızdan cevap.
Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin Doğan Gurubu yayınları aracılığı ile Lovelet'e attığı iftiraların, kanalın üzeri kapatıldı, biz uyardık, ona rağmen o AVM'yi kanalların üzeri kapalı olarak açtılar yalanlarının gerçek yüzü.
Bu yalan haberlerlerden alıntı yapıp bu sitede yayınlayanlar, Lovelet'i ihmalkar, katil olarak ilan edenler..
Şimdi size sesleniyorum..
Lovelet'e yaşatılanların kimin yüzünden olduğunu, kimin ihmalkar, hatalı olduğunu, söylenilen yalanların, iftiraların gerçek yüzünü aşağıdaki linki tıklayıp birinci ağızdan, Canik Belediye Başkanı Osman Genç'ten dinleyin.
Ders alması gerekenler ders alsın, utanması gerekenler de utansın.
Bu AVM'ye iskan izninini vermek kimin sorumluluğunda? DSİ'nin mi? SASKİ'nin mi yoksa İnşaat Mühendisleri odasının mı? Herkes kaçak oynuyor. Ama birçok kişi kimlerin sorumlu olduğunu biliyor.
Sorumlular web sitelerinde açık bilgi vermekten kaçınmışlardır. En güzel bilgiyi yine Başkan Yılmaz vermiştir.
Samsun Büyükşehir belediye Başkanı Yusuf ziya Yılmaz, ilde yaşanan sel felaketini değerlendirdi. Samsun’daki selin Türkiye’nin hiçbir yerinde bu kadar büyük olmadığını ve bu yağışın DSİ yetkililerince karakterinin tahlil edilmesi gerektiğini belirten Başkan Yılmaz, “DSİ yetkilileri bu yağışın karakteri ile ilgili tespitler yapmakta ve yapacaklardır. Özellikle Asarcık ilçesinin alt kotlarında burada çok büyük oranda bitkisel örtüyü yerinden sökmeye neden olmuş bir yağıştır. Biz cezaevinin orada kocaman çam kütüklerini topladıysak, çam kütüklerinin nereden geldiğini görmemiz lazım. Aşağı yukarı 50 kamyon çam kerestesi ve ağacı topladık. Normal yağan yağmurda Gülsan Sanayi Sitesi’ni yağmur suyu deşarj kanallarının kapasitesi sınırlı olduğu için dükkanları hemen sel basıyordu. Ama dikkat edin bu olayda Gülsan Sanayi Sitesi’nde 1 metreye yakın sel suyu vardı. Çam kütükleri DSİ’ce yapılmış olan Yılanlıdere’deki baraj gövdesinin arkasında toplandı. Baraj gövdesine sığmayacak kadar barajın dolu kriterine kadar çıkan su baraj gövdesini de yırtarak suyun üzerindeki kütüklerle birlikte şehir merkezine doğru harekete geçti. Yılanlıdere mevkiindeki menfezlerin hiçbirisi buna dayanamazdı. Allah vere barajın yıkılmasından kütükle birlikte gelen su önünde bir engele daha rastladı. O engel de bizim çöp yığını ve gövdesiydi. Çöp yığının da önünde biriken su, çöpün üzerinden bir miktar aştı. Eğer bu yağış yarım saat veya bir saat daha devam etseydi baraj gövdesini yırtıp aştığı gibi, çöp gövdesini de yıkıp aşardı. O zaman çok daha büyük trajedi yaşardık” dedi.
Kaynak: http://www.samsun.bel.tr/haber-detay.asp?NewsId=628
kısır tartışmaları bırakıp bundan sonra yapılacaklara odaklansak daha sağlıklı olmazmı..Daha önce de paylaşmıştım.5 eylülde açılış planlanıyormuş.Prestij kaybını gidermek için Tarkan veya Ajda Pekkanla görüşme halindelermiş açılış konseri için.Yeni bir bentin yapılması planlanmış.Makromarket ve birkaç yerli mağazanın Yeni Lovelette olmayacağını duydum..Ayrıca burdan, saçma sapan haberlerle,gazeteciliğin temel değerlerini yerle bir eden yenge gazetesine selamlar:)
(+)4 Temmuz 2012
Şu heykelin yüzündeki ifadeye bakar mısınız?
Nasıl kendinden emin.
Sabrın ve metanetin insana verdiği olgunluğun simgesi.
Bugün de aynı yerinde ve O da bizim gibi
Lovelet'in açılacağı o günü bekliyor.
(+)15 Temmuz 2012
Felaketin izlerini silme çalışmaları bütün imkanları kullanarak devam ediyor. Arkadaşlar otoparkın temizlik işlerini almışlar. Su boşaltılmış ancak diz boyu çamur deryasıyla kıyasıya bir mücadele var. Otopark girişleri alçak olduğu için içeriye iş makinelerinin girmesi mümkün değil. Bu nedenle pislikler dışarıya traktör römorklarıyla atılıyor.
