Ana Sayfa  



ugurbey90




Cmt 29 Oca 2011, 03:07   Gaziantep - Dülük Kaya Mezarları

Dülük, antik kent ve kutsal alan olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Antik kent bugün Dülük köyünün kuzey bitişiğindeki Keber tepesi ve çevresinde toprak altındadır. Kutsal alan ise Dülük köyünün yaklaşık 3 km. kuzeyinde, sedir ve çam ağaçlarıyla kaplı, 1.020 rakımlı Dülük Baba tepesinde yer almaktadır.

Dülük; Teşup, Zeus ve Jüpiter Dolikhenos inançlarının kült merkezidir. Burada Hitit imparatorluk döneminde (M.Ö. 2.bin) gök ve fırtına tanrısı Teşup'un tapınağı mevcuttu. Teşup sol elinde şimşek demetiyle, sağ elinde çift ağızlı baltayla boğa üstünde durur halde taş üzerine kabartmaları işlenmiş, bronz heykelcikleri yapılmıştır. Hellenistik ve Roma döneminde Teşupun işlevi aynı, fakat sadece adı Zeus, ve Jüpiter olarak değişmiştir. Romalı askerler tarafından Jüpiter Dolikhenos kültü sevilip büyük saygı görmüştür. Kendilerine güç versin diye, Jüpiter Dolikhenosun küçük heykelciklerini kolye olarak boyunlarına takan askerler, bu dini Romaya kadar yaymışlardır.

Dülükde Mitra inancı da mevcuttu. Dünyada bilinen yer altına inşa edilen Mitras tapınaklarının (Mithraeum) en büyüğü, Dülükte Keber tepesinin güney eteğinde bulunmuştur. Bu tapınak iki salonlu olup, yer altı tapınağının mihrabı konumundaki merkezi nişte Tauroktoni adı verilen boğa öldürme sahnesi kabartma halinde işlenmiştir.
Tanrı Mitras, gezegenleri simgeleyen yıldızlar, takım yıldızlarını simgeleyen akrep, yılan, köpek vb. gibi figürlerin de eşliğinde bir boğayı öldürürken resmedilmiştir. Astrolojiye göre Yunan ve Roma döneminden önce ekinos boğada idi. M.Ö. 4000-3000 de gerçekleşen Boğa çağının sonu, boğa öldürme sahnesiyle ifade edilmiştir. Perseus takım yıldızının tam boğa üzerindeki konumu, boğayı Perseusun öldürdüğü kavramını yaratmıştır. Bu sahnede Perseusun yerine geçen Mitras boğanın gücünü yok etmekte, bahar ekinoksunu boğa burcundan çıkarıp, koç burcuna sokmaktadır. Bu sahne, Boğa çağınının sona erdiğini, yeni bir çağın başladığını simgelemektedir. Ayinleri gizli olan bu tapınım çoğu Roma ordusunun askerleriydi. Üyeleri arasında bürokratlar, tüccarlar ve köleler de bulunmaktaydı. M.S.1. yüzyılda Tarsusdan yayılmaya başlayan Mitras kültü, 3. yüzyılda İskoçya ve Büyük Sahraya kadar ulaşmıştır. Mitras ayinlerinde kurban edilen boğanın kanıyla hem yıkanılır hem de içilirdi. Böylece yok olan bir çağı simgeleyen boğanın temsil ettiği tanrının güçüne ve ölümsüzlüğüne kavuşulacağına inanılırdı. Dülük Mitras tapınağı Gaziantep müzesi ile Almanyadan Münster Üniversitesinin katılımlı kazıları sonucunda 1997 ve 1998 yıllarında ele geçmiştir. Anadoluda bulunan Mitras yer altı tapınağının ilkidir.

Bizans döneminde de Dülük kenti Hititlerden beri süregelen kutsal şehir konumunu başpiskoposlukla devam ettirmiştir. Bu dönemde Telukh adıyla bir eyalet merkezi olmuştur. İslami akınları neticesinde Dülük kenti oldukça tahrip olmuş. Başpiskoposluğun 7. yüzyılda Zeugmaya taşınmasıyla birlikte ise dini merkez konumunu kaybetmiştir. Bu tarihten itibaren Gaziantep kalesi çevresinde kurulan yeni bir şehir olan Ayıntap Dülük kentinin yerini almaya başlamış ve günden güne küçülen Dülük, Ayıntapa bağlı bir köy haline gelmiştir. Dülük kutsal alanı ise, evliya Dülükbaba (Davut Ejder) nın türbesiyle kutsal alan kimliğini günümüze kadar taşımıştır.

