sayfa 2  |
 |
osman67
12 yıl önce - Cum 24 Arl 2010, 11:19
Akın hocam, Vapura en son binmek nasıl bir duygudur? sorusuna verdiğiniz cevabı bir roman tadında çok güzel anlatmışsınız.
Zaman zaman bende aynı şekilde en son bindim, zaman zamanda görevlinin iskelenin kapısını kapatmasıyla iskelede kalarak bir sonraki vapuru bekledim. Bence vapura en son binmek "pis bir duygu" değil tam tersi bir şeyi başarmış, kazanmış, bir yere yetişmiş olmak gibi bir his uyandırıyor insanda.
Son anda vapura binemeyip iskelede kalıp bir sonraki vapuru beklemek (özellikle acele işi olan bir) insana sanki her şeyi kaybettiği, bütün işlerinin ters gideceği gibi bir duygu uyandırır.
|
 |
Mehmet BERBER
12 yıl önce - Cum 24 Arl 2010, 11:33
Süper bir başlık olmuş, Bir Akın Kurtoğlu klasiği yine....
Vapura son binen olmak bence en güzel duygulardan biridir.
Pis yanı olsa olsa koltuk altlarınızdan 45 derece sıcaklıkla dışarı fırlamak isteyen terler olabilir..
Bu başlığın bir de "Vapurdan ilk inen olmak nasıl bir duygudur?" versiyonu olaiblir gibi geldi bana...
Gerçi o konuda biraz daha kaba kuvvet, pratiklik, esneklik, v.b. kabiliyetler gerekiyor...
Ama o da eğlencelidir....
|
 |
ebayram
12 yıl önce - Cum 24 Arl 2010, 11:35
Kılı kılına yetişmekten nasıl bir duygu olduğu anlaşılamayan bir duygudur...
|
 |
Süha
12 yıl önce - Cum 24 Arl 2010, 11:44
Vapura en son binmek bana göre bütün gözler senin üstüne toplanmış bir şekilde vapura binmiş bütün insanların sana bakış açısında altında kaldığın bir duygudur.
Akbilinizi doldurtursunuz karşıya geçmek isterseniz aceleniz vardır. Vapura yetişmek için hem kendiniz koşarsınız hem de arkanızdan biri sizi itmesi gerekir ki anca yetişebilesiniz. İskeleye girersiniz iskele içersi boştur ve havalanmıştır mis gibi temiz hava dolar koşarken maratona çıkmış koşucu gidip akciğerlerinize temiz oksijen dolar.
Malum kapı belli bir kısmı kapalıdır. Başında görevli durur ve duruma göre kapı önünün de 3-4 kişi olunca tak diye kapıyı çeker. Sanki iskeleden son kalkan vapur bir daha gelmeyecekmiş gibi ardından bakar durursunuz camların kenarından. Ne olursa olsun vapurlar üzerine yaşanan maceralar ve olaylar güzeldir. Hepsinde bir ayrı olay ve yaşam biçimi vardır. Zaten elimizde az kaldılar vapurlarımız yaşabildiğimiz kadar yaşabilelim bu duyguları bizden sonra gençliğin bu enteresan bir o kadar hayat dolu duyguları yaşaması zor olacak.
|
 |
Selcuklular
12 yıl önce - Cum 24 Arl 2010, 14:01
Akbili basmak için turnikeye gelince görevli ile göz temasıne geçilir bazen kafası ile veya eliyle gel işareti yapar.
Akibili basınca ise o aradaki mesafede kapıyı kapatacak olan görevli ile göz teması kurulmaya çalışılır acıklı bakışlar ile.
Kapının kapatılıp kapatılmamasında açıkcası siizn dış görünüşünüz de çok büyük etkendir. Kapıdaki görevli'nni sevdiği bir tip iseniz vapura yetişme ihtimaliniz yüksektir. Görevliye ayrıca teşekkür edilir. Görevli de sizin içni bekledim edasıyla kapıyı hemen kapatır siz geçer geçmez.
Görevli açısından da olay karmaşıktır, acaba geciktirdim mi, şunu da alsamıydım diye düşünceler kafasında dolaşıp duruyordur.
Kapıyı geçince iskele üzerinde vapura kadar olan kısımda da eğer halatlar çözülmemişse artık koşma bırakılıp hızlı şekilde yürünür.
