1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 35  |
 |
inanç09
3 yıl önce - Cum 07 Şub 2020, 13:24
Bir türlü açılamayan Bolu dağı tüneli
|
 |
Cumali1999
3 yıl önce - Cum 07 Şub 2020, 13:48
90'lı yılların en sonuncusunda doğmuş olan biri ne hatırlayabilir ki ? Misal ben
|
 |
Ustura Faysal
3 yıl önce - Cum 07 Şub 2020, 14:15
Fabrikalardan el arabası ile bidon bidon su taşıdığımı hatırlıyorum.
Her gün standart olarak günün belli saatlerinde elektrik kesildiğini hatırlıyorum.
Çocukların gönül rahatlığı ile sokaklarda oynadıklarını hatırlıyorum.
Çocuklar arasındaki arkadaşlık bağının daha kuvvetli olduğunu hatırlıyorum.
|
 |
osman akar
3 yıl önce - Cum 07 Şub 2020, 14:36
Terör Faili meçhuller Hastane kuyrukları Post modern darbe insanların yaşama tarzından dolayı aşağılanmaları Lokantaların bile fişlenmeleri....
90'lardan hatırladığım en güzel olay 1994 yılında REİS'in Belediye başkanı seçilmesi ve daha sonra Rahmetli Erbakan Hocanın Başbakan olması.
|
 |
osman yörükoğlu
3 yıl önce - Cum 07 Şub 2020, 14:46
[quote] Çocukların gönül rahatlığı ile sokaklarda oynadıklarını hatırlıyorum.
[quote]
Öyle mi amcam o yıllarda çivili sopalarla kavga ederdik diyor.Başkaları da o zamanlar yapıyor haliyle.Şimdi çivili sopalarla kavga eden çocukları ben görmuyorum.
|
 |
Yasin 190754
3 yıl önce - Cum 07 Şub 2020, 14:51
Bayramların "tatil" olarak geçirilmediği, henüz teknolojik aletlere bağımlı olmadığımız, çocukluğun çok rahat yaşandığı zamanlardı. Bu yıllarda insanlar arasında şimdiki kadar siyasi çekişme yaşanmamıştır.
Ne var ki 1997 doğumlu olmamdan dolayı 90'ları yaşayabilmem pek mümkün olmadı. Ama 2000'li yılların ortalarında iyi bir çocukluk geçirdim.
Sobada kestane, ekmek kızartıp yediğimizi ve çay demlediğimizi çok iyi hatırlarım. Kışlar da şimdiki kadar kısa sürmezdi, bol bol karda oynardım.
Bir dilek hakkım olsa o günlere dönmeyi arzulardım.
En son Yasin 190754 tarafından Cum 07 Şub 2020, 14:57 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
Ustura Faysal
3 yıl önce - Cum 07 Şub 2020, 14:54
| Alıntı: |
| Öyle mi amcam o yıllarda çivili sopalarla kavga ederdik diyor.Başkaları da o zamanlar yapıyor haliyle.Şimdi çivili sopalarla kavga eden çocukları ben görmuyorum. |
Bu söyledikleriniz istisnadır. Şu anda da bu tarz yerler illaki vardır. Ama memleket Teksas değil sonuçta.
Ama benim vurguladığım durum aslında farklı bir durum. Ben 80-90'lı yıllarda böyle bir şey hatırlamıyorum, benim çevremde yoktu. Biz gece 12-1'e kadar sokakta oynardık, büyüklerimizde kapı önünde sohbet muhabbet eder otururlardı. Neredeyse bütün mahalle toplanır kapı önlerinde gözleme yapılır, kısır partileri verilirdi. Şimdi o komşuluk bile yok.
Şimdiki ebeveynler çocuklarını sokağa salmıyor bile. Yok araba çarpar, yok çingeneler kaçırır v.s. Eski komşuluk zaten yok, çocukluk arkadaşlıkları da varla yok arası. Yüksek yüksek binalarda insanlar karşı kapı komşusunu asansörde görse tanımıyor.
Evet şu anda kavga eden çocukları görmüyorsunuz, çünkü hepsi ya bilgisayar başında, ya elinde tablet sabahtan akşama kadar saçma sapan youtube videoları izlemekle meşgul.
|
 |
Murat cyln
3 yıl önce - Cum 07 Şub 2020, 14:56
| Alıntı: |
| 90'lı yılların en sonuncusunda doğmuş olan biri ne hatırlayabilir ki ? Misal ben |
Yaşınız itibari ile hatırlamayabilirsiniz . Ama biraz araştır aile büyüklerinize sorarsanız o dönemde insanların çektiği sıkıntıları öğrenebilirsiniz.
sağlık karnesi vardı
Vizite kağıdı vardı.
Yeşil kart vardı.
Bırakın çocukları yetişkinlerde bile cep telefonu yoktu.
|
 |
demtr35
3 yıl önce - Cum 07 Şub 2020, 15:02
Daha huzur daha güven diyorum ben kim ne derse desin? Çocuğa taciz, istismar bilmezdik, okula kendimiz gider gelirdik, sokakta oynardık rahat rahat.. Öğretmene, büyüklere saygı vardı, şimdi veliler öğretmen dövmeye gidiyor.. Özgür büyüen son nesildir 90 ların çocukları bence, özgüvenli ve güven ortamında büyüdük. Şimdiki teknoloji yoktu belki ama mahalle arkadaşlıkları vardı, ailelerde komşuluklar vardı, şimdi aynı binadakiler birbirini tanımıyor. Siyaseti bilemem o zamanlar çocuktuk, ama şimdiki çocuklardan kat kat mutluyduk bu kesin...
|
 |
Ali clarkkent
3 yıl önce - Cum 07 Şub 2020, 15:21
1969 doğumluyum. 80'li yılları da, 90'lı yılları da iyi hatırlarım. O yıllarda gerçekten ilkokul çocukları okullarına kendileri gidip kendileri gelirlerdi. Hiç kimsede endişe olmazdı. Yukarıda bir üyenin dediği gibi, çocuk tacizi, çocuk kaçırma diye pis bir suç yoktu. Okul öğretmenlerine gerçekten saygı duyardık. Kah korkudan, kah başka sebepten. Ama korkudan olduğunu tahmin ediyorum. Çünkü o senelerde veliler eti senin, kemiği benim hocam diyerek çocuklarını öğretmenlere teslim ederlerdi. Öğretmen öğrenciyi dövse, çocuk eve gelip şikayet etse baba şöyle derdi:
-Yaramazlık yapmasan dövmez.
Lisede iken okulun bahçesinde sıra olurduk. İçeri girerken saçlarımız kontrol edilirdi. Uzun mu, kısa mı diye. Hatta 2 kere okul müdürü saçımı makas ile kesti. Vallahi gıkımız çıkmazdı. Kuzu kuzu berbere gidip saçımızın diğer taraflarını da kesilen kısım ile aynı boya getirtmeye çalışırdık. Şimdi bırak saç kesmeyi, öğretmen bir öğrenciye kış dese öğrencinin velisi hayvan gibi okulu basıp öğretmenden hesap sormaya kalkıyor. Ondan sonra da o öğrenciden öğretmene saygı bekle.
Zaman makinesi olsa o senelere geri gidip bir daha yaşamayı isterdim.
|
 |
sayfa 35  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|