Boğaziçi'ni dahi Kısmen Donduran 1927 ve 1929 Kışları
* 1929 kışından birkaç "Arşiv alıntısı":
Galata Köprüsü bir anda karla örtülüyor... Millet şaşkın...
(+)
Kar tipisinden ötürü, Yenicami'den bile cenazeler imam dahil sadece 6 kişinin katılabildği cemaatlerle kaldırılıyorlar...
(+)
Haliç'in çok yakında donacağına ilişkin, Avrupa meteoroloji istasyonlarından ve Rasathane'den sürekli haberler geliyor...
(+)
(+)
Önceleri Dudullu'ya, Küçükbakkalköy'e, Beykoz'a, Sarıyer'e, ilerleyen günlerdeyse Rami, Maltepe, Silâhtarağa, en sonunda da Topkapı, Edirnekapı ve Acıbadem'e kadar kurtlar iniyorlar... Sabahları yollardan geceyarısı donup ölen ve orada kalakalan İstanbullular'ın cesetlerini Emniyet teşkilâtı toplayarak morga kaldırıyor...
(+)
Şehrin merkezindeki 2 katlı evler, yarı bellerine kadar karla örtülüyorlar... Ekmek buhranı başlıyor, gazeteler halkı sakin olmaya davet ediyorlar: Şubat'ın 1'inde; 3 aylık un stoğumuz mevcut...
O günlerden enteresan bir meteoroloji bülteni. Günümüzdekinden ne kadar da farkı bir dil kullanılmış...
Üstüne üstlük, bu hava şartları yetmezmiş gibi Terkos borusu bir de Kâğıthane ne civarlarında patlıyor!... Basın abartılı. Ana su damarı borusu üzerinde tam "7 Metro" kar biriktiğinden dem vuruyorlar...
Hava açacak zannıyla halk pek seviniyor, ama sevinçleri uzun sürmüyor. Ertesi gece çok daha şiddetli bir dalga kenti sabaha kadar kasıp kavuruyor... Bir de Tatavla (Kurtuluş) bir gece yanıyor. 500 ev yokoluyor. Gayrimüslimler sokaklarda kalıyorlar...
Arkadaşlar Akın Bey sağolsun diyorum. İlk defa 1929la ilgili daha ciddi bilgilere sahip oldum. En azından -12C ile Haliç donabiliyormuş. Bu da ayrı bir bilgi
Arkadaşlar biz bu gidişle Şubat ayında (özellikle 15'inden sonra) 1929'a yaklaşabilecek bir (en az 15 gün olabilir) kış yaşayabiliriz. Belki Haliç donmaz ama Boğaz'dan buz geçişlerini görmemek için bir neden yok. Bu sistemde en düşük -6 -7 civarı görülebilir.
Bu gece de hainliğimiz üzerinde... Şu bizim kar meraklılarını illet edelim biraz. Kar dendi mi, böyle en az 80 santim civarında olmalı ki, üzerinde konuşulmaya değsin...
(+)
(+) (Arşiv taramasından alıntılar için, sevgili dostum Yunus Uysal'a teşekkürlerimle...)