Bu işin gözlemi, Kabataş ve Beşiktaş iskelerinin ikiye bölünmüş kısımlarında iyi yapılır, paravan ile ayrılmış bölüme bakarsanız eğer.
İstanbul, vapura binmesi dahi dramatik ve çekici olan bir şehir.
|
 |
Turgay34
12 yıl önce - Cum 24 Arl 2010, 14:18
Aslında konu o kadar mühim değil.. (Durun, hemen kızmayın..) Zaman zaman hepimizin başından geçen, sıradan olaylardan birisi.. Kimsenin böyle basit bir konuda başlık açmak aklına bile gelmez.. Fakat Akın üstâd başka tabi.. Üstâd'ın muhteşem üslubu, tarzı ve anlatımı konunun çok çok önünde bence.. Bunu açtığı diğer başlıklardan da bilenler bilir.. Açtığı başlıkların ilk mesajında aynı tadı yakalarsınız genellikle.. Bu ne anlatıştır, ne üsluptur, ne espridir kardeşim.. Karşınızda çok ünlü bir romancı var zannedersiniz.. Yazılarının tadı damağınızda kalır.. Keşke biraz daha devam etseydi duygusuna kapılırsınız.. Ulaşımdan fırsat bulup, bu tür yazılara biraz daha ağırlık verse ne güzel olur.. Teşekkürler üstâd..
|
 |
Serhat Küçüközler
12 yıl önce - Cum 24 Arl 2010, 17:32
Yıllardır vapura binen ve bunu normalin çok çok üstünde yapan biri olarak vapura böyle bir senaryoyla bindiğimi hatırlamıyorum. Ama vapurdan iskeleye bakar genelde kim bu senaryonun oyuncuları olacak diye bakarım.Kalkmasına saniyeler kalmış bir vapura binebileceğimi de bilsem hiç koşmam.Çünkü o kaybedilen 20 dakika aslında kazanılmış 20 dakika olabilir.
Kadıköyde'siniz.Vapur kaçtı.O 20 dakika boyunca Beşiktaş/Karaköy/Eminönü seferlerinden gelen vapurları seyredebilirsiniz.Önünüzde tüm güzelliğiyle Gar durur!İskeledeki kitapçıya göz atarsınız; belki de üst kattaki sergiye...
Eminönü'desiniz!Çevrenizde en aşağı 10 vapur vardır!Motorlar tekneler vs. vs.Bu sefer karşınızda yine tüm güzelliğiyle Galata!Biraz uzakta ışıklarını yakmış Boğaziçi Köprüsü.
Haydarpaşa'dasınız!20 dakika da uğraksız geçen vapurları seyredersiniz; arkanızda 100 yıllık ihtiyar ve iskelenin yanında içtiğiniz bir bardak demli çay.Motordan inip trene yetişmeye çalışanlar, bizden bir iki kırıtntı bekleyen serçeler, güvercinler.Uzakta biten günün önünde tarihi Yarımada...
İşte bunlar gibi pek çok şey yüzünden vapurun kaçmasını hiç dert etmedim.Hatta çoğu zaman bile bile kaçırdım o vapurları. Ama oldu da jetonunuzu attınız ve geçtiniz turnikeden ve kapılar kapandı üstünüze!Kaldınız içeride.Yine de bir şey mutlu edebilir insanı!Kaçan vapurun son yolcusu olacakken gelecek vapurun ilk yolcususunuzdur artık...
|
 |
ural karaca
12 yıl önce - Cum 24 Arl 2010, 17:40
| Alıntı: |
Kaçan vapurun son yolcusu olacakken gelecek vapurun ilk yolcususunuzdur artık...
|
Çok polyanaca ama kesinlikle süper
|
 |
volkancoban
12 yıl önce - Cum 24 Arl 2010, 18:32
Lise yıllarımda hafta sonu her sabah dersaneye gitmek için treni kullanırdım. Makinist artık beni tanıyor olacak ki hareket eden koskoca treni benim için yavaşlatmış ve binmemi sağlamıştı, hiç unutmam...
|
 |
Murat Y
12 yıl önce - Cum 24 Arl 2010, 18:39
Başka bir açıdan bakarsak, kaçırmak üzere olduğumuz vapuru yakalayabilmiş olmanın verdiği zafer duygusu, diğer olumsuzlukları bastırır 
|
 |
sayfa 2  |