Temel ile Dursun Kızılderili kafa derisinde çok para olduğunu duyunca Amerika’da Kızılderili avına çıkmış.
Çölde giderlerken karşılarına iki tane Kızılderili çıkmış. Pusu kurup ikisinin de kafa derisini yüzmüşler. Daha sonra devam etmişler.
Gece olunca bir yere kamp kurmuşlar.
Ertesi sabah Dursun birden gürültü ile uyanmış. Gözlerini bir açmış, etrafta Kızılderililer, çadırı sarmış. Dursun Temel'i dürtmeye başlamış.
Dursun:
- “Temel kalk kalk zengin olduk”.
tarih :27 ekim 2010 yer : sun express izmir- diyarbakır uçağı
yukarıdaki tarih ve uçakla İzmirden Diyarbakır'a gidiyorum. 3 lü sağ taraf koltuk grubunun orta koltuğu (b) bana verilmiş cam kenarında 70 li yaşlarda yaşlı diyarbakırlı bir amca sağ tarafımda ise koridor kenarında saç kesiminden askere gittiği belli olan bir genç var.
kalkışımız patırtılı gürültülü bir şekilde şenlik havasında tamamlandı. bu arada cam kenarındaki amca canı sıkılmış olucak 15 dakika sonra muhabbete başladı
amca: selamun alykum
ben:aleyküm selam
amca: hele evlat bu uçakla yolculuk nereye?????? bende tam bir şaşkınlık......
ben :(biraz muziplik olsun diye ) amca ben urfada inicem....
amca: iyi o zaman ... diyarıbekirde güzeldir. vaktin kalırsa orayada uğra.....
ben: tamam amca uğrarım...
diğer yandaki asker genç: abi bu siverek jandarma nın ordanda geçermi....
ben: %&//(%+^^+
Bir gün Temel yük gemisiyle İngiltere’ye doğru yola çıkıyor. Limana vardıklarında limanda çalışan İngiliz’e
“Halatı at! , halatı at !” diye sesleniyor. Söylenenlerden bir şey anlamayan İngiliz
“What?” diye cevap veriyor. Bunun üzerine Temel tekrar zavallı işçiye
“Halatı at! , halatı at !” diye seslenir. İngiliz işçi tekrar
“What?” deyince Temel kızarak:
“Do you speak English?” diye bağırır. Zavallı işçi sevinerek:
“Yes, Yes” der.
Bunun üzerine Temel:
Adamın biri New York, Central Park’ta yürüyüş yaparken, aniden kuduz bir köpeğin...in küçük bir kıza saldırdığını görür. Koşar ve köpekle boğuşmaya başlar. Hayli uzun bir uğraştan sonra üzeri yara bere içinde kaldığı halde köpeği öldürür. Ama küçük kızın da hayatını kurtarmıştır.
Son anda bu sahneyi gören polis nefes nefese olay yerine koşar ve adamın yanına gelir.
Sarılıp teşekkür etikten sonra ‘Sen’ der ‘bir kahramansın, yarın bütün gazeteler seni yazacaklar. Ve göreceksin başlık da şöyle olacak; ‘Cesur New York’lu küçük kızın hayatını kurtardı.’
Adam ‘Ama ben New York’lu değilim!’ der.
Polis ‘Fark etmez, bu durumda gazeteler şunu yazacaklar; ‘Cesur Amerikalı küçük kızın hayatını kurtardı.’ cevabını verir.
‘Ama ben Amerikalı da değilim’ der adam artık şaşırarak.
Polis ‘Ya, o halde nerelisin?’ diye sorunca adam cevap verir; ‘Ben Iraklıyım!’
Polis adama başka bir şey söylemez. Ama adam ertesi gün gazeteleri aldığında şöyle bir başlıkla karşılaşır; ‘Radikal İslamcı, masum Amerikan köpeğini öldürdü
Ecevit basbakanliktan ayrildiktan sonra Rahsaniyla artik yuvasinda mütevazi bir hayat sürüyor.... birgün telefonu çaliyor, ortada artik sekreteri vs olmadigi için tabi kendi telefonuna kendi bakmak zorunda, telefonu açinca bir adam sesi:
- Iyi günler, TC Basbakaniyla görüsebilir miyim?
Ecevit gülüyor:
- Bayim ben artik TC Basbakani diilim.....
Bunun üzerine telefon kapaniyor... derken 5 dakika sonra tekrar telefon......Ecevit açiyor, yine ayni adam..
