Buna ne denir bilmiyorum,
Siz deyin bakalım ne diyeceksiniz....!!!!
KKTC’den Erdoğan’a suç duyurusu
KKTC’de bir grup avukat Başbakan Erdoğan hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
5 avukatın imzasını taşıyan dilekçe dün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilmek üzere Posta Dairesi’ne verildi.
Dilekçenin bir kopyası da Lefkoşa Büyükelçiliği’ne de gönderildi. Dilekçede
- Erdoğan’ın KKTC’de düzenlenen gösteri konusunda “Güney’le birlikte yapıyorlar”,
“Beyefendi 10 bin lira alıyor bir de bu eylemi yapıyor utanmadan”,
“sen kimsin be adam”,
“Ülkemizden beslenenlerin bu yola gitmesi manidardır” sözlerine atıfta bulunuldu.
Başbakan’ın “Kıbrıs Türkü’nün onur, şeref ve saygınlığını rencide ettiği, Türk halkını kin ve düşmanlığa tahrik ettiği” iddiasıyla, cezalandırılması talep edildi.
http://haber.gazetevatan.com/kktcden-erdogana-suc ...9/1/Gundem
Avukatlar ayrıca Başbakan Erdoğan’ın söylemlerini onaylayan veya savunan Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve Devlet Bakanı Egemen Bağış hakkında da yasal işlem başlatılacağını açıkladı.
Kin ve düşmanlığa tahrik davasını şuna açsaydınız keşke....
Yetmemiş yarın bir daha miting düzenleyeceklermiş de
Hazırladıkları Sloganlarına bi bakarmısınız
Alıntı:
KKTC'de Sendikal Platform tarafından, hükümetin ekonomik önlemlerine tepki olarak, yarın
"2. Toplumsal Varoluş Mitingi" düzenlenecek.
Lefkoşa İnönü Meydanı'nda saat 11.30'da başlayacak mitingi düzenleyen sendikalar, mitinge katılımı artırmak amacıyla örgütlü bulundukları devlet daireleri, hastaneler ve okullarda grev yapacak.
Sendikal Platform, bugün bildiri dağıtarak, halkı mitinge katılmaya çağırdı ve bildirilerde
"Bu memleket bizim, biz yöneteceğiz" ifadelerine yer verildi.http://www.bugun.com.tr/haber-detay/145052-kktc-de-ikinci-miting-duzenlenecek-haberi-ref-f5haber.com.aspx
Sanki kendi kendilerini yönetebilmek gibi bir kabiliyetleri varmış gibi..
300 bin nüfus
onlarca parti,
onlarca sendika,
Ve onlarca kuru gürültü yapan insan topluluğu..
İcraat yok,
Faaliyet yok,
Türkiye'ye laf atmak çok,
Çalışmak yok....
Sonrasında Kendi kendilerini yönetebilme arzusu ile Ekmek yedikleri eli ısırmaya kalkışmasının adı
Demokratikleşme
Kaşınanı Kaşıyacaksın
Başka türlü de bunlar iflah olmzalar zaten
Yazıklar olsun
Benim çocuklarımın geleceğinden (Ç)alınmış vergilerim ile beslenen sonra da tü kaka edenlere ve onlara çanak tutanlara
Yazıklar olsun.....!!!
İlk mitingdeki pankart krizinin bir benzerinin yaşanmaması için alanda geniş güvenlik önlemleri alındı. Polis, Güney Kıbrıs bayrakları ile Başbakan Erdoğan'ı hedef alan
"Kimsin be sen" ve "İşgalci TC Devleti defol"
yazılı pankart taşıyan grubu miting alanına sokmadı.
SİYASİ PARTİLERİN PANKARTLARI
Serdar Denktaş’ın Genel Başkanı olduğu Demokrat Parti’nin Pankartlarında,
“Tek hedefimiz kendi evimizin efendisi olmak!”,
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!”,
“Beslenmek için değil, bağlar kopmasın diye buradayız!” gibi sloganlar bulunuyor.
Mehmet Çakıcı’nın başında bulunduğu
Toplumcu Demokrasi Partisi’nin pankartlarında ise
“Evimizin efendisi olacağız!”,
“Hak arıyoruz, baş kaldırıyoruz!” sloganları dikkat çekiyor.
Mehmet Ali Talat’ın lideri olduğu halen Genel Başkanlığını Ferdi Sabit Soyer’in yaptığı
Cumhuriyetçi Türk Partisi üyeleri,
“Artık yeter!”,
“Kendi kendimizi yönetmek istiyoruz!”,
“Vardık, varız, var olacağız!”,
“Ne minnet, ne himmet!”,
“Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan Halkları kardeştir!” gibi sloganları olan pankartlar taşıyacak.
http://www.milliyet.com.tr/kktc-de-olayli-miting/ ...efault.htm
KKTC'de Yine Skandal: Kimsin Sen Be! İşgalci TC Devleti Defol
Alıntı:
KKTC’de ekonomik önlem paketini protesto mitingi yapılıyor. İlk mitingde yaşanan küfürlü pankart krizi sonrası güvenlik önlemleri dikkat çekerken polis Güney Kıbrıs bayrağı ve Başbakan Erdoğan'a yönelik "Kimsin be sen" ve "İşgalci TC Devleti defol" yazan pankartı taşıyan grubun miting alanına girmesine izin vermedi. Bu sırada protestocular ile güvenlik güçleri arasında arbede yaşandı.
