İkisi de aç olan bir Aslan’la bir Tilki birlikte ava çıkmış.
Çayırlıkta sakin sakin otlayan bir eşek görmüşler. Tam dişlerine göre!
Aslan baş tarafına geçmiş, tilki arka tarafına… Bunun üzerine otlamaya biraz ara veren eşek:
- Anladım beyler, demiş, beni yiyeceksiniz. Ama beni yerseniz Padişah’la başınız derde girer.
- Niyeymiş o? diye sormuş Aslan.
- Ben “Padişah’tan Fermanlı Eşek”im de ondan.
- Hadi canım, demiş Aslan. Hani ferman’ın nerde?
- Arka sağ ayağımın altındaki nal’a kazılı vaziyette, demiş eşek.
Aslan uzaktan Tilki’ye işaret ederek:
- Okuyuver lan şunu, demiş, bakalım doğru muymuş?
Tilki uyanık:
- Valla benim okumam yazmam yok! demiş.
- İyi lan, iyi! demiş Aslan öfkeyle, çekil kenara, ben kendim okurum…
Tabii Aslan, eşeğin arka ayağındaki fermanı okumaya çalışırken, eşek öyle bir tekme patlatmış ki Aslan 10 m ileriye bütün kemikleri kırılasıya.
Bunun üzerine, eşekle tek başına baş edemeyeceğini bilen Tilki hızla uzklasirken kendi kendine söyleniyormuş:
- Ulan bu devirde okumak da başa belâ...
Bir arkadaş bulma sitesi aracılığı ile tanışmış ve o gün öğleden sonra 3'te bir kafede buluşmaya karar vermişlerdi. Delikanlı bir arkadaşını ayarladı. "Kız felaket bişey çıkabilir. Sen beni üçü çeyrek geçe çaldır mutlak" dedi.
Tam üçü çeyrek geçe delikanlının telefonu çaldı. Kızdan özür dileyerek kalktı. Ağzını kapatarak sessizce konuştu ve kıza döndü..
"Özür dilerim" dedi.. "Kötü bir haber aldım. Büyük annem ölmüş.. Hemen gitmeliyim."
"Şükürler olsun" dedi genç kız. "Seninki ölmese, benimki ölecekti.."
Adam, "Ayaklarım kokuyor" diye şikayetini söyledi.
Doktor "Her gün temiz bir çorap giyin ve haftaya gelin, bakalım" dedi.
Adam bir hafta sonra geldiğinde doktor hayretle baktı ve sordu..
"Ayakkabılarınız nerede?. Neden çorapla geldiniz?."
"Ayakkabım yedi çorabın üstüne olmadı ki, doktor!.."
Altmışbeş yaşını geçmiş bir hanımefendi bankaya gider.
Fişini alır, sırası gelince vezneye gider.
“Hesabımdan 500 $ çekmek istiyorum.” der.
Veznedeki genç memur :
“Hanımefendi 3.000 $’ın altında para çekecekseniz, ATM’den çekeceksiniz.
Kuralımız böyle.” der.
Kadın kısa bir düşünür :
Ve “O zaman hesabımdaki tüm parayı çekmek istiyorum.” der.
Veznedar Offlar, Poflar, bilgisayara ekrana bakar, Gözleri fal taşı gibi açılmış olarak :
“Hanımefendi, hesabınızda 50.000.000 $ var.
Bu kadar bir meblağı ödeyemeyiz ki, önceden haber vermeniz gerek.
Bu kadar paramız yok. Talebinizi alayım, yarın size bu parayı ödeyelim.” der.
Bu sefer Kadın sorar:
“Peki en çok ne kadar ödeyebilirsiniz ?
Ne kadar paranız var?”
Genç veznedar kasasında diğer veznelerde ne kadar para olduğunu kontrol eder :
“Şu anda en çok 200.000 $ ödeyebilirim hanımefendi.”
der.
Kadın gülümser :
“Tamam o zaman hesabımdan 200.000 $ çekmek istiyorum.” deyince,
Veznedar kasasından ve yandaki kasalardan da alarak 200.000 $ toparlar. Hepsini sayar ve parayı kadına verir.
Kadın hiçbir reaksiyonda bulunmaz.
Veznedar :
“Tamam değil mi hanımefendi, buyurun işte paranız.”
Kadın:
“Tamam değil, şimdi hesabıma 199.500 $ yatırmak istiyorum.” der.
Veznedar kıpkırmızı olur,
Hatasını anlamıştır.
200.000 $ içinden bir 500 $ ayırıp kadına verir.
Kadın 500 $ ı alıp bankadan çıkar.
Erzurum'da şehirlerarası sefer yapan bir yolcu otobüsünde muavin horlayan yolcuyu insanları rahatsız ettiği gerekçesiyle uyandırır. Ancak adam tekrar uyur ve horlamaya devam eder. Bunun üzerine muavin sinirlenir ve adamla tartışmaya başlar, tartışma büyüyünce muavin adamı otobüsten indirmeye karar verir. Sinirlenen adam muavini bir güzel döver, otobüs şoförü müdahale edince şoför de dayaktan payını alır. Yedek şoför de gelir, adam onu da dövdükten sonra otobüsten iner, inerken de boksör olduğunu söyler.
Aynı muavin, başka birgün yine bir yolculuk esnasında yolculardan birinin horladığını duyar ve yolcuyu kibar bir şekilde uyandırdıktan sonra sorar;
-Gardaş boksör misen?
-Hayır...
-Karateci misen?
-Hayır...
-Tekvandocu misen?
-hayır...
-Kungfucu misen?
Adam şaşırır ve yine hayır der.
Bunun üzerine muavin şaşkınlıkla sorar;
"Peki gardaş, neyine güvenip horlirsen?"
Kadın öfkeyle mahallenin elektrik tamiratçısına daldı..
"Dün sizi acil aradım. 'Kapımın zili bozuldu, koşun' diye.. 'Hemen' dediniz ama gelmediniz."
"Gelmez olur muyum, hanımefendi" dedi, tamirci.. "Anında geldim. Zili de tam üç defa çaldım ama açmadınız!.."