(+)
Bu kirliliği detaylarıyla görüntülemek istemedim.
Gerçekten yapılmış bir işi tamir etmek, sıfırdan başlayıp yapmaktan daha zor. Elektrik - elektronik, havalandırma, güvenlik, haberleşme gibi bilumum sistemler çöktüğü için sil baştan yapılacağından tıpkı heykelin ifade ettiği gibi bizim de biraz sabırlı olmamız gerekecektir.
Loveletin eylüldeki açılışı kuşkusuz çok daha görkemli olacaktır. Zira artık açılış bir reklam değil ulusal kanallar için bir haber olacaktır. Diğer taraftan Türk insanı herzaman mağdurun yanında olmuştur. Orası eskisinden de çok dolup taşacaktır.Bir arkadaşımız makronun çıkacağını yazmış. Ben öylebirşey duymadığım gibi açık kalan zamanda çok iyi cirolar yaptığını da biliyorum artı sigortası da varmış dahasını söyleyeyim artık ,Türkiye çapında bilinen bir çarşıya sınırlı sayıdaki boş yerler için şu an bile şaşırtıcı teklifler geliyormuş. Bu arada dün yayınlanan aks tv deki Canik belediye başkanın lovelet hakkındaki konuşmaları da benim bu yazdıklarımı fazlasıyla destekler nitelikte.....
Bu son sözün sahibine bende bir son soru sorayım.
Siz Lovelet'in yatırımcısının gerekli araştırmaları yapmadığını nereden biliyorsunuz ?
Orada o iş başlamadan, son yüz yılın yağış verileri tek tek incelendi.
O verilere göre dere islahı yapıldı.
Önceden öngörülemeyen tek şey, böyle bir afet ve tabii ki DSİ'nin komik su deşarj sistemiydi.
Ayrıca madem böyle diyorsunuz, bu işin başladığı günden bu güne kadar neden sustunuz.
Sel ile birlikte ilham mı geldi ?
Yapmayın Allah aşkına.
Her şey gün gibi ortada çünkü.
Burada çok yalın bir gerçekten bahsediliyor ama bazı arkadaşlar anlamamak için özel bir çaba gösteriyor. Bir derenin yatağına insanların mesken olarak kullanacağı ya da toplu olarak yer alacağı hiçbir bina dikilmez. Bizim asıl konumuz ölçeğinde söylersek "Dere yatağına AVM olmaz"
Bu o kadar basit ve yalın bir gerçek ki anlamamak için özel çaba göstermek gerekir. Dere yatağını bin türlü bilimsel araştırmaya tabi tutmaya gerek yok. O araştırmaların vereceği sonuçlarla kendinizi kandırmakta ısrar ederseniz bunun zararı sadece sizi değil pekçok insanı sıkıntıya sokar.
Ben size "Fay hattının tam üstüne bina dikilmez" dersem bana ne diyeceksiniz? Biz oranın geçen yüz yıllık depremlerde ne kadar sallandığını araştırıp ona göre karar veririz mi diyeceksiniz? Oysa ben size çok açık ve yalın bir gerçekten söz etmekteyim. "Orada bir fay hattı var!". Sizin istatistikleriniz son yüz yılda 1 milim bile deprem olmadı derse bu bilgi orada olan fay hattını ortadan mı kaldıracak?
Geçmiş yıllara ait istatistikler topoğrafyanın söylediği gerçeği değiştirmez. Orada bir dere yatağı var mı yok mu? Debent (İncirli) Deresi bu AVM alanının ortasından geçiyor mu geçmiyor mu? Birisi o dere orada yoktur diyebilir mi? İsterse son yüz yıldır bir gram dahi taşkın yüzü görmemiş bir dere olsun. Sonuçta orada bir dere var. Tanıştırayım: Kendileri İncirli Deresi olurlar. Diğer adıyla Derbent Deresi. Ve bu dere Lovelet AVM'nin ortasından geçiyor.
Yüzlerce insanın bir dere yatağında derenin iki yanında yerleşik bulunan bir AVM'de alışveriş yaparken şiddetli yağmur başladığında ve derede hızlı bir yükselme olduğunda dereye ne diyeceksiniz? "Ama sen de eski yıllarda hiç böyle yapmıyordun, oldu mu şimdi" mi diyeceksiniz? Üç tarafı çevrili ve sadece kuzey yönü karayoluna açık bu alanda otoparktaki araçların ve AVM'deki insanların en hızlı tahliye süresi kaç dakika olacak? Bu hesabı birisi anlatarak ve toplumu ikna ederek açıklasın.