- Iyi günler, TC Basbakani lütfen?
Ecevit sasiriyor,
- Az önce arayan siz diil miydiniz? Bakin ben artik TC Basbakani diilim.....
Telefon yine kapaniyor....... Ecevit tam yerine oturucakken tekrar telefon çaliyor...
- Iyi günler, TC Basbakani orada mi?
Ecevit artik çok kiziyor:
- SEN LAFTAN ANLAMAZ MISIN????? KAÇ KERE SÖYLEMEM GEREKIYOR, BEN ARTIK TC.BASBAKANI DIILIM...!!
Bunun üzerine karsi taraf gülüyor:
- BILIYORUM...........BILIYORUM
AMA BUNU SİZDEN TEKRAR TEKRAR DUYMAK ÇOK HOSUMA GIDIYOR...!!!
Adamın biri bara gitmiş; barmene demiş ki bana 1 bira, sana 1 bira, içerdeki herkese 1 bira.
Neyse adam içmiş birasını barmen hesabı istemiş. Adam bende para yok demiş. Bunun üzerine barmen adamı dövmüş ve dışarı atmış.
Aradan 2 gün geçmiş bizimkisi yine aynı bara gelmiş. Barmene demiş bana 1 bira sana 1 bira herkese benden bira. Barmen düşünmüş ben bunu 2 gün önce dövdüm akıllanmıştır, parası vardır diyerek vermiş adama ve herkese biralarını.
İçmişler biralarını barmen adamın yanına yaklaşmış hesap lütfen! Bizimki yine bende para yok demiş Bunun üzerine barmen, garsonları ve komileri de çağırmış, adamı hastanelik edene kadar dövmüşler ve dışarı atmışlar
Aradan 2 hafta gibi süre geçmiş bizim adam hastaneden çıkmış doğruca yine bara gelmiş. Barmene demiş ki; bana 1 bira herkese 1 bira sana yok! Barmen neden bana yok demiş. Sen içince sapıtıyon
Karadenizli yorgun argın Paris'e inmiş çok lüks bir otele yerleşmiş. Yorucu günün gecesinde uyumaya çalışıyor. Uyuyamıyor. Çünkü
yan odadan muazzam gürültüler geliyor. Duvarı yumruklamış:
- “Kim var ordaaaa? ”
- “Jean Claude Van Damme... ”
Laz postasını atmış:
- “Bana bak oraya gelirsem dördünüzün de canına okurum! ”
Birkaç yıl evveldi
Bir Moskova uçuşumuzda Eski bir Rus Charter uçağında yer bulabildik,
Uçağa bindiğimde bir grup Türk Turist rehberleri eşliğinde uçaktalar...
Derken uçağımız büyük gürültülerle havalandı birkaç dakika sonra rehber uçağa yeni binenleri de rahatlatmak açısından birşeyler konuşuyor..
-Arkadaşlar aşağıyı görüyormusunuz..?
-Eveeet
-Biliyormusunuz bu uçak 1967 model ve döneminin en iyi uçağıdır, Hatta bu uçak öyle bir uçaktır ki
İMAL EDİLDİĞİ GÜNDEN BERİDİR HİÇ DÜŞMEMİŞTİR....
Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş.'Evrim ne güzellikler yaratıyor!' diye düşünüp mest oluyormuş.Aniden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış. Adam, bütün gücüyle kaçıyormuş ama arkasına her baktığında ayının daha da yaklaşmış olduğunu görüyormuş.Dakikalarca süren bir kaçıştan sonra adamın ayağı yerdeki dala takılmış ve düşmüş. Ayı, adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış, tam vurmaya hazırlanırken adam:'TANRIM' diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, yakindaki akan nehir bile akmaz olmuş. Bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık hüzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama:-'Yıllarca bana inanmadım, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun "kafir" demiş. Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?', demiş.Adam utanç içerisinde:-'Biliyorum, bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama belki Ayı'yı dindar yapabilirsiniz.', demiş. Ses, 'peki diye karşılık vermiş ve ışık biranda kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya başlamış. Herşey eski haline dönmüş. Ayı, pençesini indirip, heriki pençesini de bu defa göğe doğru kaldırıp açmış ve konuşmaya başlamış:'Tanrım, senin rızanla oruç tuttum senin rızkınla da orucumu açıyorum, hamdolsun verdiğin nimetlere demiş, ve ? !!!!