KKTC’de Sendikal Platform, 2’nci Toplumsal Varoluş Mitingi’ni düzenledi.
Mitinge katılmak isteyen binlerce kişi başkent Lefkoşa’da bulunan İnönü Meydanı’na akın etti. Mitingde sendika başkanları, Kıbrıs Türk halkının evinin efendisi olmak istediğini belirtti. Sendika başkanları ayrıca, Libya ve Mısır’daki protestolara dikkat çekti ve ’Libya ve Mısır’daki ’halkın sesine kulak verin’ diyen Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan’a Kıbrıs Türkü’nün sesine neden kulak vermiyorsun’ sorusunu yöneltti. Mitinge yüksek katılım için birçok sendika ve sivil toplum ögrütü, örgütlü bulundukları devlet daireleri, hastane, okul ve eczanelerde çalışanlar da greve gitti. Saat 11.30 sıralarında başlayan mitinge Sendikal Platform’a üye sendikaların yanı sıra, çok sayıda sivil toplum örgütü, birlikler, dernekler ile birçok siyasi parti ve Türkiye’den de bazı sendika ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
POLİS, TÜRKİYE KARŞITI PANKARTA EL KOYDU
Kıbrıs ve Türkiye bayraklarının da bulunduğu mitingde, beklenenin aksine küfürlü pankartlar yer almadı ancak, Baraka Kültür Merkezi’ne ait Türkiye karşıtı pankarta polis tarafından müdahale edildi ve pankartalara el konuldu. Barış ve özgürlük şarkılarının çalınıp söylendiği mitingde, "Kıbrıs’ta barış engellenemez", "Birlik mücadele dayanışma, direne direne kazanacağız" sloganları atıldı. Açılan pankartlar arasında "Ankara elini yakamızdan çek", "Kendi kendimizi yönetmek istiyoruz" "Ankara ne paranı ne memurunu ne de paketini istiyoruz" yer aldı.
MİTİNG ALANINDA ARBEDE
İlk mitingdeki pankart krizinin bir benzerinin yaşanmaması için alanda geniş güvenlik önlemleri alındı. Polis, Güney Kıbrıs bayrakları ile Başbakan Erdoğan'ı hedef alan "Kimsin be sen" ve "İşgalci TC Devleti defol" yazılı pankart taşıyan grubu miting alanına sokmadı. Polis protestoculardan bayrakları ve pankartları bırakıp miting alanına girmesini istedi. Protestocuların bunu kabul etmemesi üzerine güvenlik güçleriyle aralarında arbede yaşandı.
Kamu-Sen Başkanı Mehmet Özkardaş, Kıbrıs Türk halkının evinin efendisi olmak istediğini söyledi. Kıbrıslı Türkler’in Türkiye halkı ile sorunu olmadığını bu tepkinin Tayyip Erdoğan Hükümetine olduğunu anlatan Özkardaş, "Libya ve Mısır’daki protestolar için ’halkın sesine kulak verin’ diyen Erdoğan, Kıbrıs Türkü’nün sesine neden kulak vermiyor?" diye konuştu. Kıbrıslı Türkler’in kontrolsüz nüfusun kontrol altına alınmasını istediklerini, nüfus yoğunluğunun ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlara yol açtığını anlatan Kamu-Sen Başkanı Özkardaş, şöyle devam etti:
"Tecavüzler, mafyalaşmalar, çeteleşmeler, cinayetleri gazetelerden okuyoruz, Kıbrıs Türk halkı bu olayları istemiyor. Kıbrıs Türk halkı artık bu yükü çekemiyor. Nüfusumuzu kontrol altına alalım, Kıbrıs Türk halkının Türkiye halkıyla bir sorunu yok. 1974 sonrası Türkiye’den gelenler de dişi, tırnağı ile bu toprakları kazdı."
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası Başkanı Adnan Eraslan ise, dayatılanları kabul etmeyeceklerini, gençlerin göçmemesi için bu topraklara tutunacaklarını söyledi. Eraslan, Kıbrıslı Türklerin kendi evinin efendisi olmak istediği mesajını verdi. Nüfus yoğunluğuna da dikkat çeken Adnan Eraslan, "Hastaneler, okullar, hapishaneler doldu taştı, sokaklarda yürüyemez olduk" diye konuştu. Sendika başkanlarının konuşmalarının ardından, miting özgürlük şarkılarıyla devam etti. Mitingin tamamlanmasıyla İnönü Meydanı’ndaki kalabalık, dağıldı.
Bakıyoruzda bu nankörlerin dilleri fazla uzamaya başladı. Soruyorum bu nankörlüğü yapanlara; size Türkiye'den başka kim yardım yapıyor söyleyin sivri dilli nankörler? Utanın utanın... Bizlerden fazla maaş almanız yetmiyormu? Terbiyenizi toplayın... Oraları zamanında Türkiye mi işgal etti?, Barış harekatını Yunanlılar mı yaptı?...
Madem size göre biz işgalciyiz... O halde derhal Türk Vatandaşlığı'ndan ilelebet çıkın ve yabancı vatandaş olun ve sakın bir daha Türkiye Cumhuriyetine hakaret etme cüretinde dahi bulunmayın...