Bugün Dülükte geçmişin kanıtı olarak en eski yerleşim, Keber tepesinin güneyindeki prehistorik mağaradır. Ayrıca Keber tepesinin karşı sırtlarında Nekropol alanı vardır. Burada çok sayıda kayaya oyulmuş oda mezarları mevcuttur. Bu kaya mezarların bazısının ön odasına taş basamaklarla (Dramos) inilerek ulaşılmaktadır. Mezar içerisinde lahitler bulunmaktadır. Bazısında dini mitolojik konulu kabartmalar mevcuttur. Bunların birinde ruh anlamına gelen Psikheye Hermes ölünün ruhunu yer altı dünyasına (Hades) götürmesi için yol göstermektedir. Bazı mezarlarda ise baktığını taşa çeviren Meduza başı kabartma olarak işlenmiştir. Antik dönemde de ölüm sonrası dirilme inancı vardı. Bu sebeple ölünün evi olarak bu mezarlar günlük yaşanılan ev biçiminde yapılmıştır. Nekropol ün doğusunda Mar-Slemun manastırına ait olduğu tahmin edilen iki kaya kilisesi de vardır. Ayrıca Dülük köyünün doğusunda antik taş ocakları mevcuttur.

Dülük baba tepesinde, Jüpiter Dolikhenos tapınağının arşitrav parçaları ve taban döşemesine ait yassı blok taşlar az sayıda da olsa toprak üstüne yayılmıştır. Bu alanda Münster Üniversitesi tarafından kazı çalışmaları yapılmaktadır. Ayrıca burada Jüpiter Dolikhenos tapınağındaki görevlilere ait kaya mezarları mevcuttur. Taş basamaklarla inilen mezar girişlerinde dairevi biçimli kapak taşları, mezar içlerinde ise girlantlı lahitler mevcuttur. Bunların 17 adedi Gaziantep müzesi tarafından temizliği yapılarak ziyarete açılmıştır.

Mühür baskılarını içeren Dülük arşivi kaçakcılar tarafından yağmalanmıştır. Çok sayıda mühür baskısı yurt dışına kaçırılmıştır. Mühür baskıları yüzük taşı ve mühürlerin kil çamuruna basılmasıyla yapılan mühür baskıları üzerinde tanrı, tanrıça, kişiler ve hayvanlar gibi çeşitli resimler mevcuttur. Resmi ve özel mektuplarda, belgelerde, para torbaları ve balya vb. nesnelerin mühürlenmesinde kullanılmış olup, mühürlenilen eşyanın güvenliğini sağlamıştır. Bu mühür baskılarından bir gurubu Gaziantep müzesinde teşhir edilmektedir.

600.000 yıl öncesinden günümüze uzanan Dülük köyü geleneksel kesme taştan evleri, camisi ve Musa Kazım türbesiyle yöreye özgü geleneksel tarihi mimari özelliğiyle de görülmeye değer yerlerin başında gelmektedir..

Dülük Antik Kenti, bugün Dülük köyünün kuzey bitişiğindeki Keber tepesi ve çevresinde yer almakta olup, ulaşım için Gaziantep - Yavuzeli istikametinde giderken Otoyol gişelerine ulaşmadan sol tarafta Beylerbeyi köyü içinden geçen yaklaşık 4 km'lik asfalt bir yolla ulaşılır. Köyün girişine geldiğinizde yön levhaları size yardımcı olacaktır.
Çam ağaçlarıyla kaplı, 1.020 rakımlı Dülük Baba tepesinde yer alan Dülük Antik Kenti kutsal alanına ise, Gaziantep şehir merkezine yaklaşık 4 km uzaklıktaki Gaziantep - Adana yolu üzerindeki Dülük Ormanları içinden sağlanmaktadır. Ayrıca Dülük Ormanları içerisinde halkın piknik yapabileceği alanlarda mevcuttur.

Alıntı:
Roma Dönemi Dülük kentinde yaşayanların kutsal alanı, İslam dönemi Ziyaretgah yine kutsal alanı olmuştur. Romalıların sevdiklerinin ölmesi sonucu mezarları kutsamış olmaları normal bir davranıştır, Ancak Müslümanların aynı davranışı sergilemeleri normal değildir, Kültürel etkileşim benimsenmesi sonucu Müslümanların bu davranışı sergilemiştir. İslam inanç sistemi bu davranışı şiddetle ret eder.

Antik Dönemlerde içinde zenginlik barındıran mezarların korunması için çok çaba harcanmıştır. Fiziki tedbirler yanında, manevi tedbirlerde sıkça yer almıştır. Bunların göstergesi bu ve benzeri alanların kutsanması kutsal hale dönüştürülmesidir.

Kısacası Antik dönem insanları, Mezarların soyulmaması için geliştirdikleri manevi korumayı uzun yıllara yayma çabası günümüze kadar gelmesi ve halen devam etmesi, Antik dönem insanlarının sistematik bir başarı olarak görüyorum.

