Soygun
Parasızlık bir gün Temel'in canına tak etmiş ve çok para kazanmak üzere Amerika'ya gitmeye karar vermiş. Hemen uçak biletinialıp ilk uçakla soluğu orada alıvermiş.
Fakat görmüş ki orada para kazanmak onun hayal ettiği kadar kolay değil. Bakmış elindeki
avucundaki de bitiyor bir banka soyup ülkesine kaçmaya karar vermiş. Gece olmuş. Temel bir bankaya girmeyi başarmış ve hemenönüne çıkan ilk kasayı açmış.
Bir de bakmış ki kasada bir kase muhallebiden başka bir şey yok. Bu benim kısmetim diyerek yemiş
muhallebiyi bir güzel. Gitmiş ikinci kasaya. Onu da açınca ne görsün bir kase muhallebi daha. Onu da yiyivermiş. Sıra gelmiş üçüncüve son kasaya.
Onu da açmış ve görmüş ki oda boş. Sadece bir kase muhallebi. Temel çok sinirlenmiş. Ama muhallebiyi de bir güzelyemiş. Bakmış para mara yok vazgeçmiş soygundan.
Kaldığı otele geri dönmüş. Ertesi sabah gazetesini almış ve okumaya başlamış.Gazetedeki manşette şu yazıyormuş:
“AMERİKA'DAKİ EN BÜYÜK SPERM BANKASI DÜN GECE KİMLİĞİ BELİRSİZ KİŞİLER TARAFINDAN SOYULMUŞTUR! ”
Çogunlugunu lazlarin teşkil ettigi komando bölüğü on gündür ormanda,
çamurda, aç susuz, pislik içinde egitim yapmaktadir. Onbirinci gün komutan
çavus Dursun u çagirir :
- Çavus, on gündür bölük gayet iyi bir performans gösterdi bizde onlari
ödüllendirelim, bugün çamasir degistirebilirler artik...
- Basüstüne Komitanum...
Dursun çavus bir heves kosarak bölügü toplar :
- Sizlere çok sevineceğunuz bir haber cetirdum... Komitan izin verdi bugün erat
çamaşir degistirecek, siraya geçin degiştirun.. .
Temel sen Idrisle... Ismail sen Kemalla.... Sadik sen Cemalla...
Ortaokul öğrencisi kahramanımız, babasının omuzuna dokunur, sorar:
- Baba, okulda ders verdiler, "Politika nedir",
anlatmamız lazım. Nedir politika?
Baba oğlunun yaşına uygun bir formul bulur:
- Bak yavrum, şimdi şu kelimeleri iyice aklinda tut...
Ben ücretli calisiyorum, buna KAPITALIZM diyoruz. Parayi nasil
harcayacagimiza annen karar veriyor, ona HUKUMET de.
Hepimiz aslinda senin icin cabaliyoruz, sen HALK'sin.
Bebek kardesine bakan dadin, IşçI SINIFI. Kardesini de
GELECEK diye düşün. Şimdi bunlari böyle ezberle,
yarin kahvaltida sana politikayi anlatirim.
Oglan bunlari ezberler, akşam olur, herkes yatar. Gece bizimki,
kardeşi küçük bebeğin ağlamasiyla uyanir. Gider bebeğin odasina,
bebek altini kirletilmiş ağlamaktadir. Annesinin odasine girer,
annesi derin bir uyku çekmektedir, uyanmaz. Dadinin odasina gider, bir bakar ki, babasi dadisiyla ayni yatakta, "Bebek agliyor" demesine hic aldiris eden bir halleri yok. Bizimkisi gerisin geriye döner, yatar...
Ertesi sabah kahvaltida babasina:
"Baba ben politika neymiş anladim" der.
Babasi "Neymis söyle bakalim" diye sorunca anlatir:
"KAPİTALİZM, İŞÇİ SINIFINI beceriyor.
Bu arada HÜKÜMET uyuyor. HALK kimsenin umurunda degil.
Ve de GELECEK bok icinde...
Temel yeni Doktor olmuş ve kasabada muayenehane açmış…
Birkaç gün sonra biri gelmiş, Temel’i doğuma çağırmış… Ertesi gün eve dönen Temel’i Fadime merakla karşılamış;
-Nasıl geçti?…
“-Ah sorma, iyi değil… Çocuk ters geliyordu… Forsepsle almak zorunda kaldım… Fakat bir türlü çıkmadı, parçalandı… Bir saat sonra da annesi öldü…”
-Vah vah, zavallı baba kim bilir ne kadar perişandır?…
“-O da öldü…”
-Anlayamadım… Nasıl o da öldü?…
“-Forsepse dayanmış, bütün gücümle çekiyordum… Çocuğun bacağı kopunca bütün ağırlığımla arkaya düştüm… Adamcağız arkada duruyormuş… Başı duvara çarptı, beyin kanamasından öldü…”
Bir hafta sonra Temel’i yine doğuma çağırmışlar… Geç saatte yorgun argın dönmüş, Fadime hemen sormuş Temel'e;
“-Doğum nasıl geçti?…”
Temel cevap vermiş;
“-Gelişme var karıcığım… Bugün babayı kurtardım en azından
Temel askerideymiş.Yanına iki eşek almış.Fotoğraf makinesini nöbetçi askere vermiş. - ‘‘Bizi çek’’demiş. Asker çekmiş.Temel’e vermiş.Temel resmi alıp zarfa koymuş ve annesine göndermiş.Fotoğrafın altına bir not yazmış: - ‘‘Ana ortadaki benim.’’ demiş.
Temel Almanya'da çalışıyormuş. Bir gün alman arkadaşı Temel'e; Siz Türk'ler, sadece para için çalışıyorsunuz.
Ama biz Alman'lar onurumuz için çalışırız demiş.. Temel; Haklısınız herkes neyi eksikse onun için çalışır demiş..
Temel bir gün hastaneye gitmiş. bir bakmış ki köşede bir adamcağız hüngür hüngü ağlıyor.
Temel sormuş
- Ula uşağum niye ağlayısun?
Adam elindeki dört parmağı göstererek
- Kan tahlili yaptırmaya geldim parmağımı kestiler
demiş.
Bu sefer Temel ağlamaya başlamış adam sormuş
- Peki sen niye ağlıyorsun?
Temel de
- Ula uşağum ben de buraya idrar tahlili yaptırmaya geldum..
Temizlikçi kadın ilkokul diploması almak için imtihana girer. Tabiat bilgisi kağıdını okurlar..
Soru: Mide ne iş yapar?
Cevap: Sindirim..
Soru: Akciğer ne iş yapar?
Cevap: Solunum.
Soru: Kalp ne iş yapar?
Cevap: Dolaşım yapar.
Soru: Beyin ne iş yapar?
Cevap: Kapıcılık....
Temel Dursun ’a soruyor:
- “Ula Dursun sen oruçlu oruçlu kaç hamsi yersun? ”
Dursun : “Vallaa 100 tane yerim. ”
Temel : “Olur mu ulan ilk hamsiyi yediğinde oruç bozulur diğer 99 sayılmaz. ”
Neyse Dursun bunu kafaya takıyor. O da yine yolda gördüğü İdris ’e soruyor:
- “Ula İdris sen oruçlu olarak kaç hamsi yersun? ”
İdris : “Valla 50 tane falan. ”
Dursun : “Ula 100 tane deseydun sana bir şey anlatacaktum. ”