Dülük Roma Mezarları, İslam Döneminde Nasıl Ziyaretgah Oldu ?
Kaynağı olmayan sadece mahalli (yerel) rivayete göre Yavuz Sultan Selim, Mısır seferi sırasında buradan geçerken,yolunu yaşlı bir derviş keser. Padişaha:
- Sana müjdelerim ki, Recep aynın 26. günü zafer senindir. Haydi, durma. Yolun da bahtın gibi açık olsun,der.
Padişah yaşlı dervişe teşekkür ederek kim olduğunu sorar. Derviş şöyle cevap verir:
- Fani âlemin bir yolcusuyum. Menzilime ulaştım.Hakka tapılandım. Beni sorma, sen yoluna devam et.
Yavuz, dervişin dediği ay ve gün Mercidabık'ta büyük bir zafer kazanır, Mısır'ı fetheder.Sefer dönüşü, Dülük Köyü'ne uğradığı zaman adını bile bilmediği dervişi sorar:

-Öldü. Buradan ayrıldığınız gün o da Hakk'a yürüdü. Şu tepeye gömdük,
cevabını alır köylülerden.
Yavuz, mezarı ziyaret eder, üzerine bir de türbe yaptırır.

Her ziyaretgahın mahalli (yerel) bir efsanevi hikayesi vardır, Yazılı hiçbir kaynakta bu efsanevi hikayeleri teyit edecek bir nokta bulunamaz.

Alman Arkeolog Profesör Winter, 1997 yılında yaptığı kazı çalışmaları ile birlikte yukarıda anlatılan efsanevi hikayenin diğer gerçek yüzü ortaya çıkmaya başlıyor, Oradaki türbeye sebep olan yaşlı adam değil de, Roma Mezarları olmuştur.

Her nereye el atarsam karşıma yabancı arkeologlar çıkıyor. Bu ülkede arkeoloji eğitimi görüp diplomasını alanlar nerede? Eğitim sorgulanmalıdır...

Dülük, Zeminaltı Roma Kaya Mezarlarının Yapısı ve Detayları
Kısmen yazılı kısmen resimli olarak anlatmaya devam edelim.
Önce inşa ediliş amacına değinelim.
Mitolojik inançları gereği insanların ölülerinin mezarlarına hediye bırakmaları, ardından mezarlar içindeki hediyelerin başkaları tarafından alınmaması için mezarları saklama ihtiyacı duyulmuştur. Tip ve model olarak sırasıyla Menhir, Dolmen, Zeminaltı ve Tümülüs şeklinde gelişme göstermiştir.
Ruhların, Ruhlar ülkesine yolculuğu inanışları yolculukta para ve diğer değerlerin olması gerektiği inanışı mezarların hediyelerle doldurulmasını ve ardında saklanmasını getirmiştir.
Bu inanış Mezopotamya Kültürü içinde doğmuş ve sonraları Anadolu ve çevresine yayılmıştır. Bir araştırmanın başlangıç noktasını Mezopotamya dan başlanılmasa araştırmanızda sonuç çıkarmanız zorlaşır ve çoğu zaman başarısız kalır.
Mezar Yapıları

Mezar odaları ana kaya içi yontulararak ihtiyaç duyulan büyüklüğe ulaşana kadar büyütülmüş, Dikkatimi çeken bir konu, mezar odaları içinde ister lahit isterse kline sayılısı tekli rakamlara isabet etmesidir.
Ölünün defn edilmesi için mezar odası içinde yine ana kaya yontularak lahit ve klinelerden oluşmuştur. Mezarlara iniş merdivenlerle dramos bir geçile ulaşılmaktadır.
Dikkatimi çeken bir mezar odasındaki, odaya giriş kapısının içten kilitleme sistemi olmuştur. Konuyu araştırınca İnsanların mezarlarını korumadaki samimi ciddi davranış akıllara durgunluk vermektedir. Mezar odasına son ceset konulduktan sonra içte sürgülü taş kapının kilitlenmesi için içeride biri kalır taş kapıyı kilitler oda mezar odasında kalır ve ölür, gönüllü ölüm tercih....

Daha fazla kıymet verilen mezarların lahitleri daha farklı,bir çok süslemeler mevcut, koruma tedbirleri diğerlerine göre bir kat daha artırılmış çift yuvarlak taşlarla kapatıldığını görüyoruz.

A.Vecdi ÇOBAN



(+)



(+)




(+)




(+)




(+)




(+)




(+)




(+)




(+)




(+)




(+)



 mesajı beğendiniz mi?: +1
ugurbey90




Cmt 29 Oca 2011, 20:26  

(+)

 mesajı beğendiniz mi?: +1
ugurbey90




Pzr 30 Oca 2011, 05:06  



(+)




(+)




(+)


 mesajı beğendiniz mi?: +1
KAZIM HASIRCI




Cmt 11 Ağu 2012, 15:09  






(+)








(+)


 mesajı beğendiniz mi?: +1
Mert Karakoyun



Çrş 10 Ekm 2012, 13:48  

 


 mesajı beğendiniz mi?
Mesajları seç: